Perşembe, Nisan 27, 2006

Kars Ketesi



Bunu Karslı bir arkadaşta senelerce yemiş öğrenmemişiz. Yani benim o vakitler öğrenmeme imkan da yoktu ama annemde öğrenmemiş. Sonra zaman geçti araya mesafeler girdi. Uzun senelerdir görüşemiyoruz. Bir akrabasından tarif almıştı annem. Babama sorarsak hiç kimsenin ki o zaman yediğine benzemiyor. Ama yine de Türkan teyze hatırasına yapıyoruz biz bunu ve umarım mutludur Türkan teyze.

Malzemeler:

  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı su
  • gr. pakmaya
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • Aldığı kadar un
  • 250 gr. tereyağ(yufkaları yağlamak için)
  • 200 gr. sıvıyağ(yufkaları yağlamak için)
  • 2 yumurta sarısı(üstüne sürmek için)


Hazırlanışı:

  1. Ilık sütte maya eritilir. Su, tuz, şeker ve aldığı kadar un ilave edilip, yumuşak bir hamur elde edilir.









  2. On dakika yoğrulur. Üstü nemli bir bezle örtülüp mayalanması için sıcak bir yerde yirmi dakika bekletilir.
  3. Hamur eşit parçalara bölünerek yuvarlanır.(bu malzemeyle yaptığım hamurdan 9 yufka, 8 kete oldu. Çünkü birini fırında unuttum, yaktım)





  4. Unlanarak tek tek açılır. Tereyağ eritilir, sıvıyağ karıştırıp kaynatılır.








  5. Açılan yufka geniş bir tepsi veya tezgahta yağlanır. Kenarlarından esnetililerek , büyütülür.







  6. El genişliğinde şeritlere bölünür. İlk parçadan başlayarak el genişliğinde katlanır. Katlanan parçanın yağ akan tarafı içe gelecek şekilde koyulur, bütün parçalar bu şekilde katlayarak bir yufka bitirilir.





  7. Tepsiyi çok az yağlanır, keteler elle bastırarak yayılır. Yumurta sarılarını
    çırpıp üstüne sürülür. Önceden ısıtılmış fırında pişirilir.






Kümbet Pasta



Bu pastayı ilk olarak bir ramazan günü iftara bir kaç saat kala Yemek Zevki dergisini karıştırırken görmüştüm. Gördüğüm anki duygularımı tahmin edersiniz herhalde :).. Anında yaptım herkes çok beğendi. O günden sonra bu pastayı o kadar çok yaptımki.. Bir süre sonra bıktım açıkcası.. Bir şeyi çok fazla sık olarak yapmamak gerekiyormuş. Ama yiyenler bıkmadı tabii..:) Ben de artık kendim için değil yaptığım zaman onlar için yapıyorum. Son menümüze yine yapıcaktım ama işim çıkınca anneme kaldı maalesef.

Neyse dün gelemeyen kuzenlerimden birine iki dilim göndermiştim pastadan, çok sevdiğini biliyorum. Bugün aradı "İrem abla muhteşem bir şey nasıl yapıyorsun bunu sen" şeklinde iltifatlarını duyunca ben yapmadım annem yaptı demek zorunda kaldım.. ama yakında onlara gidicem giderken bu pastadan yapıp götürmeyi düşünüyorum :) iki dilimle kandırmış olmayayım di mi?

Malzemeler;

Keki için;

  • 4 yumurta
  • 4 kahve fincanı un
  • 3 kahve fincanı şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 çorba kaşığı kakao

    Kreması için;

  • 200gr. margarin (ben tereyağı kullandım ve bir çorba kaşığı koydum 200gr. bence çok fazla)
  • 1 su bardağı + 2 çorba kaşığı un
  • 12 çorba kaşığı şeker
  • 1 paket vanilya (ben koymadım)
  • 1lt. süt

    Sosu için;

  • 3 çorba kaşığı kakao
  • 4 çorba kaşığı su
  • 4 çorba kaşığı şeker
  • 2 çorba kaşığı tereyağı (bol soslu seviyorsanız malzemenin iki katını uygulayabilirsiniz)




  • Hazırlanışı;

    1. 4 yumurta ve 3 kahve fincanı şekeri iyice çırpın. Unu, kakaoyu ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin. Karıştırın.
    2. Yağlanmış yuvarlak orta boy çok küçük olmayan bir tepsiye dökün. Pişirin.
    3. Kek pişerken kremasını hazırlayın; un, şeker ve sütü muhallebi gibi pişirin.
    4. Piştikten sonra sıcakken içine yağını atıp iyice çırpın ve soğumaya bırakın (Ben robotto 5-10 dk. kadar çırpıyorum ne kadar çırpılırsa o kadar lezzetli oluyor).
    5. Pişen keki iki parçaya kesin. Bir yarısını yuvarlak büyük bir kasenin içine yerleştirin.
    6. Kremayı içine dökün. Krema dökme işlemi bitince kekin diğer yarısını bu kasenin üzerine kapatın.
    7. Kenarlarını sıkıştırın. Bu şekilde buzdolabında en az 4 saat bekletin. 1 gece önceden yaparsanız daha iyi olur.


