Salı, Ağustos 29, 2006

Küçük bir iftar sofrası


Malum üç ayların ikincisindeyiz, Ramazan'a da az kaldı. Dün babam oruç olduğu için ufak bir iftar sofrası hazırlayalım dedik. İlginç olarak dün hiç sakarlık yapmadan hatta parmağımı bile kesmeden ortaya 3 yemek çıkartabildim ve hepsi de beğenildi. Son yaşadığım gnocchi faciasından sonra bu güzel bir şey.. Menü şöyle;

  • Tarhana Çorbası
  • Zeytinyağlı domatesli patlıcan
  • Kremalı, mantarlı ve sebzeli Tagliatelle
  • Karışık salata
  • İftariyelik olarak; peynir, zeytin ve bir kaç reçel
  • Kavun





  • İftar sofralarında olmazsa aranan, olunca da pek yenilmeyen kahvaltı çeşitleri sanırım yemek biraz gecikince atıştırma amaçlı iyi gidebiliyor. Ama sofradakileri memnun etmek için muhakkak konulur..


    Salatada farklı bir malzeme yok, marul, salatalık, maydanoz, domates bunlara ilaveten farklı olarak tere doğradım. Taze otların zamanı geçiyor sanırım epey özleyeceğiz..


    Pazartesi, Ağustos 28, 2006

    Frape


    Yazın sıcak günlerinde iki sefer deneyebildim. Neden derseniz soğuk içip yataktan kalkamamak var işin içinde. Bir türlü alıştıramadım şu bünyemi soğuk içip keyif yapmaya. Kardeşim yurtdışı gezisinde içmiş tarif verdi bana ama üç ayı geçmiştir. Sonra yazmadan bir gezindim internette. Vah bize bu nimet çoktan yapılıyormuş sadece biz bilmiyormuşuz.
    Malzemeler;

    • 1 su bardağı soğuk süt
    • 1 çorba kaşığı nescafe
    • 1 yemek kaşığı toz şeker
    • Kırılmış buz küpleri

    Hazırlanışı;

    1. Süt, nescafe, toz şeker blendırda çırpılır. Sonra kırılmış buz küpleri ilave edilir.
      Doğrusu ben buzları kıramadım. Bunu sanırım makineyle yapıyorlar. Farklı bir şekilde kıramazdım. Çünkü saat gecenin ikisiydi. Buzları tam koydum. Bir de uyarı çırpınca çok köpürüyor sütünüzü buna göre ayarlayın.

    Halbur Hurması


    Öncelikle halburdan başlıyayım bilmeyenler için. Bazı yerlerde kalbur olarakta geçiyor. Bu gün kullandığımız elek veya süzgeçin deriden yapılmış şekli. Deri bir çok işleme tabi tutulduktan sonra iplik kadar incelip tahtaya geriliyormuş.
    Hamura şekil veriken üstünün tırtıklı olması için kullanılıyormuş. Biz rendeyle idare ettik.
    Kızartırken tereyağ kullanmak ayrı bir lezzet veriyor. Bazen annemin ufak hileleri oluyor (sıvıyağ karıştırmak gibi). Ve hemen anlaşılıyor. Kahvaltılar için kolay ve hoş bir tarif;

    Malzemeler;

    • 1 yumurta
    • 1 çay bardağı tereyağ
    • 1 su bardağı süt
    • 1 yemek kaşığı sıvı yağ
    • Yarım paket kabartma tozu
    • Tuz
    • Aldığı kadar un
    • Kızartmak için

    Hazırlanışı;

    1. Bütün malzemeler karıştırılarak yumuşak bir hamur yoğrulur. Ceviz büyüklüğünde parçalar alınarak elde sıkılıp resimdeki şekil verilir.
    2. Tereyağda kızartılır.

    Pazar, Ağustos 27, 2006

    Duyuru

    www.lezize.com alan adımızdan bloga dünden beri ulaşılamıyor. Yaptığım ilgisiz görüşmelerden sonra alan adı aldığım yerde bir çalışma olduğunu ve çalışma biter bitmez tekrar kullanılabileceği cevabını aldım, umarım bir an önce düzeltirler bu sorunu...

    Cumartesi, Ağustos 26, 2006

    Glaçons chocolat d'été

    Fransızcam çok zayıftır ama anlamı aşağı yukarı "Yazın Çikolatalı Buz Küpleri" demektir sanırım. Tarif Nordljus'da gezerken dikkatimi çekti; çikolata, buz, süt, soğuk bunlar yeterince ilgi çekici sanırım. Bir kaç gündür sabah akşam birer bardak bundan içiyorum. Hazırlanması da çok kolay.



    Malzemeler;

    4 kişilik

    Çikolata küpleri için;

  • 200 ml süt
  • 50 ml su
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 70 gr bitter çikolata (parçalanmış)

    Vanilya aromalı süt için;

  • 600 ml süt
  • 1 vanilya çekirdeği (ben 1 çay kaşığı şekerli vanilin koydum)
  • 40 gr şeker

    Hazırlanışı;
    1. Çikolatalı küpler için, süt, şeker, su ve kakaoyu bir tencereye koyup kaynatın. Kaynadıktan sonra ateşten alıp parçalanmış 70gr çikolatayı içine atıp iyice erimesini sağlayın. Bir kenara koyup soğumaya bırakın.
    2. Vanilyalı süt için, süt, şeker, vanilya bir tencereye koyup kaynatın. Soğuduktan sonra buzdolabında bir gece bekletin (ben buzdolabına koyulabilecek soğukluğa gelince süzerek bir şişeye doldurup ağzını kapattım çünkü süt kaymaklanabiliyor süzmenizi tavsiye ederim ve buzdolabında bir gece bıraktım).
    3. Soğuyan çikolatalı sütü buz kalıplarına dökün, dikkatlice buzluğunuza yerleştirin (buzluğun içine çikolatalı karışımın dökülmesi ihtimalini düşünmek istemiyorum).
    4. Ertesi gün içmeden önce bardaklarınızı buzdolabında iyice soğumaları için bir süre bekletin. İçerisine buz küplerinden istediğiniz kadar koyun. Üzerine soğuk vanilyalı sütü doldurun. Voila!
  • Cuma, Ağustos 25, 2006

    Gezinti {Sarmaşıklar, Yalnız Sokak Lambaları, Boş Banklar ve Utangaç Kedi}


    Akşam üstü özel olarak bizim için hazırlanmış yapay doğamızda bir gezinti yaparak national geographic ruhu yakalamak istedik ama, özenle dizilmiş taşlı yollardan çıkıp ağaçların arasına girdiğimizde her an böcekler saldıracakmış kuruntusu yapmaktan psikolojik olarak kaşınmaya başlayınca o yazı dizilerini sadece okumaya devam etmemiz gerektiğine karar vermiş bulunuyoruz.. Çocukken ağaçlara nasıl tırmanıyordum acaba, şimdi en ufak böceği uzaktan gördüğü an kaşınmaya başlayan ben.. Devamı burada...

