Perşembe, Aralık 27, 2007

Zeytinyağlı Kereviz Dolması

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Zaman ve zorluk derecesi belirtmek için bazı yemeklerin yanına not düşülür ya. Biz zaten bunu yapmıyoruz bir de yemeği başkası yapmışsa hiç yapamıyoruz. Annem çabucak yapmış bu yemeği?
Malzemeler;

  • 5 kereviz
  • 1 kuru soğan
  • ½ limon
  • 1 patates
  • 1 havuç
  • 1 su bardağı bezelye veya 1 kavanoz garnitür
  • 1 limon suyu
  • 1 bardak su
  • 1 kaşık un
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı tuz

Hazırlanışı;

  1. Kerevizler soyulur yıkanır ve içleri oyulur. Yarım limonla içi dışı ovulur.
  2. Bir tencereye zeytinyağ koyulur. Kerevizler ters olarak dizilir. Bir bardak su, limon suyu ve un karıştırılır. Bu karışımın yarısı kerevizin üstüne dökülür.
  3. İnce kıyılmış soğan kerevizlerin ortasına koyulur. Toz şeker ve tuz ilave edilir. Kapağı kapalı olarak 30 dakika kısık ateşte pişirilir.
  4. Başka bir tencerede küçük küpler halinde doğranmış patates, havuç ve bezelye hafif haşlanır, süzülür. Bir kaşık zeytinyağla hafif ateşte biraz sotelenir. Kalan unlu karışım dökülür ve bir taşım kaynatıp ocaktan alınır.
  5. Pişen kerevizlerin içine bir kaşık yardımıyla önce ortadaki soğan sonra garnitür doldurulur. Kalan sos içlerine ve kapak şeklinde kesilmiş kerevizler kapatılıp üstüne gezdirilir.
  6. Servis tabağına alınır.


Çarşamba, Aralık 26, 2007

Sakızlı Kebap ( Bursa Mutfağı)

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Saray mutfağı denince aklımıza çok farklı çeşitler gelir. Ama bilemeyiz hani saraylı değiliz ya. Benim öyle büyük iddialarım yoktur büyük büyük dedem Mısır'da paşaydı, komutandı gibi. Desem nasıl olsa araştıracak kimse yok demeyin bazı aklı evveller araştırabilir. Sana ne? Diyemezsin. Sonra karşınıza geçerler internetten sizin şehrinize, mahallenize girdim söyedikleriniz doğruymuş derler. E sen niye hep internette kalmadın da çıktın diyemezsin?
Evet ya saray yemeklerinden kendi canımın acısına geldim. Yemek Zevki dergisinde İnci Kızılkaya Sakızlı Kebap yapmış ve hikayesinin İstanbul'da saray mutfağında başlamış Hünkar Beğendi olduğunu yazmış. Bursa'da yapılan ilk şekli buymuş.
Malzemeler;

  • 1 kg. kuzu kuşbaşı
  • 1 kuru soğan
  • 5 kaşık tereyağ
  • 2-3 adet damla sakızı
  • 2-3 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı yeni bahar, tarçın ve karabiber karışımı
  • 2- 3 yemek kaşığı gül suyu
  • Bir tutam un
  • Tuz

Püre malzemesi;

  • 1 kg. patates
  • 300 gr. süt
  • ½ bardak kaşar peynir rendesi
  • Tuz

Hazırlanışı;

  1. Et doğranmış soğanla bir gece öncesinden bekletilir.( tarifte rendelenmiş soğan deniyor ama bizim aile yoğun soğan kokusuna dayanamıyor)
  2. Tencereye etler ve tereyağı koyulur et suyunu çekinceye kadar kavrulur. Arada bir az miktarda su ilave edilir.
  3. Etlerin pişmesine yakın 2-3 damla sakızı gül suyuyla havanda dövülür bir tabağa alınır. Ayrı bir yerde sarımsak ve tuz dövülür. Bir tutam un, sarımsak, damla sakızı ve baharatları karıştırılır.
  4. Etlerin üzerine dökülür ve bir taşım kaynattıktan sonra ateşten alınır.
  5. Ayrı bir tencerede soyulup küp küp doğranmış patatesler haşlanır. Süt ve tuz ekleyerek mikserden geçirilir. Pürüz kalmayınca kaşar peynir rendesi ilave edilir ve tekrar çırpılır.
  6. Servis tabağına pürenin üzerine et koyularak servis yapılır.

Gül suyu olarak derin dondurucudaki gül yapraklarını kaynatıp kullandım. Malzemeleri bize göre azalttım. Yanına bir salata yeterli oldu akşam yemeğimize. Yemek Zevkine ve İnci kızılkaya'ya teşekkürler...


Cumartesi, Aralık 15, 2007

Zeytinyağlı Yer Elması

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Yer elmalarını soymak çok zevkliydi desem yalan. Ama
YE#29'un ev sahibi Sıcak Paylaşımlar'da Aysel hanım kadar yorulmadım. Kendisine sıcacık ev sahipliği için teşekkür ediyoruz.
Malzemeler:

  • 1 kg. yer elması
  • 200 gr. arpacık soğan
  • 1 kuru soğan
  • 2 havuç
  • 1 kavanoz garnitür(patates, havuç, bezelye)
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • ½ tatlı kaşığı tuz
  • ½ çay kaşığı tarçın
  • 1 su bardağı su
  • 2 limon suyu
  • Yarım demet dereotu

Hazırlanışı;

  1. Büyük bir kaseye biraz su koyulur, bir limon sıkılır ilave edilir. Yer elmaları soyulur, yıkanır kaseye koyulur.
  2. Soğanlar soyulur. Kuru soğan yemeklik doğranır. Bir tavaya zeytinyağ koyulur soğanlar pembeleştirilir. Havuç soyulur veya kazınır. Yuvarlak dilimlenir. Soğana ilave edilir.
  3. Bir tencerenin altına bir kaş kaşık tavadaki yağdan koyulur. Dilimlenmiş yer elmaları ve havuçlar dizilir. Tavadaki soğan ve kalan havuçlar yemeğin üstüne dökülür.
  4. Sıcak sudan geçirilen garnitür, su, toz şeker, tuz ve tarçın ilave edilir. Önce yüksek ateşte, kaynadıktan sonra limon suyu ilave edilerek kısık ateşte pişirilir.
  5. Servis tabağına ters çevrilir.

Zeytinyağlı Mısır Karnabaharı

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bu sebzenin pişmemiş hali bir harika. Hadi bizim zevkimize uydu demiştik ki İrem'in annesi uğramıştı o da bayağı bir vakit okşadı.
Malzemeler;

  • 1 mısır karnabaharı
  • 200 gr. arpacık soğanı
  • 3 havuç
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 2 limon
  • 2-3 dal dereotu
  • 2-3 dal maydanoz
  • 2 defne yaprağı
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz

Hazırlanışı;

  1. Akşamdam temizleyi yıkayıp bölmeden sirkeli suya koyulur. Buharda 35-45 dakika haşlanır. Yanına bir limon parçalara bölünmüş olarak koyulur.
  2. Bir tencereye zeytinyağ koyulur. Soyulmuş soğan, havuç hafif sotelendikten sonra tuz, toz şeker buket olarak bağlanmış maydanoz, dereotu ve defne yaprağı koyulur.
  3. Bir çay bardağı su ilave edilir ve havuçlar biraz yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir. Karnabahar sebzelerin ortasına koyulur 1 limon suyu ilave edilir. 15 dakika sonra ocakran alınır.
  4. Servis tabağına alıp altta kalan sos karnabaharın üzerine gezdirilir.

Perşembe, Aralık 13, 2007

Ekşili Kabak Oturtması

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Kırmızı et sevenler kırmızı etle de yapabilir. İlk olarak öyle yapmıştık. Yaklaşık 7 sene önce. Yok canım bu kadar olmadı diye hafızamı ne kadar zorlasam da her işlemden sonraki sonuç 7 sene çıktı.
Malzemeler;

  • 1 kg. kabak
  • 750 gr. kuşbaşı tavuk eti
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 2 kuru soğan
  • 2 domates
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
  • 1 kahve fincanı sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 limon suyu

Hazırlanışı;

  1. Kabaklar soyulur, yıkanır. Yuvarlak dilimlenir, tuzlanır.
  2. Bir tavada iki kaşık tereyağ eritilir, tavuk eti çok hafif sotelenir. Sulanınca bir çay bardağı su ayrılır.
  3. Başka bir tavada sıvı yağ kızdırılır soğanlar hafif pembeleşince salçalar ilave edilir. Biraz karıştırıp ayrılan tavuk suyu ilave edilir.
  4. Bir tencerenin altına iki kaşık dökülür. Kabaklar dizilir, üstüne bir kat tavuk koyulur. Salçalı karışımdan bir kaç kaşık dökülür. Tekrar aynı sırayla kalan malzeme dizilir.
  5. Kalan sos, haşlanmış nohut ve bir limon suyu ilave edilir. En üste dilimlenmiş domatesler dizilir Kaynadıktan sonra kısık ateşte pişirilir. Piştikten sonra domates dilimleri alınır, yemek servis tabağına ters çevrilir üstüne domates dilimleri dizilir.

