Salı, Mayıs 30, 2006

Kakaolu ve Fıstıklı iki Katlı Pasta



Bugün Kumsal'la yeni bir şeylerle uğraşıp yorulacağımız için (çok yakında Kumsal aksesuarlarda) güzel bir pasta yapıyım dedim. Çok önceden zaten aylardır sayıkladığımız taco'yu yemeğe karar vermiştik. Bu fıstıklı ve kakaolu iki renkli pastanın bir benzerini Nordljus'da görmüştüm. Her ne kadar görüntüsü oradaki kadar muhteşem olmasa da, pastayı yiyen herkes çok beğendi o yüzden sorun yok :). Hatta babam çok beğendi, Sahra (yani dayımlar) tatilde olduğundan gelince onlara da yap diye salık verdi. Onlar gelsin yaparım elbette. Tarifi çok kolay ve pratik bir pasta olduğunu da belirtmeliyim. Kekini Tiramisu'nun kekinin tarifine göre yaptım.

Kakaolu kek;

  • 2 yumurta
  • ½ su bardağı süt
  • ½ su bardağı sıvı yağ
  • ½ su bardağı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı un

    Fıstıklı kek;

  • 2 yumurta
  • ½ su bardağı süt
  • ½ su bardağı sıvı yağ
  • ½ su bardağı toz şeker
  • 4 tatlı kaşığı çekilmiş fıstık
  • 1 paket kabartma tozu
  • Yaklaşık 2 su bardağı un (malzemeden kakaoyu çıkardığım için olsa gerek, 1 bardak unla hamur cıvık bir hamur oldu, ben de hamuru kakaolu olanla aynı kıvama gelene kadar azar azar un ekledim, yaklaşık 2 bardak diyorum çünkü tam emin değilim, kıvamları aynı olana kadar eklemenizi tavsiye ediyorum)

    Kreması için;

  • ½ lt. süt
  • 1 paket krem şanti
  • 3 kahve fincanı un
  • 3 kahve fincanı pirinç unu
  • 2 kahve fincanı şeker

    Süslemek için isterseniz badem, aslında kenarlarına çikolata eritip plaka haline getirip yapmak istemiştim ama böyle oldu bir dahaki sefere öyle yapmayı düşünüyorum.

    Hazırlanışı;
      Her iki kek için de;

    1. Şeker ve yumurtayı iyice köpürene kadar çırpın.
    2. Bir kaba un, kabartma tozu, kakaoyu bir kaç kere eleyerek iyice harmanlaşmasını sağlayın. Fıstıklı olan da kakao yerine çekilmiş fıstığı iyice ezerek unla beraber eleyin ve un kabartma tozu ve fıstığın iyice harmanlaşmasını sağlayın.
    3. Şeker ve yumurtaya süt ve yağı ekleyin karıştırın. Ardından elediğiniz kakaolu veya fıstıklı unu ekleyin. Hızlı bir şekilde karıştın ve ayrı ayrı iki kalıba dökün.

      (Ben kakaolu olanı 24cm'lik yuvarlak kelepçeli kalıba, fıstıklıya da onun bir boy küçüğüne döktüm sanırım 20cmdir. Piştikten sonra kakaolu keki fıstıklıyla eşit boyutta olması için etrafından keserek küçülttüm.)

    4. Kalıpları fırın teline yanyana koyarak aynı anda pişirdim.

    5. Kekler piştikten sonra her ikisini de kalıplarından çıkarın. (Fıstıklı kelepçeli kalıbın boş tepsisini kakaolu kekin üzerine koyarak eşit boyutta kestim.) Fıstıklı kekin kalıbına alta kakaolu keki yerleştirdim. Üzerine 1/2 su bardağı süt + 1 tatlı kaşığı nescafe + 1 tatlı kaşığı şeker karışımını serptim (eğer tiramisu gibi tam olarak ıslak olmasını isterseniz 1 su bardağı süt kullanabilirsiniz). 15 dakika sonra fıstıklı keki yerleştirdim (biraz eğik kabardığı için üstünden keserek düzeltmem gerekti ve bir dahaki sefere kakaolu kek ile fıstıklı arasına vişne marmeladı sürmeyi veya vişne yerleştirmeyi düşünüyorum.

      Kreması;

    6. Krem şanti dışındaki bütün malzemeyi muhallebi gibi pişirdikten sonra, mikserle veya robotla krem şantiyi toz olarak içine ekleyip iyice çırpın. Eğer isterseniz sıcakken bir kaşık tereyağı da ekleyip çırpabilirsiniz.

      Kremayı kelepçeli kalıptaki iki kat kekin üzerine döktükten sonra bir gece buzdolabında beklettim. Gündüz üzerine kakao eledim. Etrafına kabukları soyulmuş bademleri dizdim.
  • Pazartesi, Mayıs 29, 2006

    Mercimek Köftesi veya Mercimekli Köfte



    Herkes Mercimek Köftesi diyor ama ben Mercimekli Köfte demeyi seviyorum. Geçenlerde Kumsalla ne zamandır yapmadığımız bu lezzetli köfteyi yapmaya karar verdik. Yanında özel olarak hazırladığımı domates ve arnavut biberiyle yapılan turşumsu acı sos, limon ve marulla harika bir kombinasyonla yedik ama başkaları yiyemedi maalesef biraz acı yapmışım... Acı domates sosunun tarifini kış için yaptığımızda eklicem. Şu an kıştan kalanları tüketiyoruz, bitmek üzere... Kısır ve mercimekli köfteyle çok güzel oluyor, aslında bulgurlu herşeye yakışıyor diyebilirim, bence patates kızartmasıyla da çok iyi gidiyor.

    Malzemeler;

  • 1 su bardağı mercimek
  • 2 su bardağı ince bulgur
  • 1 litre su
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 1,5 yemek kaşığı biber salçası
  • 2 kuru soğan
  • 1 demet maydanoz
  • Eğer seviyorsanız taze soğan ben koymadım çiğ soğan ve sarımsakla aram pek iyi değildir..
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • Tuz
  • 1 çay bardağı zeytinyağı

    Hazırlanışı;
    1. 1 su bardağı mercimeği 1 litre suda iyice haşlayın. Haşlandıktan sonra içine 2 su bardağı bulguru katıp kapağını kapatın ve bulgurun şişmesine izin verin.
    2. 1 çay bardağı zeytinyağında küp küp soğranmış 2 kuru soğanı pembeleştirin (biz biraz yaktık açıkcası).
    3. Salçaları ve baharatları ilave edip biraz kavurun. 1 çay bardağı suyu ekliyip bir iki taşım kaynatın.
    4. Mercimek ve bulgur karışımını biraz karıştırdıktan sonra sosu üzerine gezdirip hiç beyaz yer kalmıyacak şekilde karıştırın ve 5 dakika daha dinlenmeye bırakın.
    5. Maydanozları ince ince kıyın, eğer kullanacaksanız taze soğanları da ince ince doğradıktan sonra mercimeğe ekleyin ve karıştırın.
    6. En zor kısım; elinize cevizden biraz büyük toplar alarak şekil vererek köfteleri hazırlayın. Aslında nane yapraklarıyla süslemeyi düşünüyorduk ama evde yoktu. İsterseniz tabağın altına marulları serip üzerine köfteleri dizebilirsiniz.
  • Perşembe, Mayıs 25, 2006

    Hindistan Cevizi



    Dün alışveriş yaparken hindistan cevizi gözüme çarptı, tamamen içini açıp keşfetme merakıyla bir tane aldım. Oldukça büyük bir güç kuvvet ve çaba sergileyerek kırmayı ve içindeki beyazı çıkarmayı başardım. İşlemleri sırasıyla anlatayım;

    İlk olarak cevizin üzerindeki otumsu yerlerden bir bıçakla kazıyarak kurtulun, tabii eğer suyunu içecekseniz ben içmeyeceğim için yapmadım. Çünkü suyu akıtırken etrafındaki tozlar otlar da karışabilir araya...