    Çarşamba, Ağustos 23, 2006

    Ölmeden Önce Yiyeceğiniz Şeyler?

    Bu konu nereden çıktı çok da karamsar görünüyor diyebilirsiniz.. İlk olarak bir öğleden sonra oturup kanalları karıştırırken BBC Prime'da Ready Steady Cook'un çikolata renkli (ama tam anlamıyla bitter çikolata) aşçı-sunucusu Ainsley Harriott "ölmeden önce yemek istediğiniz 50 şey" adında bir listeden bahsederken durdum, sonra listenin şu an hatırlayamadığım sırasında ve hatırlayamadığım bir kişinin en son yemek istediği şey üç katlı devasa bir hamburgerin nasıl yapıldığını seyretmeye başladım.. Derken bu bende çok katlı bir hamburger yapma isteği uyandırdı ki muhtemelen o an çok açtım ve bir kaç gün sonra Kumsal'la bu çift köfteli hamburgeri yapmıştık. Ardından karnım doyunca konuyu da listeyi de unuttum. Televizyonla pek yakın yaşamadığımdan dolayı da bir daha programa rastlamadım.

    Ama bugün, yani sabahın bu erken saatlerinde The Traveler's Lunchbox'a bakarken Melissa'nın bu konuyu bloglar alemine taşıdığını gördüm. Hepimiz en son neler yemek isterdik diye sıralayım demiş. Şahsen o an bir şey yemeği düşüneceğimi pek sanmıyorum. Yani düşüneceğim en son şey yemek olurdu herhalde.. Ne kadar güzel destek oluyorum değil mi?

    Melissa'nın da dediği gibi sürekli böyle listeler yapılmıştır ölmeden önce hangi kitapları okumak istersin, hangi filmleri seyretmek istersin, nerelere gitmek istersin, kimler yanında olsun istersin.. İşin özü o an ne yapıcağın değil de daha çok o an gelmeden yapmak istediklerini yapıp işin sonunda pişman olmamak herhalde ve tabi eğlence olsun bir konu olsun, konuşalım, düşünelim vs.

    Lost izleyenleriniz varsa bilirler; Desmond bir kitap saklamaktadır. Kitabı hiç okumamıştır ve yıllardır okumamakta ama sürekli yanında taşımaktadır. Çünkü kitap o kadar güzeldir ki tam anlamıyla okumaya kıyamamaktadır ve hayatının en güzel anında veya en çok istediği anda kitabı okumak (kitabı hatırlayamıyorum şu an) istemektedir. Ama (spoiler vermiyim şimdi izlememişler için) tehlikeli bir anda ilk saldırdığı şey kitap olmuştu -gerçi fazla da bir şey yok doğal olarak o ortamda ama..-eminim içinden "neden okumadım!" gibi bir düşünce geçmiştir.. Bazen düşününce Desmond'a hak veriyorum öyle güzel ve harika kitaplar varki insan bittikten sonra, tekrar okuyup aynı heyecanı yaşamak için nasıl yapsam da unutsam ve tekrar baştan okusam diyebiliyor..

    Olaya farklı açılardan bakmak mümkün elbet; bunlar boş şeyler öldükten sonra ne önemi var herşey boş vs. Dediğim gibi böyle ağır düşüncelere girmeksizin sadece eğlence olsun diye, konumuza ve yaptıklarımıza çok uygun olarak, acaba neler yemek isterdiniz diye soruyorum? Şimdiye kadar hiç tadmadığınız ve çok merak ettiğiniz tadlar veya en sevdiğiniz yemekler de olabilir...

    Bana gelince henüz karar veremedim hala düşünmedeyim!! Karar verme noktasına gelince hiç bir şey yeterince güzel gelmiyor nedense.. (Genellikle kararsızlıkla zor beğenme arası bir yerdeyimdir)

    BBC'nin listesi burada. Bu listede çikolatadan çin yemeğine ve ilginç buldum kebap da var. İskender yemek isteyebilirim mesela kebap demişken.. Hayır hayır daha tam olarak karar vermedim. Daha önce hiç tadmadığın bir şey yemek biraz riskli olabilir çok berbat bir tadı vardır mesela?.. Sevdiklerim arasından,

  • Çikolata

    yemek isteyebilirim gerçekten, taze

  • Ay çöreği de olabilir.

    Şu ana kadar hiç tadmadığım ama çok merak ettiğim bir yiyecek var mı diye düşünüyorum...

  • Tavşan veya keklik eti diyerek şimdilik nokta koyuyorum.

    Kimseyi "Haydi söyle bakıyım neler yemek isterdin" diye cevap vermek zorunda bırakmak istemiyorum, o yüzden isteyen herkes yazabilir. Sonrasında bunlar seçilip yapabilir, size kalmış..
  • Salı, Ağustos 22, 2006

    Şeftalili Buzlu Çay



    Malzemeler;


  • 2 yemek kaşığı çay (earl grey)
  • 1 şeftali
  • 1 su bardağı portakal suyu
  • ½ limon suyu
  • Bolca buz
  • Taze nane yaprakları

    Hazırlanışı;
    1. 2 yemek kaşığı çayı kaynamış suyla küçük bir demlikte demleyin.
    2. 5-6 dakika sonra demlenmiş çayı, yarısına kadar buzla doldurulmuş sürahiye süzerek boşaltın.
    3. Buzlar eridikten sonra limon suyunu ekleyin ve gerekiyorsa soğuk su ekleyin, isterseniz içine bir kaç tane nane yaprağı atın (ama nane yapraklarını çok fazla bekletmeyin zamanla acılaşabiliyor, bir kaç saat sonra çıkartın veya istediğiniz aromaya gelince).
    4. Blender veya rondoda şeftaliyi kabuklarını soyup atın, portakal suyunu da koyup iyice püre haline gelinceye kadar çekin.
    5. Bardağa istediğiniz kadar buz, üzerine soğuk çayını en üste de şeftali püresinden bir - iki çorba kaşığı koyun.
  • Süs Biberleri ve Biberli Sos