Çarşamba, Aralık 12, 2007

Muzlu Frambuazlı Minik Yaş Pastalar

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Minik dediysem o kadar minik değil hani porsiyon usulü oldu. Dilim dilim değil. Akşam üzeri alel acele fotoğraf çektim. Hasta ziyaretine gittik. Çok sevdiğimiz bir aile dostumuz. Aslında dostluktan öte bir şey bu . Kardeşlik. Ve nasıl kardeşiniz hastayken siz rahat edemezseniz babam da öyle. İki aydır aklı orda. Gittiği zaman da üzgün gitmediği zaman da. Bazı hastalıklar fırtına gibi gelip küçük esintilerle gidiyor maalesef. Ankara'dan gelen misafirleri yaptığım tatlıların tarifini sormuştu. Birini ekliyeyim ikinci yarına kalsın;
Muffin Malzemeleri;

  • 3 yumurta ( çok küçüklerdi)
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabatma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 3 muz rendesi
  • 2 yemek kaşığı ince çekilmiş badem veya fındık
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi

Islatmak için;

  • 1 limon suyu
  • 1 su bardağı su
  • 1 çay badağı şeker
  • 1 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi

Krema için;

  • 2 paket krema
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 100 gr. frambuaz

Muffinlerin Hazırlanışı;

  1. Yumurta ve şeker koyulaşıncaya kadar çırpılır. Yağ süt ilave edilir iki dakika çırpılır.
  2. Un, kabartma tozu, vaniya bir kasede harmanlanır elenir. İlave edip bir kaşıkla karıştırılır.
  3. Portakal kabuğu rendesi, badem ve muz rendesi ilave edilir karıştırılır. Muffin kalıplarına boşaltılır. (24 adet)
  4. Fırından çıkıp soğuduktan sonra ortadan iki kat olacak şekilde kesilir. Bol şekerli limonatayla ıslatılır. (Tercihim portakal suyuyla karışık olması ama evde yoktu)
  5. Krema, şeker koyulaşıncaya kadar çırpılır. Frambuaz ilave edilir tekrar çırpılır.
  6. Muffinlerin aralarına ve üstlerine sürülür. Frambuazla süslenir.

Ben derin dondurucudan kullandığım için üstünü süslerken sulandı. Jöleyle kaplıyabilecek vaktim olmadığı için bunu bir dahaki sefere erteledim.

Fıstıklı Makaron

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Bir kaç kurabiye çeşiti var ki içine yumurta sarıları konuyor akları açıkta kalıyor. Buna çare beze oluyor genelde ama
Bizim Pastane'de Zinnur'un hazırladığı fıstıklı makaronları görünce hevesleniyorum. Biraz okuyup başlıyorum tamam da hepsini oku. Hamurun parmağınıza bulaşmayacak kıvamda olması lazım satırını atlayıp kurutulması lazım kısmını okumuşum. Bir kaç saat sonra tekrar baktığımda mutfağa koşup hemen pişirdim. Yanlız sonuçtan annemler çok memnun kaldılar. Aynur abla da çok beğendi tarifi onun için acele ekledim;
Makaron hamuru için malzemeler;

  • 3 yumurta akı
  • 1 su bardağı pudra şeker
  • 120 g ayıklanmış tuzsuz antep fıstığı içi
  • Bir çimdik tuz
  • 5 yemek kaşığı seker

Fıstıklı Krema için:

  • 30 gr ayiklanmıs tuzsuz antep fıstığı
  • 1 bardaktan bir parmak eksik pudra sekeri
  • 4 yemek kaşığı yumuşak tereyağ
  • Vanilya

Hazırlanışı;

  1. Fıstık ve pudra şekeri mutfak robotunda çekilir. (Ben toz fıstık kullandığım için kısa süreli çektim)
  2. Yumurta akları ve pudra şeker mikserle önce orta devirde tepecikler oluşmaya başlayınca da hızlı devirde çırparken 5 yemek kaşığı şekeri de yavaş yavaş eklenir.
  3. İki dakika çırptıktan sonra parlak ve pürüzsüz görüntülü bir köpük elde edilir.
  4. Robottaki karışımın yarısı köpüğe ilave edilir bir kaşıkla karıştırıp diğer yarısıda eklenir. Karışım tek bir renk oluncaya kadar karıştırılır.
  5. Hamur sıkma tüpüne kaşık yardımıyla doldurulur. (Ben üşendim çok eski bir tüp vardı onla doldurdum şekilde biraz bozuk oldu) Pişirme kağıdı serilmiş tepsilere 3 cm aralıklarla sıkılır.
  6. Makaronların yayılması ve hava kabarcıklarının ortadan kalkması için tepsiler mutfak tezgahına orta kuvvetle bir kaç sefer vurulur.
  7. Makaronların kurutulması için bir saat bu tarif için yeterli. Kuru parmağınıza yapışmayacak kıvama gelince fırın 175 derecede ısıtılır. Tek tepsi olarak 10 -12 dakika pişirilir.
  8. Makaronlar tepsiden soğuduktan sonra çıkarılır.
  9. Krema için fıstık ve pudra şekeri robottan geçirilir. Bu karışım ve vanilya oda sıcaklığındaki tereyağıyla çatalla karıştırarak birleştirilir.
  10. Aralarına krema sürülerek iki makaron birleştirilir. Bir gece buzdolabında bekletilirse tadı daha güzel oluyor.

Zinnur' teşekkür ediyorum bu güzel tat için. Daha teferruatlı bilgi için orayı ziyaret edin diyorum.

Pazartesi, Aralık 10, 2007

Açma

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
Açmalar biraz büyük oldu. Büyük oldu derken pastane açmaları kadar. Evet kahvaltıda güzel olabilirmiş ama tabakta böyle büyük olmamalıymış! Bu da ablamın yorumu. Buraya yazmaz direkt yüzüme söylemek dururken zahmete ne hacet. Ama gerçekten diğer hamurlarla yaptığımdan büyük parçalar almadım sadece hamur güzel kabardı. Bu yüzden onları arkaya koydum.
Malzemeler;

  • 2 su bardağı ılık süt
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 yumurta (birinin sarısı üstü için )
  • 1 paket yaş maya
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı mahlep
  • 6 su bardağı un

Hazırlanışı;

  1. Maya ılık sütte eritilir. Toz şeker ilave edilir karıştırılır.Üstü bir bardak unla kapatılır.
  2. Un hafif ayrılmaya başladığında kalan un, tuz, su, yağ, yumurta ve mahlep ilave edilir ve 10 dakika yoğrulur. (yumuşak bir hamur olacak)
  3. Üstü örtülür ve sıcak bir yerde iki misli kabaracak kadar bekletilir. (30- 45 dakika)
  4. Elimimizi hafif yağlıyarak hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopartıp tezgahın üstünde yuvarlanır, bükülerek iki ucu birleştirilir.
  5. Az yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Çırpılmış yumurta sarısı sürülür. Tepsi sıcak fırına koyulur, açmalar kabarınca ısı biraz düşürülerek pişirilir.

Çarşamba, Aralık 05, 2007

Mantarlı Biftek

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Annemin arkasında bayağı bir koşturdum. Bütün malzemeleri el ve göz kararı koymaya alışmış insanı çok sıkan bir durum. Neyse ki malzeme listesi çok kalabalık değil.
Malzemeler;

  • 1 kg. biftek
  • 500 gr. mantar
  • 6- 7 küçük patates
  • 3 iri domates
  • 1 kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 100 gr. tereyağ
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • ½ çay bardağı su

Hazırlanışı;

  1. Mantarlar yıkanır ayıklanır, ince doğranır. İki kaşık tereyağında sotelenir.
  2. Domatesler blendırda çekilir veya ince rendelenir. Salça, tuz, karabiber ilave edilir karıştırılır.
  3. Hazırlanan domtesli sos bifteklerin içine bir kaşıkla sürülür. Mantar eşit miktarda bölünerek biftekler sarılır.
  4. Düdüklü tencereye sıralanır. Patatesler ve soğan soyulur. Onlarda yerleştirilir.(Soğan doğranmadan bütün olarak, lezzet vermesi için koyulur.)
  5. Kalan domates sosu, tereyağ, su yemeğin üzerine gezdirilir. Pul biber, kekik ilave edilir üstü kapağı kapatılır. 10 dakika pişirilir.
  6. Tencereyi açıp etler bir fırın kabına aktarılır. Fırında 10 dakika kızartılır servis yapılır.




