Çarşamba, Haziran 28, 2006

Gönül Ne Kahve İster Ne Kahvehane Gönül Sohbet İster Kahve Bahane


Yılların eskitemediği dostluklar vardır. Sizin için sevinen sizin için üzülen dostlar. Kardeş kadar yakın. Bazen daha da fazla. Bir araya gelmek istersiniz hayatın çeşitli gaileleri bırakmaz yakanızı.
İşte geçen sabah vazgeçtik bütün meşgalemizden böyle eski dostlardan biriyle kahvaltı yaptık.İyi yaptık ama değil mi? Önce masayı koyayım. Sonra menüde ki sitede olmayan tarifleri eklerim .
Küçük Menümüz;

  • Zeytinyağlı karışık dolma
  • Cevizli çörek
  • Kıymalı küçük pideler
  • Domatesli biber(??)
  • Karışık Meyveli Tartalötler
  • Karışık salata
  • Salçalı Sosis


Pazar, Haziran 25, 2006

Elim Yemeğe Değdi... {Patlıcanlı Köfte Kebabı}


Sıcaklar başlayınca sanki yemek yapmak daha mı zor oluyor? İki üç gündür pek mutfak faaliyetim yoktu. Belki annem bu işi daha pratik yaptığı için diyeceğim ama değil. Yazın pek iştahım olmaz. Böyle olunca yapmakda yemekte zor. Fakat işinizi kolaylaştıran biri olunca? Sabah közlenmiş patlıcan kokusuyla uyanınca hemen mutfağa girdim ve patlıcanlara el koydum. Ama sonuçtan herkes memnun kaldı. Lakin ben yemeği tek başına yemek zorunda kaldım . Bana sadece beş dakika vermelerini istedim vermediler. Çünkü ben bunu hep yaparmışım.. Ne oldu sanki bende kendi tabağımın resmini çektim. Çıktım ön balkona biraz güneş gölge karışımlı bir fotoğraf oldu ama diğer masa çoktan karışmıştı. Dediğim gibi ben elimi sürdüm annem tüm menüyü hazırladı. Çorba ve mantarlı bulgur pilavı harika olmuştu. Tatlı olarak kirazlı parfe yaptım. Veee biz yemeğimizi yedikten saatler sonra İrem'in annesi su böreği getirdi ki belli bunu ben değil başkaları yesin diye getirmişti ah ah...Geleyim tariflere Kebap Yemek Zevki dergisinin Haziran sayısında Aver Can Hanımın sunumuydu;

Patlıcanlı Köfte Kebabı
Malzemeler:

  • 1 kg. patlıcan
  • 500 gr. kıyma
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 adet soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 3 dilim ekmek
  • 1 yumurta
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 kg. yoğurt
  • 1 fincan sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı pul biber



    Pide Hamuru Malzemesi:
  • 500 gr. un
  • Yarım paket maya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz

Patlıcanlı Köftenin Hazırlanışı:

  1. Patlıcanların saplarını kesmeden közlenir ve kabukları soyulur. Patlıcanların kararmaması için limonlu suya koyulur.
  2. Kıymaya bütün malzemeler ilave edilir, yoğrulur. Patlıcan adeti kadar parçalara bölünür.
  3. Patlıcanlar limonlu sudan çıkarılır. Bir kağıt havluyla suyu alınır.
  4. Hazırlanan köfte parçaları patlıcanların saplarına kadar gelecek şekilde sarılır.
  5. Fırında 180 derecede üstü kızarıncaya kadar pişirilir.
    Pidenin Hazırlanışı:
  6. Unu eleyin. Diğer tarafta bir kapta ılık su, tuz, şeker ve mayayı koyup mayalandırın.
  7. Unu ilave edip, yumuşak bir hamur yoğurun. Hamur kabarana kadar bekletin.
  8. Kabardıktan sonra tabak büyüklüğünde açıp yağsız teflon tavada altlı üstlü pişirin.(Hazır pide de kullanabilirsiniz.)

Servis İçin;

  1. Önce pideyi tabağa koyun. Üstüne yoğurt, kırmızı biber, yağ dökün.Hazırladığınız pidenin üstüne patlıcanlı köfteyi koyarak servise sunun.(şeklindeydi orjinal tarif a bakın kelime yanlışlığı falan olabilir onun için her ne kadar sürç-ü lisan ettiysem af ola diyorum.)


