Cuma, Aralık 29, 2006

Yeğenlerim Gelmeden....

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Minicik yeğenlerim gelecek uzaklardan. Onlar gelmeden annelerini çağırıp birlikte oturalım bir masada buluşalım diye düşündük. Yeğenlerim gelecek dediysem arkadaşlarım ama kardeş gibi oldukları için bebişlerede yeğenlerim diyorum. Doğal olarakta onların sevdiği(bizim yaptıklarımızdan sevdikleri)çeşitleri yapmaya çalıştık. Paçanga böreği hariç sitede tarifleri olan bir menü;

  • Kayseri Mantısı
  • İçli Köfte
  • Erzurum Ketesi
  • Paçanga Böreği
  • Zeytinyağlı Lahana Sarması
  • Şef Salatası
  • Piyaz
  • Tahinli Kurabiye
  • Amonyaklı Muzlu Yaş Pasta
  • Künefe

Tahmin edeceğiniz gibi mantılı bir girişten sonra çaya geçtik. Çay bizim vazgeçilmezimiz. Çay kadar olmasada? İrem ve anneside. Uzaklardan gelecek bir yolcuları olmasada onlarda vardı. Fotoğraflar ona kaldı. Şimdi uzaklarda gelince gezi dağarcığı( bu yeme, içme ve gezme olacaktı)bir hayli dolu olacaktır. Bu aralar kendisi Evliya Çelebiliğe hevesli. O gelmeden ben şu masayı koyayım. Şeytan ayrıntılarda gizlidir derler. Bizim masada ki ayrıntılarda kesinlikle böyle bir şey yok. Değil mi?
Aşağıda İrem'in anneme bayram hediyesi minik yoğurt tenceresi.


Ekmekleri İrem yerleştirmişti güzel koymuş değil mi?(herhalde bunun için çekmiş)


Bir iki ton açığını aradığım ama aceleden bulamadığım peçetelerim...

Her ne kadar benim koyduğum yerde kalmasalar bile mumlarım...Esrarengiz bir el kaydırır bizim evde bir şeyleri.

Son olarak fırına koyduğumuz için masada yerini alamayan paçanga börekleri...



Umarım yeğenlerim sağ salim gelirler de kutlamasını da beraber yaparız.

Perşembe, Aralık 28, 2006

Paçanga Böreği

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

Aslında duyduğum , okuduğum bir çok tarifte paçanga böreği kızgın sıvı yağda kızartılıyor. Tabii bütün tarifleri denemeye vakit bulamadım. Gelen misafirlerin sağlık sorunlarını düşündüğümüz için fırında yaptık. Dil peyniri bir iki sat durunca sertleşebileceği için börek son anda fırına koyuldu.
Malzemeler:

  • 4 yufka
  • 1 su bardağı süt
  • Yarım su bardağı yağ(sıvı yağ ve tereyağ karışık)
  • 250 gr. pastırma
  • 250 gr. dil peyniri
  • 2 büyük domates
  • 4 sivri biber
  • Tuz, pul biber
  • 2 yemek kaşığı galete unu

Hazırlanışı:

  1. Domatesler soyulur ve çekirdekleri çıkarılır küp küp doğranır. Sivri biberler ince kıyılır.
  2. Süt ve yağ karıştırılır. Yufkaların biri yayılır. Sütlü karışımla ıslatılır ve diğer yufka üzerine yayılır. Bir bıçakla on parçaya bölünür.(sigara böreği gibi)
  3. Her parçanın geniş tarafına ince dilimlenmiş bir dilim pastırma, domates, biber ve bir parça dil peyniri koyulur. Sigara böreği gibi sarılır, ucu sütlü karışıma batırılır ve yapıştırılır.
  4. Fırına koymadan iki saat önce kalan sütlü karışımla börekler ıslatılır. (ben kasen iniçine batırıp çıkarttım) Buzdolabında bekletilir.
  5. Üstlerine galete unu dökülür Önceden ısıtılmış fırında börek ayarında pişirilir.

Cumartesi, Aralık 23, 2006

Patates Salatası

© 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Patates salatasına bazıları marul domates vs. de ekler o halini sevmem ve patatesleri küp küp doğrarlar. Haşlanmış patates küp doğranınca zaten ezilmeye meyilli olduğundan püreye dönüyor o halini de sevmem. Böyle sadece eldeki mevcut küçük otlarla yapılan ve halka halinde olanı severim. Sevdiğim şekliyle patates salatası;

Malzemeler;

  • 700 gr küçük patates, haşlanmış soyulmuş
  • 1 demet maydanoz, kıyılmış
  • 1 kuru soğan, çok ince olarak halka halinde doğranmış, tuzla ovulmuş


  • Sosu için;

  • 2-3 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 1 limon suyu
  • 1 çay bardağı sızma zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber veya toz kırmızı biber
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • 1 tatlı kaşığı kimyon
  • 1/2 tatlı kaşığı yeni çekilmiş karabiber
  • Tuz


  • Hazırlanışı;
    1. Patatesleri yuvarlak dilimler halinde doğrayın. Maydanoz ve kuru soğanla karıştırın.
    2. Bir kasede bütün sos malzemelerini karıştırıp iyice özdeşleşene kadar çırpın. Patateslerin üzerine dökün. Patatesleri kırmadan hafifçe karıştırın.
    3. Tabaklara servis yaparken dibine çöken sostan tabağın üzerine gezdirebilirsiniz.