    Balkonda oturup bir şey yemeden durulmaz ya? Masada gördükleriniz tanıdık şeyler artık. Ama bilmeyen varsa yazayım. Tombul sandviç ekmeklerine takıldım kaldım bu yaz. Tereyağda kızarmış dolma biber bizim vazgeçilmezimizdir. Birde benim vazgeçilmezim biberli sos var ki bunu yazın hazırlayıp kavanozda ya da derin dondurucuda saklayabilirsiniz. Sabah ve ikindi çaylarında özellikle kısır ve bulgurlu salatalarla harika oluyor:
    Malzemeler:

    • 4 domates (kabukları soyulmuş ve rendelenmiş)
    • 4 diş sarımsak
    • 1 demet süs biberi(yaklaşık 20 tane)
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağ

    Hazırlanışı;

    1. Bir tencereye önce zeytinyağ, ardından rendelenmiş domatesler konulur.
    2. Kaynadıktan sonra sapları alınmış biberler ve soyulup ikiye bölünmüş sarımsaklar ilave edilir. On dakika kısık ateşte kaynatılır.
    3. Biberler ezilmeden ateşten alınır. Soğuyunca arzuya göre kavanozda veya derin dondurucuda saklanır.

    Turnaların Gitme Zamanı



    Kuşları çok severim. Çok uzakta oldukları için mi bilemem ama başka bir yeri vardır bende. Hep söylerim hayvanları severim ama uzaktan elleyemem, korkarım.(övünmüyorum yeriniyor um ama elimde değil) Kuşları elleme ya da onların size dokunma ihtimali az.(evcil olanlar hariç)
    Kuzenim lasik ameliyatında olduğu için sıkıntıyla kendimizi balkona attık. Her ne kadar ailede bu ameliyatı olan üç kişide bir sorun yaşamasakta heyecan oluyor. Gördüğümüz manzara bizi bir nebze olsun oyaladı, çok hoştu paylaşmak istedim.
    Bu güzel varlıkların yolculuğu bir parça da hüzün verdi bize çünkü bir kaç gün sonra bizim göçmen kuşlarımızı(teyzemleri) yollayacaktık. Evet her ikiside uçuyor, sizi bırakıp gidiyorlar. Biri kendi kanatlarıyla, diğeri uçakla ne farkeder ki? Devamı sahra da

    Salı, Ağustos 15, 2006

    YE#13 - Salata

    Bu etkinlik çok verimli geçti, salata yapmak hem kolay hem zor bilemiyorum öyle salatalar varki malzemeleri doğramakla bir kaç saat geçebiliyor, öyle salatalar varki iki dakika içinde hazır. Bol malzemeli olanları ana yemek olarak bile tüketilebiliyor. Tabii sıcak yemeğin veya çorbanın yerini hiç bir şey tutamaz, ama bu yaz günlerinde taze sebzenin de bol olduğu günlerde en çok yapılanlar arasında bu salatalar. Bu güzel tema için Yemek Cini'ne teşekkür ediyoruz.

    Ve Salatalar Listesi;

    Lübnan Ekmeği ve Domates Salatası
    Ton Balıklı Semizotu Salatası
    Semizotu ve Domatesli Izgara Kabak Salatası
    Şef Salatası
    Escalivada {Escalivar}
    Sezar Salata
    Tel Şehriyeli Tavuk Salatası
    Biber Salatası
    Ratatouille

    Lübnan Ekmeği (Pita) ve Domates Salatası



    Lübnan kelimesini görünce aklınıza hiç iştah açıcı ve güzel şeylerin gelmediğine eminim... Dünya üzerindeki en güzel kültür ve başkentlerden birine sahip ama şimdilerde (aslında genelde de diyebiiriz) sokakları kan revan içinde gezen çocuklarla dolu bu ülkenin yok olmasını, bazıları ellerinden hiç bir şey gelmediği, bazıları ise "canı" yok olmasını istediği için oturup seyrediyor, ama sonuçta iki taraf da sadece seyrediyor... Bazıları televizyon karşısında bir toplumun gelecek neslini yok etmek için kadın ve çocukları öldürmekten zevk alabilen karaktersiz ve korkaklara belâ okurken, bazıları da bahanesini nasılsa o an uydururuz diyerek ilerideki katliamlarını hesaplıyor... Her ne kadar tarihte bazı hatalar yapmış, yıllarca iç savaşla boğuşmuş ama yine de yıkılmamış, başı beladan hiç kurtulmamış olsa da hiç kimseden yardım göremeyen, haince saldırılmış bu ülkenin bunu da atlatacağını ümîd ediyorum.

    Lübnan mutfağıyla bizim mutfağımız arasındaki benzerlik yemeklerin ve tadların ayırdedilemeyeceği kadar çok... Aynı yemekleri yememizin yanında farklı yemeklerimiz de ağız tadımıza uyuyor. Orta Doğu mutfakları arasında en çok salata ve meze çeşidine sahip diyebiliriz.

    Malzemeler;

  • 2 pita ekmeği (pita ekmeği de bildiğimiz pide olduğundan ve vaktim olmadığından ben ince pide kullandım)
  • 1 + 1/2 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 çay kaşığı nar ekşisi
  • 1/3 su bardağı zeytinyağı
  • 1 su bardağı doğranmış maydanoz
  • 1/2 su bardağı doğranmış taze nane
  • 1/4 su bardağı doğranmış semizotu
  • 900 gr. domates (dilimlenmiş -eğer bulabilirseniz yarısını sarı domatesle de yapabilirsiniz çok hoş bir görüntüsü oluyor)

    Hazırlanışı;
    1. Pita ekmeklerini veya pideleri fırında ızgara bölümünde hafif kızartın. Fırından çıkarıp soğutun. Soğuyunca ısırıklık parçalara bölün.
    2. Limon suyu, nar ekşisi ve tuzu iyice çırpın. Sonra zeytinyağını ekleyin ve çırpın.
    3. Domatesleri iri iri dilimleyin -ben kabuklarını soydum.
    4. Ekmekleri, domatesleri ve otları derin bir karıştırma kabına alın, sosla karıştırırken domateslerin ezilmesini istemezsiniz. Hazırlanan sosunu da döktün sonra harmanlayın ve servis tabağına alın. Ekmeklerin salatanın suyunu çekip yumuşamasını istemiyorsanız bekletmeden tüketin veya ekmeklerini son anda ekleyin.
  • Ton Balıklı Semizotu Salatası