    Sosun yapılışı:

    1. (Yukarıdaki sos malzemesinin ölçülerini iki katı arttırarak yapıyorum bana göre tek ölçü az geliyor)Bütün malzemeyi bir sos tenceresine koyun kısık ateşte karıştırarak pişirin. istediğiniz koyuluğa gelinceye kadar karıştırın.
    2. Ocaktan alın. Karıştırarak soğutun. Ilıkken pastanın üzerine dökün. Acı bir sostur. Ama pastanın içindeki yoğun kremayla birleşince çok lezzetli oluyor.
    3. Buzdolabında beklemiş pastayı alıp yuvarlak bir servis tabağına ters çevirin. Çikolata sosunu dökün. Dilimliyip servis yapabilirsiniz.

    İçli Köfte


    Bu içli köfte zannedersem yetim. Neden derseniz yetim çocuğun annesi olmayınca herkesin kalbine bir merhamet gelir, şefkatle sarılıp sahiplenilirmiş.
    Türkiye'nin yarısı içli köfte bizim yemeğimiz der. İrili, ufaklı, etli, etsiz, haşlama ve kızartma bir çok çeşiti vardır. Malzemeler değişir isim değişmez. İstisnalar kaideyi bozmaz bir tek Mersin ve civarında analı, kızlı olarak ismlendirildiğini duydum. Neyse bu köfte daha fazla içlenmeden tarife geçelim;

    Malzemeler:


      İç malzemesi:

    • 1 kg. yağlı kıyma
    • 5 kuru soğan
    • 500 gr. tereyağ
    • 300 gr. ceviz (iri çekilmiş)
    • 1 demet maydanoz(ince kıyılmış)
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 yemek kaşığı biber salçası
    • 2 tatlı kaşığı kırmızı biber
    • 1 tatlı kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı tuz



    İçinin hazırlanışı:


    1. Soğanlar soyulur, ince kıyılır. Bir tencerede tereyağ eritilir. Soğanlar ilave edilir hafif pembe kavrulur.
    2. Salçalar ilave edilir, karıştırılır. Kıyma ilave edilir. Suyunu çekince baharatlar ilave edilir karıştırılır. Ateşten alınır.
    3. Ilınınca ceviz ve maydanoz ilave edilir. Soğumaya bırakılır.


    Dış malzemesi:


    • 500 gr. dana kıyma(yağsız,iki kere çekilmiş)
    • 500 gr. ince çiğ köftelik bulgur
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası
    • 1 çay kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber
    • 2 yumurta
    • Tuz


    Hazırlanışı:


    1. İnce bulgur, yağsız kıyma, salçalar ve baharatlar arada su serperek yoğrulur.
    2. Yumurtalar ilave edilip, on dakika kadar yoğurduktan sonra yumurta büyüklüğünde parçalar alıp ıslak avuç içinde önce yuvarlak veya yumurta şekli verilip baş parmak yardımıyla ortası açılır.
    3. Donmuş içten koyulur. (hazırlanan içi ceviz büyüklüğünde bölüp bu şekille dondurunca kolay oluyor)Ağzı kapatılıp düzeltilir.
    4. Kaynar tuzlu suda haşlanır. Kızartma severseniz ki güzel oluyor çırpılmış yumurtaya batırılıp kızgın yağda kızartılır.



    Not:Yakında yapım aşamasındaki resimlerimizide ekleriz

    Salı, Nisan 25, 2006

    Akrabalarla Öğle Yemeği



    Bugün yakın akrabalarımız 1 haftadır süren gün {...salı, yok yok perşembe tamam, ama yok çarşamba hıımm neyse salı...} kararlaştırmalarından sonra nihayet geldiler... Aslında bu menüde benim de bir katkı payım olacaktı (pasta olarak) ama son anda işim çıkınca zeytinyağlı dışında hepsi anneme kaldı. Zeytinyağlımızı Sahra'nın annesi getirdi. Ben de her zamanki gibi bol bol fikir verme, eleştirme ve beğenmeme pozisyonumu korudum. Aa ama peçete katladım benim de emeğim geçti :) salatayı da ben yaptım neyse ben de bir şeyler yapmışım neyseki :) (ne yaptığımı hatırlamıyorum bu arada bu da ortaya çıktı...). Bir de geleceğini bilmediğimiz bir akrabamız minik ikiz oğullarından biriyle gelince epey sevindik. Çok tatlı bir yaramaz kendisi...

    Eee söz konusu akrabalar olunca yöresel yemekler de kaçınılmaz oldu tabii..

    Menü;



  • Tutmaç Çorbası
  • Zeytinyağlı Patlıcan Dizme
  • Nane ve Kekik Soslu Karışık Yeşil Salata
  • Sebzeli Piyaz
  • Etli Yaprak Sarma
  • Sebzeli Tavuk Dolması
  • Pirinç Pilavı
  • Patates Kızartma
  • Su Böreği
  • İçli Köfte
  • Kadayıf
  • Kümbet Pasta
  • Karışık Vişne & Çilek Kompostosu


  • Not: Menüye tıklayarak tariflere ulaşabilirsiniz ve tarifleri bir an önce eklemeye çalışıcam.

    Pazartesi, Nisan 24, 2006

    Tavuklu Sebzeli Noodle - 2



    Arşivde bir başka tavuklu sebzeli noodle tarifi var ama bunu biraz daha farklı yaptım ve bence bu daha güzeldi. Tarifi kendim uydurduğum için ismi de böyle oldu ama hımm ya da başka bir isim verebilirim. Hero'yu seyredenler varsa hatırlarlar, Uçan Kar, Kırık Kılıç, Bahar Çayı biz de "Kızaran Tavuklar ve Kıyılan Sebzeler" diyebiliriz pekala bu yemeğe :)...