    Hazır Yufkayla Fırında Mantı

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu mantının yağda kızartılmış olanına Sosyete Mantısı deniyor bildiğim kadarıyla ben küçükken annemler altın günlerinde çok yaparlardı. Ama ben bu fırında olan halini daha çok seviyorum, daha hafif ve daha kolay... Bunu önce Tülin abla'da kalırken buzdolabındaki yufkayı değerlendirmek için yapmıştık ama çocuklar da biz de çok sevdik. Hatta Yavuz bey önce "bu ne biçim yemek ben açlıktan ölüyorum siz bunun için mi beni bekletiyorsunuz??!!" şeklinde çığlıklarından sonra sofrada "iki tane koy bakalım" diye burun kıvırdı. Tabak bitince "eh iki tane daha" dedi ondan sonraki iki tane dahaları ben sayamadım şahsen.. Eve gelince annemin arkadaşları gelmişti onlara da yaptık. İki sofranın fotoğraflarını karışık kullanacağım şimdi.



    Malzemeler;

  • 4 yufka
  • 500 gr kıyma
  • 3 kuru soğan, çok küçük doğranmış
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1/2 demet maydanoz, kıyılmış
  • Tuz
  • 1 kase su


  • Sosları için;

  • 1 büyük kase yoğurt
  • Eğer isterseniz 2 diş sarımsak, ezilmiş
  • 2 kaşık tereyağı
  • 2 kaşık salça
  • 2 tatlı kaşığı pulbiber


  • Hazırlanışı;
    1. Kıymayı, soğanı, baharatları ve tuzu, salçayı ve maydanozu yoğurarak bir harç hazırlayın.
    2. Yufkaları üstüste dizip sekiz üçgene bölün.
    3. Harçtan bir tatlı kaşığı alığ yufkanın geniş kısmına yayın ve rulo yapın.
    4. Rulonun üzerine bir fırçayı kasedeki suya batırıp sürerek ıslatın.
    5. Ruloya yukarıdaki fotoğraftaki gibi yuvarlak şeklini verin. Açılmaması için isterseniz her birine uzun kürdanlardan saplayabilirsiniz hem de servisi de daha kolay olabilir.
    6. Harç ve yufkalar bitene kadar bu işleme devam edin. Yufkalı mantıları eğer kürdansızlarsa sıkı birşekilde yanyana yağlanmış kağıt serilmiş veya yağlanmış tepsiye dizin.
    7. Tepsideki mantıların üzerilerine de fırçayla su sürün. 200C derece fırında hafif kızarana kadar pişirin.




    Sosları;
    1. Yoğurdu çırpma teliyle pürüzsüzleşene kadar hafifçe çırpın.
    2. İsterseniz ezilmiş sarımsağını şimdi ekleyin. Veya sofraya hafif sulandırılmış şekilde ezilmiş sarımsağı ayrı bir şekilde servis yapın.
    3. Sos tavasında tereyağını eritin. Salça ve pulbiberi ekleyip bir kaç saniye kavurun. Eğer salça koyduysanız sosumsu bir kıvam alması için biraz su ekleyebilirsiniz. Kaynadıktan sonra sos kasesine alın.

    Biriken Sofralar, Menüler ve Tarifler #1 Annemin Arkadaşlarının Sofrası

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu ara çok fazla yiyip içmişiz demekki bir sürü eklenecek tarif, sofra ve menü fotoğrafı var elimde.. Hangisinden başlasam nasıl eklesem bilemiyorum eklemeyi unutunca arkamdan ağlıyorlar :).. Tariflerimi daha fazla üzmemek için sırasıyla ilk sofradan başlıyorum; bu sofrada herkesin bildiği ama kendine göre farklı yaptığı Patates Salatası, karşıda kalırken yaptığımız sofralarda olan Hazır Yufkayla Mantı, şekil olarak facia olan Üç Renkli Kurabiyelerim, Sahra'lara götürdüğüm Vişneli Baton Pasta var.

    Menü;

  • Patates Salatası
  • Kisve Açma (Bunun sitede olduğunu sanıyordum ama yokmuş şimdi link vermek için arayınca bulamadım, eh var diye de her seferinde fotoğrafını çekmiyorum yani başka zamana kaldı tarifi...)
  • Hazır Yufkayla Mantı
  • Domates, Salatalık Söğüş ve Kıyılmış Marul
  • Mantı için; Sarımsaklı Yoğurt ve Kırmızı Biberli Salçalı Sos
  • Vişneli Baton Pasta
  • Üç Renkli Kurabiye (Şekilsiz oldukları için bu tarifi şekilli yapabilince ekleyeceğim çünkü tadı güzeldi)
  • Fırında Domatesli Levrek

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Nihayet şu güne kadar yapmış olduğum en lezzetli balık tarifini yayınlıyorum. Hem çok kolay hem de çok lezzetli ve Anadolu Yakasında kaldığım günlerden kalma..