    Cevizin altında üç tane yuvarlak benek var, bunlardan birini bıçakla rahatlıkla delebilirsiniz. Böylece suyunu bir bardağa akıtabilirsiniz ama eğer içmek istiyorsanız; hindistan cevizini yeşilken almanızı tavsiye ediyorum, kahverengi hale gelince yani olgunlaştıktan sonra suyu acılaşıyor. İçtim gerçekten acıydı.

    Geliyoruz en zor kısma...

    Hindistan cevizinin üzerinde boyuna üç tane çizgi var bakınca farkediceksiniz, bu kısımlara en sağlam bıçağınızı ve bir adet çekici alarak, bıçağı yerleştirip çekiçle bıçağın tepesine vurarak çatlatmaya çalışın bir kaç yerden çatlatınca kabuğu parçalayabiliyorsunuz.

    Kabuktan binbir güçlükle kurtulduktan sonra elinizde kaygan beyaz bir top oluyor. Ama çok beyaz değil, etrafında kabuk parçaları var hala, bunları bıçakla kazıyarak temizledim. Güzelce yıkadıktan sonra ikiye böldüm.

    Şimdi ne olucak?

    Benim düşüncem; (bakalım olucak mı?) içindeki beyaz kısmı kuruttuktan sonra iri bir şekilde rendeleyerek pastaların üzerine serpmek, hepimizin evinde bulunan küçük rendelenmiş olarak değil de daha iri iki cm uzunluğunda 1 cm genişliğinde rendelenmiş hindistan parçaları elde etmek.. Eğer bir püf noktası var umarım öğrenirim de başarısızlığa uğramam... Yoksa kurutmadan mı rendelemem gerekir?


    Pazartesi, Mayıs 22, 2006

    Kesar Bhat {Safranlı Pilav}



    Williams-Sonoma'dan safran tariflerine bakarken bu pilavı ve güzelim hint işi tabağını gördüm. Maalesef o güzel tabak ben de yok ama pilavı yapmaya çalıştım. Bu pilav tarifin sayfasında yazdığına göre "Moghul" yemeklerindenmiş. Kesar Bhat "Mughal" yemekleri ve ızgar etle beraber servis edilirmiş. Sanırım "Mughal"ı kast ediyor. Müslüman topluluğu dediğine göre Mughal; Hint-Türk İmparatorluğu veya Babürlüler olarak da geçiyor, 1526-1858 yılları arasında Hindistan'da hüküm sürmüş müslüman imparatorluklarının bir kolu olarak kurulmuş hanedanlıktır. İlk hükümdarı baba tarafından Timur'un torunu olan Babür'dür. Bu hükümdarlık özellikle mimari ve sanat alanında hatırı sayılır eserler bırakmıştır. Bunlardan en önemlisi amer palace ve Tac Mahal'dir. Tac Mahal, Mughal hanedanlığının Agra'daki en son ve en büyük eseridir.

    2 veya 4 kişilik

    Malzemeler;

  • 1 bardak basmati pirinci (ben evde olmadığından normal baldo pirinç kullandım, 2 bardak)
  • 2 bardak su
  • 1/2 çay kaşığı safran
  • 2 yk. usli ghee (bir çeşit hint yağı), veya tereyağı, zeytinyağı zevkinize göre (Ben pirince oranla 2 yk. tereyağı, 2 yk. zeytinyağı koydum)
  • 2 yk. kıyılmış kuru soğan (küçük -arpacıktan büyük- bir soğan 2 yk. oluyor)
  • 3 yeşil kakule tohumu (ben iki katı pirinç koyduğumdan 6 adet attım)
  • 3 diş sarımsak (Ben sadece 1 diş koydum çok ağır olabilir diye)
  • 1 tarçın çubuğu (Bunu da sonucu bilemediğimden çay kaşığının ucuyla evdeki toz tarçından attım)
  • 1/3 bardak kuş üzümü
  • 3/4 çay kaşığı tuz


  • Hazırlanışı;

    1. Pirinci soğuk suyla yıkayın. Küçük bir kasede, pirinç, su ve safranı karıştırıp 30 dakika ıslatıp dinlenmeye bırakın.

    2. Pilav tenceresine yağı koyup kızdırın, kızınca kıyılmış soğanları, kakuleleri, sarımsakları ve tarçını ekleyip soğanlar solana kadar karıştırarak yaklaşık 2 dakika kavurun.

    3. Pirinci, ıslatma suyunu, kuş üzümlerini ve tuzu ekleyin. Ateşi orta hararetli yapıp karıştırmadan 6 dakika kaynamaya bırakın kaynamaya bırakın. Ardından ateşi en kısık hale getirip kapağını kapatarak 5 dakika daha pişirin. Bu 5 dakikadan sonra da pilavı ateşten alıp 5 dakika da dinlendirin. Artık servis yapabilirsiniz ama bu güzel tabaksız nasıl olur bilmiyorum. Hindistana gitmek lazım ahşapları çok güzel!

    Deniz Börülcesi



    Bugün baharatlardan başka deniz börülcesi de aldım ama orijinalinden yeni moda çıkan ayıklanmış hazır olanlardan değil. Yani bilerek almadım. Baktım deniz börülcesi yazıyor küçücük bir paket alıp deniyim dedim. Daha önce hiç denemediğim için nasıl yapıldığını da bilmiyorum. Baktım internette farklı bir tarif de göremedim haşlayıp yoğurt dökün diyor. Ben de börülceleri yıkadım, saplarından keserek ayıkladım. Bir kaç su daha yıkadıktan sonra buharda yumuşayıncaya kadar pişirdim. Haşladıktan sonra tadına bakıyım bir dedim. O da ne?? Bunların içinde kılçık var! Çıkarıyım ben bunları diye kesilen baş kısımlarından kılçıkları tek tek çekip çıkardım. İçimden de ben yanlış bir şey yaptım galiba diyorum bu tek tek ayıklanır mı? Ayıkladıktan sonra okudum ayıklanıyormuş. Ama şu hazır pişirilenlerden alıcam bir dahaki sefere...

    Biraz yoğurdu çırpıp tabağın iki kenarına koyduğum börülcelerin ortasına döktüm. Son olarak; yarım çay bardağı zeytinyağını küçük bir sos tavasında kızdırıp içine 1,5 tatlı kaşığı pul biber atarak biraz kavurdum, börülce ve yoğurdun üzerine gezdirdim. Eğer sumak olsaydı yoğurda serpicektim ama maalesef kalmamış. Annem; "tatsız tuzsuz bir şey bu" dedi, babam beğendi, ben de beğendim tadı bana bir şeyi hatırlatıyor ama henüz çıkaramadım... Hala düşünüyorum :). Bu salatanın dışında bir de safran ve kakule aldım hazır "Kesar Bhat" yani "Safranlı Pilav" yapmaya karar verdim.