    2 Kişilik

    Malzemeler;

  • 1 havuç
  • 1 kabak
  • 3-4 küçük beyaz lahana yaprağı
  • 150gr. tavuk göğsü
  • 1 tatlı kaşığı zencefil
  • 3 çorba kaşığı soya sosu
  • 1 domates rendesi
  • 1 soğan
  • 3-4 diş sarımsak
  • Susam yağı
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Toz kırmızı biber
  • Karabiber
  • Çok az kekik

    Hazırlanışı;

    1. Tavukları ince şeritler halinde doğrayın bir kasede üzerine 3 çorba kaşığı soya sosu koyup karıştırın. Yarım saat böyle bekletin.
    2. Bu esnada sebzeleri (havuç, kabak, lahana) yukarıdaki gibi doğrayın.
    3. Yarım saat sonra soya sosunu süzüp biraz zeytinyağında tavukları wokta beyazlaşana kakdar çevirin.
    4. Yemeklik doğranmış soğanları ekleyin biraz daha kavurun. Toz kırmızı biberi, sarımsağı ve zencefili ekleyin.
    5. Havuçları ekleyip biraz kavurun. Ardından kabakları ve çok ince kıyılmış lahanayı ekleyin domates rendesini üzerine dökün, çok az kekik serpiştirin.
    6. Bir kapak kapatıp 15-20 dakika pişirin. Sebzeler ince doğranmış olduklarından çabuk pişecekler ama fazla ezilmemeleri lazım.
    7. Son olarak biraz karabiber serpip karıştırın 2-3 dakika daha ateşte çevirin. Çok az susam yağı serpip bir kez daha karıştırdıktan sonra ocağın altını kapatın.
    8. Tuzlu suda 6 dakika haşlanmış noodleları süzün tabağa alıp tavuklu karışımdan üzerine koyun.

  • Focaccia



    Okunuşu bildiğim kadarıyla "fokaaça"; anlamı da "poğaça" olan bu minik ekmekler pizzanın atası olarak biliniyor. Aslen Yunanlılara aitmiş İtalyanlar da onlardan alıp geliştirerek pizzayı bulmuşlar diyebiliriz. Aslında hamurun tepsiye iyice yayılması ve düzleştirilmesi lazım ama ben küçük yuvarlaklara bölünce tepside üstünü her ne kadar bastırıp düzleştirmiş olsam da böyle kabardılar... Focaccia'nın en güzel yani üzerine istediğiniz her şeyi koyabilirsiniz. Ben mantar da koymayı düşünüyordum ama yoktu o an.. Başka bir zaman da mantarlı deneyeceğim.



    Malzemeler;

    Hamuru için;
  • 1 bardak ılık süt
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 2 bardak un
  • ½ paket yaş maya

    Üzeri için;
  • Zeytinyağı
  • 1 küçük kuru soğan -piyazlık doğranmış ve 2 kaşık zeytinyağında hafif kavrulmuş-
    (Ben 4 tanesini soğanlı yaptım geri kalanına koymadım şahsen soğansız tercih ediyorum)
  • 2-3 kurutulmuş domates (Hamuru yoğurmaya başlamadan önce sıcak suyun içine koydum doğrama sırası gelene kadar suyun içinde bekledi)
  • 3 közlenmiş kırmızı biber
  • 3 yeşil dolmalık biber
  • Zeytin -çekirdekleri çıkarılmış ve doğranmış-
  • Sucuk
  • Rendelenmiş kaşar
  • Pulbiber
  • Kekik

    Hazırlanışı;

    1. Mayayı ılık sütte biraz eritin tuzu, şekeri ve yağı katıp biraz daha karıştırın unu yavaş yavaş ekleyin oldukça cıvık bir hamur olmalı. Bu kıvama göre unu eklemeye devam edin.
    2. Yoğurduktan sonra kabıyla beraber bir poşetin içine koyup ağzını sıkıca bağladım. Mayalanmaya bıraktım. Yaklaşık yarım saat mayalandı.
    3. Hamur mayalanırken zeytinin çekirdeklerini çıkardım, kırmızı biberleri şeritler halinde doğradım, sucukları dilimledim. Yarım saat dolduğundan hamurdan yuvarlak parçalar kopararak yağlanmış tepsiye yerleştirdim. 9 parça oldu. Üzerlerini yassılaştırıp yarım diğer malzemeler doğranana kadar tepside mayalanmaya bıraktım.
    4. Yeşil biberleri halka halka doğradım, kaşarı rendeledim, domatesleri sudan çıkarıp doğradıktan sonra, tepside mayalanan hamurların üzerine fırçayla zeytinyağı sürüp önce sucukları sonra diğer malzemeleri yerleştirdim.
    5. 4 tanesine kavrulmuş soğanları koydum.

    6. Üzerine pulbiber, kekik ve kaşar rendesini serptikten sonra ısıtılmış fırında pişirdim. Hemen çıkartıp sofraya aldık.. Hımmm sıcak sıcak beyaz peynir ve domatesle çok güzeldi..