    Malzemeler:

    • 1 kutu ton balığı
    • 1 demet semizotu
    • 1 limonun suyu
    • 2 diş sarmısak
    • 1 yemek kaşığı mayonez
    • 1 tatlı kaşığı hardal
    • 1 yemek kaşığı kıyılmış dereotu
    • 4 yemek kaşığı zeytinyağ

    Hazırlanışı:

    1. Semizotlarının sap kısımlarını kesin. Yapraklarını iyice yıkadıktan sonra süzün.
    2. Çukur bir kaba mayonez, zeytinyağ, limon suyu, dövülmüş sarmısak, dereotu, hardal karabiber ve tuz koyup çırpın.
    3. İçine semizotlarını atın. Sos, semizotlarına iyice karışmalı. Semizotlarını salata tabağına alın. Ton balığını üzerine koyup limon dilimleriyle süsledikten sonra servis yapın.

    Semizotu ve Domatesli Izgara Kabak Salatası



    Semizotunun hem ıspanak gibi pişirilen yemeğini hem de salatalarını severim ama yoğurtlu olanını değil.. Bu yüzden Semizotuyla yapılan salataları ararken Epicurious'da 3 farklı salata tarifi buldum, en değişik olan iki tanesini Soğan Çorbası yaptığım gün yaptım, üçüncüyü eledim. Bu iki tarifi de sadece üç kişi olduğumuz ve iki çeşit salata yaptığım için ölçülerini yarıya indirdim ama size tam ölçüleri yazıyorum. Ara soğuk olarak ½ ölçüler 4 kişiye rahat rahat yetiyor. Eğer hafif bir öğün istiyorsanız bir çorba ve pirinç pilavının yanında çok güzel bir menü... Ama bir dahaki sefere ızgara köftenin yanına yapmayı düşünüyorum.

    Malzemeler;

  • 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 3 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 yemek kaşığı küp küp doğranmış kuru soğan
  • 1/4 yemek kaşığı dijon hardal
  • 1/2 yemek kaşığı tuz
  • 1/3 su bardağı zeytin yağı + biraz da kabaklara sürmek için
  • 1/4 çay kaşığı karabiber
  • 3 yemek kaşığı doğranmış maydanoz
  • 4 su bardağı doğranmış semizotu (eğer küçük yapraklıysa doğramayın)
  • 300 gr. kiraz domates (ikiye bölünmüş -ben kabukları soyulmuş iri küpler halinde doğranmış normal domates koydum)
  • 4 kabak

    Hazırlanışı;
    1. 1 kasede, limon kabuğu, limon suyu, soğan, hardal, tuzu iyice çırpın. Zeytinyağını ekleyin birbirine karışıncaya kadar çırpın. Karabiber ve maydanozunu ekleyin, çırpın ve bir köşeye koyun.
    2. Kabakları uzunlamasına ikiye bölün, iki tarafına da zeytinyağı sürün. İsterseniz bir ızgarada isterseniz ateşte veya bir kızartma tavasında önce kesilen tarafını sonra diğer tarafını kabaklar pişene kadar közleyin.
    3. Közlenmiş kabakları diyagonal olarak 1,5 cm genişliğinde parçalara kesin.
    4. Domates ve semizotuyla karıştırın, sosunu dökün. Servis yapabilirsiniz...
  • Şef Salatası



    Bu hangi şefindir bilemem. Lakin epey büyük bir şefin olmalı malzemeleri yıkaması, hazırlaması, servisi bir saatimi aldı. (belki benim elim ağırdır) Neyse ki bekleyenlerin sabrı taşmadan sofraya götürebildim. Malzemeler dedim aklıma geldi ben bazı malzemeleri değiştirdim. Füme dil bulamadım belki alış veriş sürem kısaydı belki ben göremedim. Babam kırmızı et yemiyor şu günler bazı bozuk çıkan tahlilleri yüzünden hindi jambonu bu yüzden tercih ettim.
    Malzemeler:

    • 1 adet göbek marul
    • 1 yemek kaşığı sirke
    • 2 yemek kaşığı eski kaşar rendesi (tercihen Kars kaşarı)
    • 3-4 dilim dana jambonu(hindi jambon kullandım salata sesini çıkarmadı)
    • 2 adet tavuk kalça eti (haşlanmış ve derisi, kemikleri ayrılmış)
    • 4-5 dilim füme dil (bir parça ton balığı kullandım)

    Sosun Malzemesi
    Vinegret sos için;

    • 1 adet orta boy domates
    • 3-4 dal maydanoz
    • 1 adet çarliston biber
    • 2-3 adet kornişon turşu
    • 1 limon suyu
    • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 yemek kaşığı mayonez
    • 1 tatlı kaşığı acı hardal
    • Tuz, karabiber, pul biber

    Hazırlanışı:

    1. İyice yıkadığınız göbek marulu 20 dakika sirkeli suda bekletin. İncecik doğrayıp, servis tabağına alın.
    2. Üzerine kaşar rendesi, jambon dilimlerini, iri parçalara ayrılmış tavuk etini ve füme dil dilimlerini yerleştirin.
    3. Sos için önce domatesi tavla zarından daha küçük boyutlarda doğrayın. İnce kıyılmış maydanozu, çok ince doğranmış çarliston biberi, tavla zarı formunda doğranmış kornişonlarla birlikte bir kaseye alın.
    4. Üzerine limon suyu, hardal, mayonez ve zeytinyağı gezdirerek iyice karıştırın. Daha sonra servis tabağındaki salatanın üzerine gezdirerek servis yapın.

    Escalivada {Escalivar}



    "Bu kez Katalonyadayız; İspanya'nın kuzey doğusunda özerkliğini yakın geçmişte kazanmış bu şirin ülkenin başkenti ise Barcelona, şu an arkamızda gördüğünüz bina günümüz parlomento binası birazdan şehrin en güzel "Escalivada" yapan restaurantına gidip bu şahane salatayı tadabileceğiz; önümüzdeki programdaysa Fransa'nın Ratatouille'inin tarifini orijinal Fransız şeflerden sizler için alıcam..." şeklinde gezerek bir Katalonya belgeseli sunmak isterdim ama şu an sadece Williams-Sonoma'da bulduğum Escalivada'nın tarifini yazabiliyorum.

    Bu ayın etkinliğini çok sevdim, en sevdiğim şey salataların tema olması harika..