Gelelim aldığım yaptığım farklar ve aldığım sonuca. İtiraf edeyim ki Aver Hanımın yemeğininin görünüşü daha güzeldi. Çünkü patlıcanlar daha küçüktü ve zarif görünüyorlardı ve bir porsiyona üç patlıcan koymuştu. Ben hazır patlıcana konmak istediğim için bu göz zevkinden mahrumsunuz. Küçük patlıcanlarla yapınca resmi değiştireceğim. Bunun haricinde evde bir adım da baharat olarak geçtiği için köftenin baharat miktarını artırdım. Biber salçası ,zeytinyağ ,köfte baharı ilave ettim . Tembelliğim üstümdeydi pideyi hazır aldık ve köftelerin yağlı suyuyla pideleri ıslattım.(hafif) .Yine ızgara biber ve domatesle servis yaptım.(Gönüllü eleştirmenimiz ya da gurmemiz babam dedi ki yemek güzelmiş) Bulgur pilavı ve parfeyi sonra eklerim.

Pazartesi, Haziran 19, 2006

Mantar Soslu Izgara Balık ve Bir Buğulama Denemesi - YE#11

Öncelikle belirtmeliyimki balığı çok severim özellikle ızgara ve buğulamasını.. Ama pek yapmayı bilmem.. O yüzden tarifler çok farklı veya ilginç değil. Öylesine şöyle yapalım diyip ortaya çıkmış ve çok pratik tarifler.

Bizim evde balığı babam temizler, her zaman olduğu gibi yine o temizledi. Bu iki tarifde de büyük balıklardan kullanıldı, küçük balıklar kadar lezzetli olmadığından baharatlı yapmayı tercih ettim. Bu iki tarifte de çipura kullandım ama levrek daha iyi olur eminim.



Balıkları kişniş, karabiber ve toz kırmızı biberle ovduktan sonra ızgarada iki tarafını çevirerek kızarttım.

Derin bir tavada ikiye bölünmüş mantarları tereyağında suyunu çekene kadar kavurdum. İçine biraz toz kırmızı biber ve tuz, iki arpacık soğan attım. Biraz da soğanlarla kavrulurken kabbukları soyulmuş iri bir şekilde küp küp doğranmış domatesleri de ekleyip pişirdim (bence kiraz domates daha güzel olur ama o an yoktu). Mantarlı sos piştikten sonra servis tabağına alta sosu koyup üzerine ızgara balıkları yerleştirerek servis yaptım (mantar ve balık harika bir ikili).



Bunda da buğulama yapmaya çalıştım :). Teflon tavada 4 kaşık zeytinyağında ikiye bölünmüş 5-6 tane kiraz domatesi iki diş sarımsakla biraz kavurdum. Kekik ve karabiberle ovulmuş balığı teflon tavaya yerleştirip çok az su ekledim (balığı geçmiyecek kadar yani balığı buğulamaya yetecek kadar). Yarım limonu da dilimleyerek balıkların üzerine yerleştirdim. Maydanozları iri bir şekilde doğrayıp üzerine serptim. Sonuçtan memnun kaldım :).

Ton Balıklı Salata - YE#11



Gerçek şu ki evde balık pişirmek bana çok zor geliyor. Sağlık açısından tartışmasız faydalı olan bu gıdayı ben evde yokken birileri pişirse biraz yiyebiliyorum. Yani kokusunu almamalıyım. Sevenler kızmasın. Huysuzum bu yönden kabul ediyorum. Bu yüzden konserve balığı tercih ettim. Fakat bu salatayı yiyebiliyorum, hatta içinde taze soğan olmasına rağmen İrem bile yedi.
Malzemeler;

  • 1 büyük ton balık(gr.)
  • 1 demet taze soğan
  • 1 demet maydonoz
  • 1 marul
  • 2 büyük havuç
  • 10 tane kornişon turşu
  • 20 tane yeşil dolma zeytin
  • 3 tane limon
  • 1 kahve fincanı zeytinyağ
  • 3 yemek kaşığı mısır(haşlanmış,ya da konserve)
  • Tuz, karabiber

Hazırlanışı;

  1. Havuçlar diri kalacak kadar haşlanır, soyulur ve küçük küçük doğranır.
  2. Kornişon turşular küçük küçük doğranır.
  3. Dolmalık zeytinlerin yarısı küçük doğranır, yarısı süslemek için ortadan ikiye bölünür.
  4. Marul, maydanoz, taze soğan ince kıyılır.
  5. Ton balığının yağı süzülür, bir limon suyuyla harmanlanır.
  6. İnce kıyılmış, maydanoz, taze soğan, kornişon turşu, havuç ve yeşil zeytinler balığa ilave edilir.
  7. Zeytinyağ, tuz ve karabiber ilave edilip karıştırılır. Servis yapılacak tabağa alınır marul ve domatesle süslenir, mısır serpiştirilir.

