Çarşamba, Ocak 31, 2007

Pırasa Çorbası

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Kış sebzelerinin hepsiyle çorba yapmadan kışı bitirmeyeceğim. Karnabaharı İrem yapmıştı. Demek ki seçenekler azalıyor. Denemekten ne çıkar diyip denemiyorum aklıma yatarsa yapıyorum ama bu ikisi tuttu. Her zaman tutmayabiliyor. Damak tadı değişebiliyor. İşte o zaman neden bildiğimiz çorbayı değil de aklıma eseni yaptığım hususun da iltifatlara mazhar oluyorum....

Malzemeler
  • 2 pırasa
  • 12 su bardağı et suyu
  • 1 su bardağı süt
  • 200 gr. tereyağ
  • 1 çay bardağı un
  • 1 çay kaşığı hindistan cevizi
  • 1 çay bardağı kaşar peynir rendesi
  • 2 yumurta sarısı
  • 1 su bardağı soğuk su
  • Ayrıca 1 yemek kaşığı un
  • Tuz, karabiber, kırmızı biber
Hazırlanışı;
  1. Pırasalar yıkanır ince kıyılır.
  2. Bir tencerede 100 gr. tereyeğ eritilir ve pırasalar hafif kavrulur. Bir yemek kaşığı kadar ayrılır.
  3. Et suyunu yavaş yavaş ilave edip karıştırılır. Süt yavaş yavaş ilave edilir. Kaynayıncaya kadar karıştırılır.
  4. Pişince ocaktan alınıp blendırdan geçirilir. Kalan 100 gr. tereyağdan iki yemek kaşığı ayrılır.
  5. Kalan tereyağ bir tencerede eritilir, un ilave edilir hafif pembe kavrulur.
  6. Çırpılmış karışımdan 2 bardak tencereye koyulur biraz karıştırıp tekrar blendırdan geçirilir. kalan karışım ilave edilir karıştırarak kaynatılır.
  7. Bir bardak soğuk su, iki yumurta sarısı, 1 yemek kaşığı un, iki yemek kaşığı tereyağ çırpılır çorbaya ilave edilir. Kaynayınca ocaktan alınır.
  8. Hindistan cevizi, tuz, karabiber ilave edilir. Rendelenmiş kaşar peynir, ayrılan pırasa arzu edilirse kırmızı biberli yağla servis yapılır.

Salı, Ocak 30, 2007

Havuç Çorbası

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Vitamin açısından zengindir sanırım. Kış günlerinde en ihtiyaç duyduğumuz şey. Aşağıda güzel görünümüyle göz kamaştıran elmalı payın üstüne bu gitmez diyenler olabilir ama ben de ve İrem de çorbanın yeri ayrıdır ve koyabilirim...Havuç tatlı olduğu için tuz miktarı artırılabilir.
Malzemeler;

  • 4 iri havuç
  • 200 gr. tereyağ
  • 8 bardak et suyu
  • 1 çay bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tuz, karabiber

Sosu için;

  • 2 su bardağı süt
  • 3 yumurta sarısı
  • 1 çay bardağı un
  • 1,5 kaşık tereyağ

Hazırlanışı;

  1. Havuçlar soyulur, yıkanır ve küçük küçük doğranır.
  2. 100 gr. terayağ eritilir, havuçlar bir kaç dakika sotelenir bir bardak su ilave edilir ve yumuşayıncaya kadar pişirilir.
  3. Havuçlar blendırdan geçirilir. Et suyu ilave edilir.
  4. Bir tencerede kalan tereyağ eritilir bir çay bardağı un ilave edilir, hafif pembe kavrulur ve bir bardak havuçlu karışımla blendırdan geçirilir.
  5. Tencereye alıp kalan malzeme de ilave edilir, kaynatılır.
  6. Süt, yumurta, un, 1,5 yemek kaşığı tereyağ mikserle çırpılır. Yavaş yavaş karıştırarak çorbaya ilave edilir, kaynayınca ocaktan alınır.
  7. Rende kaşar peynir veya kırmızı biberli yağla servis yapılır.

