Cumartesi, Ekim 28, 2006

Sultan Mahmut Çorbası


© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Gerçekten Sultan Mahmut yemiş midir? Araştırdım bulamadım bir yerlerde. Bizde bir şey beğenilmeyince tabii sen Sultan Süleyman'ın kızısın sana nasıl beğendirelim denir. Böyle bir tabir midir? Bilemem? Tarifin adresini aşağıda verdim. Sadece sarımsak ilave ettim ki ben bir çok çorba ve yemekte kullanıyorum. Aslında buna evdeki tansiyon sorunu olanlar için başlamıştık devam da ediyoruz. Lezzette veriyor bence...

Malzemeler:

  • 250 gr. kereviz
  • 250 gr. havuç
  • 250 gr. kırmızı mercimek
  • 500 gr. patates
  • 2 soğan
  • 250 gr. tereyağı
  • l çorba kaşığı zeytinyağ
  • 12 bardak tavuk suyu
  • l demet nane
  • 1 demet maydanoz
  • 5 diş sarımsak
  • 1 çay kaşığı tatlı kırmızıbiber
  • 1 çay kaşığı acı kırmızıbiber
  • Tuz

Hazırlanışı:

  1. Kereviz ve patatesleri soyup minik küpler halinde, üzeri kazınmış havuçları ise küçük küçük doğrayıp hepsi suda bekletilir.
  2. Tereyağından l çorba kaşığı ayırıp kalanını zeytinyağı ile birlikte tencereye yerleştirilir. Rendelenmiş soğanı, sarımsağı ilave edip tahta kaşıkla karıştırarak pembeleştirilir.
  3. Ayıklanıp yıkanmış kırmızı mercimeği ve sulandırılmış domates salçasını kavrulmuş soğana ilave edip karıştırılır. Sıcak tavuk suyunu ilave edip mercimek yumuşayıncaya kadar pişirilir.
  4. Suda bekleyen sebzeleri süzerek pişen mercimeğe ilave edilir. Tuz ekleyip birkaç kez karıştırdıktan sonra pişmeye bırakılır. Kıyılmış nane ve maydanoz eklenir.
  5. Küçük bir tavada kalan tereyağı ile kırmızı biberi kızdırılır. Çorbayı ateşten alıp kızdırılmış yağ üzerine gezdirerek dökülür. Sıcak servis yapılır.


Not:Bu tarifi http://www.yemekicmek.com/yoreseltanimlar. dan alıp, yaptım .

Kızartma Dolması


© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

Farklı bir adı olabilir. Bunu bir davette yemiştim. Tadından ziyade sunum hoşuma gitti. Serviste kolaylık oluyor.
Malzemeler:

  • 10 dolmalık biber
  • 2 büyük patates
  • 2 kabak
  • 2 patlıcan
  • 1 havuç
  • 3 sivri biber
  • 2 çarliston biber
  • 1 su bardağı sıvı yağ

Hazırlanışı:

  1. Dolmalık biberler yıkanır, içleri temizlenip ayıklanır. Kızgın yağda kızartılır ve kağıt havlu üstüne çıkartılır.
  2. Patates, kabak, patlıcan ve havuçlar soyulur. Tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğranır, kızartılır.
  3. Biberler ince doğranır, kızartılır. Bütün malzemeler karıştırılır, kaşıkla biberlerin içine doldurulur.
  4. Arzu edilirse malzemeler kızartma sosuyla harmalanır. Sonra doldurulur.
  5. Servis için tabağa alınır. Ketcap, mayonez veya kızartma sosuyla süslenir.


Not:Patlıcan, kabak ve domateslerede doldurulabilir.

Salı, Ekim 17, 2006

Zeytinyağlı Patlıcan


© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Zeytinyağlı patlıcandan başladım. Tarifini ilginç bir şekilde bulmuştum. Bir arkadaşa defterimi verdim. Geri geldiğinde bu tarif arasında unutulmuştu. Telif hakkını aldım mı? Söyledik tabii canım tarifinizi kullanıyoruz diye.
Malzemeler:

  • 3 patlıcan
  • 3 domates
  • 4 sivri biber
  • 1 çay bardağı zeytinyağ

Hazırlanışı:

  1. Patlıcanlar ocakta közlenir, soyulur. İnce dilimlenir.
  2. Biberler doğranır. Domatesler soyulur, rendelenir.
  3. Bir tavada zeytinyağ kızdırılır. Biberler , bir kaç sefer çevrildikten sonra domatesler ilave edilir.
  4. Domatesten bir iki dakika sonra dilimlenmiş patlıcanlar ilave edilir karıştırıp ocaktan alınır.
  5. Soğuduktan sonra servis için tabağa alınır. Maydanozla süslenir ki ben bunu yapmamışım.