    Baharatlar {Safran, Kakule, Zencefil, Kişniş}

    Bugün bir kaç tane baharat aldım aktardan, hint mutfağına bakarken eğer denicem bu baharatlara ihtiyacım olucak dedim. Bir de eflatun ayaklı bir servis tabağı aldım. Yeni baharatlarıma bakalım şimdi;

    Safran;

    Baharatların arasında en zarifi sanırım safran. Aynı zamanda pahalı bir baharat yarım kilosunda 70.000 safran çiçeği bulunuyor. Ama ben bu safranın rengini beğenmedim açıkcası daha kırmızı olmasını bekliyorum. Yanlış şey mi sattılar yoksa bana? Buraya tıklayarak dalından koparılmamış bir safran çiçeğini görebilirsiniz.

    Kakule;

    Hemen hemen her hint yemeğinde kullanılan bir baharat, yemeklere ek olarak çay demliğine bir kaç tane atarak da çok hoş tadlar elde edebilirsiniz.

    Zencefil;

    Bu baharat da hem tatlıya hem tuzluya yakışır. Tavuklu yemeklere de çok güzel oluyor. Aynı zamanda reçeli ve marmelatı da yapılıyormuş ama bu kurutulup öğütülmüş olanı.

    Kişniş;

    Kişniş de Hint mutfağının vazgeçilmezlerinden.. Türkiye'de aşotu olarak da biliniyormuş bence kimyona çok benziyor ama onun biraz daha serti.

    Pazar, Mayıs 21, 2006

    Siyah Üzüm ve Kuru Kayısı & Kuru Üzüm Hoşafları



    Buralar çok ıssızlaştı.. Sahra tatile gitti beni buralarda işlerin ortasına bırakıp oralarda sefa sürüyor. Ben de bu yoğunluk arasında pek bir şey yapamıyorum maalesef. Ama bu aralar çok fazla komposto yaptık. Bir komposto bir de hoşaf deniyor; kuru meyveyle yapılana hoşaf taze meyveyle yapılana komposto deniyor diye biliyorum ben.. Eğer daha farklı bir bilgisi olan varsa paylaşırsa sevinirim.

    Siyah kuru üzüm hoşafı, kuru kayısı & kuru üzüm karışık hoşaf ve çilek kompostosu ama çilek bitti maalesef onun fotoğrafını çekemedim. Ben çok severim hoşaf ve kompostoları insanın şekeri düşüyor bazen o zaman bir bardağı bir dikişte içiyorum. Taze sıkılmış meyve suları hariç diğer meyve sularına bin kat daha çok tercih ederim. Bir de eğer bir kaç çeşit varsa karıştırıp kokteyl yapıcaksınız iki tane de buz... Bir dahaki sefere buz kasesinde denicem..

    Birazdan eğer malzemelerimi alabilirsem ilk yakitori denememi yapmak üzere harekete geçiyorum.. Bir gece önceden bekletmek gerekiyor da o yüzden bugünden başlamam lazım. Tarifi yöresel yemekler etkinliği sırasında Olsai'den almıştım bir türlü deneyemedim ama bu sefer kararlıyım. Eh tabii bir çok malzemeyi kendime göre değiştiricem ama bakalım nasıl olucak?

    Gelelim hoşaflara;

    Siyah Kuru Üzüm Hoşafı

    Malzemeler;

  • 1/2 kg. Siyah kuru üzüm
  • 3 su bardağı şeker (şekeri kendi damak zevkinize göre ayarlayın mesela bana göre çok şekerliydi bu sonradan daha az şekerli yaptık)
  • 3 litre su

    Hazırlanışı;

    Üzümü ayıklayıp iyice yıkadıktan sonra kaynayan suya koyup yaklaşık 15 dakika kaynatın, şekeri ilave edip 15 dakika daha kaynatıp soğumaya bırakın. Eğer meyveleri hemen çıkarılmazsa daha iyi renk vericektir. Ama çok fazla bekletirseniz kararabilir.

    Kuru Kayısı & Kuru Üzüm Hoşafı

    Malzemeler;

  • 400 gr. kayısı
  • 400 gr. üzüm
  • 3 su bardağı şeker
  • Yaklaşık 2 litre su

    Hazırlanışı;

    Siyah kuru üzüm gibi aynı şekilde kaynatın. İsterseniz meyvelerini süzmeden kaselerde isterseniz süzerek bardaklarda içebilirsiniz.

  • Çarşamba, Mayıs 17, 2006

    Çift Köfteli Burger



    İki gün önce Kumsal'la uzun zamandır hayalini kurduğumuz iki köfteli hamburgerlerimizi nihayet yaptık. Köfteleri ızgara köftedeki tariften uyguladık. ama pişirirken tost makinesinde ateşin üstünde pişirdik. Spatulayı elimize alıp kendimizi spongebob'ın yerine koymadık dersem yalan olur :). Bu iki hamburger için yaklaşık 1 saat uğraştık ama en iyi sonucu da aldık. ilk önce bütün köfteleri ters yüz yaparak tost yapma aparatında pişirdik cozur cozur..

    Sonra ikiye böldüğümüz hazır hamburger ekmeklerinin, üstüne köfte gelicek kısımlarını da henüz köftelerin sosunun durduğu tost makinesine bastırıp bir kaç saniye kızarmalarını ve sosu emmelerini sağladık. Bundan sonra hamburgerin ilk katına köfte, hardal, ketçap ve ince doğranmış marulları koyup orta kattaki ekmeğin iki tarafını da tost makinesinde bir kaç saniye ızgaraladıktan sonra yerleştirip üzerine köfte, mayonez, ketçap, marul ve turşusunu ekledik son katın ekmeğini de ızgaraladıktan sonra hamburger ekmeklerinin sıcacık ve yumuşacık olmaları için buharda 1 dakika kadar beklettik.

    Sonuç pufur pufur iki köfteli içinde istediğimiz herşey bulunan muhteşem bir hamburgerdi. Ama bir dahaki sefere köftelerini daha ince yapmayı düşünüyoruz çünkü çok yoğun et oldu bu hoşumuza gitmedi. Siz bir hamburger için bu kadar uğraşır mısınız bilmem ama bence dışarıda satılanlardan daha güzel olduğu için ben uğraşmayı göze alabiliyorum. Bir de eğlenmek için yapıyoruz biraz da tabii... :)

    Unutmadan ekliyim çok fazla fotoğraf çektik ama en güzeli hangisi karar veremedik o yüzden flicker'da bir set oluşturdum; burada

    Salı, Mayıs 16, 2006

    Mercimek Çorbası ve Kardeşim Komşu Ülkeye Gitmişti



    Kardeşim komşu ülkeye gitmişti. Gelirken çam sakızı çoban armağanı hediye getirmiş.. Şimdi şu resimde gördüğünüzden kesinlikle büyük değiller reçeller. Beş kişi birer çatal alırsanız biter. Zeytinyağ derseniz o da beş salatalık. Kendisi oldum olası tasarrufu sever. Ne kadar sevimli bunlar diyince bak resmini çeker bloğa koyarsın dedi. Kafamızı kırarız kardeşimizi kırmayız. Fakat içtiği frapenin tarifini almış, gezdiği ecdat yadigarı yerlerin resmini çekmiş ki sahraya eklerim . Hakkını nasıl öderiz??? Annem kolay mercimek çorbası yapmıştı onu da ekleyeyim dedim.