Pazartesi, Kasım 19, 2007

Mantarlı Kıymalı Börek

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Annem pazartesi temizliğini yaparken buzluktan kıyma çıkarmıştı ne yemeği yapıcaktı bilmiyorum ama o kıymayı ben sahiplendim. Yemek yaparken bir huyum var bazen felaketle sonuçlanıyor (aslında ilk zamanlarda oluyordu bu felaketler şimdi öğrendikçe daha az oluyor) bu yemeğe şunu da ekliyelim hımm dolapta ne varmış bunu da ekliyelim diye bir sürü ek malzeme çıkartıyorum. Neyse bu sefer sonuç güzel oldu. Kıymaya fazladan mantar ve havuç ekledim.



Malzemeler;

  • 250 gr kıyma
  • 250 gr mantar, yıkanmış, küp doğranmış
  • 1 havuç, ince rendelenmiş
  • 3 küçük domates, soyulmuş, küp doğranmış
  • 1/2 su bardağı maydanoz, kıyılmış
  • 1 büyük soğan, küp doğranmış
  • 3 kaşık tereyağı
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber

  • 1 kilo yufka
  • Zeytinyağı
  • 1 yumurta
  • 1/2 bardak yoğurt


  • Hazırlanışı;
    1. Önce mantarı bir tavada bir kaşık tereyağıyla suyunu çekene kadar kavurun. Başka bir yere alın.
    2. Kıymayı bir kaşık tereyağında kavurun kıyma kavrulduktan sonra soğanları ekleyin ve kavrulana kadar sotelemeye devam edin.
    3. Salçayı ilave edip bir kaç kere karıştırın ve domatesleri, havucu, baharatları, maydanozu ilave edip bir dakika kadar soteleyin ve ocağın altını kapatın.


    Kıymalı harcı yufkalara Pırasalı Börek'te olduğu gibi yerleştirdik açıklamasına bakmak için buraya tıklayabilirsiniz.

    Rulo yapılmış yufkaları tepsiye yerleştirdikten sonra üzerine zeytinyağı, yoğurt ve yumurta karışımını sürüp fırında altı ve üstü kızarıncaya kadar pişirin.



    Çorba olarak domates çorbası yaptım. Salata için de; biraz karnabaharı limonlu suda haşlayıp soğuması için bekletirken, Marul, tere ve maydanozu beraber doğrayıp salata tabağına, yanına biber, domates ve salatalık ortaya da haşlanmış karnabaharları yerleştirdim. Sos olarak Zeytinyağı, limon, pul biber, kekik, nane ve çok az karabiberi çırparak üzerine gezdirdim. Karnabaharı bu şekilde salatada kullanmayı çok seviyorum karnahabarın her halini sevdiğimdendir belki de..

    Cuma, Kasım 16, 2007

    Akrabalar - 8

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Akrabalar 8 büyük gecikmeyle (sanırım üç ay kadar) bizim evde oldu. Haklı sebeplerimiz vardı. İzmir'den annemin çocukluk arkadaşı, bizim de kuzenimiz olan misafirimiz gelince başlangıç için iyi bir neden oluştu. Gerçekten birbirine girmiş işlerimizi iki gün bir kenara bırakarak toplandık. Burada tek sorun istediğimiz çeşitleri ayarlıyamamaktı. Yani misafirlerimiz istediklerimizi değil kısmetlerinde olanı yediler. Yemekler yenildi eskiler yad edildi ve akşam bütün misafirler evimizden bir miktar grip virüsüyle ayrıldı. Menü;



    Sitede bulunmayan tarifleri ekleyeceğim. Bu sefer çoğu sitede bulunan tariflerden.

    Bir de konuyla ilgili (aslında hem ilgili hem değil) olmayan küçük bir yorumum var. Aslında İrem'le benim yorumumuz. Geçen haftaki tatsız cevaplarımız hoşlanarak değil mecbur kalarak yazdığımz cevaplardı. Acaba bunları kaldırsak mı diye düşünürken zaman gösterdi ki hiç gerek yok. Aslında kuzu dolması bardağı taşıran damla oldu. Ve biz bundan sonra özellikle isimsiz , tahrik edici yorumları sileceğiz. "Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır" biz tarifleri yazarken ya da fotoğrafları çekerken mümkün olduğu kadar ince detayları alan ve anlatan sunumlar yapmaya gayret ediyoruz. Bilgimiz dahilinde olanları aktarıyoruz. Ama bu bizim için şu anda sadece sevdiğimiz bir hobi. Bakınız özellikle belirtmek isterim bizi burda devlet görevlendirmedi ki görevimizi suistimal etmiş olalım veya hiç bir ziyaretçi özel bir ücret ödeyerek girmiyor ki parası ziyan olsun. Arzu eden bakar arzu etmeyen sayısı binleri bulan diğer yemek sitelerine girer. Yorumları kapatırsak sevdiğimiz bizi teşvik eden sırasında usulünce tenkit eden dostlarımızın yorumları da görünmeyecek.

    Perşembe, Kasım 15, 2007

    Kayseri Mantısı (1)

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Kayseri mantısı yazdım. Yanlız bütün Kayserililer böyle yapar şeklinde bir iddiam yok. Bu bizim arkadaşımızın yaptığı bir şekildi gerçi biz onlar kadar küçük yapamadık. Hesaba vurursak bizimki onların mantısının 3 katı büyüklüğünde. Aaa bir de çeşitlerini unuttum şu anda bir çok çeşit tatmıştık biz onlarda, ama en sevdiğimiz bu olmuştu ve yapmaya devam ettik.

    İç Malzemesi:

    • 500 gr. kıyma
    • 2 kuru soğan
    • Yarım demet maydanoz
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • ½ tatlı kaşığı karabiber
    • Tuz

    Hazırlanışı;

    1. Soğanlar, maydanoz ince kıyılır. (soğanı robotta çekiyoruz ama rendelemeyi tercih edenler de var) Kıymaya baharatlarla ilave edilir ve yoğrulur.

    Sos Malzemesi;

    • 200 gr.tereyağ
    • 3 sivri biber
    • 3 domates
    • ½ yemek kaşığı biber salçası
    • 1 yemek kaşığı domates salçası

    Hazırlanışı:

    1. Domatesler küçük küpler halinde doğranır. Biberler ince kıyılır.
    2. Küçük bir tencerede tereyağ eritilir. Biberler biraz kavrulur, domatesler ilave edilir.
    3. Salçalar ilave edilir karıştırılır. 5-6 dakika kısık ateşte pişirilir.

    Hamur Malzemeleri:

    • 2 yumurta
    • 1 su bardağı su
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 kg. buğday unu

    Hazırlanışı;

    1. Yumurta ve tuz bir çatalla veya mikserle çırpılır. Un ve su ilave edilerek katı bir hamur yoğrulur.
    2. Hamur dört parçaya ayrılır. Üzeri nemli bir bezle örtülüp 20 dakika dinlendirilir.
    3. Hamuru yarım mm kalınlığında (börek yufkasından biraz kalın) açılır. açtığınız hamuru 1 cm'lik şeritler halinde kesilir. Bu şeritleri üstüste koyup 1 cm'lik kareler kesilir.
    4. Hazırladığınız içi içlerine koyup bohça gibi (bohça gibi de değil ama bunu tarif etmek için bir örnek bulamadım, dört köşesi bir araya gelecek şekilde diyelim) kapatılır.
    5. Mantı kaynar tuzlu suda haşlanır. Üstüne soğuk su gezdirilir. Mantı tenecerenin altına çökünce üstünden fazla suyu süzülür. Sos ilave edilir, karıştırılır. Sarımsaklı yoğurtla servis yapılır.

    Biz pul biber, sumak ve nane de ekliyoruz. Ve küçük bir not Biz Kayserili değiliz ama Kayserili bir arkadaşla ki annemin yaklaşık 25 senelik arkadaşıdır bu şekilde yedik. Sürç- ü lisan ettiysek Kayserililer af ede.

    Bademli Bisküvi

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Malzemeler:

    • 350 gr. buğday unu
    • 150 gr. tereyağ
    • 150 gr. pudraşeker
    • 100 gr. tuzsuz badem
    • 2 adet yumurta
    • 2 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi
    • 1 paket vanilya
    • 1 çay kaşığı kabartma tozu
    • 1 fiske tuz

    Hazırlanışı:

    1. Yağla unu birlikte bir bıçakla kıydıktan sonra pudraşeker, 1 yumurta, 1 limon kabuğu rendesi, kıyılmış badem ilave edilir ve hafifçe yoğrulur. 20 dakika dinlendirilir.
    2. Hamur ½ cm kalınlığında açılır. Orta ısılı fırında hafif pembe renkte pişirilir. Soğuyunca çikolata ile kaplanır.

    Not:Ben hazır kıyılmış badem almıştım. bademleri kaynar suda haşlayarak kabuklarını soyup, ince şekilde çekerek kullanabilirsiniz.