Pazartesi, Ekim 16, 2006

Bir Sene Nasıl Geçti?

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Anlayamadığımız bir hızla geçen ama çok zor bir seneydi. Bazı anlar vardır ki ömrünüzden ömür gider bazılarıda ömür katar. Geçen sene bu günler bizim için çok zor günlerin başlangıcıydı. Zaman her şeyin ilacıdır sözü bana çok yavan gelir. İlaç değil aslında bir örtüdür bana göre. İncecik belli belirsiz ama bir örtü. Karşıdan bakıldığında altını göstermeyen fakat altında olanın yaralarını unutturmamış sadece uyutturmuş bir örtü.
Bazı güzel günler bunların üstünü örtmek için bir bahanedir. Bizim küçük ailemizin özel bir iftar sofrasını çektim ki bu da bir bahaneydi işte.
Önce yukarıdaki fotoğrafı çektim çünkü annemin elinde değil beş kişiye illa ki on kişilik yemek yapar ve masada boşluk bulunmaz;


Menü geçen sene bu günden biraz farklıydı;

  • İşkembe çorbası (vardı)
  • Çöp kebabı (yoktu)
  • Zeytinyağlı lahana sarması (vardı)
  • Zeytinyağlı patlıcan
  • Kızartma dolması
  • İç pilav (yoktu)
  • Hindi but (yoktu)
  • Su böreği
  • Karışık sebze salatası
  • Fıstıklı baklava
  • Karışık hoşaf (vişne, çilek, kızılcık)

Bir farklılıkta hurmada yaptık ablam hurmaların çekirdeklerini çıkarıp içine badem, ceviz, fıstık, fındık doldurdu. Favorim fıstıklı hurmaydı. Artık kalori işini düşünmek lazım.



Sitede olmayan tarifleri yakında ekleyeceğim.

Cumartesi, Ekim 07, 2006

Mantarlı Biftek Sarması


© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Diyorum işte anneler mutfağa girsin neler çıkar taşı aş yaparlar bizde bakar kalırız. Hatta arada aşı taş yaptığımda olur. Belki yanında güzel bir pilav olsa iyi olurdu fotoğraf açısından ...Ama yiyemediğimiz için yapılmadı.
Malzemeler

  • 1 kg. biftek
  • 300 gr. mantar
  • 3 domates
  • 3 patates
  • 1 kuru soğan
  • 300 gr. tereyağ
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • Tuz, karabiber, pul biber, kekik

Hazırlanışı;

  1. Rendelenmiş domates,salçalar ve baharatlar karıştırılır. Hazırlanan sos bifteklerin her tarafına sürülür.
  2. Küçük doğranmış mantarlar tereyağında suyunu çekene kadar pişirilir.
  3. Mantar bifteklerin içine konulur, düdüklü tencereye sıralanır. Soyulmuş soğan ortasına bütün olarak koyulur. Domatesli sosun kalanı bifteklerin üzerine gezdirilir ve pişirilir.
  4. Patatesler soyulur, yuvarlak dilimlenir bir tavada az tereyağında hafif kızartılır. Bir fırın kabına sıralanır.
  5. Sarılmış biftekler patateslerin üzerine çıkarılır, pişmiş bütün soğan ortaya yerleştirilir ve fırında beş dakika kızartılır.



Ve önemli bir not İrem'in pirzolasını ben bu yemeği yazarken görebildim. Demeyin ki bu bunun kardeşi hiç olmazsa biraz sonra yapsaydınız. Çünkü adsl hala düzelmedi ve ben sanırım bu günlerde başka bir seçenek denemek zorunda kalacağım.