  • İtalyan Usulü Kahvaltı & Çin Usulü Akşam Yemeği

    Biraz yorucu ama eğlenceli bir gün olmuştu benim için..
    Geçenlerde taze makarna yapmaya karar verdim Sahra'yı da çağırdım ki ben yaparken o da bir taraftan fotoğrafları çekebilsin.. Böyle özel bir etkinlik olmadıkça kahvaltı yapmak gibi bir özelliğim yok maalesef.. Sen gel ben de kahvaltı yapmış olurum dedim. Kahvaltıya uzun zamandır yapmak pizzanın atası sayılan focaccia yapmaya karar verdim. İlk yaptığımda Büyük bir ekmek halinde yapmıştım ama bu sefer tek kişilik minik ekmekler yapıyım dedim. Tahminimden fazla kabardıkları için biraz büyük tek kişilik ekmekler oldular ama sıcak sıcak kahvaltı da çok güzel gidiyor, tavsiye ederim... Sofrada farklı olarak bir de üzerine zeytinyağı gezdirilmiş ve kekik serpilmiş domatesler vardı.

    Kendisine noodle sözüm vardı, akşam da onu yapmayı düşünüyordum. Böylece sabah İtalyan usulü akşam da Çin usulü yemiş olduk.



    Kahvaltı sofrasının fotoğrafı karanlık çıktı çünkü makinenin şarjı bitmek üzereydi biz de bekleyemeyecek kadar acıkmıştık..



    Çubukları yanlışlıkla sola koymuşum sofraya oturunca farkettim yoksa solak değilim :)

    Yoksa yemekten makarna yapmayı unuttunuz mu diyebilirsiniz ama unutmadık onları da makarnaları pişirdiğim zaman anlatıcam :)

    Perşembe, Nisan 20, 2006

    Kuru Sebze Dolması

    İrem bana gelecekti. Tek suçlu benim hakim bey! Karar: Gereğinin yapılmasına ve bu suçun bir nebze af edilebilmesi için akşam yemeğinin üstlenilmesine. İrem'in elinden bir uçan bir kaçan kurtulurdu. On parmağında dokuz marifet. Bu sefer birini kaybetti. Ya İrem laf aramızda bak sen de istekliydin. Biz yedik bari mütevazi menümüzü sizde görün. Gecenin sonunda af edilmiş olarak ayrıldık.



    Dolma yapmasını bilmeyen yoktur. Ama resmi koyduk ya illa ki tarifi de yazacağız.

    Malzemeler;

  • 2 büyük kuru soğan
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 büyük domates
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Yarım demet maydanoz, nane
  • 3 çorba kaşığı tereyağ
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağ
  • Tuz, karabiber, pulbiber, reyhan

    Sosu için;
  • 2 yemek kaşığı salça
  • 2 su bardağı su
  • 100 gr.tereyağ
  • İyi bir dost(kuru sebzeleri temin etmek için bize İrem'in annesi vermişti)
  • 500 gr. kıyma

    Hazırlanışı:


    1. Kuru sebzeler haşlanır. Süzülür.
    2. Kuru soğanlar ince kıyılır. Maydanoz, nane ince kıyılır. Domatesler rendelenir.
    3. Kıyma, soğan, domates, salçalar, maydanoz, nane, yıkanmış pirinç, yağlar ve baharatlar karıştırp yoğrulur.
    4. Hazırlanan sebzelere doldurulur. Bir tencereye dizilir. Üstüne iki su bardağı kaynar suda ezilmiş salça ilave edilir.
    5. Tereyağ küçük parçalara bölünüp dolmaların üstüne konulur. Kapağı kapatılıp pişirilir.
  • Karnabahar Kızartma




    Malzemeler:

  • 1 küçük karnabahar
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 su bardağı sıvıyağ(kızartmak için)
  • 1 limon

    Süslemek için;
  • 250 gr.yoğurt
  • 3 diş sarımsak
  • 3 yemek kaşığı tereyağ
  • Pulbiber

    Hazırlanışı;

    1. Karnabahar bir bıçak yardımıyla temizlenip parçalara bölünür.
    2. Bir tencereye kaynar su, tuz ve dörde bölünmüş limon koyulur karnabahar 5-6 dakika haşlanır.(Limon karnabaharın kokusunu alması için)
    3. Süt, yumurta ve un çırpılır. Karnabaharlar bu karışıma batırılıp, kızgın yağda kızartılır.
    4. Yoğurt çırpılır. Sarımsak rendelenip ilave edilir. Tereyağ eritilir, pulbiber ilave edilir.
    5. Karnabaharlar servis tabağına alınır. Üstüne yoğurt dökülür. Eritilmiş biberli tereyağ gezdirilir (biz kızartma zaten yağlı olduğu için sadece biber döktük..yok bu doğru olmadı iş aceleye geldiği içindi)


    Not:Aynı şekilde havuçta güzel oluyor.
  • Eşbabiye (Kuru Kayısı Tatlısı)



    Etkinliğe yetiştiremediğimiz bir tatlıyı da yapmış olduk. Bu tatlı bizde "Eşbabiye" olarak biliniyor. Google'da aratınca kuru kayısı olarak çıktı fakat Doğu Anadolu'da Diyarbakır, Çemişkezek kültürünü anlatan sayfalarda bulabilirsiniz. Yalnız Malatya'da erik kurusuna deniyormuş. Google'ın yalancısıyım.

    Malzemeler;

  • 500 gr. kuru kayısı
  • 350 gr. toz şeker
  • 200 gr. tereyağ
  • 1 su bardağı su
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi

    Hazırlanışı;

    1. Kayısılar seçilir, bir kaç kere yıkanır.
    2. Bir tencereye kayısılar, su, şeker ve tereyağ konulur.
    3. Kayısılar ezilmeden arada karıştırarak pişirilir.Suyunu çekince ateşten alınır.
    4. Dövülmüş cevizle süslenir.