    Malzemeler;

    • 1 su bardağı mercimek
    • 2 kuru soğan
    • 100 gr. tereyağ
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası
    • 1 büyük domates
    • 1 sivri biber
    • 1 litre et suyu


    Hazırlanışı;

    1. Tereyağ eritilir. Soğanlar küçük doğranır. Hafif pembe kavrulur.
    2. Domates, biber küçük doğranır eklenir. Salçalar ilave edilir.
    3. Mercimekler ve etsuyu ilave edilir. Kısık ateşte kaynatarak pişirilir.(Ben süzme mercimek çorbasını tercih ederim)

    Ekmekli Omlet




    Dün sabah nasıl olduysa hem erken kalktım hem de canım kahvaltı yapmak istedi. Omleti sade sevmeyen biri olarak bu ekmekli olanı sucuklu ve peynirli omletlere tercih ederim veya patatesliye... En sevdiğim omlet. Hem de yorulmadan doyuyorsun. Yok bir yandan ekmek ye bir yandan peynir vs. Hepsi içinde zaten... (Çok tembelim :)...)Bu omleti kuzenim çok güzel yapar ondan öğrenmiştik biz de.. Ama hiç onunki kadar güzel yapamadık. İçine isterseniz başka malzemeler de koyabilirsiniz; sucuk, domates vs. size kalmış. Ben peynir ve baharat koydum. Fotoğrafını da balkonda çektim çok güneşli bir sabahtı.

    2 Kişilik

    Malzemeler;

  • 3 yumurta
  • 3 dilim ekmek (bayat olsa daha iyi olur)
  • 1/2 çay bardağı süt
  • 2 kibrit kutusu büyüklüğünde tam yağlı beyaz peynir
  • 1 çay bardağı kaşar peyniri rendesi
  • 1 çorba kaşığı un
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • Tuz, karabiber, pulbiber (istediğiniz miktarda)

    Hazırlanışı;


    1. Ekmekleri küp küp doğrayın.

    2. Orta büyüklükte teflon bir tavada yağı eritin, doğranmış ekmekleri karıştırarak kızartın (her tarafının eşit kızarması için, eğer ekmekler kızarana kadar tavanın dibinde ekmek kırıntıları yanmaya başladıysa, kızarma işlemi bitince ekmekleri kevgir gibi bir aparatla bir tabağa aktarıp kırıntıları silkelerseniz iyi olur).

    3. Beyaz peynir, tuz, karabiber, pulbiber, süt, un ve yumurtayı mikserle veya robotla iyice çırpın.

    4. İçine rendelenmiş kaşar peynirini ilave edip bir çatalla karıştırın.

    5. Kızarmış ekmeklerin üzerine gezdirin.

    6. Kenarlarına yapışan yumurtaları toparlayın. Bu noktada tavayı usta şefler gibi sallayabilirsiniz :).

    7. Omletin alt tarafı kızardığında bir tabağa ters çevirip kızarmamış tarafını tavaya koyup o tarafı da kızartın.

    8. Son olarak bir tabağa ters çevirip servis yapabilirsiniz.
  • Pazartesi, Mayıs 15, 2006

    Çilek ve Vişne Komposto



    Malzemeler;
  • 1/2kg. toz şeker
  • 500gr. vişne
  • 500gr. çilek

    Hazırlanışı;

    1. Bir tencereye 1,5 litre su ve 1/2kg. şekeri koyup kaynatın.
    2. Vişneleri atın 2 dk. kaynatın.
    3. Çileklerini de atıp 1 dk. daha kaynatıp ocaktan alın.

      Zararlı meyve sularının yerine yazın bol bol tüketin :).
  • Çilekli Tart (Martha Stewart'dan)



    Bu tart hamurunu ilk defa denedim. Sonucun ne çıkacağını bilmeden.. Ve biraz daha kızarsın biraz daha kızarsın derken biraz fazla pişirdim. Tavsiyem kızarmasını beklemeyin. Hamurunun tadı un helvasına çok benziyor. Zaten un, şeker ve yağdan oluşuyor malzeme olarak da.. Kremasının tarifini değiştirdim orijinal tarife uymadı.

    Malzemeler;

    Hamuru;

  • 1 1/4 bardak un
  • 1/2 bardak tereyağı (küp küp doğranmış)
  • 1/3 bardak şeker
  • 1/4 çay kaşığı tuz

    Kreması;

  • 1/5 bardak süt
  • 1 kahve fincanı un
  • 1 kahve fincanı şeker
  • 1/2 paket krem şanti

    Orijinal Krema;
  • 227 gr. krem peynir (az yağlı)
  • 1/4 bardak şeker
  • Eğer isterseniz çilekler için 1/4 bardak çekirdeksiz jelatin

    Ve Çilek..

    Hazırlanışı;

    1. Un, tuz, şeker ve tereyağını mutfak robotuna koyun ve nemli kırıntımsı bir hale gelene kadar robotta yoğurun (yaklaşık 1 dakika).
    2. Hamuru alıp 20cm'lik kelepçeli bir kalıba düzgünce yayın. Kenarlarını 1,5 cm civarında yükseltin. Hamurun yüzeyinin dümdüz olmasına dikkat edin.
    3. Yaklaşık 15 dakika buzlukta dondurun.
    4. Donduktan sonra buzluktan çıkarıp bir çatalla hamurun kenarları hariç her yerine iğne ucu büyüklüğünde delikler açın.
    5. 200 derece ısıtılmış fırına verin. Arada bir takip edin eğer kabarmaya başlarsa bir kaşığın tersiyle hafifçe düzleştirin.
    6. Çok az kızardıktan sonra fırından çıkartın. Benimki gibi olmasın daha beyaz olmasını tavsiye ediyorum. Tarife göre 200 derece fırında 25 veya 30 dakika pişirin.

      Kreması;

    7. Krem şanti dışındaki bütün malzemeyi bir tavaya koyup muhallebi gibi pişirin.
    8. Pişen muhallebiyle beraber toz krem şantiyi iyice çırpın. İsterseniz labne peynir koyabilirsiniz.

      Orijinal Kreması;

    9. Peynir ve şekeri pürüzsüz hale gelene kadar iyice çırpın. Tarta dökün.
    10. Jelatin kullanacaksanız; jelatini eritin, bir fırçayla çileklere sürün.

    11. Kremasını tartın içine dökün. Düzleştirin. Bir saat buzdolabında bekletin.
    12. Çileklerini dizip altı saat daha buzdolabında beklettikten sonra servis yapabilirsiniz (Çileklerini dizmeye kenarlardan başlayın böylece kremanın taşmasını önlemiş olursunuz).


  • Çilekli Amonyaklı Pasta



    Her ne kadar ben yemesemde yaparım. Kendi yaptığım yemek ve pastaları sık sık yaptıysam benim için bitiyor. Yiyemiyorum. Komşumuz okulda anneler günü için düzenledikleri çalışmalardan bahsedince bizde bir pastayla olsun katılalım istedik. Bütün güzel günlerin annelerimizin olması dileğiyle....

    Malzemeler;

    • 2 yumurta
    • 1 çay bardağı süt
    • 1 çay bardağı şeker
    • 1 çay bardağı yağ(tereyağ, sıvıyağ karışık)
    • 1 tatlı kaşığı amonyak soda(toz)
    • 1 kg. çilek

    Hamurun yapılışı;

    1. Yukarıdaki malzemeler karıştırılır. Aldığı kadar unla orta yumuşaklıkta hamur yoğrulur. Yarım saat dinlendirilir.
    2. Sekiz eşit parçaya bölünür. 2mm incelikte yuvarlak açılıp, fırında birer veya ikişer pişirilir.