    Escalivar
    olarak da bilinen Escalivada aslında Katalonya mutfağından geliyor. Escalivar; "kızgın külde pişirmek" demek, yani bildiğimiz "közlemek". Aslında Ratatouille'e çok benziyor, bazı yazarlar Escalivada'ya Katalonya tarzı Ratatouille de derlermiş. Escalivada'nın başka yapım tarzları var mı diye araştırırken Wikipedia'da aslında Ratatouille'den ziyade "Mishwiyya" denilen bir Tunus salatasına benzediğini yazıyordu. Ratatouille'i zaten yapmıştım bir de karşımıza mishwiyya çıktı bunu da yapıcam galiba (Tunus diyor hem de karşı konulamaz) ama bu araştırma işine bir son veriyorum çünkü salata yapmanın sonu gelmiyecek yoksa. Ayrıca ratatouille'e daha çok benziyor çünkü mishwiyya'da patlıcan yok.

    Malzemeler;

  • 2 kırmızı soğan
  • 1 su bardağı zeytinyağı
  • 3 patlıcan
  • 3 domates
  • 2 kırmızı biber
  • 1/2 su bardağı limon suyu
  • 3 diş sarımsak
  • Tuz ve çekilmiş karabiber
  • Süslemek için maydanoz

    Hazırlanışı;
    1. Soğanları iyice yıkayın ve kabuklarını soymadın üzerilerine zeytinyağı sürerek bir tepsiye yerleştirin. Yumuşayıncaya kadar -yaklaşık 40 dk.- 200 derece ısıtılmış fırında közleyin (tepsiye yağlı kağıt serdim).
    2. Patlıcanı çatalla bir kaç yerinden delin, soğanların yanına dizin. Domatesleri ve kırmızı biberleri de tepsiye koyun.
    3. Patlıcanları, domatesleri ve kırmızı biberleri közlenince alın. Soğuduktan sonra kabuklarını soyun.
    4. Patlıcanları şerit halinde, domatesleri de küp küp doğrayın ve sularının süzülmesi için bir eleğe koyup bekletin.
    5. Kırmızı biberleri de şerit halinde doğrayın.
    6. Soğanlar yumuşayınca fırından çıkarıp kabuklarını soyun ve halka halka doğrayın.
    7. Sebzeleri karıştırın.
    8. Zeytinyağı, rendelenmiş sarımsak, limon suyu, tuz ve karabiberi iyice çırpın, salatanın üzerine gezdirin.
    9. Maydanozla süsleyebilirsiniz.
  • Sezar Salata


    Sezar Salatası?nın, Jül Sezar ile alakası yok; Cearar Cardini isimli, Meksikalı bir restoran sahibi tarafından, mutfaktaki artıkları değerlendirmek amacıyla yapılmış. Ama yine de Bürütüsle alakası vardı bence çünkü marul acı çıktı. Diğer kısmı güzeldi.
    Malzemeler

    • 1 adet göbek salata
    • 4,5 yaprak roka
    • 4 yemek kaşığı sıvı yağ
    • 1 tavuk göğsü
    • 100 gr. eski kaşar
    • 2 yemek kaşığı tereyağ
    • 3 adet tost ekmeği
    • Pul biber , kekik

    Sosu için;

    • 2 diş sarımsak
    • 4-5 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 2 adet limon
    • Tuz , karabiber
    • 1 yemek kaşığı mayonez
    • 1 tatlı kaşığı hardal

    Hazırlanışı;

    1. Tost ekmeklerinin kenarlarını kesip, küp küp doğrayınız. Bir tavaya iki kaşık tereyağ koyup pul biber, kekik ilave ederek kızartılır.
    2. Bir tavada iki kaşık yağda ince uzun kesilmiş tavuk etleri hafif pembe kızartılır.
    3. Göbek salata, roka yıkanıp, salata kasesine el ile doğranır.
    4. Eski kaşarı rendeleyin. Limonları sıkınız. Göbek salataların üzerine kıtır ekmekleri,tavuk etleri koyulur.
    5. Ayrı bir kasede zeytinyağı, mayonez, hardal limon suyu, dövülmüş sarımsak tuz ve karabiberi karıştırıp sosunu hazırlanır. Sosu salatanın üzerine döküp, rende peynir ile süsleyiniz.

    Tel Şehriyeli Tavuk Salatası



    Tarifin aslını çerkez tavuğu tarifi ararken Yemek Zevki blogunda buldum. Tarifi eklemeyi etkinliğe saklamıştım.

    Malzemeler adet vs. olarak belirtilmemişti, o yüzden ben de yaparken göz kararı yaptım ve ne kadar maydanoz ne kadar dereotu koyduğumu hatırlamıyorum (yarım demet kadardır sanırım), yani normalde bir salatada ne kadar olmasını istersem o kadar koydum. Şehriyeyi de orijinal tarifine göre yarı yarıya ekledim bana göre 2 bardak çoktu. Ama çok lezzetli bir salata oldu içindeki herşey çok güzel... Son bir tavsiye veriyorum, eğer değirmeniniz varsa sumağı toz halinde çekin veya çok iyi çekilmiş olanından alın. Bir de sanırım tavuğu didikleme kısmını epey abartmışım şehriyelerle ayırt edilemiyordu, bir dahaki sefere daha iri bir şekilde parça pinçik ediceğim (bu işin pratik bir yolu varsa bilmek isterim açıkcası -maydanoz doğramak bile daha zevkli ama mantı kapatmakla kıyaslayamıyorum sanırım başa başlar sıkıcılıkta).

    1 su bardağı tel şehriyeyi rengi koyulaşana kadar sıvı yağda kavurun, yarım su bardağı su ekleyip pilav gibi pişirin, demlenmeye bırakın. Haşlanmış tavuk göğsünü (yarım tavuk göğsünden biraz az) didin. İnce kıyılmış taze soğan, maydanoz, dereotu, limonlu suda haşlanıp küçük küçük doğranmış mantar, közlenmiş kabukları soyulmuş kırmızı biber, ince doğranmış salatalık turşusu, mısırı didilmiş tavuk ve tel şehriyeyle harmanlayın.

    1 kasede limon suyu, ince çekilmiş sumak, nar ekşisi ve tuzu iyice çırpın; sonra zeytinyağını ekleyip biraz daha çırpın. Salataya döküp karıştırın.