  • Pazartesi, Nisan 17, 2006

    YE#9 Yöresel Yemekler

    Plov et Confit'e teşekkür ediyoruz öncelikle bu kadar güzel bir konu seçtiği için... Uzak Doğu kültürüne olan ilgim sağ olsun (animeleri, yemekleri, kıyafetleri ve savaş aletlerine ;) özellikle anime ve mangalarına bağımlılık derecesinde bir ilgim var herneyse..) sitesinde yaptığı Uzak Doğu yemeklerini de takip etmeden geçemiyorum.

    Şimdi yemeklerimize geçelim; bunların hepsini yediniz ve hala hayattasınız diye düşünüyorsanız açıkcası kınamam haklısınız; ama napalım etkinliğin konusu yöresel yemekler olunca ve hem Sahra'nın annesi hem de benim annem bu yemeklere bayılınca... Bizim de onları kötü emellerimize alet etmemiz kolay oldu ama son dakikada Sahra'nın annesi "Sizin bize bir gareziniz filan mı var?" dedi... Nokta koymak zorunda kaldık yoksa kömbe de yapıcaktık ama... Onu da çarpıntılarımız geçince ele alıcaz artık ;).. Kısacası bizim için çok eğlenceli bir etkinlik oldu!!! Özlediğimiz bir çok şeyi yemiş olduk.



    YE#9 Menüsü;

  • Sırın
  • Tutmaç Çorbası
  • Fıççın (Fıtçın)
  • Demir Tatlısı & Lokma
  • Lahana Turşulu Çorba
  • Bulgurlu Köfte
  • Erzincan Çorbası


  • Genelde yöresel yemekler ağır ve yapımı zor yemekler olduğu için her gün yapılamıyor. Daha çok bayramlar, doğum günleri (özel istek söz konusu olduğundan), büyük davetler gibi özel durumlarda yapılıyor. Böyle fırsat gelmişken herkes kendi sevdiği yöresel yemeği söyleyince ee ortaya bu liste çıktı.

    Etkinliğin konusu belli olmadan önce tesadüfen Sahra'ların evinde Lahana Turşulu Çorba ve Bulgurlu Köfte zaten yapılmıştı... Bizim evin sofrası için Tutmaç Çorbası, Fıççın ve Demir Tatlısı & Lokma yapıldı. Sahra'nın sofrasında da Sırın ve Erzincan Çorbası vardı... Yöresel olarak yani... Bu listeden benim favorilerim Fıççın ve Erzincan Çorbası. Menü fikirleri için iki menüyü de ayrı ayrı yazayım (Menüye tıklayarak tariflere ulaşabilirsiniz);



    İlk sofranın menüsü;

  • Erzincan Çorbası
  • Zeytinyağlı Patlıcan Dizme
  • Karışık Turşu
  • Marul Salata (marul, havuç, turp, domates)
  • Sırın
  • Tahinli Kurabiye

    İkinci sofranın menüsü;

  • Tutmaç Çorbası
  • Zeytinyağlı Kabak Dizme
  • Marul Salata (marul, domates, salatalık)
  • Fıççın (Fıtçın)
  • Ayran (Fıççının yanında harika giden bir içecek)
  • Demir Tatlısı & Lokma


  • İlk sofranın salatası; içerik olarak çok farklı bir şey yok... Yalnızca ilk defa Knorr'un kırmızı biber ve maydanozlu sosunu kullandık pek belirgin bir tadı yoktu. Evde kendi baharatlarımızla yaptığımız sosları daha çok tercih ederim. Ama görünüşü için ayrı bir ilgiyi hakettiğini düşünüyorum.. :)


    Tutmaç Çorbası - YE#9 Yöresel Yemekler



    Bu çorba sıklıkla Doğu Anadolu yöresinde bilinir ve yapılır ama bir gün internette gezerken tesadüfen bir Selçuklu yemeği olduğunu öğrendim. Tutmaç çorbasının özelliği pestigen ve tutmaç denilen küçük ve ince kare şeklindeki eriştelerden yapılıyor olmasıdır. Tutmaç eriştesi ve pestigen yazdan hazırlanıp kış için saklanır.

    Tutmaç; bildiğiniz yumurta, un, su, tuzdan yapılan erişte hamurundan yapılıp ince yufkalar halinde açılır ve kare kare kesilir. Bu kesilen kareler kurutulup saklama torbalarında veya kavanozlarda uzun zaman saklanabilir. Yalnız dediğim gibi erişteye kıyasla oldukça incedir.




    Pestigen; google'da baktığımda pestikan, pastikan, pestügen, peskütan, pesküten, peskürten (o kadar çok adı vardı ki yani eminim biraz daha baksaydım bir on tane daha bulucaktım ama, durdum neyseki) diye de bilindiğini gördüm ama biz pestigen deriz. Eee.. yani annemler öyle diyorlar. Pestigen yoğurttan yapılan doğunun uzun ve sert geçen kışları için yazdan hazırlanan tutmaç ve erişte gibi kilerlerde saklanabilen bir tür çorbalık. Asıl Tutmaç Çorbası bu Pestigen ile yapılır eğer yoksa alternatif olarak yoğurt ve yumurta ikilisi kullanılır ama doğal olarak lezzet farkı olur (fotoğraftaki pestigen derin dondurucudan çıktığı için henüz çözülmemişti).