    Krema için;

    • 2,5 litre süt
    • 3,5 su bardağı şeker
    • 8 yemek kaşığı nişasta
    • 250 gr.tereyağ
    • 3 paket vanilya
    • 2 yumurta

    Kremanın yapılışı;

    1. Yağ hariç bütün malzeme mikserle 5 dakika çırpılır.
    2. Orta ateşte kaynayana kadar karıştırarak pişirilir. Beş dakika kısık ateşte karıştırılır.
    3. Tereyağı koyup ocaktan alınır. Tekrar mikserle çırpılır.
    4. Yufkaların arasına krema sürüp, isteğe göre iki veya üç kat arayla meyve konur.
    5. Üstüne krema sürüp etrafı düzeltilir.
    6. Soğuduktan sonra çikolata, dövülmüş ceviz, fındık veya hindistan cevizi ile süslenir.

    YE #10 - ÇİLEK



    Neredeyse 16 Mayıs olucak ancak ekleyebiliyorum çilekli tarifleri.. Ne kadar yoğun ve de yorgun olduğumu düşünün artık. Üzerine bir de hastalığım ve diğer hastalar da eklenince...

    Gelelim hemen neler yaptığımıza.. Çünkü bir an önce işime dönmem lazım!

    Sahra dillere destan amonyaklı pastasının çileklisini yaptı. Daha önce muzlu olanını bloga eklemiştik ama ben çilekliyi muzluya tercih ederim. Yalnız nasip işte.. Bir dilimlik bir hakkım olduğu halde yemek üzere mutfağa yöneldiğimde yerinde yeller esiyordu...!!! Yani yiyemedim bu pastadan.. Olsun bir daha yapar di mi..?:)

    Taa bizim akrabalar menüsüne annem bir vişneli ve çilekli komposto yapmıştı. Gerçi vişneli, çilek ve kızılcıklı olan daha güzel oluyor ama komposto bu, her hali güzel.

    Aslında ben bir şey yapamıyacaktım. İş-güç derken bir de tam yapmaya karar verdim evde çilek yoktu. Neyse sonradan çilek yok muuu diyince almış annem. Ee daha bahaneler bitmedi. Tarif beğenemedim bir süre de.. Aslında uzun bir süredir çilekli sufle denemek istiyordum. İnternette tariflere baktım gözüme kestirebildiğim bir tane bulamadım. Bir de yumurtaları çırpmakla uğraşmak vs. gözümde büyüdü derken neyse Martha Stewart'ın tarif bölümüne çilek yazdım, arattım, bir tart tarifi buldum, baktım çok da kolaymış hemen yaptım. Yani şöyle bir çilek menüsü çıktı ortaya;

  • Çilekli Amonyaklı Pasta
  • Çilek ve Vişne Komposto
  • Çilekli Tart

  • Pazar, Mayıs 14, 2006

    Tavuk Salatası


    Yok ben kanser falan dinlemem içerim. Ya elimizi neye uzatsak kanser yapıyor diyorlar kanser yapar mı bilmem güzel uyku yapan tylolhot'u içerek bu tarifi tamamlayabildim. Grip güzel sardı beni. Bu hastalığa eskiler paçavra hastalığı dermişler ki bence güzel bir isim...Hislerime tercüman oluyor.

    Malzemeler;

    • 1 tavuk göğsü (haşlanmış)
    • 200 gr. yoğurt
    • 200 gr. mayonez
    • 4 yaprak ince kıyılmış marul
    • 5 tane ince kıyılmış taze soğan
    • 3 yemek kaşığı ince kıyılmış dereotu
    • 4 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz

    Hazırlanışı;

    1. Tuzlu suda haşlanmış tavuk göğsü ince doğranır. Mayonez, yoğurt, marul, maydanoz, taze soğan ve dereotu ilave edip karıştırılır.
    2. Servis yapılacak tabağa alıp süslenir.

    Cumartesi, Mayıs 13, 2006

    Patlıcanlı Borani



    Tülin ablanın menüsü devem ediyor. Halam ve Tülin abla epey sabırlı davarandılar .Hazırladıkları yemekleri süsleme ve resim çekme amacıyla en az bir saat gecikmeli yediler.Bizden sonra dişleri ağrımış olabilir...
    Malzemeler;

    • 3 patlıcan
    • 3 sivri biber
    • 5 domates
    • 1 su bardağı sıvıyağ(kızartmak için)
    • 200 gr. yoğurt
    • 3 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
    • 3 diş sarımsak
    • Tuz

    Hazırlanışı;

    1. Patlıcanlar alaca soyulur. Küçük doğranır. Tuzlu suda yarım saat bekletilir.(halam nasıl yapıyor bilmem ben tuzlu sudan alıp yıkadıktan sonra şekerli suda bekletiyorum 5-10 dakika hoş bir lezzeti oluyor)
    2. Biberler küçük küçük doğranır. Domatesler küp, küp doğranır.
    3. Bir tencerede yağ kızdırılır. Önce biberler ,ardından patlıcanlar en son domatesler kızartılır.
    4. Yoğurt çırpılır. İçine sarımsak renedelenir. Kızartma bir servis tabağına domates üste gelecek şekilde alınır. Üzerine yoğurt gezdirilir. Maydanozla süslenir. (ben her şeye olduğu gibi buna da pulbiber kullandım)


    Not:.Patlıcanlara şeker serpme işini Mehmet Barlas'ın röportajında okumuştum kendi fikrim değil

    Perşembe, Mayıs 11, 2006

    Tandır Ekmeği & Izgara Köfte ve Prison Break



    Bir yandan çalışıyorum bir yandan acıkıyorum bir yandan da Prison Break'in 21. bölümünü heyecanla bekliyorum. Bilmeyenler vardır belki CNBC-E'de Mart ayında gösterilmeye başladı dizi bugün 8. bölümü gösterilecek sanırım ama aslında Amerika'da geçen pazartesi akşamı 21. bölümü gösterildi yani sondan bir önceki bölüm. İnternetin nimetlerinden sonuna kadar yararlanan biri olarak son bölümü hemen indirip seyredebiliyorum. Heyecandan nefesini tutarak dizi seyretmeyi sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum bu diziyi.

    Neyse gelelim açlığa..

    Oturduğu yerde bir insan nasıl acıkırın güzel bir örneğiyim. İnsanın beyni yorulunca anında midesi acıkıyor olur iş değil :).

    Annem dün yemekte ekmek aşı olduğu için bu ekmeklerden yapmıştı. Tabii tandırda değil teflon tavada pişirdi. Arttığı için yarın ızgara köfte yapalım dedim. Normal ekmekle de güzel oluyor ama bu ekmeğin arasına sarıp yemek daha lezzetli. Bu aralar dürüm furyası var herkes ben dürüm yedim şöyle güzel bir şey böyle güzel şeklinde anlatıyordu dedim bu dürüm de ne olaki? Bildiğin tandır ekmeğine sarılma olayıymış meğersem. Böyle herkes ballandıra ballandıra anlatınca ben de çok farklı bir şey sanmıştım :).

    Köftenin tarifini daha önce yazmıştım. Buradaki tariften tek farkı içine biber salçası koyuluyor olması. Tek kişilik şiş ızgara yapmak için "çöp şiş" olarak satılan tahta çubuklara dizdik. Aynı zamanda "Çöp Kebabı" da yapılıyor bu şişlerde ama metalle arası iyi olmayanlar şiş kebaplarda da çok rahat kullanabilirler.