Pazartesi, Ocak 29, 2007

Mim Hakkımda Bilinmeyen Bir Kaç Şey

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

Herhalde kendisi hakkında konuşmayı sevmeyen birine sorulabilecek en zor soru bu olabilirdi.. Bizim Evin Aşçısı Kübra beni mimlemiş ama Sahra'yı mimlememiş. Hakkımda bilinmeyen bir kaç şeyi toparlayayım... yazacak pek bir şey yok gerçi blogger infomu bayağı bir doldurmuştum iş meslek ilgi alanları açısından bu yüzden arkadaşlarımının eleştirilerinden yola çıkarak mutfakla ilgili olabilecek huyumdan suyumdan bahsediyim;

  • Müşkülpesent derler ya o ben oluyorum, hiç bir şeyi beğenmem bu yolla Sahra'yı, annemi etrafımdakileri deli ederim her şeye muhakkak bir kusur bulurum. Bloga konulan fotoğraflar olsun tarifleri yazarken nokta virgül kaymalarına kadar. Sadece bir şey daha iyi olabilecekse öyle olsun isterim onun altına inmesin çünkü daha iyi olabilir.
  • Biraz da koleksiyoncuyumdur, değişik şeyleri toplayıp saklamayı severim; kitapları, dergileri, gazeteleri, filmleri veya yenmiş çikolata kağıtları gibi garip şeyler de dahil olmak üzere ama bazen bıkıp hepsini atabilirim de..
  • Sürekli bloga koyabileceğim yeni tarifleri denemek istediğim için, daha önce denediğim bir tarifi yapamıyorum çoğu zaman onun yerine yeni bir şey denemek daha cazip geliyor. Ama hem kendi blogum hem de diğerleri sayesinde oldukça farklı ve yeni şeyler öğrendim mutfak hakkında.
  • Kursları veya birinin bana bir şey öğretmesini pek tercih etmem kitaplardan veya araştırarak, sorarak, deneyerek üstünde düşünerek ya da sadece bakarak öğrenmeyi tercih ederim bu sebeple bloglar ve internet tam bana göre ;).
  • Hiç yemek ayırmamama rağmen asla çiğ soğan ve sarımsak yemem eğer benim yanımda yapılıyorsa soğansız veya sarımsaksız olarak kendime ayırırım o yiyecekten, veya bütün soğanları kenara iterek yerim.
  • Televizyon seyretmem ve Türk dizilerini asla seyretmem bana göre hepsi birbirinin aynı ve ilgi çekici konuları yok şimdiye kadar aman çok heyecanlı acaba ne olucak dedirten beni meraka düşüren bir diziyle karşılaşmadım. Takip ettiğim diğer dizi ve filmleri de internetten indirip reklam ve vakit kısıtlaması olmaksızın rahat bir şekilde seyretmeyi tercih ederim.

    Sanırım bu kadarı yeterlidir ben de sakıncası yoksa eğer Hanife'yi ve sevgili bir tanecik Sahracığımı mimliyorum :).
  • Elmalı Tart

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu Elmalı Tartı yaparken epey uğraştım itiraf ediyorum ama çok da zevk aldım. Uğraştığım kısım üstündeki süsleme yoksa çok kolay bir tarif. Annemin arkadaşları geleceği için bir pasta arıyordum önce frambuazlı kremalı kek yapıcaktım ama sonra bu tarifi gördüm aslında hamuru farklı ama üst hamurunda farklı bir şekil vardı sanırım elmalı tartların üst hamuru için özel kalıplar (lattice cutter deniyor) var onlarla yapılmıştı. Benim o kalıptan olmadığı için küçük yaprak şeklinde kurabiye kalıbımla tek tek keserek yaptım ama yine de fena olmadı, değil mi? Tarifi de Zeynep teyzemin elmalı pastasının tarifiyle karıştırarak yeni bir şey çıkardım. Bakalım nasıl olmuş?