    Pestigenin özelliklerinden en önemlisi bozulmadan uzun süre saklanabilmesidir ve sanırım çok eskiden Osmanlı zamanında uzun yola çıkanlar askerler, akıncılar vs. pestigeni suyla ezerek ayran yapımında da kullanıyorlarmış. Bazı hikayelerde geçtiğini hatırlıyorum... ve tabii bu da Selçuklu yemeği olduğu tezini biraz daha kuvvetlendiriyor kanımca..

    Ve yine bazı yörelerde pestigeni kahvaltılık olarak kullanıyorlarmış. Çökelik gibi bir nevi..

    Gelelim yapımına;

    "Yoğurt yayığa konulur. Yağı alınır. Ayran haline gelmiş yoğurt karıştırılarak kaynatılır. Sonra ocağın altı söndürülür. Soğuyuncaya kadar tekrar karıştırılır soğuduktan sonra yaklaşık 1 hafta kazanlarda iyice ekşiyene kadar bekletilir. Bu bekletme sırasında ayranın üst kısmında bir su oluşurmuş bu su oluştukça alınır. 1 hafta sonunda ayran süzme torbalarına boşaltılır. Torbalar bir yere asılarak süzülmeleri sağlanır. Macun gibi oluncaya kadar süzülme tamamlanıp, süzme torbasından çıkarılır. Tuzlandıktan sonra bidon veya küplere basılır."

    4 Kişilik;

    Malzemeler;

    • 1 su bardağı pestigen veya 1,5 su bardağı yoğurt + 1 yumurta
    • ½ su bardağı tutmaç
    • Et suyu
    • ½ su bardağı haşlanmış mercimek
    • ½ su bardağı haşlanmış nohut
    • Sarımsak

      Sosu için;

    • Tereyağı, kekik veya anık (dağ kekiği), kırmızıbiber


    Hazırlanışı;

    1. Pestigeni 2 bardak suyla eritip tencereye koyun (Eğer pestigeniniz yoksa yumurta ve yoğurdu iyice çırpıp pestigen yerine koyabilirsiniz).
    2. Haşlanmış nohut ve mercimeği de ekleyin ve kaynamaya bırakın(Eğer yoğurt ve yumurta karışımını koyucaksanız kaynayana kadar sürekli karıştırmalısınız yoksa yoğurt çürür).
    3. Kaynamaya başlayınca tutmacını ekleyip 5 dakika daha kaynatın.
    4. Et suyunu ekleyin 5 dakika daha kaynatın ve sarımsağını ekleyip ocağın altını kapatın.



    Sosu;
  • Bir sos tavasında yağını eritin içine bütün baharatları koyup kızdırın, servis yapmadan hemen önce çorba tenceresine döküp karıştırın.

  • Fıççın {Fıtçın} - YE#9 Yöresel Yemekler




    YE#9 için yaptığımız Fıççın veya Fıtçın bir çerkez yemeği. Annem çok eski bir çerkez arkadaşı sayesinde fıtçın da dahil olmak üzere bir kaç tane çerkez yemeği öğrenmişti ama biz içlerinden en çok fıtçını sevdik (bir kaç tane diyorum çünkü çok geniş bir yemek kültürleri var).

    Fıd "et", çın ise Türkçe'deki "le/li" eki anlamına gelmekteymiş, yani fıtçın; etli demek. Zaten bazı çerkezler buna etli börek de diyorlar. Kesinlikle üçgen dilimler halinde ayranla tüketilmesini tavsiye ederek tarife geçiyorum;

    Malzemeler;

      Hamuru için;

    • 2 bardak süt
    • ½ bardak tereyağı
    • ½ paket yaşmaya
    • Tuz
    • Aldığı kadar un

      Harcı için;

    • ½ kg. sotelik
      doğranmış kuzu eti
    • 2 kuru soğan
    • 5 sivribiber
    • 3 domates
    • 2 diş sarımsak
    • 1 kaşık biber salçası
    • Tuz, Pulbiber

      Üzerine sürmek için;

    • 1 yumurta


    Hazırlanışı;

    1. Süt, eritilmiş yağ, maya, tuz ve unla orta yumuşaklıkta bir hamur yoğurun.
    2. Diğer tarafta soğanları, biberleri, domateslerive sarımsağı küp küp doğrayın ve çiğ olarak ete ilave edin.
    3. Biber salçası, pulbiber ve tuzunu da ekleyip güzelce harmanlayın.
    4. Hamurun yarısından biraz fazlasını merdaneyle tepsinin kenarlarından taşıcak büyüklükte açıp tepsiye yerleştirin.
    5. Hazırlanan harcı tepsiye döşeyin.
    6. Kalan hamuru tepsi büyüklüğünde açıp tepsiye örtün. Alttaki hamurun taşan kısmını üsteki hamura yapıştırarak iki parmak yardımıyla şekilli olarak birleştirin (ki bizimki öyle değil aslında YE#9'un logosundaki kıbınların kapatılma şekli verilmeli, ee o kadarını yapmak için de çerkez olmak lazım :)..)
    7. Tam ortasına sadece üste konan yufkaya çay tabağı büyüklüğünde bir delik açın.
    8. Üzerine yumurta sürüp 170 derece ısıtılmış fırında pişirin.