    Biber Salatası



    Çok kolay ama lezzetli bence.
    Malzemeler;

    • 7, 8 sivri biber
    • Yarım limon suyu
    • 3 diş sarımsak
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
    • yarım su bardağı sıvıyağ
    • 1 küçük kase yoğurt

    Hazırlanışı;

    1. Biberleri iri iri doğrayın. Kızgın yağda kızartılır.
    2. Zeytinyağ,limon suyu ve dövülmüş sarımsakla karıştırılır.
    3. Yoğurt iki dakika çırpılır, üzerine döküp servis yapılır.

    Ratatouille



    Ratatouille, güneydoğu Fransa'nın Akdeniz kıyılarında bulunan Provence mutfağına ait bir aperatif, ama ana yemek olarak da kullanılabiliyor. Bana göre özellikle ızgara etlerin yanına çok iyi gidiyor. Salata türü olarak sayar mısınız bilemiyorum ama en güzel özelliği bütün sebzelerin közlenerek pişirilmesi. Ayrıca yakında çocuklar da adına fazlasıyla aşina olucaklar çünkü Pixar bu isimde bir animasyon filmi hazırladı.

    Malzemeler

  • 1 patlıcan, küp küp doğranmış
  • 1 soğan, piyazlık doğranmış
  • 2 diş sarımsak, kıyılmış
  • 2 kabak, küp küp doğranmış
  • 2 büyük kırmızı biber, közlenmiş, kabukları soyulmuş
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı + 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı taze kekik, doğranmış
  • 5-6 domates, soyulmuş, çekirdekleri çıkartılarak iri söğüşlük dilimlenmiş
  • 2 yemek kaşığı doğranmış fesleğen
  • 1/2 su bardağı doğranmış maydanoz
  • Tuz, karabiber

    Hazırlanışı;
    1. Doğranmış patlıcan, kabak 4 yemek kaşığı zeytinyağıyla fırına dayanıklı bir kabta karıştırın, ½ yemek kaşığı kekik, kendi kullanım miktarınıza göre tuz ve karabiber ekleyip iyice karıştırın ve önceden ısıtılmış ızgara konumuna getirilmiş fırında közleyin.
    2. Közlenmiş kırmızı biberleri şerit halinde doğrayın.
    3. Büyük bir tavaya 2 yemek kaşığı zeytinyağı koyun ve sarımsak ve soğanları biraz yumuşayıncaya kadar kavurun.
    4. Doğranmış domatesleri ve biberleri ekleyin, domatesler çok ezilmeden 5-6 dk. kavurun.
    5. Közlenmiş kabak ve patlıcanları ekleyin, karıştırın. Fesleğen, tuz, karabiber, kekik ve maydanozu ekleyin, karıştırın. Servis yapabilirsiniz.
  • Cuma, Ağustos 11, 2006

    Yumurtasız Ekmek Aşı



    Eskiden bu yemeği yufka ekmekler bayatlayınca yaparlarmış, şimdi biz ekmekleri özel olarak alıp fırında bayatlamaları için kızartıyoruz ki bu yemeği yiyebilelim.

    Bir kaç ay önce IMBB etkinliklerinden biri için
    Ekmek Aşı yapmıştık. Ama o yumurtalıydı yani benim sevmediğim hali. Bugün annem yumurtasız yapmışken yemeden önce fotoğrafını çekiyim dedim. Linkteki tarifle tek farkı yumurtasının dökülmemiş olması..

    Perşembe, Ağustos 10, 2006

    Klasik Soğan Çorbası {Fransız Mutfağından}


    Dün gece yatmadan önce bu ayın etkinliği için 4 salata ve yanına da bir çorba tarifi buldum. İşlerin güçlerin arasına dalıp geçen etkinliği kaçırdığım gibi olmasın dedim.. Salatalardan birini eledim üç tane kaldı ikisini bugün yaptım ama onların tarifleri ayın 15'inde.. Onun yerine bugün yaptığım bu harika çorbayı anlatıyım. Anne's Food blogu neredeyse hergün takip ettiklerimdendir sadece yaptığı yemeklerden dolayı değil, çok tatlı kedileri var. Yakın zaman önce yavruladılar rengarenk yavrular minicikler gerçi artık büyüdüler ama olsun yine de çok tatlılar. Çorba tariflerinde bu soğan çorbasını görünce önce Sahra'nın daha önce yaptığı Soğan Çorbasından sandım ama baktım bu da ayrı bir güzelmiş ve Anne'in yapılması konusundaki aşırı teşviklerini de göz ardı edemeyeceğim. Sonuçta ertesi gün uyandım, uykulu uykulu anneme; "iki salata yapıcam bir de soğan çorbası yapıcam" dedimki başka bir yemek düşünüp benden habersiz yapmasın. Annem "saçma sapan bir şey yapıcaksın yani" bakışı attı, neyseki bunu pek sık yaptığından önemsemedim (taşımı da atarım). Her neyse sonuç olarak anlatıldığı kadar lezzetli bir çorba oldu, tabii kendimize göre tarifi biraz değiştirdim;

    Malzemeler;

  • 3 orta boy soğan
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 yemek kaşığı şeker
  • 3 yemek kaşığı un
  • 1 litre + 200 ml kaynamış su
  • 1 küp etsu bulyon (tarifte iki küp diyordu bence fazla olduğu için 1 tane koydum)
  • 100 ml krema

    Hazırlanışı
    1. Tereyağını ve zeytinyağını bir tencereye koyun ve eritin. İnce ince piyazlık doğranan soğanları içine atın, tencerenin kapağını kapatığ yaklaşık 15 dakika böyle pişirin (terletmek denen hadise oluyor bu, yani soğanlar kendi suyunda pişsin).
    2. Soğanlar iyice yumuşadıktan sonra şekerini ve tuzunu atıp kısık ateşte beş dakikada bir karıştırarak karamelize oluncaya kadar yaklaşık 30 dk. kavurun (ama kesinlikle yakmayın).
    3. 30 dk. sonra unu serpin 2-3 dk. karıştırarak kavurun. Kaynamış 1 litre suyu yavaş yavaş karıştırarak ekleyin ve bulyonları atın. Kaynayana kadar karıştırın, çünkü un tencerenin dibine yapışıyor. Kaynadıktan sonra da arada bir karıştırarak bir süre daha pişirin. Çorbanın kıvamına bakın size göre su eklemek gerekiyorsa biraz daha ekleyebilirsiniz.
    4. Servis yapmadan önce kremasını ekleyin, 1-2 dk. daha kaynatın ve altını kapatın. Harika bir çorbanız oldu.