Çarşamba, Haziran 14, 2006

Kirazı Dalından Yedim ???




Sanmayın ki bahçem var ya da bir bahçeye gittim. Babamın cömert mesai arkadaşı kıymış ağacına bir dal kiraz getirmiş babama. Yıllardır hasrettim dalından kiraz yemeğe. En sevdiğim meyvelerden biri olduğu için bana ağacı getirmeliydi.(e ben ağaca gidemem ya) Şaka bir yana sanırım toplarken kırılmış olmalı.
Vee siz siz olun mesai arkadaşlarınızı cömertlerden seçin. Ya tabii ki her zaman seçme şansınız olmaz bazen de babam gibi hazıra konar meyveleri bedavaya yersiniz.

Salı, Haziran 13, 2006

Ikea ve Minik Cam Süslerim{iz}



Yengem yani Sahra'nın annesi beni kızlarından hiç ayrı tutmadığından kızlarına ne alsa bana da aynısından mutlaka alır. Uzun bir zaman önce bu minik cam süsleri almıştı...
Devamı burada...

Pazartesi, Haziran 12, 2006

Vazgeçmedim {Şakşuka}


Misafirinizle birlikte bir kahvaltı yapmak ister misiniz? I hı ben de istemiştim. Belki bana has bir düşünce tarzı ama bana göre her kişiye ait bir sofra tarzı vardır. Bazı kişilere daha ciddi tarzda koyulmalı derken misafirimin misafiri geldi. İşte o vakit afalladım. Düşündüğüm tarzı değiştirsem olmayacak değiştirmedim ama işler bir parça karışık oldu. Bir kere kahvaltı etmedim yanlız başına pizzamı yedim ikincisi misafirim pizzamı yedikten sonra gelip karnını az doyurduğunu bir miktar da bizle yiyebileceğini söyledi. Yemedim. (her iki manada da)
Gelelim bu güne tarifi yazıp bitirdim ve internet koptu. Vazgeçmiyorum ve gece yarısı tekrar yazıyorum.
Menü de;

  • Pizza (ki bu zaten sitede olduğu için çekmedim)
  • Üç renkli patates salatası
  • Şakşuka
  • Limonlu parfe(tarif sitede vardı cep telefonuyla çektiğimiz resmi değiştireceğim)
    ve İrem'i tebessüm ettirmek amaçlı Şakşukanın tarifini verceğim;

    Malzemeler;

    • 3 patlıcan
    • 2 kuru soğan
    • 4 çarliston biber
    • 5 domates
    • 5 diş sarımsak
    • 1 çay bardağı zeytinyağ
    • 1 çay bardağı su
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • Tuz, karabiber
    • Süslemek için ince kıyılmış maydanoz(bizde yoktu acaba komşudan istenir mi?)

    Hazırlanışı;

    1. Patlıcanlar alaca soyulur, iri küpler halinde doğranır ve tuzlanır.
    2. Domates ve biberler doğranır. Soğan soyulur, doğranır.(ben robotta doğradım )
    3. Bir tencereye zeytinyağ koyulur.(çelik tencerde güzel olmuyor)Doğranmış soğan hafif pembe kavrulur.
    4. Patlıcanlar yıkanır, süzülür ve tencereye dökülür. Ardından domates ve biberler dökülür.(Kaşıkla sebzelerin ezilmemesi için tencereyi sallayarak karışması sağlanır)
    5. Su, şeker, tuz ve sarımsak ilave edilir. Sebzeler ezilmeyecek kadar pişirilir.
    6. Servis için tabağa alınır, maydanozla süslenir.


    İreem iyi misin? Bak sakinleşmen için parfe koydum.