    Not:İsterseniz et yerine kıyma da kullanabilirsiniz ama bizce etli daha lezzetli olduğu için böyle yapıyoruz.

    Erzincan Çorbası - YE#9 Yöresel Yemekler




    İsmiyle uyuşur mu hikayesi bilmem? Annem ben bildim bileli yapar halamda yapıyormuş. Yok bu bizim değil diyen Erzincanlılar olabilir itiraz hakkı var. Lakin araştırınca yemek kitaplarında da var. Benim en sevdiğim çorbalardan biri;


    Malzemeler;

    • 150 gr.erişte
    • 500 gr. yoğurt
    • 1 yumurta
    • 6 bardak et suyu
    • 1 büyük kuru soğan
    • 1 büyük domates
    • 2 sivri biber
    • 4 diş sarımsak
    • 150 gr. kıyma
    • 200 gr. tereyağ
    • 1 yemek kaşığı salça
    • 1 tatlı kaşığı kırmızı biber
    • 1 tatlı kaşığı nane
    • 2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydonoz
    • 2 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu
    • Arzu edilirse 1 yemek kaşığı ince kıyılmış taze soğan


    Hazırlanışı;

    1. Kuru soğan, domates, sivri biber ince kıyılır. Bir tencerede tereyağın yarısı eritilir. Önce soğan biraz pembeleştirilir.
    2. Sonra domates, biber, salça ilave edilir. Biraz kavrulur. Et suyu ilave edilir. Kaynatılır.
    3. Yoğurt, yumurtayla çırpılır ilave edilir. Karıştırarak kaynatılır. Erişteler ilave edilir.

    4. Kıyma karabiber, tuz ve kırmızı biberle yoğrulur. Küçük yuvarlak köfteler yapılır. Kaynamakta olan çorbaya ilave edilir.
    5. Küçük bir tavada kalan tereyağ eritilir. Kıyılmış nane, dereotu, maydanoz, kırmızı biber ve taze soğan ilave edilip karıştırılır.
    6. Servisten önce çorbanın üzerine gezdirilir.




    Not:Eğer erişteniz yoksa arpa şehriye veya küçük makarna da koyabilirsiniz hatta yumurtalı çin eriştesi de olabilir (kırarak tabii). Bizim eriştemiz az gelmişti biraz arpa şehriye eklemek zorunda kaldık.

    Sırın - YE#9 Yöresel Yemekler




    Bu böreğin memleketini bulmak zor. Ben Doğu Anadolu olarak biliyordum fakat Karadenizli bir kaç dostumuz kendi memleketlerinde de olduğunu söylediler. İsmi biraz değişik siron diyorlarmış. Şöyle ki Erzurum, Gümüşhane, Bayburt birbirlerine yakın şehirler ve yemekleri de benziyor. Yani bu börek çifte vatandaş... Tabi bu benim bildiğim benden habersiz başka vatandaşlıkları da olabilir..?

    Malzemeler;


    • 15 yufka
    • 1 kg. yoğurt
    • 750 gr. tereyağ
    • 500 gr. ceviz içi
    • 4 diş sarımsak
    • Pişirmek için sac

    Hazırlanışı;

    1. Yoğurt koyu ayran kıvamında sulandırılır, çırpılır. Sarımsak rendelenip ilave edilir.




    2. Tereyağ eritilir. Ceviz ince çekilir. Yufkalar tek tek sacda pişirilir. Kurumaması için bir örtüye sarılır.


    3. Büyük bir tepsiye bir yufka serilir. Üzerine bolca yağ, dövülmüş ceviz serpilir. Tekrar yufka serilip ayran serpilir (bütün yufkayı ıslatacak şekilde).


    4. Bir yufka üstü için ayrılır. Kalan yufkalar bir kat ayran bir kat tereyağ dökerek, yağ dökülen katlarda ceviz serpilerek bütün yufkalar serilir.






    5. En son yağ, ceviz serpilip ayrılan yufka üstüne serilir. Dilimlenir.







    6. Üzerine sadece yağ dökülür. Fırında hafif pembeleştirilir.







    7. Üste serdiğimiz yufkayı topluyoruz. Eskiden mangal ateşinde pişirdikleri için üstü kurumuyormuş. Görüntüsü daha hoş oluyor.












    Not:Yufkaları evde yapmak isterseniz ki biz bazen yapardık 1kg. un, su ve tuzla börek hamuru kıvamında yoğurup, 15 dakika dinlendirdikten sonra açıp, pişirebilirsiniz.

    Demir Tatlısı & Lokma - Ye#9 Yöresel Yemekler



    Demir Tatlısını Doğu Anadolu'ya ait bir tatlı olduğunu sanıyordum ama Uşak'da da yapılıyormuş. Adını yapılırken kullanılan demir kalıptan alıyor. Sanırım Malatya Çarşısı ve benzeri yerlerde bulunuyormuş ama tam bir bilgim yok maalesef. Bu tatlının yapımı oldukça hassas, eğer hamurun kıvamı tutmamışsa veya yağ yeterince kızgın değilse bir felakete dönüşebilir. Ama püf noktalarına dikkat edildikten sonra bir sorun çıkmıyor pek... Yine de kesin söz veremiyorum.. Hamur bir miktar azalınca kalıp yeterince hamura batamadığından kalanıyla lokma yapılıyor, biz de öyle yaptık... Görüntüsüyle ve yapım şekliyle oldukça özgün yöresel bir tatlı...