    Not: Annem çorbayı sevdi, babam şekerli buldu, ben bayıldım. Çorbanın orijinal tarifi "Julia Child'ın "Mastering the Art of French Cooking" kitabındaymış. And Thank you, Anne!
  • Pazar, Ağustos 06, 2006

    Siyah Zeytinli ve Kremalı Çabuk Domates Soslu Spagetti



    Daha dün makarna yemiştin ama diyebilirsiniz... Makarna en pratik, en lezzetli ve en doyurucu yemeklerden biri...

    Williams-Sonoma'nın sanırım bütün tarifleri lezzetli.. Bugün telaşlı bir alışverişten sonra eve geldiğimizde tam anlamıyla açlıktan ölüyorduk.. Annem de biz balık getiririz diye düşündüğünden bir şey yapmamış, dünden kalanları ısıtırken Williams-Sonoma'dan pratik makarna sosu tariflerine göz attım ve en sonunda bu zeytinli kremalı domates sosunu gözüme kestirdim. Sonuç çok lezzetli oldu, kesinlikle tavsiye ediyorum. Yaparken evde olmayan malzemeleri listeden çıkardım ve yarım paket makarna pişirdiğim için malzemeyi yarı yarıya uyguladım ama size orijinal versiyonunu yazıyorum.

    Malzemeler;

  • 3 yemek kaşığı tereyağı - zeytinyağı da kullanabilirsiniz
  • 1 tatlı soğan (küp küp doğranmış)
  • 1 pırasa (küp küp doğranmış)- evde olmadığı için koymadım
  • 4 sarımsak
  • 1 kg domates
  • 1 defne yaprağı - evde yoktu, koymadım
  • 2-3 taze kekik dalı (kıyılmış)- tazesi olmadığından, ben kuru kekik koydum
  • Tuz, iyice çekilmiş karabiber ve toz kırmızı biber
  • ½ su bardağı siyah zeytin (çekirdekleri çıkarılmış, ikiye bölünmüş)
  • ½ su bardağı krema
  • 1 su bardağı kıyılmış maydanoz
  • 1 su bardağı rendelenmiş grana padano (Kuzey İtalya'ya özgü bir peynir çeşidiymiş sonuç olarak Türkiye'de tek tip kaşar peyniri yaygın olduğundan ben de normal kaşar koydum)
  • 1 paket makarna - ben yarım paket makarnaya göre malzemelerin yarısını uyguladım

    Hazırlanışı;
    1. Tereyağını bir derin bir sos tavasında eritin, pırasa ve soğanları yumuşayıncaya kadar soteleyin, sarımsakları ekleyin bir kaç dakika daha soteleyin.
    2. Kabukları soyulmuş ve küp küp doğranmış domatesleri, defne yaprağını, kekiği ekleyin. Sos koyu bir kıvama gelene kadar pişirin. Tuzunu ve çekilmiş biberlerini ekleyin.
    3. Kaynamış tuzlu suda makarnaları al dente usulü pişirin. Pişen makarnaları süzün.
    4. Sosa zeytinleri ve kremayı katıp bir kaç dakika zeytinlerin lezzetini vermesi için pişirin.
    5. Süzülmüş makarnaları sosun içine katın ve güzelce karıştırın.
    6. Maydanozları da ekleyip hafifçe karıştırın. Servis tabağına aldıktan sonra rendelenmiş kaşar peynirini serpin.
  • Cuma, Ağustos 04, 2006

    Elçi Çorbası & Ev Yapımı Tagliatelle



    Dün Sahra'yla balkonda çalıştık balkonda yedik. Epey zaman önce tagliatelle yapmıştık, ama hemen yiyemedik ben de ilk fırsatta yemek üzere kurutup kaldırdım. Aslında daha farklı bir sosla deniyecektim ama, Sahra ben her zaman Napoliten Soslu yiyemiyorum, özledim ondan yap diyince yine aynı sosu yapmak zorunda kaldım (ama kendisinin bana patlıcanlı bir makarna sosu sözü var heyecanla bekliyorum!!!). En azından taze makarna için uyguladığım hamuru yazıyım. Temel olarak, iki çeşit makarna hamuru varmış; biri yumurtalı biri yumurtasız.. ben yumurtalı olanı denedim.

    4 kişilik taze makarna hamuru;
  • 3 yumurta
  • 3 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Biraz tuz

    Hamurun ortasını havuz şeklinde açıp içine yumurtaları kırın, yağı ve tuzu koyun. Yumurtaları parmaklarınızın ucuyla karıştırın. Kenarlardan azar azar un alarak hamuru yoğurun. Hamur pürüzsüz bir hale gelinceye kadar yoğurun ve strech filme sarıp buzdolabından yarım saat dinlendirin. Sert bir hamur olucak. Hamuru bir kaç parçaya ayırın. Çok az açıp makarna makinesiyle hamuru derecesini arttırarak yavaş yavaş açın. Açılan hamuru ikiye katlayıp tekrar tekrar açın. Hamurun açılma işlemi bittikten sonra, makarna makinesiyle kesin (keserken unlayın yoksa hemen yapışıyor). Bir oklavaya kesilen hamur parçalarını asıp biraz unlayarak kurutun. İsterseniz taze yiyin ama eğer isterseniz erişte gibi aylarca da saklayabilirsiniz (Ben denedim oldu). Bu tarifle bütün makarna türlerini yapabilirsiniz; pappardelle, lazanya, cannelloni...

    " Kelimelerin üzerindeki linklere tıklayarak fotoğraflara ulaşabilirsiniz. "

    ELÇİ ÇORBASI



    Makarnanın yanına bu çorbayı yaptım, uzun zamandır yapmak istiyordum ama nedense bu sefer eskiden yaptığım gibi güzel olmadı... Yine lezzetliydi ama sanki eskiden daha lezzetliydi diye hatırlıyorum ben.