    Malzemeler;

  • 2 Levrek (Biz üç parçaya böldürdük siz isterseniz bütün olarak kullanabilirsiniz)
  • 1 büyük limon, yuvarlak dilimlenmiş
  • 2 domates, yuvarlak dilimlenmiş
  • 2 kuru soğan, halka halka doğranmış
  • Tane karabiber veya toz karabiber
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı + fırın kabını yağlamak için biraz daha
  • Tuz

    Hazırlanışı;
    1. Levrekleri yıkadıktan sonra eğer toz karabiber kullanıcaksanız tuz ve karabiberle ovun.
    2. Kullanıcağınız tepsiyi veya kiremiti yağlayın (fotoğrafta görüldüğü üzere biz o gün kiremit kullandık ben sonra borcamda yaptım ikisi de güzel oldu). Halka doğranmış soğanların yarısını kaba serpin. Yuvarlak dilimlenmiş domateslerin üçte ikisini soğanların üzerine dizin.
    3. Üzerine levrekleri yerleştirin.
    4. Kalan soğanları balıkların üzerine serpin. Tane karabiber kullanıcaksanız karabiber tanelerini serpin.
    5. Domates ve limon dilimlerini yerleştirin.
    6. Üzerine 1/2 çay bardağı zeytinyağını gezdirin. Folyoyla kapatıp 200C fırında 40 dakika kadar pişirin.
    7. 40 dakika sonra üzerindeki folyoyu çıkarıp 10 dakika daha kızarması için fırında bırakın.
    8. Üzeri kızarında servis yapabilirsiniz.






  • Dostların İkramları

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.





    Uzun süre oldu ama ancak vakit buldum. Hastane dönüşü dostların ikramlarından çekebildiğim üç tanesi. Yaş pasta İrem'den geldi. Ama annesi mi yaptı kendisi mi bilmiyorum? Lezzeti görüntüsü kadar güzeldi. Tarifini yazacaktır.(bu emir vaki mi oldu İrem?)
    Kızartma tarif gerektirmiyor ama tırtıl kurabiyelerin tarifine ulaşırsam yazacağım. Ve yetiştirip fotoğrafını çekemediğim bütün güzel hediyeler için üzgünüm. Ama umarım hediye sahipleri hastalanmazlar ben onlara sağlıklı günlerinde yaparım pasta ve yemeklerimi. Zor günlerde böyle süslü güzel yiyecekler güzel. Bir parça olsun sizi ferahlatıyor. Ama sağlık daha güzel.

    Cuma, Aralık 22, 2006

    Kiev Usulu Tavuk

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    "Tüfek çıktı mertlik bozuldu" denir ya internet de buna dahil. Sonuçta bazen silahın yapmadığını kalem yapıyor. Silah vurdu mu öldürüyor bilemedin yaralıyor. Ama kalem (bütün sesli yada yazılı kelamlar)çok derinden vurabiliyor. Öldürmüyor süründürüyor. Her an aynı sızıyı yaşatıyor. Kendimize(aile ya da arkadaş çevresine) ait olmayan tarifleri yazmakta bir hayli düşündürücü oluyor.
    Başka kalemlerin yemeklerini alırken isimlerini vermeğe genelde dikkat ediyoruz. Umarım rahatsız edici olmuyordur.
    Malzemeler:

    • 8 adet tavuk göğsü(derisi ve kemikleri çıkarılıp hafifçe yassıtılmış)
    • 1/2 bardak tereyağ
    • 1 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
    • 1 adet dövülmüş karanfil
    • 1 yemek kaşığı kıyılmış sarımsak
    • Tuz ve karabiber
    • 1/2 bardak un
    • 2 yumurta(çırpılmış)
    • Galete unu
    • Kızartmak için sıvı yağ

    Hazırlanışı:

    1. Tavuk göğüslerini yağlı kağıt arasında döverek inceltin.
    2. Tereyağını bir kasede karıştırarak yumuşatın. kıyılmış maydanoz, karanfil, sarımsak, tuz ve karabiber ilave edin sekiz eşit kısıma ayırın.
    3. Tavuk göğüslerinin içine bu içten koyup rulo şeklinde sarın; buzdolabında bekletin.
    4. Tavuk sarmalarını önce una ve yumurtaya sonra da galete ununa bulayın. varsa derin kızartma kabının süzgecine yerleştirin kızgın yağa sokarak veya kızartma tavasında kızartın. Kızartılan tavukları kağıt havlu üzerine çıkartın. Servis zamanına kadar sıcak fırında bekletin.

    Cemaliye Tüter'in kitabındaki tarif buydu. Evde tavuk göğsü olmadığı için ben tavuk butu kullandım. Ama geçen sefer göğüs etiyle yaptığım daha güzel olmuştu. But biraz kaba oldu itiraf ediyorum. Ama denemenize değecek bir tarif.

    Pazar, Aralık 17, 2006

    Kabaklı Tart

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu tartı kabak etkinliği için haftalar öncesinden yapmıştım hani son ana gelmesin sıkışmayalım bir iş çıkar. Ama etkinliğin gününü unuttum neyse sağlık olsun ben de şimdi yayınlarım. Mercimekli Köfteyi çok severim Sahra'nın da sevdiğini biliyorum ama ailenin geri kalanı sevmiyor. Olsun onlar yemezse yemesin dedik biz yaparız yeriz yanına da bu tartları denemeye karar verdim. Sıcak sıcak yiyelim diye hamuru kalıplara yerleştirip malzemeleri de yanıma alıp yola çıktım. Mercimeklerimizi sıkmayı bitirip tartları fırına koyduk, çayımızı da demledik. O gün kaç köfte yediğimi hatırlamıyorum ama ciddi anlamda abartmıştım. Kabaklı tartlar da fena olmamıştı.