    Malzemeler;

    Hamuru;

  • 250 gr. tereyağı, oda sıcaklığında yumuşamış, küçük parçalara kesilmiş
  • 1/2 çay bardağı sıvı yağ
  • 1+1/2 çay bardağı yoğurt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 fincan pudra şekeri
  • 400 gr. un (yaklaşık çünkü her hamur değişik olabiliyor siz yine de yavaş yavaş un ekleyerek yoğurun)
  • 1 tatlı kaşığı zencefil
  • 1+1/2 tatlı kaşığı tarçın

    Meyve harcı;

  • 4 elma, soyulmuş, çekirdekleri çıkarılmış, dilimlenmiş
  • 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 5-6 yemek kaşığı toz şeker (damak tadınıza ve elmanın şekerine göre daha az veya fazla koyabilirsiniz)

  • Üzerine serpmek için bolca pudra şekeri




  • Hazırlanışı;
      Hamur;

    1. Tereyağını, sıvıyağı, yoğurdu, zencefili, tarçını, kabartma tozunu, pudra şekerini ve unun bir kısmını bir kaba koyun ve yoğurmaya başlayın.
    2. Tereyağı diğer malzemelerle bütünleşmeye başlayınca unun geri kalanını bir yandan yoğurarak yavaş yavaş ekleyin. Yumuşak şekil alabilir yapışmayan bir hamur elde edeceksiniz.
    3. Hamuru strece sarıp veya bir poşete koyup buzdolabında yarım saat bekletin.

      Meyve Harcı;

    4. Bir tavaya 2 yemek kaşığı tereyağını koyup orta ateşte erimesini bekleyin.
    5. Dilimlenmiş elmaları bir kasede toz şeker ve portakal kabuğu rendesiyle karıştırın. Tereyağı eriyince içine elmaları şekeri ve portakal kabuğu rendesiyle beraber atın ve yumuşayana kadar kavurun.
    6. Ocağın altını kapatın ve elmaları soğuması için bir köşeye alın.

    7. 25 cm'lik kelepçeli bir kalıbı veya tart kalıbını yumuşamış tereyağıyla yağlayıp bir kenara koyun.
    8. Hamuru dolaptan alın ve bir parçası yarıdan fazla olacak şekilde iki parçaya bölün. Fazla olan parçayı bir merdaneyle hamur tahtasının üzerinde kalıbın tabanını kaplayacak şekilde açın.
    9. Ben kelepçeli kalıb tabanını aldım hamurun üzerine koyup fazla kısmını bıçakla kestim. Sonra tam ölçüdeki hamuru kalıbın içine yerleştirdim.
    10. Kesince çıkan fazlalıkları diğer hamura ekleyin ve hamurdan büyük bir parça alın. Elinizle şekil vererek parmak kalınlığında uzun çubuklar yapın. Ben 6 tane yaklaşık 15cm uzunluğunda çubuklar yaptım ve ikili saç örgüsü şekli verip kalıptaki hamurun kenarlarına yerleştirdim. Örgüleri bastırıp şeklini bozmanıza gerek yok pişerken bütünleşiyorlar.
    11. Soğumuş elmaları hamura örgülerin üstüne bulaşmayacak şekilde yayın.
    12. Kalan hamuru 1/2 cm kalınlığında açıp kalıpla parçalar keserek elmaların üzerine istediğiniz gibi yerleştirin.
    13. 180 C derece ısıtılmış fırında pembeleşene ladar pişirin.
    14. İyice soğuduktan sonra üzerine bolca pudra şekeri serpin.



    10 Yıllık Arkadaşların Evcilik Oyunu

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Üçlü yine bir aradaydı, bu aralar annem ve iki arkadaşı sessiz sakin haftada bir gün yapıyor daha doğrusu evcilik oynuyorlar bir hafta sen de bir hafta ben de şeklinde devam ediyor ama ben bu işten karlı çıkıyorum yeni pastalarımı üzerlerine deneyerek sonra da nasıl olmuş diyip yüzlerine bakıyorum nasıl bir şekilde olduğunu anlamak için. Bu hafta biraz değişik bir elmalı tart denedim ve anneme zeytinyağlı pırasa dolması fikri verdim ve "Kisve" ismindeki açmayı bloga koymayı istediğimden (çok lezzetli bir tarif) bunu da yapmasını söyledim.