    Buhara Pilavı & Saray Usulü Kuzu İncik



    Malzemeler;

    • 2 su bardağı pirinç
    • 2,5 su bardağı su(et suyu)
    • 300 gr. tereyağ
    • 500 gr. kuzu kuşbaşı
    • 2 kuru soğan
    • 3 domates
    • 3 havuç
    • Tuz, karabiber, bahar

    Hazırlanışı;

    1. Pirinçleri ayıklayıp yıkayıp iki yemek kaşığı tuz döküp üstüne kaynar su ilave edilir. Bir kenarda bekletilir.

    2. Kuşbaşı etler küçük doğranır. Bir tencerede suyunu çekene kadar pişirilir.

    3. Soğanlar küçük doğranır, tereyağda kavrulur. İnce doğranmış havuçlar, küp küp doğranmış domatesler ilave edilir. Kısık ateşte biraz pişirilir.

    4. Etin üstüne ilave edilir. Kaynar tuzlu suda beklemiş pirinci yıkayıp ilave edilir. Karıştırmadan et suyu ilave edilir. Karabiber, bahar ilave edilir.

    5. Kaynadıktan sonra kapağı kapalı kısık ateşte pişirilir.(eğer tabağa çevirmeyi düşünmüyorsanız karıştırabilirsiniz)

    6. Tabağa ters çevirip servis yapılır.


    Not:Pirincin cinsine göre suyu ve pişirme süresi değişebilir. Sebzeli olduğu için su miktarı azaltılmış.





    İrem;
    Saray Usulü Kuzu İncik

    Bu tarifi ben çok severim, bunu da ilk olarak bir iftarda yemiştim (Evet gazetede çıkmıştı tarif ben de fotoğrafına bakarak bayağı bir etkilenmiştim kendisinden :)..). Ağır olsa da (ne de olsa bir saray yemeği) çok lezzetli. Tülin ablanın menüsüne de ben tavsiye etmiştim, milföyle kaplama işini de biz yaparız demiştik sen merak etme (ben istedim yapıyım birazını da bari değil mi?), yalnız o gün yapılan orijinal tarife uymadı çünkü karışıklığa geldi ve domatesler unutuldu ve sossuz oldu ama ben gerçek tarifini yazıyorum.

    Malzemeler;


  • 5 parça kuzu incik
  • 3 kaşık tereyağı
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 kaşık domates salçası
  • 1 diş sarımsak
  • 6 bardak su
  • 400 gr. arpacık soğanı
  • 200 gr. doğranmış domates
  • 1 yumurta tuz
  • 10 adet hazır milföy hamuru

    Hazırlanışı;

    1. Sarımsağı ezin. Sonra arpacık soğanlarını ayıklayın.

    2. Tereyağını tencerede eritin. İncikleri tencerede altüst yaparak 10 dakikada kızartın. Tencereden alın.

    3. Bir kaşık salça ve sarımsağı da tencereye atıp 1 dakika çevirin.

    4. İncikleri tekrar tencereye yerleştirip kısık ateşte 30 dakika pişirin.

    5. Sonra arpacık soğanlarını da atıp 30 dakika daha pişirin. Domatesleri de ilave ederek 15 dakika daha pişirip incikleri tencereden alın.

    6. Ve pişme suyunu süzün.

    7. Milföy hamurlarının çözülmesinden sonra iki hamuru birleştirip merdaneyle dikdörtgen şekli verin (Ama bence çok kalın bir hamur tabakası oluyor tek milföyü dikdörtgen haline getirmek daha güzel olur sanırım bir dahaki sefere ben öyle yapıcam).

    8. İnciği alıp milföy hamuruna arpacık soğanı ile birlikte sarın. Uçlarını sıkıca kapatın. Biz milföylerin üstte kalıcak kısmına paralel üç çizgi attık bıçakla, hoş bir görünümü oldu.

    9. Sonra hamurlu incikleri fırın ateşinde dayanıklı bir kaba yerleştirin.

    10. Üzerlerine de fırça ile çırpılmış yumurtayı sürüp 200 derece fırında üzerleri kızarana kadar yaklaşık 35 dakika pişirin.

    11. Bu arada süzülen pişme suyunu bir kaşık salça koyarak koyulaştırın.

    12. Fırından çıkarttığınız incikleri servis tabağına koyduktan sonra üzerine hazırladığımız sosu gezdirerek servis yapın.


  • Çarşamba, Mayıs 10, 2006

    Dövme Çorbası



    Mükemmel bir menü vardı. Eve dönüp hemen ekleriz dedik ama yarın bir hafta olacak. İrem'in işe yarar işleri benim işe yaramaz işlerimiz müsade etmedi. Lakin yemeği yavaş yavaş yemek daha sağlıklıymış ya biz de tarifleri öyle ekliyoruz çorbadan başlıyalım;

    Malzemeler;

    • 1 kg. yoğurt
    • 1 su bardağı dövme(yarma diyenlerde var)
    • 1 litre su
    • 1 yumurta
    • 1 yemek kaşığı un
    • Sosu için:
    • 100 gr. tereyağ
    • 1 tatlı kaşığı pulbiber
    • İnce kıyılmış 2 yemek kaşığı maydanoz
    • İnce kıyılmış 2 yemek kaşığı nane
    • İnce kıyılmış 2 yemek kaşığı dereotu

    Hazırlanışı;

    1. Dövme ayıklanır, yıkanır. Bir litre suyla yumuşayana kadar haşlanır.
    2. Yoğurt, yumurta ve un mikserle çırpılır. Haşlanmış dövmeye ilave edilir.
    3. Kaynayana kadar karıştırılır. Kısık ateşte beş dakika kadar kaynatılıp ocaktan alınır.
    4. Tereyağ eritilir. Pulbiber, maydonoz, nane ve dereotu ilave edilir. Servisten önce çorba süslenir.(Arzu ederseniz çiğ olarakta maydonoz, nane kullanabilirsiniz.)

    Akrabalar Toplantısı - 2



    Nisan'ın sonunda bir kaç akrabamız bize gelmişlerdi. O gün ayda bir böyle toplanmaya karar verdiler. Bakalım devam ettirebilecekler mi? Mayıs ayında Tülin abla'ya gittik yani 4 Mayıs'da. Bugün ayın 10'u. Aradaki 5 günlük gecikmenin sebebi gittiğim yerde kalmam ardından çok yoğun işimin çıkması ve şu ana kadar çalışmam. Şu an işimin bir kısmını bitirdiğimden bunları yazabiliyorum.

    Neyse sabah erkenden kalkıp taa Çamlıcalara kadar gittikten sonra tek bir sofrayla doymayız dediğimiz için Tülin abla sabah 11'den gece 10'a kadar kaç tane sofra kurdu hatırlamıyorum. Biz kahvaltı ve öğle yemeğinin fotoğraflarını çektiğimizden sadece bunları ekliyorum. Ben söz verdiğim gibi Kümbet Pastamı götürdüm ama menü için değil doya doya yesinler diye sadece çocuklar için.

    Menüye geçelim;

  • Dövme Çorbası
  • Zeytinyağlı Pırasa
  • Zeytinyağlı Bakla
  • Patlıcanlı Borani
  • Mayonezli Tavuk Salatası
  • Etli Sarma ve Biber Dolması
  • Buhara Pilavı
  • Saray Usulü Kuzu İncik
  • Kuru Meyve Hoşafı
  • Baklava
  • Mozaik Pasta
  • Tiramisu


  • Sanırım bu kadardı :), sanki bir şeyler unutmuşum gibi geliyor ama..