    KABAKLI TART

    Malzemeler;

    Tart hamuru için;

  • 2 su bardağı un
  • 125 gr tereyağı, oda sıcaklığında yumuşamış
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • Tuz
  • 1 yumurta

    Harcı için;

  • 1 büyük kabak
  • 3-4 sap pırasa
  • 1 orta boy domates veya 4-5 tane kiraz domates
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • 1 paket krema
  • 3-4 diş sarımsak
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • Dereotu
  • Tuz
  • Karabiber

    Hazırlanışı;
    1. Hamur malzemelerini yoğurun. Yumuşak bir hamur elde edeceksiniz. Hamuru toparlamak için elinize biraz un serpip hamuru toparlayın.
    2. Bu hamurdan 6 küçük tart ve 20cmlik kelepçeli kalıpta bir büyük tart çıktı.
    3. Kalıpları yumuşamış tereyağıyla yağlayın.
    4. Hamurdan cevizden biraz büyük 6 parça alıp merdaneyle biraz açtım. Tereyağıyla yağlanmış tart kalıplarıma hamuru güzelce yerleştirdim. Kenarlarındaki dilimlere iyice oturmasını sağladım. Eğer isterseniz siz 25 cmlik bir kalıba bütün hamuru döşeyebilirsiniz. Kalan hamuru da 20 cmlik kelepçeli kalıbıma kenarlarını 3 cm yükselterek döşedim.

      Harç;

    5. Kabakları ve pırasaları ayrı bir şekilde ince halkalar halinde doğrayın. Domatesleri kabuklarını soyduktan sonra halka halka dilimleyin.
    6. Tavaya zeytinyağını koyup pırasaları yumuşayıncaya kadar kavurun.
    7. Pırasaları ayrı bir yere alın.
    8. Kabakları yumuşayıncaya kadar soteleyin.

    9. Kalıplara döşenmiş hamurun üzerine önce biraz pırasa, üstüne kabak en üstede ince bir dilim domates yerleştirin. Doğranmış dereotunu sebzelerin üzerine serpin.
    10. Malzemeleri yerleştirdikten sonra üzerlerine tuz ve karabiber serpin.
    11. Önce kremayı ardından da rendelenmiş kaşar peynirini dökün. Peynirler kızarıncaya kadar 200 derece ısıtılmış fırında pişirin.
    12. Piştikten sonra eğer küçük tart kalıpları kullandıysanız kenarlarını bıçakla hafifçe oynattıktan sonra rahatça çıkarabilirsiniz. Sıcak olarak servis yapın.

  • Mayonezli Salata

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bunu kabak etkinliğine yazacaktım. Ama işler bir hayli karışık oldu ve yazamadım.

    Malzemeler:
    • 2 kabak
    • 2 kereviz
    • 2 havuç
    • 250 gr. mayonez
    • 250 gr.yoğurt
    • Yarım demet dereotu
    • 3 diş sarımsak
    • 3 yemek kaşığı sıvı yağ

    Hazırlanışı:

    1. Bütün malzemeler soyulur, yıkanır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır. Teflon bir tencereye sıvı yağ koyulur. Doğranmış sebzeler kısık ateşte az pişirilir.(10 dakika)
    2. Geniş bir kaseye alınır. Mayonez, yoğurt, dövülmüş sarımsak ve ince kıyılmış dereotu ilave edilir, bütün malzemeler harmanlanır. Servis tabağına alınır.

    Akrabalar 4

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Akrabalar 4 sayemizde bir hafta rötar yaptı. Malum hastamız vardı. Hoş karşıladılar.( sanırım) Bu ayki toplantıda biraz farklı misafirleri ağırladık. Şehir dışından akrabalarımız vardı. Başlangıcı güzel olmayan fakat sonu hoş biten bir seyahatle amcam ve kuzenimde katıldılar. Ve annemin kuzeni. Misafirlerin sevdiği yöresel tatlar öncelikli bir menüydü. Ama arayıp bulamadığımız şeylerde oldu. Masayı hazırlayıp üstü dolmadan fotoğraf çekmeyi severim.



    İrem nerde senin fotoğrafların demeden ekleyeyim dedim.
    Mönü mü? Menü mü ? Tartışması sonuçlanmış mıdır? Ben bilemiyorum. Biz şimdiye kadar menü yazdık. Değiştirmeden devam ediyorum.
    Menü;
  • Tutmaç Çorbası
  • Etli Bamya
  • Etli Karışık Kuru Sebze Dolması
  • Etli Lahana Sarması
  • Kızartma Et( yöresel)
  • Mantarlı Pilav
  • Sırın (yöresel)
  • Zeytinyağlı Enginar
  • Mayonezli Salata
  • Közlenmiş Kırmızı Biber
  • Karışık Mevsim Salata
  • Karışık Turşu
  • Karışık Komposto(erik, çilek, vişne)
  • Fıstıklı Kadayıf
  • Ayva Tatlısı


    "Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş"
    Gün başlarken neyi getirir bilemeyiz öyle saatlerinde çok sevdiğimiz bir aile dostumuzu kaybettiğimizi öğrendik. Ardında hoş bir sada ve yaşlı gözler bırakarak gitmişti. Elimiz ayağımız dolaştı. Misafirlerin gelişiyle bir parça toparlandık. Salatayı İrem de dahil dört kişi yaptı çabuk bitmesi için. Umarım bir daha ki sefere istediğim salatayı yapabilirim. Tariflerin çoğu sitede olduğu için sadece mayonezli salatayı ekleyeceğim. Güzel buluşmaların devam etmesi dileğiyle...
  • Cumartesi, Aralık 16, 2006

    Gezdiğim Gördüğüm Yediğim İçtiğim...