    Sofradaki peçetelerin hepsi niye birbirinden farklı derseniz; Burda dergisinin Nisan 1993 sayısında bir kaç değişik peçete modeli var, önce "Mısır Koçanı" şeklinde olanı yaptım sonra "Yelkenli" şekline gözüm kaydı derken son olarak "Yıldız Yelpazesi"ni yaptım ve üç değişik modelden ikişer tane yapmış oldum.

    Minik toplantımızın yine minik menüsü şöyle;

  • Kısır
  • Domates, Salatalık Söğüş ve Kıyılmış Marul
  • Acı Domates Sosu
  • Kisve
  • Patatesli ve Kıymalı Börek
  • Zeytinyağlı Pırasa Dolması
  • Çikolata Pudingli Kolay Pasta
  • Elmalı Tart

    Unutmadan; sofradaki örtü babaannemden hediye, tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz pembe çiçekli tabaklarımıza çok yakıştı.
  • Pazar, Ocak 28, 2007

    Alman Pastası

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Şubat geliyor hala kardan yağmurdan eser yok... böyle diyorum ama ben odama kapanmış işlerimle uğraşırken belki fırtına bile çıkmıştır hiç haberim olmuyor sonra alay konusu oluyorum. Aklıma gelmiyor camdan bakmak ne yapabilirim? Eh o zaman inşallah yağmıştır bir yerlere diyelim bari... İşime biraz düşünme arası verdiğimden düşünürken bir yandan da bir kaç tarif yazıyım bari dedim. Size de olur mu bilmem ama aklınıza gelen bir düşünceyi bir arkadaşınızla paylaşırken birden ona ilave başka bir düşünce derken başka bir tane bombardıman gibi art arda gelir ama tek başınıza düşünseniz aslında onların hiç birini bulamazsınız, paylaşmak bu yüzden güzel ve faydalı demek. Neyse tarife geçelim;

    Biriken tariflere devam ediyoruz Emine abla'nın sofrasından her zaman çok güzel yaptığı Alman Pastası, ben bir kere denemiştim ve onunki kadar güzel olmamıştı ama bu aralar tekrar yapmayı düşünüyorum. Farklı olarak arasına frambuaz, muz veya başka bir meyve koymak gibi düşüncelerim var. Aşağıda yazan hali bile tek başına yeterli aslına bakarsanız;

    Malzemeler;

  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 3 çay bardağı un

    Kreması için;

  • 1/2 lt süt,
  • 1 çay bardağı şeker
  • 1 çorba kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı nişasta
  • 1 yumurta
  • 125 gr tereyağı veya margarin
  • 1 paket vanilya

  • Üzeri için bolca pudra şekeri

    Hazırlanışı;
    1. Yumurta ile şekeri köpürüne kadar çırpın.
    2. Yoğurt ve sıvıyağı ekle, karıştırın.
    3. En son kabartma tozu ve unu eleyerek ilave edip sadece kaşıkla karıştırın.
    4. Küçük yuvarlak borcama veya 22cm'lik bir kalıba dökün.
    5. 200 C derece ısıtılmış fırında pembeleşene kadar pişirin.
    6. Piştikten sonra kalıptan ters çevirerek çıkartıp ikiye bölüp arasına muhallebisini sürün. Kenarlarından akabilir önemli değil, diğer kek parçasını üzerine yerleştirin.
    7. Servis tabağına aldıktan ve kek soğuduktan sonra bolca pudra şekeri serpin.
    Kremanın hazırlanışı;
    1. 1/2 lt sütü, şekeri, unu ve nişastayı muhallebi gibi pişirin.
    2. Piştikten sonra sıcakken içine 125 gr tereyağı veya margarini, 1 yumurtayı (yavaş yavaş ekleyerek) ve 1 paket vanilyayı ekleyip iyice çırpın.
  • Cuma, Ocak 26, 2007

    Pirinçli Kıymalı Puf Börekler

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Figen ablanın sofrasından ikinci tarif Pirinçli Kıymalı Puf Börekler..
    Böreğin özelliği hamurunda sirke ve iç harcında pirinç olması. Sanırım hamurundaki sirkeden ve arasına sürülen bol tereyağından dolayı börek milföy hamuru gibi puf oluyor. İç malzemesini isterseniz sebzeli veya peynirli de yapabilirsiniz ama hamuru denemenizi tavsiye ediyorum. Figen ablanın ellerine sağlık..