    Salı, Mayıs 09, 2006

    Ayva Tatlısı


    Hani meşhur ayvayı yemek tabiri vardır ya? Geçen gün beni epey güldürdü ama içten içten. Gelen misafirlerden biri ben hiç ayvayı yemedim dedi çünkü. Yani yiyemem, sevmem değil ayvayı yemedim. Bakınız ben bir çok kereler ayvayı yemişimdir. Her iki manada da?

    Malzemeler;

    • 10 ekmek ayvası
    • 750 gr. tozşeker
    • 1 su bardağı su

    Hazırlanışı;

    1. Ayvalar yıkanır, soyulur. İkiye bölünür, çekirdekleri çıkarılır.
    2. Ayvalar yıkanır, tencereye yerleştirilir. Çekirdekleri yıkanır, tencereye konulur.(ayvaların kızarması için şekerci boyası koyanlar var biz tabii olması için çekirdek kullanıyoruz)
    3. Şeker ve su ilave edilip kaynadıktan sonra kısık ateşte ayvalar kızarana kadar pişirilir.
    4. Kaymak, dondurma veya krem şantiyle servis yapılır.



    Perşembe, Mayıs 04, 2006

    Ekmek Aşı



    Bizim yöresel yemeğimiz diyorum ama... Ama bazen farklı yörelerde aynı yemekler yapılabiliyor. Ne diyeyim? Güzel Vatanımızın yemeği. Ya olur da Çin de falan yapılıyormuş bu yemek o vakit ne deriz bilmem? Çünkü bu ara biz İremle o kadar çok Çin yemeği muhabbeti yapıyoruz ki.
    Bayat ekmekleri değerlendirmek için yapılan bir yemek olsa da bence bu yemek vejeteryanlar için birebir.
    Lavaş ekmeklerimizi bir kaç gün önceden almıştık. Çünkü bayat ekmekle yapılıyor bu yemek. Ve lavaş ekmek bulamadığımız zaman normal ekmekle yapıyoruz. Aslına uygun olsun diyerek lavaşlarımızı aldık. Ki yine aslına tam uymadı bu ekmekler tandırda pişmiş olsaydı tam olacaktı... Bu yemeği IMBB 25 için yapmıştık, konusu bayat ekmeklerle yapılan yemeklerdi. Aklımıza hemen ekmek aşı geldi.



    Malzemeler:


    • 5 yeşil domates
    • 5 kırmızı domates
    • 2 patates
    • 5 kuru soğan
    • 4 sivri biber
    • 2 yumurta
    • 150 gr. tereyağ
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • ½ yemek kaşığı biber salçası
    • 3 lavaş ekmek
    • 1 lt. su


    Hazırlanışı;


    1. Patates, soğanlar soyulur. İrice doğranır. Domates, biberde irice doğranır.
    2. Bir tencerede önce tereyağ eritilir. İri doğranmış soğanlar hafif pembe kavrulur. Salçalar ilave edilir. Karıştırılır.
    3. Patates, biberler ilave edilir. Kısık ateşte biraz karıştırıp, domatesler ilave edilir. Suyu konulur ve sebzeler çok ezilmeden pişirilir.
    4. Yumurtalar çırpılır yemeğe ilave edip ateşten alınır.



    5. Büyük bir servis tabağına ekmekler ufak ufak doğranır. Yemek eşit olarak ekmeklerin üzerine dökülür. Beş dakika ekmeklerin yemeğin suyunu çekmesi için beklenir. Servis yapılır.


    Not:Lavaşları evde yapmak isterseniz ki biz bazen yapardık 1kg. un, su ve tuzla börek hamuru kıvamında yoğurup, 15 dakika dinlendirdikten sonra açıp,sacda veya teflon tavada pişirebilirsiniz.

    Çarşamba, Mayıs 03, 2006

    Bat


    Anne hatırı kırılmaz. Size taze yaprak aldım bir bat bile yapmadın bana diye serzenişte bulunan kişi annenizse daha çabuk kollarınızı sıvarsınız. Birinci adım kollarınızı sıvamaksa ikinci adım telefon etmek oluyor benim için.
    İreeemm!. Hani gelecem demiştin ya bende bu saatte gelsen ne yapabiliriz demiştim?
    Gel buldum ne yapacağımızı. Bu gün Tokatlı olmaya karar verdik. dedim demesine de şöyle ufak çaplı bir internet turundan sonra bu muhteşemi bir tek Tokatlıların yapmadığını bir çok ilde yapıldığınıda öğrendim. Malatya, Gaziantep v.s.
    Yine malzemeler değişiyor isim değişmiyor. Tahinli, susamlı, yer fıstıklı bir ahbab kıyma koyarmış ama bu da Kars ketesi gibi benim küçüklüğümde. İrem'in bir arkadaşı ekmekleri kızartıp yanında servis yaparmış. Alternatif çok vakit yoktu vakit akşama yaklaşmış en pratiğini ve en bildiğimizi yaptım.

    İrem bazı aksaklıklar yüzünden masayı zor çekti. Aslında çeşit tekti, çekilecek bir şey yoktu amma ben bu sofrayı İrem ve fanatik taraftar arkadaşlarına hediye ediyorum. Ben kesinlikle aynı takımı tutmuyorum. Ayrı düştüğümüz noktalardan biri. Bir sefere mahsus arkadaş jesti. Bir daha ki sefer benim renklerim var sırada.



    Malzemeler;

    • 2 su bardağı ince bulgur
    • 1 su bardağı yeşil mercimek
    • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
    • 2 kuru soğan
    • 5 domates
    • 2 salatalık
    • 2 limon suyu
    • 1 demet taze soğan
    • 1 demet maydonoz
    • 1 demet nane
    • 2 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 yemek kaşığı biber salçası
    • 1 çay bardağı nar ekşisi
    • 1 yemek kaşığı isot
    • 1 yemek kaşığı pulbiber
    • 1 yemek kaşığı sumak
    • 2 yemek kaşığı susam(olacaktı evde yoktu)
    • Tuz


    Hazırlanışı;

    1. Mercimek haşlanır süzülür. Bulgur iki bardak kaynar suyla ıslatılıp süzülür. (kaynar suyla ıslatmadan soğuk su serperek veya domates suyu serperek bulguru yoğurarak yumuşatan tarifler var fakat vakit dar olduğu için ben kolayını seçtim)
    2. Kuru soğanlar ince kıyılır. Geniş bir yerde bulgur, soğan, salçalar, baharatlar, nar ekşisi, limon suyu , susam karıştırıp yoğrulur.
    3. Domates, salatalık küçük, küçük doğranır. Taze soğan, maydanoz, nane ince kıyılır. Yoğurduğunuz karışıma mercimekle birlikte ilave edilir.
    4. Arzunuza göre sulandırılır. Ceviz serpilir ,süslenir haşlanmış yaprakla servis yapılır.(biz iki litreye yakın su koyduk, fakat içimizden biri susuz ve marulla yedi)


    Salı, Mayıs 02, 2006

    Kadayıf



    Malzemeler;

  • 750gr. Tel kadayıf
  • 250gr. tereyağı
  • 300gr. dövülmüş ceviz veya fıstık

    Şurup için;

  • 6 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • ½ limonun suyu

    Hazırlanışı;

    1. Kadayıfları 6cm uzunluğunda doğrayın. Tereyağını eritip üzerine dökün ve bütün tellerin yağlanması için yağla beraber iyice ovun.
    2. Yağlanmış kadayıfı ikiye bölün. Bir yarısını tepsiye yerleştirip sıkıca bastırın. Mesela küçük bir tepsinin arkasını kullanabilirsiniz. Ama püf noktası oldukça sıkı bir şekilde bastırmak.
    3. Bir yarısını iyice presledikten sonra arasına dövülmüş ceviz veya fıstığı serpin (biz ceviz kullandık ama fıstıklı da bir başka güzeldir hatta en güzelidir tabii fıstık sevenler için..).
    4. Diğer yarısını da serpilen cevizlerin üzerine yerleştirip. Tekrar bir tepsi yardımıyla sıkı bir şekilde presleyin. İyice dümdüz olduğundan emin olana kadar yapın bunu oldukça güç sarfediliyor :)..
    5. Tepsiyi fırına koyun. Önce üst tarafını kızartın. Üst taraf kızardıktan sonra tepsiyi bir başka tepsiye ters çevirerek diğer tarafını da kızartın.