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    Geçen haftalarda yaklaşık 10 günlük bir Anadolu Yakası gezisi yapmış olsam yolumuz hep Avrupa Yakasına düştü, ne varsa burada varmış da haberimiz yokmuş. Mayıs ayında
    Akrabalar 2'yi gerçekleştirmek için taa Çamlıca'daki evine gittiğimiz Tülin ablanın bir süre misafiri oldum. Bu süre içinde hem yedik içtik hem de Ümraniye kumaşçılarından Beyoğlu'na kadar gezmediğimiz yer kaldı mı diye düşünüyorum ama Tülin abla İstanbul'da gezip görücek ve aradığımızı bulabileceğimiz daha çoookkk yerin olduğunu söylüyor ki kesinlikle haklı... Epey hızlı bir 10 günden sonra şimdi evimde gezmeden durmak bir parça boşluk oluşturdu neyse kısa bir süre sonra tekrar buluşacağız onun için güç toplamam lazım!!!



    Şimdi hatırlamaya çalışayım bakayım sırasıyla nerelere uğradık ve neler yedik hımmm??

    İlk günü evde geçirdik ve daha çok bilgisayar üzerine gerekli çalışmalarımıza başladık ve bu konuda Tülin ablayı memnun edebildiğim için çok müteşşekkirim efendim. Bulmayı hiç ummadığı bir programı internetten bulup indirdim, ne diyebilirim tam bir internet kurdu ve arama motoru ustasıyım. İkinci gün Ümraniye kumaşçılarını özel bir ekose kumaş aramak için dolaştık ve ardından Merter'deki Vakko fabrika satış mağazına uğradık yine aynı özel ekoseyi bulabilecek miyiz ümidiyle.. Ümraniye kumaşçılarını ve Vakko'nun harika minder ve yastıklarının fotoğrafını çekemediğim için pişmanım. Her iki yerde de kumaşın benzerlerini bulsak da tam olarak içimize sineni bulamadık uzun süren tereddütlere bütün kumaşçıları bezdirip kusura bakmayın dedikten sonra elimiz boş ve aç bir şekilde eve döndük.

    Çocuklar da okuldan dönmek üzere olduğundan pratik bir menü oluşturup Napoliten Soslu Spagetti ve sosun üzerine Baharatlı Tavuk Sote yapmaya karar verdim.

    Ertesi gün Çarşamba Pazarına gittik. Kumaşçıların arasında gezdikten sonra yine kumaşımızı bulamadık ve fazla dolaşmadan pazardan çıktık. Beyoğlu'na, Hacı Resul Kumaşçısına gittik. Kumaşçıdan gerekli kumaşımızı almış tam çıkıyorken raflardan birinde gözümüze bir kaç ekose kumaş çarptı. Uzuuunn uzuuunn ekoseleri inceledikten sonra aradığımız kumaşa en çok benzeyini bulduğumuza karar verdik bu noktadan sonra kaç metre ihtiyacımız olduğu konusuna geldi ve bir uzun düşünme seansına daha girdikten ve bir kaç yerden de fikir aldıktan sonra kumaşı kestirip aldık. Tülin abla dışarıda yemek için ısrar etse de ben onu eve dönüp pizza yapmaya ikna ettim. Akşam yemeğine ben Domates Çorbası, Sucuklu Pizza ve Salata Tülin abla da tatlı olarak Künefe hazırladı. Şimdiye kadar hiç yapmayı denememiştim, kadayıfı bastırmak için epey bir güç sarfetmemize rağmen yine de Sahra'nınki gibi ince olmadı. Nasıl başarıyor hala çözebilmiş değilim ama bizimkinin de tadı çok güzeldi.

    Perşembe günü, aldığımız kumaşı terziye bırakıp market alışverişine çıktık dönerken balıkçıya uğrayıp Levrek aldık. Herkesin ağız tadına uyması için Fırında Domatesli Levrek ve Levrek Tava olarak iki şekilde hazırlayıp yanına bol acılı (çünkü pul biber kabından yanlışlıkla fazla miktarda döküldü ama neyseki sofrada acıyla arası olmayan yoktu), baharatlı Mercimek Çorbası ve bol limonlu Karışık Salata yaptık. Özellikle Fırında Domatesli Levrek'in oldukça lezzetli olduğunu belirtmeliyim ama sanırım bunda Levrek'in kendisinin çok taze olmasının da payı vardır.