    Malzemeler;

  • 2 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 yumurta
  • 300 gr tereyağı
  • 1/2 çay bardağı sirke
  • Tuz
  • Aldığı kadar un

    İç Malzemesi;

  • 500gr kıyma
  • 1 orta boy soğan
  • 1/2 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı haşlanmış pirinç
  • 1 demet maydanoz
  • Tuz, Karabiber ve istediğiniz diğer baharatlar

    Hazırlanışı;
    1. Tereyağı hariç bütün malzemeyi yoğurun ve dokuz parçaya bölün.
    2. Her parçayı servis tabağı büyüklüğünde açıp üstlerine yumuşamış tereyağını sürün ve üçer üçer üst üste koyun.
    3. 3 hamur kulesi olacak bunları rulo yapın. Buzdolabında 2 saat bekletin.
    4. Buzdolabından çıkan üç ruloyu 2 parmak genişliğinde dilimleyin.
    5. Dilimlerinizi merdaneyle 15 cm çapında yuvarlak olarak açın. İç malzemesini ortasına yerleştirip kenarını diğer kenarın üstüne gelecek şekilde kapatın parmak ucunuzla kenarlarını hafifçe bastırın.
    6. Börekleri yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizip 200 derece ısıtılmış fırında üzerine bir şey sürmeden pişirin.
    İç Malzemesi;
    1. Soğanı yemeklik küp küp doğrayın.
    2. 1/2 çay bardağı zeytinyağında kıymayı biraz kavurun, içine soğanları atın kavurmaya devam edin.
    3. Maydanozları kıyın ve kavrulan kıymaya ekleyin, tuzunu ve karabiberini ekleyip ocaktan alın.
    4. Haşlanmış pirincini ekleyip karıştırın.
  • Şeftali Kurabiye

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Evet nihayet Büşra tarifleri bana ulaştırdı ve Figen abla'nın sofrasındaki beklenen şeftali kurabiyesi!! Kurabiye ile pek aram yoktur ama bu çok güzel görünüyor..

    Malzemeler;

  • 250 gr tereyağı
  • 2 çay bardağı toz şeker
  • 1/2 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 paket kabartma tozu
  • ALdığı kadar un (Bu tarifi ben yapmadığım için un miktarını ölçemedim ama kurabiye hamuru olana kadar yavaş yavaş ekleyin yumuşak bir hamur olucak tereyağı yoğururken sürekli eridiği için bir yandan yoğurup bir yandan ihtiyaç duydukça un ekleyerek yapın diyebiliyorum şimdilik kendim denediğimde ölçüp miktarını belirteceğim)

    Dış Malzemeler;

  • Kırmızı gıda boyası
  • Yeşil gıda boyası
  • Çok az toz şeker
  • Şeftali marmelatı

    Hazırlanışı;
    1. Bütün iç malzemeleri yoğurup bir kurabiye hamuru elde edin.
    2. Ceviz büyüklüğünde toplar halinde yuvarlayıp yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
    3. Elinizle hafifçe üzerlerine bastırıp yassılaştırın, pembeleşene kadar 200C derece fırında pişirin.
    4. Kurabiyeler piştikten sonra tepsiden iki kurabiye alıp tepside alta gelen düz kısımlarına şeftali marmetalı sürün ve yapıştırın. Bütün kurabiyelere aynı işlemi uygulayın.

      Renklendirme;

    5. İki kase alın bunlara biraz su doldurun. Birine çok az kırmızı boya diğerine de yeşil boya katın ama bir kürdanın ucuyla deneyerek ekleyin çünkü çok renklenebilir. İstediğiniz rengi bulunca kurabiyenin bir tarafını kırmızı diğer tarafını da yeşil boyalı suya batırın veya fırçayla sürün. Bir çay tabağına koyduğunuz toz şekerine her iki tarafını da bulayın. İsterseniz fotoğraftadaki gibi arasına yeşil bir yaprak koyabilirsiniz.
  • Salı, Ocak 23, 2007

    Patatesli Omlet

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Kahvaltı için mutfağa girdiğimde ilk aklıma gelen çeşitlerden. Tamam yüksek kaloriye takıldıysanız bizim gibi her güne yapılmaz ama arada bir kaçamak faydalıdır.