Perşembe, Ekim 05, 2006

Annem usulü Hindi But


© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Yemek yapmak bazen zor gelir derler. Ama hangisini yapacağınıza karar verene kadar. İş annelerdeyse fazla zorlanmazlar. Bir iki şeyi karıştırınca ortaya mükemmel bir yemek çıkarırlar. Fakat tarif alması zordur. Çünkü aldığı kadar yağ göz kararı un falan koymuştur. Benim gibi gramla çalışanlar yapmağa kalkışınca ortalık hayli karışır. Elimde mutfak terazisi bir sefer yapmasını seyredip tartar ancak ikinci yapıma talip olabilirim. Dün yaptığı yemek pek terazi gerektirmezdi. Hemen ekledim;
Malzemeler;

  • 1 hindi but
  • 1 kuru soğan
  • 100 gr. tereyağ
  • 2 su bardağı su
  • Tuz, toz kırmızı biber

Hazırlanışı;

  1. But yıkanır, temizlenir. Tuz ve kırmızı biberle ovulur.
  2. Bir tencerede tereyağ eritilir, butun her tarafı kızartılır. İki su bardağı su ve bir bütün soğan soyulup ilave edilir, pişirilir.
  3. Bir fırın tepsisine alınıp iki üç kaşık yağlı suyundan üstüne dökülür. Fırında on dakika kızartılır.(annem düdüklü tencere kullandı)


Bir gün önceden sosa yatırılmışı daha güzel olabilir. Kısa sürede karar verip yapıldığı için bu olmadı. Ama bu da çok lezzetli olmuştu

Salı, Ekim 03, 2006

İftarda Testi Kebabı ve Adsl sıkıntısı

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



İftara yemek yapmak mı zordur yoksa modem ve adsl ile uğraşmak mı? Tabii ki ikincisi. Malzemeniz mevcutsa yavaş veya hızlı yaparsınız yemeğinizi. Ama modem elinizde ve adsl paranızı ödeyerek interneti bağlama şansınız sıfır. Parasıyla rezil olmak tabir olunan hadise budur herhalde.
Geçen seneki çileli hastane günlerimizde en büyük yardımcılarımızdan biri olan dayım geldi bir sene sonra. Herhalde senesi dolunca özledi o günleri dedik. İşte bu yüzden farklı bir yemek yapalım sofra kuralım telaşına düştük. Aynı gün İrem geldi hem modemi kuralım hem de tatilde geçirdiğim doğum günümü kutlayalım diye. Sağolsun ama modemdeki çabalar malesef yine boşa gitti.
Her iki işi bir arada yürütmeye çalışırken (aslında birini sadece İrem yaptı ben arada gidip geldim)bazı eksiklerimiz oldu bence sofrada.Menüde;

  • Süzme mercimek çorbası
  • Testi kebabı
  • Zeytinyağlı Enginar
  • Su böreği
  • Patates kızartması
  • Salata
  • Güllaç
  • Ve iftariyelikler mevcutttu.
    Reçellerin biri hariç tarifi var sitede. Erik reçelini yakında ekleyeceğim. Patlıcanların sevimliliği gözümüzden kaçmadı İrem pişmeden önce onları çekti.


    Testi kebabı İçin,
    Malzemeler;
  • 9 küçük patlıcan
  • 500 gr. kuzu kuşbaşı
  • 2 kuru soğan
  • 2 domates
  • 5 sivri biber
  • 1 kırmızı biber
  • 1 kabak
  • 1 havuç
  • 250 gr. mantar
  • 100 gr. tereyağ
  • 1 yemek kaşığı karışık salça(domates, biber)
  • 2 su bardağı sıvı yağ
  • Tuz, karabiber, pul biber, kekik



Hazırlanışı;

  1. Soğan ince kıyılır. Tereyağında küçük doğranmış etle kavrulur. Salça ilave edilir.
  2. Bütün malzemeler küçük küpler halinde doğranır. Etin pişmesine yakın ilave edilir.
  3. Patlıcanlar soyulur,(benim patlıcanlarım bostan patlıcana göre çok küçüktü , büyük patlıcanlar bölünür)ortaları oyulur. Kızgın yağda kızartılır.
  4. Malzemeleri patlıcanlara doldurup 180 derecelik fırında on dakika pişirilir.