    Eğer tepsideki halini görmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

    Şurup;

    1. 6 su bardağı şeker ve 5 su bardağı suyu bir tencereye koyup kaynamaya bırakın.
    2. İstediğiniz kıvama gelince ocaktan almadan önce limon suyunu ekleyin. Altını kapatın.
    3. Şurubu tepsiyi fırına verir vermez ocağa koymalısınız ki hem kadayıf hem de şurup sıcak olsun. Fırından çıkan kadayıfın üzerine sıcak şurubu dökün.
  • Pazartesi, Mayıs 01, 2006

    Sebzeli Piyaz



    Ben piyazı pek sevmem ama bu sebzeli halini çok sevdim. İsteğe göre başka sebzeler de eklenebilir bana göre... Ama közlenmiş kırmızı biber mutlaka olsun diyorum.

    Malzemeler;

  • 1 su bardağı akşamdan ıslatılmış kuru fasulye
  • 2 soğan
  • 1 büyük domates
  • 2 sivribiber
  • 2 közlenmiş kırmızı biber
  • Zeytinyağı
  • Maydanoz
  • Taze nane
  • Pulbiber
  • Tuz
  • 1 limonun suyu

    Hazırlanışı;

    1. Fasulyeleri haşlayıp süzün.
    2. Soğanları piyazlık doğrayıp tuzla ovun.
    3. Közlenmiş soyulmuş kırmızı biberleri, sivri biberleri ince ince doğrayın.
    4. Domatesleri küp küp doğrayın. Hepsini fasulyeyle beraber karıştırın.
    5. Maydanoz ve taze naneyi kıyıp, fasulyeye ilave edin. Pulbiber, tuz, limon suyu zeytinyağını karıştırıp piyazın üzerine gezdirin.
    6. Maydanoz ve naneyle süsleyebilirsiniz. Annem kırmızı biberlerden güller yapmıştı.
  • Sebzeli Tavuk Dolması



    Geçen haftaki menümüzden bir tarif daha ekliyorum. Bu yemeği kaç kişilik istiyorsanız ona göre but alarak hazırlıyorsunuz. Orijinal tarifte 4 kişilik için 1 bütün piliç verilmiş, kemiklerini ayıklayarak ve döverek incelterek dörde bölüp kullanılmıştı. Biz de ilk yaptığımızda bu şekilde denedik. Ama but tarafı daha lezzetli olduğundan bir de böyle deneyelim dedik. Amma.. şans bu ya o gün annemler kasapta but bulamadılar ve mecburen kemikleri ayıklanmış tavuk pirzola alıp kullanmak zorunda kaldık. Fena olmamıştı ama benim tercihim buttan yana.. Yani böylece denenmiş 3 seçenek sunmuş oldum size..

    4 Kişilik;

    Malzemeler;

  • 4 but (kemikleri ayıklanmış tavuk dolmalık; kasaplarda tarif edince hazırlıyorlar)

    Harcı için;

  • 1 soğan
  • 1 büyük havuç
  • 1 büyük kabak
  • 150gr. mantar
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 50gr. çam fıstığı
  • 50gr. kaşar peyniri
  • 100gr. tereyağı
  • Tuz, Karabiber
  • Alüminyum folyo




    Hazırlanışı;

    1. Havuç ve kabakları soyun, ince kibrit kesimi doğrayıp haşlayın. Tereyağını bir tencereye koyup kızdırın.
    2. Çam fıstıklarını kavurun, sarı hale gelince küp küp doğranmış soğanları ilave edin. Karıştırarak 1-2 dakika kavurun. Biber salçasını ekleyip çok az kavurun.
    3. Haşlanmış havuç, kabak ve ince doğranmış mantarları ilave edin. Hepsini birlikte 6-7 dakika pişirin.
    4. Tuz, karabiber ve rendelenmiş kaşar peynirini de ilave edin. Karıştırıp ocaktan alın.
    5. Kemikleri ayıklanmış butları biraz tuz ve karabiberle ovun.

    6. Küçük bir kasenin içine bu kemikleri ayıklanmış tavuk etini kenarlarından sarkıcak şekilde yerleştirin.
    7. Etin üstüne hazırlanan sebzeli iç malzemeden koyun.
    8. Kasenin kenarlarından sarkan parçaları sebzenin üzerine kapatın. Hafif yağlı bir tepsiye kapatılan taraf alta gelicek şekilde dizin. Üzerini bir fırçayla yağlıyarak biraz tuz ve karabiber serpin. Tepsinin üzerini alüminyum folyoyla kapatın. Orta hararetli fırında 30-35 dakika pişirin.


    Not: Malzemelerde eksiklik yapmışım onları düzelttim ve bir kaç soruyu cevaplıyorum;

    Tavukları eğer isterseniz,

    1- Kemiklerini kasapta tavuk dolmalık diye söyleyerek ayırtabileceğiniz tavuk but kullanabilirsiniz (butlar baget değil normal but). Biz en çok tavuk butla sevdik.

    2- Yine kemiklerini ayırtabileceğiniz tavuk pirzola kullanabilirsiniz.

    3- Veya isterseniz bir bütün tavuğun kemiklerini ayıklattıktan sonra onu dörde bölerek kullanabilirsiniz (Asıl tarif böyleydi yukarıda da açıklamıştım). Kemikleri ayıklanınca bifteğimsi bir görünüm alıyor tavuk eti, yani sarabiliyorsunuz.

    4- Kaseye yerleştirdiğiniz tavukları malzemelerini koyduktan sonra uclarını hafifçe üst üste gelicek şekilde kapatırsanız ve dikkatlice tepsiye yerleştirirseniz pişerken tavuk eti birbirine kaynıyor ve malzemesi servis esnasında veya pişim esnasında içinden çıkmıyor (yani bizim hiç çıkmadı). Kürdan vs. kullanmaya gerek duymadık ama siz isterseniz kullanabilirsiniz.

    5- Ben bunlar pişerken tavukların üstü hafif kırmızımsı olarak kızarması için kırmızı toz biber serpmiştim ama pek bir faydası olmadı, tavuğun suyunun kırmızı olması da iç malzemesindeki salçadan ve benim üstüne serptiğim toz kırmızı biberdendir.

    6- Tepside görülen tavuğun kendi suyudur, tepsi folyoyla kapatıldığı için kendiliğinden o şekilde sulandı.
  • LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...