    Cumartesi, Kasım 10, 2007

    Sevimli Kurabiyeler


    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    Aslında boyalı ve katkı maddeli yiyecekler çok tasvip etmediğimiz bir şey ailece. Ama işin ucunda minicik yürekleri sevindirmek vardı. Hadi ayda yılda bir kere çiğne dedim bu kuralı. Hamurun malzemesi Üç Gözlü Bisküvi ile aynı. Sadece farklı kalıplarla kestim. Kurabiyeler pişip soğuduktan sonra süsledim. Renkliler için;
    Royal icing:

    • 1 yumurta akı
    • 270 gr. pudra şekeri
    • 4 -5 damla limon suyu
    • Yarım paket vanilya
    • Gıda boyası
    Kullandım.
    Boyayı karıştırmadan önce üçe böldüm. Kabul ediyorum ağaçlar yeşil olur ama kar yağdığını hayal edin. Şehirden uzak bir zamanda ve işiniz için sadece 5- 6 saatiniz varsa gerekli malzeme toparlanamıyor.
    Ve sağlık açısından titiz olanlar için; 100 gr. sütlü çikolata , 50 gr. bitter çikolatayı ayrı yerlerde benmari usulü erittim. Bunlarla kapladım.



    Donduktan sonra jelatinle kapladım.
    Sonuç; Sevimli oldular ama minik yüreklerden ikisi hala mahzundu. Çünkü babaları asker. Anlayamıyacak kadar küçükler.

    Pazar, Kasım 04, 2007

    Yeni 1 Kitap; 3 Tarif

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bugün Tüyap'daki Kitap fuarının son günüydü, arkadaşım sen de gel demese hiç hatırlamıyacaktım bile.. İnsan kitap fuarına gidince o kadar kitabı bir arada görünce bunu da alıyım bu da çok güzelmiş hem fuar fiyatları bunlar bir daha nerede bulucam vs diye kendini kaybedebiliyor biraz.....!!! Boyut yayın grubunun standında Klasörlenmiş bir şekilde Dünya Yemekleri Serisi var. Bu şık klasörün içinde tatlılar, çorbalar gibi bölümler ayrı ayrı fasiküller halinde isterseniz çıkarabiliyorsunuz. Çin, Tayland, Hint, İtalyan ve Fransız mutfakları var.. Önce çin mutfağını almak istiyordum ama içine bakınca pek öyle ilgimi çeken tarifler göremedim. Çin mutfağı diyince bol bol noodle ve onların özel buharda pişmiş ekmekleri geliyor insanın aklına o tarifleri göremeyince Fransız mutfağını almaya karar verdim.. Size de tavsiye edebilirim.. Çok güzel ve kolay tarifler var.. Çorbalar, Salatalar, Hamur İşleri (bu bölümde hemen listeye aldığım iki çörek var), parti yemekleri (bu bölümde kanepe tarzi minik atıştırma çeşitleri var), Sebze Yemekleri, Balık Yemekleri, Et Yemekleri ve Tatlılar olarak 8 fasikülden oluşuyor.

    Fuarın kitap bölümünü gezdikten sonra Ressamların ve diğer sanatçıların eserlerini sergiledikleri bölümü gezmeye başladık... O bölümü bitiremedik bir türlü tekrar tekrar gezmek istedik. En hayran kaldıklarımız Günseli Kapucu, Hikmet Çetinkaya ve Haşim Nur Gürel'e ait olan eserlerdi. Özellikle Günseli Kapucu'nun kapı ve pencere önlerine hayran kaldık o ayrıntılara ve renklere, yastıklara, perdelere, vita tenekesindeki çiçeklere..

    Bu güzelliklerden sonra aç olarak eve geldiğimde, yeni yemek kitabımı açtım. Neler var acaba diye.. gerçekten et bölümündeki neredeyse bütün tarifler ilgimi çekti; Sarımsaklı Tavuk, Karabiberli Sığır Fileto, Bernez Soslu Pirzola, Fasulyeli Kuzu Rosto, Maydanozlu Kuzu Pirzola, Frenk Üzümli ve Ahududulu Ördek Göğsü, Böğürtlen Soslu Geyik Eti, Tavşan Yahnisi, Tarhun Otlu Tavuk, Limonlu Tavuk Köftesi ve fotoğraflar yapım aşamalarıyla beraber çok güzel ve iştah açıcı.. Sonuç olarak ben Limonlu ve Ekmek Kıtırlı Tavuk'da karar kıldım (Bu arada reklam yapıyormuş gibi hissetmiyorum çünkü yemek kitabı almaya karar vermek zor iş, içindeki tariflerin nasıl çıkacağı, zevkinize uyup uymayacağı riskli. Elbet bir tarifi beğenir insan ama önemli olan bir yüzde 90 oran tutturmak, değil mi?)

    Fotoğrafları gün ışında çekemediğim ve odanın ışıklandırması kötü olduğundan o kadar da güzel değiller ama idare edeceğiz..



    MONLU VE EKMEK KITIRLI TAVUK

    4 Kişilik

    {Tarifte doğrudan fırında pişirin diyor ama ben fırın poşetine koyup tavuk piştikten sonra kızarması için poşetten çıkardım. Poşetle çok daha hızlı pişiyor lezzet farkı var mıdır bilemem ama poşetsiz pişiricekseniz 1 saat 30 dakika fırında pişirmeniz lazım.}

    Malzemeler;

  • 1 tavuk (ben minik bir tavuk seçmiştim)
  • 1 kuru soğan, halka doğranmış
  • Zeytinyağı
  • Tuz, Karabiber
  • 2 limon (Yarım limon ancak sığdı bizim tavuğa)
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 4-5 dilim bayat ekmek


  • Hazırlanışı;
    1. Fırını önceden 220C derece ısıtın. Tavuğu fazla yağlarını ve içindeki fazlalıkları temizleyip güzelce yıkayın ve kağıt havluyla kurulayın.
    2. Soğanları küçük bir tavada 3 kaşık zeytinyağı ile 1-2 dakika kavurun. Tepside pişiricekseniz tepsiye soğanları yayın eğer fırın poşeti kullanıcaksanız torbanın içine soğanları yerleştirin.
    3. Tavuğun içine dilimlediğiniz limonları doldurun ve bacaklarını bağlayıp kanatlarını gövdesinin altına sıkıştırın. Tuz ve karabiberler ovun. Tavuğun etrafını erimiş tereyağı ile fırçalayın ve soğanların üzerine yerleştirin. Eğer torba kullandıysanız ağzını bağlayıp iğneyle bir kaç yerinden delin ve fırına verin.
    4. Poşet kullananlar için; tavuk piştikten sonra kızarması için poşetten çıkarıp tepsiye yerleştirin ve üzerini tekrar erimiş tereyağı ile fırçalayın, tereyağı güzel kızarmasında büyük bir etken. 10 - 15 dk güzelce kızarana kadar fırında pişirmeye devam edin.
    5. Tavuk fırında pişerken, ekmek dilimlerini küp küp doğrayın. Bir tavada 2 çorba kaşığı zeytinyağını kızdırın ve ekmekleri içine atıp hafif kahverengi olana kadar kızartın. Ekmekler kızardıktan sonra ocağı kapatık tuz ve karabiber serpin ve ekmekleri kırmadan tavayı biraz sallayarak karıştırın ("toss" deniyor ingilizce tariflerde bu olaya).


    Tavuğu içindeki limonları tercihen çıkartarak veya yanına koyarak bir servis tabağına yanına da ekmekleri alarak yerleştirin. Afiyet olsun! Tavuk ve limon zaten oldukça uyumlu bir ikili, bu tarifte de öyle olmuştu..



    Tariflere yaparken karar verdiğim için karar sırasına uygun olarak yazıyorum çorba niye böyle ortada kaldı demeyin o yüzden..

    Tavuğu fırına koyduktan sonra bu sefer yeni kitabımın çorbalarına bakmaya başladım, yeni pazar yapılmış taze sebzeler tezgahta sıra sıra diziliyken sebze çorbaları gözüme daha da bir leziz görünmeye başladı(çorbaların hemen hepsi -bouillabaisse dışında, bunu Sahra'ya özel yapıcam bir gün balık çorbası çok sever kendisi:p - sebze çorbası çeşitlerinden oluşuyor bu kitapta). Sonuç olarak her ne kadar yeni pazar yapmış olsak da Fransız çorbalarının sebze çeşitliliğine yetişmemiz mümkün değil ya bir kaç sebzeden ya da bir kaç ottan veya bazıları damak tadıma uymadığından fire vererek; Fesleğen Soslu Sebze Çorbasını yapmaya karar verdim. Ben ekleyemediğim malzemeleri belirterek beraber yazıcam siz belki tam olarak yaparsınız ama bu haliyle de çok lezizdi. Yine bir başka değişiklik herkes tane tane sevmez diye düşünerek çorbayı blenderda çektim yani orijinal hali ince halka ve minik küpler halinde doğranmış sebzelerden ve 1/3 bardak midye makarnadan oluşuyor. Yanında "*" işareti olanlar benim eklemek istemediğim sebzeler. "***" üç yıldız verdiklerim de elimde bulunmadığımdan eklemediklerim yoksa gönlüm eklemek isterdi :).