  • Cumartesi, Haziran 10, 2006

    Beş Çayı & Hardal Soslu Salata



    Bugün Kumsal'la hem çalıştık hem Aksesuarlar için bir kaç işi bitirmeye uğraştık. Bitirme işi pek büyük bir sonuç vermese de çalışıyoruz bahanesiyle güzel bir salata ve sıcak patatesli açma, yanında çay keyfi (çay düşkünü insanlar değiliz maalesef ama sıcak açma çaysız olmuyor!) yaptık. Salatayı ilk olarak Kumsal yapmıştı yaklaşık 2 ay önce, bugün de beraber yaptık böylece ben de öğrenmiş oldum. Anneme açma siparişini verdim o ek olarak irmik helvası da yaptı. Fotoğraftaki çay takımı annemin çeyizinden kalma -bu yüzdendir ki sofranın fotoğrafını çekerken fincanları sürekli çiçekleri görünsün diye bir o tarafa bir bu tarafa çevirip durdu-, her ne kadar bazı fincanların kulpları kırılmış ve çoğunun desenleri hafif hafif solmaya başlamış olsa da bazıları hala sağlam (Neden kırıldı derseniz; bir zamanlar çok fazla taşınırdık, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna.. Yoksa annem kullanmaya kıyamazdı, tabi çayı küçük cam top bardaktan başkasında içmemelerini de saymazsak! O cam bardağın üzerinde bile en ufak desen olmamalıymış. Dediğim gibi pek çay kültürüm yoktur, içtiğim zaman da mümkün olduğu kadar açık bir çay ve kulpu olup rahatça tutabileceğim bir bardağı tercih ederim ve "normal bardağı tutarken parmaklarım yanıyor" dediğim için dalga geçilmişliğim de var, bu çay tiryakilerinin arasında -Sahra zaten damarlarında kan yerine çay akan biri -duymasın :)- nasıl böyle kaldım ben de bilmiyorum her neyse fazla uzun bir parantez içi oldu bu tarife geçelim).

    Hardal Soslu Salata



    2 Kişilik

    Malzemeler;

    Sosu için;

  • 1 çorba kaşığı mayonez
  • 1 çorba kaşığı yoğurt
  • 1 çorba kaşığı hardal (Malzemeleri kendi isteğinize göre azaltıp arttırabilirsiniz, biz bu ölçülerle yaptık)

    Salatası için;

  • 1 büyük domates
  • 1 salatalık
  • ½ demet lollo rosso
  • 6-7 kiraz domates
  • 1 avuç haşlanmış mısır (konserve veya dondurulmuş olabilir size kalmış ben daha önceden alıp, haşlayıp ayıklayıp dondurucuya koymuş olduğum mısırlardan kullandım)

  • Zeytinyağı


  • Hazırlanışı;
    1. Salatalıkları ve domatesleri dilimleyip tabağa yerleştirdim.
    2. Lollo rosso'nun renkli yaprak uclarını kesip bütün olarak ortaya koydum. Kalan yeşil kısımları ince ince doğrayıp etrafına yerleştirdim.
    3. 1 avuç mısırı serptikten sonra hafif zeytinyağı gezdirdim. Tuz ve limon koymadım çünkü sosunda yeterince var zaten.
    4. Mayonez, yoğurt ve hardalı Kumsal bir kasede iyice karıştırarak hazırladı.
    5. Sosu bütün salataya dökmek yerine tabaklarımızda dökmeyi tercih ettik.

    Cuma, Haziran 09, 2006

    Hoşâyendegân {Düğün şekeri, Kına kutusu, Kuruyemiş}

    "Bloga yeni bir bölüm ekledik; burada önceden yapılan, yapacağımız, internette gezerken hoşumuza giden ve ileride bir gün uygulamayı düşündüğümüz veya sadece paylaşmak istediğimiz dekorasyon örneklerini yayınlamayı düşünüyoruz."



    Aile arasında bir kına gecesi ve düğün için kendi zevkimiz ve emeğimizle bir şeyler yapmaya çalıştık.(Dostlarımızla birlikte)
    Örf ve adetlerimiz zaten güzel. Abartılmadıkça.
    Zevkli miydi? E mutluluklar paylaştıkça çoğalır, işler paylaştıkça azalır.(mıydı acaba?) Ama öğreticiydi.
    Devamı burada...

    Salı, Haziran 06, 2006

    Tatil, güller, süzme mercimek çorbası.....


    Efendim İrem durmadı dinlenmedi beni şikayet etti. Tatile gitmişim. Ben birisi için iyi dilekte bulunmayı severim. Darısı başına desem mi? Tercih senin... Fakat senin için bir mehtab fotoğrafım var ekleyeceğim ya gitmiş gibi olursun.

    Ve döner dönmez güllerim geldi. Neyse ki ilk fasıla annem yardım etti. Yoksa bitmesi mümkün değil. Hatta daha zevkli bir hale geldi diyebilirim çünkü annem her açmamış goncayı torunlarına benzettiği için daha çabuk bitti. Fakat ayıklarken zavallı bülbülün derdini anlıyorsunuz..O ne güzel koku. Dayanamadım masanın üstüne döktüm, resmini çektim. Kokusu çıkmadı.
    Gönüllü eleştirmenimiz (babam) bu sofra bezi gibi çıkmış dedi Bence değildi amma hatırı için bir resim daha çektim.