    Ertesi günü evde geçirdim ve gündüz Yavuz'a eve adımımı attığım anda söz verdiğim Kümbet Pastasını yaptım (kendisi pastayı ilk yaptığım günden beri fanatiğidir her gittiğim de yaparım). Her ne kadar keki istediğim gibi olmasa da (insan kendi fırınına alışınca başka fırınların dilinden anlamak için bir süre geçmesi gerekiyor) herkes sevdiğine göre sorun yok. Akşam olunca önceki günden kalan Mercimek Çorbasını ısıtıp Tülin ablayla buzdolabındaki değerlendirmek istediğimiz yufkayı kullanarak Fırında Yufkayla Mantı yaptık. Sonra salata olarak değişik ne yapsam ne yapsam diye düşünürken "Gâvurdağı Salatası sever misiniz?" diye sordum cevap olumlu olunca malzemeleri doğramaya başladım. Yani menümüz; Mercimek Çorbası, Fırında Yufkayla Mantı ve Gâvurdağı Salatası oldu. Kümbetin bir gece dolapta beklemes gerektiğinden o akşam kesilmedi.

    Ertesi gün benim yoğun bir şekilde çalışmam gerektiği için yemek ve gezmek olaylarına ara verdim. Pazar günü sabah kahvaltıya Pancake yaptım çok beğendiler tarifini yazdırmadım nasılsa bloga eklicem diye en kısa zamanda güzel bir fotoğrafla tarif geliyor. Akşama kadar çalıştıktan sonra Tülin abla benim onlara yapmak için söz verdiğim Kremalı ve Sebzeli Tagliatelle yaptı (sebzeleri tek tek doğrarken pişman olduğunu biliyorum ama ben uyarmıştım :).



    Pazartesi günü ani bir şekilde rahatsızlanıp bizi korkutan büyük dayımız yine o yakadaki teyzemize gelmişti test sonuçları moralleri düzelttiğinden Nezahat teyzemin harika yemeklerini keyifli bir şekilde yedik. Menüyü sayıyorum;

  • Lahana Turşulu Çorba
  • Zeytinyağlı Kereviz
  • Su Böreği
  • Tavuk
  • Pilav
  • Kurutulmuş Fasulye Yemeği
  • Kurutulmuş Meyve Hoşafı
  • Karışık Salata
  • Fıstıklı Baklava




  • Ertesi gün vapurla Eminönüne geçtik. Eminönü'nün altından girdik üstünden çıktık dolaşmadık yer bırakmadık. Tabiiki önce kumaşçıları dolaştık. Sonra ben uzun zamandır Pasta Malzemeleri satan Nüans'a gitmek istediğim için dolaş dolaş yerini aramaya başladık. Aslında daha önce gitmiştim ama yol bulma konusunda hiç iyi olmadığımdan ve Eminönündeki bütün sokaklar birbirine benzediğinden uzun bir dolaşma sonucunda nihayet dükkanı bulduk iki renk (kırmızı ve yeşil) gıda boyası, eksik tart kalıplarımın devamını, truff koymak için renkli kağıtlar, baton ve rulo pastalar için altlık, yaprak jelatin ve krem tartar aldım. Sonra karşımıza daracık kapılı Rüstempaşa camii çıktı. Kapıdan girdik karşımızda merdivenler herhalde minareye çıkıyor dedik ama kapısı burası dediler siz devam edin merdivenler sona erdiğinden karşımıza harika uzun bir avlu çıktı. O merdivenlerden çıkarken insan böyle bir yer beklemiyor içeri girince ayrı bir şoka daha girdik bütün duvarlar inanılmaz güzellikteki çinilerle kaplı ama her duvar her kolon birbirinden güzel farklı modellerle kaplı çekmeye fotoğraf makinemin şarjı yetmedi ve tripodumu yanımda getirmediğime ne kadar pişman olduğumu anlatamam, bir gün özel olarak tekrar oraya gitmek üzere istemeye istemeye ayrıldık ama gözümüz arkada çinilerde kaldı. Gidip görmeyen herkese mutlaka gitmelerini tavsiye ediyorum.

    O kadar gezmek yetmedi yemekten sonra üstüne bir de IKEA'ya gittik. Oradan da ne zamandır almak istediğim 4 adet Lucky Bamboo aldım.

    Ertesi gün Sahra'larda aylık Akraba Toplantımız vardı oraya gittik oradaki sofrayı Sahra anlatacak.

    Pancake, Fırında Yufkalı Mantı ve Levrek tariflerini ekleyeceğim.

    Cuma, Aralık 15, 2006

    Çarşamba Pazarı

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.




    Fatih'in Çarşamba'sı, ünü Türkiye'yi bile aşmış bir pazardır. Büyüklüğü de neredeyse aşacak ama neyse abartmayalım. Çarşamba günleri pazarın olduğu sokaklarda oturanların yaşadığı gürültüyü ve kargaşayı bilirim ertesi gün oldu mu bir eksiklik hisseder insan, bugün neden bu kadar sessiz acaba diye düşünmeye başlar....Yazı ve Fotoğrafların Devamı Burada...