    FESLEĞEN SOSLU SEBZE ÇORBASI

    8 Kişilik

    Malzemeler;

  • 2 orta boy soğan
  • 1 pırasa ***
  • 3 dal taze maydanoz
  • 1 büyük dal taze biberiye ***
  • 1 büyük dal mercanköşk ***
  • 1 büyük dal taze kekik
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 defne yaprağı
  • 375 gr küçük küpler halinde kesilmiş bal kabağı *
  • 250 gr küçük küpler halinde kesilmiş patates
  • 1 havuç uzunlamasına kesilmiş ve ince ince dilimlenmiş
  • 2 dolmalık kabak, havuç gibi dilimleyin
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 8 su bardağı su veya sebze suyu
  • 1/2 su bardağı iri fasulye *
  • 1/2 su bardağı bezelye ***
  • 2 domates, soyulmuş ve küp doğranmış
  • 1/2 su bardağı midye makarna***

    Fesleğen Sosu için;

  • 1/2 su bardağı taze fesleğen
  • 2 diş dövülmüş sarımsak
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • 1/3 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
  • 1/3 su bardağı zeytinyağı


  • Hazırlanışı;
    1. Soğanları ve pırasayı ince ince kıyın. Derin bir çorba tenceresinde zeytinyağını kızdırın soğan ve pırasayı ilave ederek 1-2 dakika soteleyin. 10 dk kadar kısık ateşte pişirin.
    2. Maydanoz, kekik, biberiye ve mercanköşkü bir iple bağlayın.
    3. Doğranmış bal kabağı, patates, havuç, dolmalık kabak, tuzu, suyu, defne yaprağını ve bağlanmış otları tencereye koyup sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.
    4. Sebzeler yumuşadıktan sonra iri fasulyeleri, bezelyeleri, domatesi ve makarnayı ekleyin. Tencerenin kapağı kapalı bir şekilde 15 dakika daha pişirin. Defne yaprağı ve otları çıkarın (ben bu noktada blenderla haşince sebzeleri püre haline getirdim).

      Fesleğen Sosu Yapmak için;

    5. Fesleğeni, sarımsağı, karabiberi ve peyniri blender'da 20 dk çekin. Zeytinyağını ekleyip iyice karıştırın. Karışımı bir süre buzdolabında bekletin. Sıcak çorbanıza 1 - 2 tatlı kaşığı kadar ekleyip karıştırın. İlk etapta katı görünse de sıcak çorbanın içinde hemen eriyor peynirden dolayı. Fesleğen çorbaya ayrıca güzel bir lezzet veriyor.




    İki fransız yemeğinden sonra özümüze dönerek Yeşil Mercimekli Domatesli Bulgur Pilavı yaptım.

    YEŞİL MERMEK DOMATES BULGURLAVI

    Malzemeler;

  • 2 su bardağı bulgur, seçilmiş ve yıkanmış
  • 1 büyük domates, soyulmuş küp doğranmış
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1 küçük kuru soğan, küp doğranmış
  • 1 diş sarımsak, ince doğranmış
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 3 çorba kaşığı tereyağı

    Hazırlanışı;
    1. Tereyağını pilav tenceresinde eritip soğan ve sarımsağı 1-2 dakika soteleyin.
    2. Küp doğranmış domatesleri ekleyip suyunu çekene kadar kavurun, ardından salçayı ekleyip karıştırın.
    3. Yeşil mercimeği ve bulguru ilave edin. Tuzu ve biberleri ilave edip karıştırın.
    4. Sıcak su (ne kadar sıcak su koyduğumu bilemiyorum göz kararı koydum çünkü en kısa zamanda gerekli miktarı ekliyeceğim zaten tecrübeli olanlar bilir ama hiç yapmayan biri için bu "göz kararı" miktarının ne kötü bir şey olduğunu bilirim.)


    Pilav piştikten sonra yanına güzel bir salata da yaptıktan sonra sofraya oturabiliriz.
  • Cuma, Kasım 02, 2007

    Mantarlı Kızartma

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Her üç tariften ikisinde mantar olduğuna bakmayın. Mantarı seviyoruz ama tek sebep bu değil aslında. Çok değil iki üç sene önce sebzelerimizi pazardan alırdık. Orada ayrı bir hava ayrı bir sanat vardır. Domateleri el çabukluğuyla öyle bir şekil dizerler ve öyle güzel bir tablo oluştururlar ki siz ihtiyacınız yoksa bile almak istersiniz. Mevsimine göre çilek, şeftali, portakal bütün tezgahların güzel ve farklı bir dizaynı vardır. Ve ben alıp tartsam kesin o kale şeklindeki domatesleri yıkıveriririm. Nasıl verirler bilmem yıkılmaz. Hani "ekmek aslanın ağzında" tabirine onları seyrederken daha çok inandım desem yalan olmaz. Kışın soğuktan donar, baharlarda ıslanır yazın sıcaktan kavrulur hem satıcılar hem de sattıkları malzemeler. Vefalıdırlar inanılmaz derecede. Bir tezgahtan yaklaşık bir sene alış veriş yaptıysanız sizi uzaktan görünce gel bak şu tazeydi ayırdım bu iyi değil bu hafta şeklinde yardımcı olurlar. Ve benim acizane düşüncem işini güzel yapmaya çalışan bütün insanlar gibi onlar da ayrı ve güzel bir sanat sahibidirler. Sözü buraya nasıl getirdim bilmem? Pazar hasreti çöktü herhalde içime. Zaman ve şartlar maalesef bizi çok sevdiğimiz semtimizden ve pazarımızdan etti. Marketlere girdiğinizde seçme şansınız iki bilemediniz üçtür. Çabucak biten sebze ve meyve alış verişlerinde üzerinde markası olduğu için kolaylıkla alabildiğimiz mantar bizi biraz rahatlatıyor herhalde. Pazardan almaya tek korktuğumuz oydu. Çünkü yerleşik tezgalarda nadir bulunur. Baharlarda getirirler ve getireni tanızmazdık. Hani olur da bilmeyen biri toplamıştır, zehirlidir korkusundan nadir aldığımız mantar geldi bizim mutfağın baş köşesine yerleşti.
    Malzemeler;

    • 300 gr. mantar
    • 2 havuç
    • 3 kırmızı biber
    • 3 yeşil biber
    • 2 kabak
    • 5-6 domates
    • 6-7 diş sarımsak
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • 300 gr. yoğurt
    • 1 su bardağı sıvı yağ
    • 3 kaşık zeytinyağ
    • 1 çay kaşığı fesleğen
    • Tuz, karabiber, pul biber
    • Yarım demet maydanoz

    Hazırlanışı;

    1. Mantar yıkanır ve ince kıyılır. Domates küçük küpler halinde doğranır. Diğer sebzeler jülyen doğranır.
    2. Bir tavaya iki kaşık yağ koyulur ve her birinde yağ değiştirilerek sebzeler ayrı ayrı kızartılır.
    3. Başka bir tavaya zeytinyağ koyulur vedomates ilave edilir. 5 dakika kısık ateşte pişer ve ince kıyılmış üç diş sarımsak, toz şeker, tuz, baharatlar ilave edilir. İki dakika sonra ocaktan alınır.
    4. Yoğurt çırpılır, rendelenmiş sarımsak ilave edilir. Maydanozlar ince kıyılır.
    5. Bütün malzemeler geniş bir kasede harmanlanır. Servis tabağına alınır ve sarımsaklı yoğurtla servis yapılır.

    Çarşamba, Ekim 31, 2007

    "Söz vardır insanı yola getirir söz vardır insanı yoldan çıkarır"

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
    Oğlak dolması ile ilgili iki yorum vardı. Bu gün çok yoğun olduğum bir gündü ve ilk yorumu ben görmeden İrem cevaplamış. İyi de yapmış aşağı yukarı aynı fikirlerde birleştiğimiz için ben cevaplasam fazla farklı olmazdı.
    "Merhaba,
    Bu kadar kucuk bir yavruyu tabakta gorunce dondum.Normalde vejeteryen degilim ama yavru hayvanlari bu sekilde gormeye ve yemeye de dayanamiyorum.Benim 2 yasinda bir oglum var..."