Not:Yemek Zevki dergisinin Ocak 2006 sayısndan biraz değiştirerek yaptım

Pazar, Ekim 01, 2006

Kereviz & Pancar Çorbası

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Cumartesi günüydü sanırım, kereviz çorbası tarifi arıyordum, Dilek'in de yardımıyla bir kaç tane buldum ama hiç biri de o kadar çok ilgimi çekmedi. Sonra "Borscht" tariflerine baktım. Lezzetli görünüyorlardı ama bir çorbaya göre aşırı derecede taneli duruyorlardı bir de Ramazan günü iftar vakti hiç denemediğim garip bir şeyi evdekilerin önüne koymak istemedim. O yüzden Kereviz çorbasının malzemeleriyle Borscht'un ana malzemesi kırmızı pancarı birleştirerek değişik bir çorba çıkardım ortaya. Aslında eğer un kavurmasaydım mor bir çorba olucaktı. Kırmızı pancarın rengine her zaman bayılmışımdır. Özellikle turşu halinin rengi muhteşem parlak bir renk... Bir de bana Jitterbug Perfume'u hatırlatır doğal olarak.

Neyse çorbayı herkes beğenmeyebilir ama eğer kereviz çorbasını seviyorsanız ve sebzelerle aranız iyiyse bence bunu da seviceksiniz.. (Ama birgün tek kişilik olarak Borscht'u deniyeceğim rengi muhteşemdi.)

Oruçluyken yemek yapmanın şöyle bir riski var yaparken tadını kontrol edemiyorsunuz, iftar anına kadar nasıl oldu acaba diye meraktan çatlıyor insan..

Malzemeler;

  • 1 kereviz, soyulmuş yaprakları ve sapları kesilip ayrı bir yere koyulmuş, ve küp küp doğranmış
  • 1 havuç, soyulmuş ve doğranmış
  • 1 patates, soyulmuş ve küp küp doğranmış
  • 1 küçük kırmızı pancar, soyulmuş, sapları kesilip ayrı bir yere koyulmuş, ve küp küp doğranmış
  • ½ soğan, dörde bölünmüş
  • 2 diş sarımsak, kıyılmış
  • Küçük bir limonun yarısı
  • 1 yemek kaşığı kereviz yaprağı, kıyılmış
  • Taze çekilmiş beyazbiber veya karabiber
  • 1 tablet etsu
  • 1,5 yemek kaşığı un
  • 1 bardak süt (ben bir dahaki sefere un ve süt koymayı düşünmüyorum sebzeler zaten yeterince kıvamlı oluyor, suyun miktarını da ona göre dengeleyerek daha hafif bir çorba yapılabilir)
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • Tuz
  • 4 su bardağı + 1 litre su, kaynamış
  • Eğer isterseniz biraz muskat


  • Hazırlanışı;
    1. Küçük bir tencereye, doğranmış kereviz, havuç, patates, pancar, soğan ve yarım limonu kabuğuyla beraber 4 su bardağı suda haşlayın.
    2. Sebzeler iyice yumuşayınca içindeki limonu alıp atın, sonra robot veya el blendırıyla suyunu süzmeden püre yapın, bu aşamada mor bir püreniz olucak.
    3. 1 sos tenceresinde, 2 kaşık tereyağında 1,5 kaşık unu kavurun ve 1 bardak sütü yavaş yavaş karıştırarak ekleyin.
    4. Sebze püresini tencereye koyun ve 1 litre kaynamış suyu ilave edin. Beraber bir taşım kaynattıktan sonra. Çorbadan bir kaç kepçe alıp unlu karışıma karıştırarak ilave edinki sonradan topaklanma olmasını önlemiş olun.
    5. Unlu karışımı çorbanın içine yavaş yavaş karıştırarak ekleyin.
    6. Tuzunu, beyaz biber veya karabiberini arzu ederseniz kırmızı toz biberini ve muskatı, kıyılmış sarımsak, kereviz yapraklarını, ve etsu tableti atın. Köpüğü gidene kadar kaynatın. Bence un ve süt karışımı olmadan daha hafif ve pembe bir çorba olur.
    Not: Kereviz ve pancarın saplarını ayırmamızın sebebi ayrı olarak kullanılabildiği içindir eğer isterseniz atabilirsiniz. Yalnız atmadan önce kerevizin saplarındaki minik yaprakları koparmayı unutmayın.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...