    Cuma, Aralık 08, 2006

    Tavuklu Coleslaw

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Evet, nihayet haftalar önceki menünün son tarifini ekliyorum, aslında bunun benzerlerini daha önce yapmıştım. Son anda hafif bir salata düşünürken uydurulmuş bir şey oldu;

    Malzemeler;

  • Yarım tavuk göğsü, haşlanmış ve didilmiş
  • 1 kaç yaprak beyaz lahana, ince kıyılmış
  • 1 kaç yaprak mor lahana, ince kıyılmış
  • 1 havuç, rendelenmiş
  • Mayonez
  • Tuz, çekilmiş beyaz biber

    Hazırlanışı;
    1. Tavuk, lahanalar ve havucu karıştırın.
    2. Bir kasede mayonez, tuz ve biberi karıştırın.
    3. Sosla malzemeleri iyice karıştırıp servis tabağına alın.
  • Mercimekli Börek

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Malzemeler;

  • 4 adet yufka
  • 2 su bardağı yeşil mercimek
  • 2 adet kuru soğan, küçük yemeklik doğranmış
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • Tuz, pulbiber, karabiber
  • 8 kaşık tereyağı

    Hazırlanışı;
    1. Mercimeği ayıklayıp yıkadıktan sonra haşlayın.
    2. Tavaya sıvıyağı koyup küçük doğranmış soğanı biraz kavurun. Haşlanmış mercimeği ilave edin. Tuzunu ve baharatlarını da ekleyip bir süre pişirin, ocaktan alın.
    3. Tereyağını eritin.
    4. 1 yufkayı tezgaha serin, iki kaşık tereyağını yufkanın üzerinde gezdirin. Yukfakayı katlayıp açarak her tarafının yağlanmasını sağlayın. Veya yumuşak bir fırçanız varsa fırçayla da tereyağını yufkanın her yerine yayabilirsiniz.
    5. Diğer yufkayı da yağlanmış yufkanın üzerine koyun, aynı şekilde yağlayın.
    6. Sigara böreği gibi ama daha büyük üçgenlere kesin. Geniş tarafına mercimekli harçtan koyun. Geniş kenarları 1 cm kadar içe kıvırıp rulo yapın ucunu yapışması için bir kaseye koyduğunuz suya batırıp sarma işlemini bitirin.
    7. Harcınız bitene kadar buna devam edin. Bu aşamada isterseniz sarılan börekleri buzluğa kaldırabilirsiniz.
    8. Yağlanmış tepsiye veya yağl kağıt üzerine börekleri dizmeden önce börekleri tek tek suyun altında 1 kaç saniye tutup elinizle hafifçe sıkıp tepsiye yerleştirin.
    9. Böreklerin üzerine yumurta sarısı sürüp. 200 derece ısıtılmış fırına verin.

      Bizim mercimekli harcımız az geldiği için kalan yufkaların içine doğranmış sucuk, domates, biber koyup aynı şekilde sardıktan sonra ortalarını yumurtaları sürüldükten sonra karnıyarık gibi bıçakla kesip öyle fırına verdik.
  • Tuzlu Kurabiyeler

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Malzemeler;

  • 250gr oda ısısında yumuşamış tereyağı veya margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı rendelenmiş beyaz peynir (eğer arzu ederseniz farklı peynirler de ekleyebilirsiniz)
  • 2 yumurta (birinin sarısı üzerine sürmek için ayrılacak)
  • 1 paket kabartma tozu
  • Alabildiği kadar un
  • Tuz
  • Susam, çöreotu, vb.

    Hazırlanışı;
    1. 1 yumurtanın sarısını ayırıp, kalan bütün malzemeyi yoğurun. Yumuşak bir hamur hazırlayın.
    2. Bir miktar hamuru tezgahta 1 cm kalınlığında açıp kalıplarla kesip tepsiye dizin. Eğer kalıbınız yoksa çay bardağının ağzıyla da kesebilirsiniz veya elinizde çubuk şekli vererek peynirli çubuklar hazırlayabilirsiniz. Aslında annem normalde bunları saç örgüsü yapar ama kalıplarımızı kullanmak istedi bu sefer.
    3. Bütün hamur bittikten sonra, üzerilerine ayrılan yumurta sarısını sürün isterseniz susam isterseniz çöreotu serpin ve fırına verin. Hafif kızarana kadar 200C fırında pişirin.
  • Annemin Elmalı Rulo Pastası

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Nihayet annemin meşhur elmalı pastasını ekliyorum. Meşhur diyorum çünkü herkes çok beğenir ben de daha çok bol elmalı az hamurlu tart tarzı elmalı pastaları severim. Aynı gün de tüketebilirsiniz ama özellikle bir gün sonra daha da lezzetli olur.

    Malzemeler;

  • 250 gr. tereyağı veya margarin
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 2 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • Alabildiği kadar un

    İçi için;

  • 3 adet golden elma
  • 1/2 çay bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 2 tatlı kaşığı tarçın

    Hazırlanışı;
    1. Oda ısısında yumuşamış yağın üzerine sıvıyağı, şekeri, yoğurdu koyup elinizle yağı yoğurun.
    2. Unu, kabartma tozunu ilave edip yoğurarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur hazırlayın, üzerini örtüp serin bir yerde dinlenmeye bırakın.
    3. Diğer tarafta elmaları soyup, rendeleyin ve üzerine şekeri, tarçını, cevizi ilave edip, ocakta suyunu çekinceye kadar karıştırarak pişirin ve soğumaya bırakın.
    4. Hamuru 5 eşit parçaya bölün, merdaneyle yuvarlak yemek tabağı büyüklüğünde açın. 8 parçaya varsa ruletle yoksa bıçakla kesin, geniş tarafına elmalı içten koyup sigara böreği gibi içe doğru yuvarlayın.
    5. Orta hararetli fırında pişirilir, biraz ılındıktan sonra üzerine pudra şekeri eleyin.
  • Perşembe, Aralık 07, 2006

    Annemin Arkadaş Toplantısı

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bir haftadır evden uzak olduğum ve yoğun bir şekilde gezdiğim için blogla ilgilenemedim. Ama en azından bu bir hafta için mutfak açısından oldukça verimli geçti, yakında fotoğraflarını çektiğim yiyeceklerimizi ve gezdiğim yerleri de ekleyeceğim.