    Çok yorgun ve üzgün olmama rağmen ikinci yorum beni bilgisayarın başına oturttu. Sanırım aynı fikre sahip kişiler ya da aynı kişi tarafından yazıldı.
    "lezize'cim eminim harika bir lezzettir ama ben bunu böyle göre göre hayatta yiyemem.canavarmışım gibi hissederim kendimi.bütün halinde olmazsa olur ama:) annenin ellerine sağlık."
    Pekala cevabım yorum kutusunda değil açıkta olacak;
    Bir; Bu yemek yöreseldir. Yıllardır bu topraklarda yapılmış yenmiş bir lezzettir.
    İki; Tabaktaki kimsenin iki yaşındaki oğlu değildir. Kaldı ki her inek, koyun hatta öküz bir önceki ineğin, koyunun yavrusudur.
    Üç; Bir tek hayvanlar değil bütün sebze meyveler (dallarından veya köklerinden koparılmadan) canlıdır. Bu pencereden bakarsak turşuluk aldığımız salatalıklara keleklere yazık (çünkü genelde körpe olanlar tecih edilir). Sebze ve meyveler bütünken tabağa koyuyor ve kesiyoruz. (Maalesef) İlla ki me veya mö sesi şart değil üzülmek için.
    Dört; Bu çok mühim (benim açımdan)" ben bunu yersem kendimi canavar gibi hissederim" derken karşınızdaki insanı neyle itham ettiğinizi mutlaka düşünmelisiniz. Dediğim gibi eğer bizden çok farklı değerleriniz varsa buna saygı duyarım. Yersiniz ya da yemezsiniz o sizin bileceğiniz iş. İsminizi silerek yorumunuzu yayınlamam belki okur benzeri yorumun size yapıldığını hayal edersiniz. Yorumlara hatta eleştirilere açığım. Yanlız belli sınırlar çerçevesinde. LÜTFEN!
    Evet "Söz vardır insanı yola getirir söz vardır insanı yoldan çıkarır".

    Pazar, Ekim 28, 2007

    Oğlak Dolması

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


    Annem yapalı aylar oldu. Oğlak İlkbaharda bulunuyor çünkü. Bir kaç iş üst üste gelince ekleyemedim siteye yaz aylarına kaldı. Yazın sıcakta vejeteryan olmayanlar bile etten kaçar yazı da geçireyim dedim. Ve nihayet ekliyorum! Tarif Kuzu Dolması ile aynı. Farkı oğlak çok küçük olduğu için orjinal tarifimize uyduk ve bütün pişirdik. Bakmayın böyle iri göründüğüne ben geçirdiği cerrahi operasyonu görmeniz için yakından çektim.



    Fırından çıkınca dikişleri alınmadan önce;



    Biraz esprili yazdım ama şu günler hepimizin ihtiyacı var değil mi? Ve küçük bir ayrıntı güzel kızarmış olmasına rağmen üstü çok koyu çıkıyor fotoğrafta.(Annem yaptığı için rahat yazıyorum)

    Cumartesi, Ekim 27, 2007

    Erik Reçeli

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Erikler fazla geldiğinde annemin yaptığı, tadına baktığımızda bu reçelin daima yapılmasına karar verdiğimiz bir reçel. Hımm bu cümle biraz sözlükten alınmış gibi oldu ama değiştirmeyeceğim. Ya aslında bu erikler bana fazla gelmemişti. Aile benden habersiz bir karar almış. Bu da küçük bir ayrıntı.
    Malzemeler;

    • 1 kg. erik
    • 1 kg. toz şeker
    • 1,5 su bardağı su
    • 1 limon suyu veya 1 gr. limon tuzu

    Hazırlanışı;

    1. Erikler yıkanır. İkiye ayrılıp çekirdekleri çıkarılır.
    2. Şeker, su tahta bir kaşıkla karışıtırarak kaynatılır. Kıvamı koyulaşınca erikler ilave edilir.
    3. Meyveler çok ezilmeden limon suyu veya limon tuzu ilave edilir bir taşım kaynatılır.
    4. Ocaktan alınır ılınınca kavanozlara doldurulur.

    Erikler iriyse doğranabilir biz reçellerin tanelerini ve iri olanlarını tercih ediyoruz.

    Cuma, Ekim 26, 2007

    Mantarlı Patlıcanlar

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    DSCN5937

    Derin dondurucular bizim eve girdikten bir sene sonra çok sevdiğim patlıcan közlemesini yiyemez oldum. Hani üst üste közlenip dolaba koyma fasılları var ya? İşte bu esnada kaybettim patlıcan sevgimi. Acıklı mı oldu? Bende bol bulunca bulandırma hastalığı var. Bunu sevdim, çünkü yemek yapma imkanları kısıtlı bir zamanda yapılmıştı.
    Malzemeler;

    • 1 kg. küçük patlıcan
    • 1 kg. domates
    • 250 gr. mantar
    • 1 çay bardağı zeytinyağ
    • 4-5 diş sarımsak
    • Fesleğen, maydanoz
    • 1 limon suyu
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • Tuz
    Hazırlanışı;
    1. Patlıcanlar yıkanır, kurulanır bir kürdanla sık aralıklarla delinir. Ocakta veya fırında közlenir.
    2. Soyulur ve limon suyuna yatırılır.
    3. Mantarlar yıkanır ayıklanır ve küçük doğranır.
    4. Domateslerin kabukları soyulur, rendelenir. Sarımsaklar soyulur rendelenir.
    5. Bir tencerede zeytinyağ kızdırılır domates dökülür karıştırılır. Mantar ve sarımsak ilave edilir. Tuz, toz şeker ilave edilir. Koyu sos kıvamında pişirilir.
    6. Közlenmiş patlıcanlar süzülür, bir kağıt havluyla ıslakılığı alınır. Servis tabağına alınır. Sosu ilave edilir, maydanoz ve fesleğenle süslenir.
    Bu dünkü fotoğraftaki patlıcanın tarifi. Bunu İrem'in annesi de yapmıştı ama sanırım tarifini eklememiş.

    Perşembe, Ekim 25, 2007

    Küçük Notlar

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Denizin ışıldadığı bir vakit. Sonrasında ne olmuştu hemen hava bozmuş muydu? Hatırlamıyorum. Annemin tatil köyü imkanlarıyla kurduğu küçücük sofralar. Ve dönüşümüzde İrem'in annesinin hazırladığı güzel yemekler. Bunların tarifi yok. Günün yorgunluğuyla sofrayı nasıl kurduk ve fotoğrafı nasıl acele çektim bunun hiç tarifi yok. Çiğ köfteyi babamın arkadaşları yapmış bunun da tarifi yok. Aaa annemim patlıcanını yazabilirim ama yarın...

    Salı, Ekim 23, 2007

    Hüzünlü Bayram

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


    Bayramda şehir dışındaydım. Yakın ama evden uzak bir yer. Hava da bizimle aynı hüzünü paylaştı sanki?

    Tariflere başlamak bir kaç günümü alacak ama paylaşmak istediğim başka bir şey var;
    Bayramlar hep neşe ve sevinç vermiyormuş. Çocuklar için sevinç büyükler için birleşme ve kaynaşma vesilesi olan bayram günleri gelmeden bir kaç gün önce yüreklerimiz öyle bir yandı ki bu kor bizi bir bayram boyu ağlatmaya yetecek kadardı. Her cenazede acımız bir kat arttı. Yaşanmamış hayaller, yarım kalmış hayatlar, yarım kalmış aileler. Gidenler şehittir. Öyle güzel bir makamdır ki Müslüman bir insanın en büyük arzusudur. Ama kalanlar içimizi parçaladı. Bununla da kalmadı devamı geldi. Birileri bayramı ve sonrasını annelere, çocuklara hepimize zehir etti. Umarım kendi zehirlerinde boğulurlar. Önce şehit ailelerinin sonra hepimizin (çünkü bizler bir aileyiz birimizin içi yanınca hepimizin yanar) başı sağ olsun.

    Cuma, Ekim 05, 2007

    Altunizade Çorbası

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Kalabalık malzeme listesine sahip olan çorba çeşitlerinden biri. Hazırlamaya başladığımda bir iki eksiği farkettim onlarsız olmaz dedim. Tamamladılar. Benim eskiden küçücük olmazlarım vardı. Şimdi bir sürü olmazsa olmazım var. Bu kötüye alamet değil mi? Kabul etmek bu gidişatı durdurur mu? İşin daha fenası ben bu halden memnunum. "İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" derler. Acaba aradan geçen zaman dilimi atlanarak mı yetmişinde aynı oluyor? Yani 63 sene farklı huylardan sonra yetmişe gelince yedideki huylara dönülüyor. Bu ince bir konu biraz daha uzarsa elimde kalır kopar. En iyisi malzemelere dönmek;
    Malzemeler:


    • 1 kuru soğan
    • 4 diş sarımsak
    • 1 patates
    • 1 havuç
    • 10 mantar
    • 100 gr. kıyma
    • 2 yemek kaşığı maydanoz
    • 7 su bardağı et suyu
    • 150 gr. tereyağ
    • 2 yemek kaşığı tel şehriye
    • 1 yumurta sarısı
    • 1 limon suyu
    • Pul biber, karabiber, tuz

    Hazırlanışı;

    1. Tereyağın 100 gramı bir tencerede eritilir. Yemeklik kıyılmış soğan, sarımsak ve kıyma kavrulur.
    2. Haşlanmış küçük doğranmış patates, havuç ve bezelye ilave edilir karıştırılır.
    3. Et suyu (ben tavuk suyu kullandım), karabiber, tuz ve ince kıyılmış mantarlar ilave edilir.
    4. Kaynayınca tel şehriye ilave edilir kısık ateşte kaynamaya bırakılır.
    5. Yumurta sarısı ve limon suyu blendırda çırpılır. Ağır ağır çorbaya ilave edilir.
    6. Kıyılmış maydanoz ilave edilir, ocaktan alınır.
    7. Kalan yağ eritilir biberle sos yapılır çorbanın üzerinde gezdirilir ve servis yapılır.