    Malzemeler;

  • 1 kabak
  • 1 havuç
  • 1 soğan
  • 1 domates
  • 1 çarliston biber
  • 1 patates
  • 1 kaç diş sarımsak
  • 3 su bardağı su
  • 1 su bardağından biraz az un (veya siz daha kıvamlı bir çorba isterseniz daha fazla)
  • 2 yemek kaşığı tereyağı

    Hazırlanışı;
    1. Bütün sebzeleri, soğanı ve sarımsağı jülyen şeklinde doğrayın. Tencereye 3 su bardağı su koyup pişene kadar haşlayın.
    2. Bir tencerede unu pembeleşinceye kadar tereyağında kavurun. 1 litre suyu yavaş yavaş una ekleyerek karıştırın (eğer topaklanma olursa robotta vs. çekin.)
    3. Bu karışımı haşlanmış sebzelere katın ve karıştırın. Eğer kıvamı sizin için çok katıysa biraz daha su katabilirsiniz.
    4. İsterseniz etsu tablet de ekleyebilirsiniz ben o an olmadığı için kullanmadım. Tuzunu da kattıktan sonra biraz kaynatın. Dereotu ve çekilmiş karabiberler servis yapın.
  • Çarşamba, Ağustos 02, 2006

    Tombul Sandviç Ekmekleri



    Erkenden kalkmak. Bu tabir kullanırken hoş uygularken nahoş. Nahoş dediğim aslında gün bereketli olyor her iş vaktinde oluyor ama benim aklım uykuda oluyor. Erken kalktım dediğim zaman babam sorar memur erkeni mi senin erkenin mi? Evet benim erkenimde kalkıp sabah kalhvaltımıza bu içi boş tombul ekmekçikleri yaptım ve akşama kadar buna talim ettik İremle. Yok dedim sana başka bir şey bunlar bitmeden. Aslında üstüne kaşarla yaşını yazabilirdim ama ne yalan söyliyeyim aklıma gelmedi.

    Malzemeler;

    • 1 kg. un(8-9 bardak)
    • 50 gr.(2 yemek kaşığı) yaş maya
    • 3 adet yumurta
    • 50 gr. (2 yemek kaşığı) toz şeker
    • 125 gr. margarin (ben tereyağ kullandım)
    • 2 bardak ılık su (yarı yarıya süt olabilir diyordu ki ben öyle yaptım)
    • 1 yemek kaşığı tuz

    Hazırlanışı;

    1. Unu hamur yoğuracağınız kaba eleyin. Ortasını açın, mayayı yarım bardak ılık suyla ezin. Biraz un katarak koyulaştırın, üzerini unla örtün.
    2. Maya genişleyip unu çatlattığı zaman ortasını açın. 2 yumurta, yağ, şeker ve tuz koyun kalan ılık suyu azar azar katarak hamuru yoğurun.(on dakika yoğurdum)
    3. Hamurun yağlanmış bir tencereye alın. Üzerini yağlayıp örtün ılık bir yerde 30 dakika mayalandırın.(olduğu yerde toparlayıp yağladım )
    4. Hamuru hafif unlanmış bir yere alın ve bir iki kere yoğurun .Ceviz büyüklüğünde parçalara ayırın. Yuvarlak veya iki ucu uzun ortası kalın biçimde şekillendirin. (30 adet)
    5. Üstlerine çırpılmış yumurta sarısı sürülür.Önceden ısıtılmış fırında pişirilir.



    Not:Bu tarifi Cemaliye Tüter'in kitabından aldım.

    www.lezize.com

    Artık " www.lezize.com " adresinden de blogumuza ulaşılabiliyor!!!

    Salı, Ağustos 01, 2006

    Kakaolu Yaş Pasta

    Önce düşündüm ki bir daha yapabilirim ve bir dilim kesip tabakta resmini çeker öyle koyarım yok bu gün anlamış bulunuyorum ki şu sıcaklarda bu tarifi tekrar denemek beni inanılmaz derecede bunaltır şöyle ki; mutfak inanılmaz derecede sıcak çünkü bütün öğleden sonra güneş içinde ve iş süslemeye gelince krem şanti süte dönüşüyor normaldir aslında ben de suya dönüşüyorum. İnanmayacaksınız ama krem şantiyi kaç kere dolaba koyup çıkardığımın sayısı yok. Ve en son istediğim süsleme şeklinden vazgeçtip elime geçene razı olmuştum ki onu da İrem'e götürken biraz bozduk. Hava serinlemeden yapmamaya karar verince yazdım;

    Malzemeler;

    • 6 yumurta
    • 2 su bardağı şeker
    • 3 su bardağı un
    • 1 çay bardağı süt
    • 1 çay bardağı sıvıyağ
    • 100 gr. bitter çikolata
    • 3 yemek kaşığı kakao
    • 1 yemek kaşığı nescafe
    • 2 çay kaşığı kabartma tozu
    • 1 paket vanilya
    • 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi

    Hazırlanışı;

    1. Un, kabartma tozu, vanilya, kakao birlikte elenir.
    2. Yumurtaları, şekerle birlikte kısık ateş üzerinde bakır bir tencerede 5- 10 dakika çırpılır. Ocaktan alıp çırpmaya devam edilir.(10 dakika)
    3. Yağ ve süt ilave edilir bir kaç dakika daha çırpılır. Elenmiş unlu karışım ve limon kabuğu rendesi ilave edilir bir iki karıştırılır. Yağlanmış kalıba boşaltılır.
      Önceden ısıtılmış orta ısılı fırında pişirilir.

    Krema malzemesi;

    • 3,5 su bardağı süt
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 2 yumurta
    • 2 yemek kaşığı buğday nişastası
    • 1 paket vanilya
    • 125 gr. tereyağ

    Hazırlanışı;

    1. Tereyağ hariç bütün malzemeler çırpılır. Orta ateşte sürekli karıştırarak pişirilir. Ateşten alınca tereyağ ilave edlir.

    Arası için;

    • 1 su bardağı iri çekimiş ceviz, fındık, fıstık
    • 500 gr. ince dilimlenmiş şeftali
    • 500 gr. ince dilimlenmiş muz
    • 100gr. çikolata (iri parçalanmış)
    • 1 limon suyu
    • 1 çorba kaşığı toz şeker(Limonun büyüklüğüne ve damak zevkinize göre değişir

    Hazırlanışı;

    1. Kek fırından çıkarılır. Beş dakika sonra kalıptan çıkarılır. Üç katlı olacak şekilde kesilir.
    2. Limon suyu ve şeker karıştırılır. İstediğiniz miktar su ilave edilir.(limonatadan biraz tatlı olmalı)Üç parçada bu karışımla ıslatılır.
    3. Aralarına krema sürerek, dilimlenmiş meyve, çikolata ve dövülmüş ceviz, fındık, fıstık dökülür. En üstede krema sürülür düzeltip dolaba koyulur.
    4. Soğuduktan sonra krem şantiyle süslenir.


    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...