    Bildiğim kadarıyla bu kalıp sadece bu şekilde bulunmuyor, daha farklı şekilleri de mevcut ama en yaygın olanı bu..


    Malzemeler;

  • 5 yumurta
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3 su bardağı un
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • Kızartmak için bolca sıvıyağ

    Şurubu için;

  • 4 su bardağı şeker
  • 3 su bardağı su
  • ½ limon suyu


  • Hazırlanışı;

    1. Yumurta ve yoğurdu çırpın. Un ve kabartma tozunu ilave edin.

    2. Derin bir tavaya demirin üstünü geçecek kadar sıvıyağ koyun. Yağı oldukça kızdırın. Demiri de yağın içinde bırakın onun da çok ısınması lazım eğer yeterince kızgın olmazsa hamur demir kalıba yapışır ve çıkmaz.

    3. Yağın içinde ısınan demir kalıbını seri bir şekilde çıkarıp hamura batırın. Ama kalıbın üst kısmına kesinlikle hamur gelmemeli (yani kalıbı hamura tamamen batırmayın, kalıbın yarısına kadar hamura batırıp çabuk bir şekilde yağa bırakın, eğer kalıbı tamamen hamura batırırsanız hamur kalıptan düşmez ve yapışır) anında kalıbı tekrar ocaktaki yağın içine koyup kalıbı sapından sallayın, sap oynak olduğu için rahat sallanacaktır.

    4. Kalıpta şeklini alan hamur kendini yağa bırakacaktır, el kevgiri yardımıyla iki tarafını çevirerek kızartıp kağıt havlu üzerine çıkartın.

    5. Hamur bitene kadar bu işleme tek tek devam edin. Bir tencerede (tencerenin büyüklüğüne bağlı olarak) birden fazla tatlı kızartabilirsiniz. Eğer püf noktalarını kaçırırsanız, demir yeterince ısınmamışsa, hamura fazla batırmışsanız hamur kalıbı bırakıp yağa düşmeyecektir).

    6. Daha önceden hazırlanıp soğuyan şuruba batırıp servis yapabilirsiniz.


    Lahana Turşulu Çorba - YE#9 Yöresel Yemekler





      Malzemeler

    • 1 kg. lahana turşusu (suyuyla birlikte 1 kg.olmalı)
    • 500 gr. kemikli kuzu kuşbaşı
    • 200 gr.tereyağ
    • 200 gr. nohut (haşlanmış ,soyulmuş)
    • 3 tane kuru soğan
    • 1 limon suyu
    • 1 yemek kaşığı biber salçası
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 2 litre su

      Köftesi için;

    • 2 su bardağı iri bulgur
    • 1 su bardağı un
    • 1 çorba kaşığı nişasta
    • 1 yumurta akı
    • 1 tatlı kaşığı tuz, karabiber
    • 1 çorba kaşığı kuru nane


      Hazırlanışı:

    1. Bulgur ayıklanıp yıkanır. Üstüne kaynar su dökülüp bulgurun kabarması için biraz bekletilir.
    2. Bulgur kabarınca un, nişasta, yumurta akı, tuz, nişasta ve kuru nane ilave edilip ara sıra su serpilerek yoğrulur.
    3. Fındık büyüklüğünde köfteler yapılır. Bir tepsi unlanır. Köfteler tepsiye konur.
    4. Büyük bir tencerede tereyağ eritilir. Etler biraz kavrulur. Sonra soğan ilave edilip kavrulur.
    5. Salçalar ilave edilir. Turşu ilave edilip biraz kavrulur.
    6. Biraz karıştırıp su, nohut, turşu suyu, limon suyu ilave edilir.
    7. Turşu ve nohutlar pişince tepsideki küçük köfteler ilave edilir. Köfteler pişince servis yapılır.


    Not:Limon suyu, turşu suyunu damak zevkinize göre artırabilirsiniz.

    Bulgurlu Köfte - YE#9 Yöresel Yemekler





      Malzemeler

    • 2 su bardağı iri bulgur
    • 1 su bardağı un
    • 1 çorba kaşığı nişasta
    • 1 yumurta akı
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 çorba kaşığı kuru nane
    • 500 gr. yoğurt
    • 150 gr. tereyağ
    • 3 diş sarımsak


      Hazırlanışı:

    1. Bulgur ayıklanıp yıkanır. Üstüne kaynar su dökülüp bulgurun kabarması için biraz bekletilir.
    2. Bulgur kabarınca un, nişasta, yumurta akı, tuz, nişasta ve kuru nane ilave edilip ara sıra su serpilerek yoğrulur.
    3. Resimdeki büyüklükte parçalara ayrılıp ortası parmakla delinir (iyi haşlanabilmesi için).



    4. Kaynar tuzlu suda 5-6 dakika haşlanır. Biraz soğuyunca (el yakmayacak kadar) küçük küçük parçalanır. Servis yapacağınız tabağa alınır.
    5. Yoğurt çırpılır içine sarımsak rendelenir. Tereyağ eritilip kızdırılır. Bölünmüş köftenin etrafına önce yoğurt, sonra kızdırılmış tereyağ dökülür servis yapılır.



    Not: Arzu edenler fındık kadar köfteler yapabilir, üzerine kırmızı biber ve diğer baharat çeşitlerini kullanabilirler. Bu yöresel bir yemek olduğu için ben de yapıldıgı gibi yazdım.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...