    Arka arkaya çorbaları yazdım ama gerçekten şu günler iştahsız günlerimiz. Neyse ki çorbaya hayır diyemiyoruz.

    Çarşamba, Ekim 03, 2007

    İftar Çorbası

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    İftara yapmıştım. Mutfak tezgahında o kadar çok el dolaşıyordu ki bitiremem sandım ama başardım. Sofrada fotoğraf çekecek vaktim kalmamıştı. Vazgeçmedim yemekten sonra çektim!
    Malzemeler;

    • 100 gr. mantar
    • 100 gr. tavuk göğsü
    • 150 gr. tereyağ
    • 2 yemek kaşığı tel şehriye
    • 1 su bardağı süt
    • 2 yemek kaşığı un
    • 1 yumurta sarısı
    • 7 su bardağı et suyu
    • 1 çay kaşığı beyaz biber
    • 1 limon suyu
    • 1 tatlı kaşığı hindistan cevizi rendesi
    • 100 gr. kaşar peynir rendesi

    Hazırlanışı;

    1. Tuzlu suda hafif haşlanmış tavuk çok ince didilir. Mantar ince kıyılır. Bir tencerede tereyağ eritilir mantar, tavuk ve şehriye hafif kavrulur. Et suyu ilave edilir kaynadıktan sonra kısık ateşte 5- 10 dakika bırakılır.
    2. Süt ve un blendırda çırpılır ve çorbayı tahta bir kaşıkla karıştırarak yavaş yavaş ilave edilir.
    3. Limon suyu ve yumurta sarısı blendırla çırpılır aynı şekilde ilave edilir.
    4. Son olarak hindistan cevizi rendesi ilave edilir ve bir taşım kaynadıktan sonra ateşten alınır.
    5. Arzuya göre kaşar peynir rendesi veya biberli yağla servis yapılır.

    Pazartesi, Ekim 01, 2007

    Hellim Peynirli Salata

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Salatayı kahvaltı etkinliği için yapmıştım ama olmadı ekleyemedim. Malzemeler marul, domates, reyhan, naneye ilaveten bu sene taze kekik kullandım yaz boyu. Küp, küp doğradığım hellim peyniri salataya yakışmıştı bence. (Bunun övünmekle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur yani damak zevkimize uymuştu diyelim.)
    Hellim peynirini tereyağda hafif kızartarak yemekte ayrı lezzetli oluyor.

    Tarhana Çorbası

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
    Çabuk, çabucak yapılan bir çorba. Ama hani yazdan hazırlamışsınızdır kışın kullanmak üzere emek emek. Sonra iki kaşık koyarsınız kaynatırsınız öylesi değil. Zaten ona çabuk denmez nerdeyse bir aylık işi var. Hımm bir de her zaman anlatılan hikayesi;
    Devrin sultanı, Ramazan ayında, bir gün tebdil-i kıyafetle şehri dolaşmaya çıkar. Yanında baş veziri vardır. Sultan; Paşa, akşam ezanı kimin kapısının önünde okunursa o evde iftar edelim, der. İftar vakti yaklaşmıştır. Ara sokaklara girerler. Her evin kapısının önünde bir kişi beklemektedir. Bir misafir bulup evlerine iftar için çağıracaklar. Başkalarına iftar ettirmenin zevkine tadacaklar ve sevabını alacaklar.

    Sultan ve veziri kendilerini tanıtmadan, herkese selam vererek giderler. İftar topu atılıp akşam ezanı okunmaya başladığında, fakir ama gönlü zengin bir Müslümanın evinin önündedirler. Zaten ev sahibi de iftara birilerini çağırabilmek için orada beklemektedir. Sofra hazırlanmış. Sıcacık taze ekmek, tuz ve mis gibi tüten bir çorba vardır. Tuzla iftarlarını açarlar, ekmek ve çorba ile karınlarını doyururlar. Çorba, sultanın çok hoşuna gitmiştir. Ev sahibine; “Bu çorba çok hoşuma gitti. Ne çorbasıdır bu?” diye sorar. Çok zeki ve ferasetli olan ev sahibi; “Darhane çorbasıdır, sultanım” diye cevap verir.


    Darhane, Anadolu insanının dilinde “tarhana” olarak yerini alır. Bazı yerlerde ise daha da kısaltılarak “tarana” olarak kullanılır.
    Sebzenin bol olduğu uzun yaz günlerinde yapılır ve kurutulurken mayalı kokusu bütün evi sarar ve sırf bu koku yüzünden terk edilir tarhana yapımı. Bu da bizim hikayemizdi. Geçen hafta bir çorba yapayım dedim. Aklıma takıdı acaba tarhana malzemelerini koyup çabuk bir çorba yapabilirmiyim? Bizce güzel oldu. Bizce diyorum aslında ben çok yemek seçerim onun için yemek konusundaki fikrimi pek önemsemem ama diğer aile bireyleri beğendi.
    Malzemeler;

    • 2 kırmızı biber
    • 4 kırmızı domates
    • 3 yeşil domates
    • 5-6 yeşil sivri biber
    • 5 diş sarımsak
    • 1 büyük kuru soğan
    • 5-6 tane küçük acı biber veya bir yemek kaşığı pul biber
    • 1 çay kaşığı karabiber, tuz
    • 1 kase doğranmış maydanoz, nane, kekik ve fesleğen
    • 3 yemek kaşığı yoğurt
    • 3 yemek kaşığı un
    • 1 su bardağı süt
    • 1 litre su
    • 2 su bardağı et suyu
    • 150 gr. tereyağ
    • 1 yemek kaşığı domates - biber salçası

    Hazırlanışı;

    1. Bütün sebzeler iri doğranır yoğurt, süt, un, baharatlar ve su ilave edilir bir kaşıkla karıştırılarak harmanlanır. Düdüklü tencerede 15 dakika haşlanır.
    2. Blendırdan ve süzgeçten geçirilir.
    3. Bir tenecerede tereyağ eritilir bir salça hafif kavrulur, süzülen çorba ve et suyu ilave edilir. Kaynayana kadar karıştırılır.

    Baharat damak zevkinize kalmış. Bir de blendır ve süzgeç; sanırım bizim blendır biraz eski belki yeni tekniklerde süzgeç kullanmaya gerek kalmayacaktır. Son olarak 2 diş sarımsak rendeleyip ilave ettim ve 2-3 dakika sonra ateşten indirdim. Yanlız aceleye geldi fotoğraf çekemedim. Bir daha ki yapışımda ekleyeceğim.

    Pazar, Eylül 23, 2007

    Hediye Denince?

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Çam sakızı çoban armağanı tabiri biraz önü açık bir tabirdir bence. Gönlü zengin olan insan bir sepet meyveyi böyle değerlendirir yollar size. Bu sepet bir vakitler hayranlıkla bahsettiğim Çatalca' daki bahçeden. Her biri ayrı güzeldi. Teyzeciğim öyle güzel hazırlamış ki buraya eklemeden edemedim...