    Gitmeden bir mercimek çorbası tarifi vermiş fakat tercihimi süzme mercimek çorbasından yana kullanmıştım. Yani tatilin başı ve sonu mercimek çorbalı oldu.
    Malzemeler;


    • 1 su bardağı kırmızı mercimek
    • 1 büyük havuç
    • 1 büyük kuru soğan
    • 1 büyük patates
    • 200 gr. tereyağ
    • 2 yemek kaşığı un
    • 2 litre et suyu
    • 2 diş sarımsak
    • Pul biber, karabiber

    Hazırlanışı;

    1. Mercimekler ayıklanır, yıkanır. Bir tencereye koyulur. Soğan, patates, havuç, sarımsak soyulur, doğranır. Tencereye koyulur, iki litre et su ilave edilip pişirilir.
    2. Başka bir tencereye 100 gr. tereyağ koyulup eritilir. Un ilave edilip hafif pembe kavrulur.
    3. Pişirilen sebzeler blendırdan geçirilip ilave edilir. (Ben karıştırıp tekrar blendırdan geçiriyorum)
    4. Orta ateşte kaynayana kadar karıştırılır.
    5. Kalan tereyağ eritilir, pul biber ilave edilir. Servisten önce çorbanın üzerine gezdirilir.


    Anlayamadığım çorba neden bu kadar karanlığa gömüldü, söz bir aydınlık fotoğraf koyacağım yakında ...

    Pazar, Haziran 04, 2006

    İslim Kebabı



    Geçen gün annem islim kebabı yaptı. Normalde patlıcanlarını yağda kızartarak yapardı bu sefer yağsız bir şekilde teflon tavada kızarttığı için çok hafif ve bence daha lezzetli oldu.

    Malzemeler;

  • 6 patlıcan
  • 7 domates
  • 5 dolmabiber
  • 2 diş sarımsak
  • 300 gr. kuşbaşı dana veya kuzu eti
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 2 kaşık tereyağı

    Hazırlanışı;

    1. Önce etleri tencerede üzerini geçiçek şekilde su koyup kaynatın.
    2. Patlıcanları tamamen soyup uzunlamasına dilimleyin, teflon tavada yağ koymadan iki tarafını da kızartın.
    3. İki dilim patlıcanı çarpı şeklinde üst üste koyun pişen etlerden tam ortasına koyup önce altaki dilimi üst üste gelicek şekilde sonra diğer dilimin uçlarını üst üste bohça gibi getirin.
    4. Üzerine bir dilim domates bir dilim biber (eğer isterseniz bir tane de mantar koyun, biz de o an olmadığı için koymadık) koyup üzerine kürdan batırın fırın kabına dizin.
    5. Tencereye kalan domatesleri rendeleyin yağı koyun sarımsağı rendeleyin tuz, biber salçasını, pulbiberi koyup kaynatın haşladığınız etin suyunu koyup biraz daha kaynatıp.
    6. Fırın kabına yerleştirilen patlıcanların üzerine döküp. Fırında kızarana kadar pişirin.
  • Cumartesi, Haziran 03, 2006

    Kitap Ayraçlarımız ve Spagetti



    Bugün için büyük heveslerle ve kendimize güvenle ne planlar yapmıştık.. Ama ne zaman böyle kendinden emin planlar yapsa insan hiç biri istediği gibi olmuyor. Kumsal'la kitap ayraçları yapmaya başlamıştık son işlerini halletmek üzere bugün buluştuk ve spagetti yiyelim dedik, biz böyle konuşurken annem spagetti yapsam sen de yer misin dedi. Hımmm tabi sen yap yeriz biz dedik :). Tam yapmaya başlıyacakken sürpriz misafirler geldi. Bu spagetti'nin sekteye uğraması.. Bir kere böyle başladı ya devam etmesi şart.. Annemi beklerken aç midelerimizle ayraçları yapalım bari biz dedik. Ve ikinci sekteye uğrayan işimiz; ayraçlardan biri bir türlü yapılmak istemedi nedense :). Ama benim ne kadar inatçı olduğumun farkında değil bu ayraç. İntikam soğuk yenen bir yemektir diyerek bir köşeye fırlattım onu. Yakında tekrar görüşücez. Kill Bill'den alıntı yapmışken devam ediyim; You and I have an unfinished business! (Ayraca söylüyorum bunu tabii..)

    Neyse en nihayetinde spagettimizi yedik, karnımızı doyurduk, biri hariç 3 tane ayracımızı tamamladık; Kumsal Aksesuarlara ekledik.


    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...