    Bir kaç hafta önce annemin arkadaşları bize gelmişti. Hem hafif hem de onların sevdiği şeylerin bulunduğu bir sofra hazırlamaya çalıştı annem, ben Tavuklu Coleslaw ve Kısırı yaptım. Mercimekli Börek eskiden çok yapılırdı hani bazı tatlılar pastalar bir dönem popüler olur ya herkes yapar sonra modası geçer yerini yeni öğrenilen daha değişik olana bırakır. Bu börek de bir kaç sene önce popülerliğinin zirvesindeydi sonra unutuldu ama özlemiştim, aklıma geldi. Menümüz aşağıda, olmayan tarifleri eklemeye çalışıcam.

    Menü;

  • Kısır
  • Tavuklu Coleslaw
  • Mercimekli Börek
  • Sucuklu ve Sebzeli Börek
  • Tuzlu Kurabiyeler
  • Elmalı Rulo Pasta
  • Tiramisu
  • Kısır için; göbek marul ve söğüş domates salatalık

  • Salı, Aralık 05, 2006

    Mengen Pilavı



    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
    Öncelikle belirtmek isterim bu benim tarifini vereceğim pilav bana göre mengen pilavı. Bolulu bir ziyaretçi çıkar bu pilav bizim değil diyebilir. Gerçek şu ki tarifler ağızdan ağıza bazen de zevke göre değiştirilebiliyor. Mesela içli köfteyi halam ceviz kadar, annem biraz büyük, arkadaşları koni şeklinde yapar. İç ve dış malzemeleri ana malzemeler(bulgur, kıyma) hariç birbirine benzemez. Benzeyenlerde miktar olarak benzemez. Keza çiğ köfte için de bu geçerlidir. Yani bu doğrusudur diyenler bizimle paylaşırsa sevinirim.
    Malzemeler:

    • 500 gr. pirinç
    • 1 su bardağı tereyağ
    • 300 gr. kuzu kuşbaşı
    • 6 su bardağı et suyu
    • 1 kase mantar
    • 2 kuru soğan
    • 3 adet domates
    • 1 yemek kaşığı toz şeker
    • 1 tatlı kaşığı kekik
    • 1 demet dereotu
    • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
    • Tuz, karabiber

    Hazırlanışı:

    1. Pirince iki yemek kaşığı tuz döküp kaynar suyla ıslatılır.
    2. Kuzu etini küçük doğranır. Domateslerin kabukları soyulur tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğranır.
    3. Soğanlar soyulur ince kıyılır. Mantarlar yıkanır, doğranır.
    4. Bir tencereye 4 yemek kaşığı tereyağ koyulur kızdırılır etler, biraz kavrulunca soğanlar ilave edilir. Domates ve mantarlar ilave edilir.
    5. Bir kaç dakika karıştırılır et suyu ilave edilir. Yarım saat kaynatılır.
    6. Başka bir tencerede kalan tereyağında üç dakika pirinçler kavrulur. Diğer tenceredeki malzemeler ilave edilir.
    7. Suyu ayarlanır. Şeker, tuz, biber ilave edilir. 15 dakika ağır ateşte pişirilir.
    8. Servis için tabağa alıp, ince kıyılmış dereotu, dövülmüş ceviz, ve kekikle süslenir.

    Benim dereotum biraz azdı ve fotoğraf makinesini alıp geldiğimde babam arkadan tadına bakmıştı. Neyse ki oyu olumluydu.

    Cumartesi, Aralık 02, 2006

    Hastane Yıldönümü

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    İşte bir yıl dönümü daha. Fakat bu farklı bir şey. Bir sene önce hastaneden bir hastamız çıkmıştı. Aynı günlerde başka bir hastamız çıktı. Geçen sene ki korkunç günler kadar sürmese de hastalık hastalıktır.
    Hastanız ameliyat masasından kalkmış eve dönmüşse(ki şükür böyle oldu)ev hazırlamak sofra kurmak bir zevktir. Ama aklınız karışıksa yanınıza candan bir dost lazım. İrem'in annesi yetişti. Hani aman zahmet olmasın der insan ama işini ilerletemez insan. Evet ben başladım o bitirdi. Yaptığım pilavın tarifini karıştırdım. Olmadı gittim değişik bir çorba buldum. Ama o da fırsatı kaçırmadı ve güldü:
    "İyi de bu zaten sitede var" dedi. Ama küçük bir menü çıktı ortaya işte. Gülme sahra ya gelir başına. Yardımlar için teşekkürler...
  • Sultan çorbası
  • Buhara pilavı
  • Zeytinyağlı Patlıcan
  • Sezar salata
    Tatlımız Nursen abladandı. Marmelatlı kurabiye yapmıştı.
  • LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...