    Cumartesi, Eylül 15, 2007

    Zeytinli Kekikli Ekmek

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu tarifi
    Esse'nin online kataloğuna bakarken görmüştüm. Ekmek makinaları ilk çıktığında teyzemin hediye ettiği bir ekmek makinam vardı. O zamanlar bazı nedenlerden ötürü dışarıda satılan ekmek ve benzeri ürünleri yemediğim için ekmeksiz bir yaşam sergilerken çok kullanıyordum ama sonradan güvendiğim yerlerden ekmek alıp yemeğe başlayınca makina da bir köşede kaldı. Bu tarifi görünce tekrar yapıyım dedim ama sonuç hüsran... makina ilk yoğurma aşamasında garip sesler çıkararak bozuldu hamur elimde kaldı mecbur kendim mayalandırıp fırında pişirdim ama tabii güzel olmadı. Neyse ekmek makinalarını araştırırken Essenso ekmek makinası indirime girdi ben de dün kendime bir tane aldım. Aslında özellikleri arasında tek ilgimi çeken çift yoğurma bıçağı ve siyah - gri rengiydi yani hııım bu çok iyi bir makinadır diyerek almadım ama deneme amaçlı sahura yaptığım ekmekle yüzümü kara çıkarmadı, ekmeğim çok güzel oldu. Yani tavsiye edebilirim... bilmiyorum başka çift yoğurma bıçaklı makinalar var mı? Ama ekmeğim sanırım bu sayede ortası çökmedi. Çünkü hamuru iki tarafa da eşit oranda dağıtıyor ve pişirme kalıbının dikdörtgen olması da ayrı güzel; eski makinamın kareydi ve ekmekler küp şeklinde oluyordu bu uzun kalıp daha çok hoşuma gitti. Daha bir loaf - somun havası oluyor ekmeklerde.. Fotoğrafa bakıp bu ekmeğin neresi dikdörtgen demeyiniz çünkü yarısı sahurda babam ve benim tarafımdan sıcak sıcak yendiği için kalan kısmını az önce dilimleyip fotoğrafını çektim. Rengini medium yaptım, kalın ve çıtır çıtır bir kabuğu vardı sahurda ama kurumaması için sardığımdan şimdi yumuşamış.

    1. Basic (Temel Program), Renk - Medium (orta)

    Malzemeler;

  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • 1 kap ılık su
  • 2 yemek kaşığı tereyağı, erimiş
  • 3 + 3/4 kap un
  • 1/4 kap ılık süt
  • 1 yemek kaşığı toz şeker
  • 1,5 tatlı kaşığı tuz
  • 2,5 tatlı kaşığı toz maya
  • 1 kap doğranmış siyah veya biberli yeşil zeytin (ben sadece yeşil zeytin kullandım, çekirdeği ayıklanmış siyah zeytin var mı acaba marketlerde?)

    Hazırlanışı;
    1. Zeytinyağı ve pul biberi bir tavada karıştırarak bir dakika kadar ısıtın ve erimiş tereyağını ve kekiği ekleyip karıştırın, ocaktan alıp pişirme kalıbına dökün.
    2. Süt ve ılık suyu ekleyin. Unu sıvı malzemenin her yerini kaplıyacak şekilde ekleyin.
    3. Kenarlara şeker ve tuzu serpin. Unun ortasına mayayı ekleyin. Makinanın kapağını kapatıp 1 numaralı ayarda medium renkte pişirmek üzere çalıştırın. Yarım saat sonra uyarı sesi geldiğinde doğranmış zeytinleri ekleyin.


    Not: Bir de makinanın içinden ölçü kaplarının yanında bir kanca çıktı katalogda da yazmıyor ne işe yaradığını bilen varsa yazarsa memnun olurum :). Uzunca inceledim ama ekmeğe batırıp çıkarmak için mi acaba?
  • Cuma, Ağustos 31, 2007

    Sebzeli Omlet

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


    Tarifi yazmaya başlayalı 15 gün olmuş. Yazmıştım daha önce yine yazıyorum. Evimizde bir telaştır gidiyor. Askerimiz, badana, temizlik derken değil bir şey hazırlamak hazır olanı yemek bile lüks oluyor. Gözüm yarı açık yarı kapalı sizin gönderdiklerinizin bir kısmını basarken yaptığım hatalar oluyordu. Diğer kısmı zaten İrem basmış. Ve her biri ayrı güzel olan bu çeşitler için çok teşekkürler. Ziyaretleriniz ve desteğiniz içinde... Sizleri bilmem ama ben bu açık büfeye bayıldım. Aslında işlerim bittiği için değil de bilgisayarı tamire götürmem gerekiyor resimleri yollamak için tamamlamak istedim.
    Bazen yemeklerin adı küçük işi büyük olabiliyor. Büyük dediysem adına göre büyük. Adına bakarsak omlet ama hazırlaması bir saat sürünce şaşırdım. Belki aşçı doğrayışı falan olsa değişebilir bu süre. Sevindirici yanı daimi gurmelerimizin beğenmesiydi.
    Malzemeler;

    • 8 yumurta
    • 200 gr. kaşar peynir
    • 150 gr. tereyağ
    • 2 kaşık zeytinyağ
    • ½ çay bardağı süt
    • 1 çay kaşığı kabartma tozu
    • 200 gr. mantar
    • 1 büyük patates
    • 300 gr. domates
    • 1 büyük kırmızı biber
    • 2 sivri biber
    • 3 diş sarımsak
    • Yarım demet maydanoz
    • ½ yemek kaşığı pul biber
    • 1 çay kaşığı kekik
    • 1 çay kaşığı fesleğen
    • 1 çay kaşığı karabiber
    • Tuz

    Hazırlanışı;

    1. Mantar, biber ve sarımsaklar ince doğranır. Domates ve patatesler tavla zarı büyüklüğünde doğranır. Maydanoz ince kıyılır.
    2. Kaşar peynirin yarısı küçük küpler halinde doğranır. Diğer yarı iri rendelenir.
    3. Tavaya iki kaşık zeytinyağ koyulur. Patates 5 dakika sotelenir. Domates ve sarımsak ilave edilir suyunu çekecek kadar pişirilir.( ki domatesin suyu ve çekirdekleri konulmasa iyi oluyor)
    4. Başka bir tavaya üç dört kaşık tereyağ koyulur. Biberler hafif sotelenir ve mantar ilave edilir suyunu çekene kadar pişirilir.
    5. İki tavadaki malzemeler birleştirilir iki dakika sonra ateşten alınır. Maydanoz, fesleğen ve baharatlar ilave edilir ve karıştırılır.
    6. Yumurtalar, (çok küçük olduğu için 8 tane kullandım ) tuz, süt ve kabartma tozu blendırda 2 - 3 dakika çırpılır.
    7. Sebzeli karışım ve yumurta üçe bölünür. Tavaya kalan tereyağın üçte biri koyulur. Sebzeli karışım tavaya yayılır,ardından yumurtalı karışım ve küçük doğranmış kaşar tavaya dökülür.
    8. Tavayı sallayarak ve spatula yardımıyla yunurtanın sebzeyi kaplaması sağlanır.
    9. Bir taraf pişince bir tabak yardımıyla ters çevirilir diğer tarafta pişince servis tabağına alıp kaşar rendesi serpilir.

    Perşembe, Ağustos 23, 2007

    YE #25 KAHVALTI - 8

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


    Posta Kutusundaki bütün tarifleri ekledik eğer gelmemiş veya gözümüzden kaçanlar varsa lütfen tekrar mail atın (ye25.kahvalti@gmail.com), katılımınız ve yaptığınız bir birinden güzel kahvaltılıklar için de çok teşekkür ederiz.

    Pastarda'dan Burçin de güzel bir Pancake tarifi vermiş bize.








    Dubai'den Nükhet tam altı güzel kahvaltılık hazırlamış; Sebzeli Yumurta, Sucuklu Yumurta, Çocuklar için Omlet, Ekmek, Cevizli Lokum ve Simit.






    Sevgül Zeytin Tanesi'nde Kolay Su Böreği yapmış.








    İngiltere'den Dilek, Berceste'de güzel bir tarif hazırlamış ama adını yazmamış, şimdi düşünüyorum adını ne koysam? En iyisi siz bakın bu güzel Yumurtalı tarife.






    Müge Yemek Bahane'de Patatesli Yumurta yapmış. Ama siz buraya tıkladığınızda çok şirin bir kahvaltı sofrası görüceksiniz. Müge kahvaltı takımını nereden aldığını bana mail atar mısın? Çok şirinler :).








    Müge'Nin şirin sofrasından sonra Kocaeli'ne gidiyoruz. Emel Yemek Günlüğüm'de Ispanaklı Gözleme yapmış (bayılırım).









    Cin Fikirli Banu Kahvaltı etkinliğine Domates Reçeli, Otlu Omlet, Peynirli Ekmek, Labneli İncir, Baharatlı Tereyağı Topları, Ekmek Suflesi yapmış.







    Ve Son olarak Ankara'dan Pınar Üzümlü Kurabiye ve Peynirli Çavdar Ekmeği hazırlamış.

    Çarşamba, Ağustos 22, 2007

    YE # 25 KAHVALTI-7

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
    Kocaeli yakınımızda tabağımızı elimizi uzatıp alıyoruz Selince'deSelin'in hazırladığı Yumurta dolmalarını,







    Ganne İsim olarak bunu yazmamızı istemişsinLimonlu patates ve güzel bir masa hazırlamış,








    Yine gurbetten sılaya ziyaret var Almanya'dan Serap Bir dilim bir tutam aslında bir tabakYeşil Zeytin Salatası göndermiş,






    Bu gecenin son misafiri Defne Defne'den bize bu güzel Peynirli Çiçekleri getirmiş...








    Yavruvatandan Zerrin'in 3 güzel tabağı var;miss blogcu'da Baget Ekmek, Portakallı Kayısılı Reçel,Patates Fırında

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...