    Malzemeler;
    • 100 gr. tereyağ
    • 2 orta boy patates
    • 4 yumurta
    • 150 gr. kaşar peynir
    • 2 yemek kaşığı kıyılmış maydonoz
    • Tuz, karabiber, pul biber
    Hazırlanışı;
    1. Patatesler soyulur, yıkanır ve tavla zarı büyüklüğünde küpler halinde doğranır.
    2. Kaşar peynir biraz daha büyük doğranır.
    3. Yumurtalar 5 dakika çrpılır.
    4. Tereyağ eritilir, patatesler ilave edilir 5-6 dakika arada karıştırarak sotelenir.
    5. Patesler hafif pembeleşince çırpılmış yumurta, kaşar peynir, kıyılmış maydonoz, tuz ve baharatlar ilave edilir.
    6. Tavayı sallayarak yumurtanın mümkün olduğunca patatesi kaplaması sağlanır. Spatulayla altı kontrol edilir hafif pembeleşince bir tabakla ters çevrilir diğer tarafında kızarması sağlanır.
    7. Kızarmasına yakın üzerine ayrıca 2 yemek kaşığı kaşar peynir rendesi serpilirse daha güzel bir lezzeti olur.

    Mantarlı Salata

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Kahvaltıya yapmıştım ama çok hafif olduğu için akşam yemeklerinde güzel olacaktır.

    Malzemeler;
    • 1 tavuk göğsü
    • 1 su bardağı mantar
    • 8 konişon turşu
    • 4 yemek kaşığı mısır
    • Yarım göbek marul
    Sosu için;
    • 4 kaşık zeytinyağ
    • 1 yemek kaşığı mayonez
    • 1 tatlı kaşığı hardal
    • 1 kesme şeker
    • Tuz, karabiber, kırmızı biber, kekik

    Hazırlanışı;
    1. Tavuk göğsü haşlanır ve didilir.
    2. Mantarlar yıkanır , küçük doğranır ve tuzlu, limonlu suda haşlanır.
    3. Marullar ve kornişonlar doğranır. Bütün malzemeler geniş bir kaseye alınır.
    4. Sos malzemeleri bir çatalla çırpılır, salatanın üzerine gezdirilir.

    Pazartesi, Ocak 22, 2007

    Baklava (1)

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bir tanıdık (aslında elimizden ne geldiyse yaptık bir türlü tanıyamadık)"canım sıkıldı kalktım mutfağa geçtim bir tepsi baklava yaptım" diyince içimden yazık sana Sahra dedim sen iki senedir tarifi yazamıyorsun ve yazmaya başladım buyrun bulabildiğim baklava hikayesi;

    Baklavanın Tarihi Asurlar'a kadar uzanır ancak bu tatlı, iki hamur arasına kuru meyvelerin serpiştirilip, fırında pişirilmesiyle yapılıyordu. Bu baklava dünyanın çeşitli ulusları tarafından çok sevildi ve değişik şekillerde yapıldı.

    Osmanlı'da Baklava

    Halk arasında çok sevilen baklavanın ünü zamanla Osmanlı Sarayı'na kadar uzanmış; bayram, düğün ve özel kutlama sofralarında mutlaka yer almıştır. Hatta baklava yapımı o kadar ciddiye alınmış ki, 17. yüzyıl sonlarında Saray'da baklava alayı oluşturulmuştur. Saray?da baklavanın önemi, konaklardaki gibi sadece zenginlik ve ince zevk alameti sayılmasından değil, aynı zamanda devlet törelerine girmiş olmasındandı. 17. yüzyılın sonlarında veya 18. yüzyılın başlarında ortaya çıkmış olan baklava alayı geleneği, bunun en belirgin örneğidir. Ramazan ayının ortasında, padişahın askere iltifatı olarak, Saray?dan Yeniçeri Ocağı?na baklava giderdi. Her on askere bir sini baklava hazırlanır ve Saray mutfağı önünde dizilirdi. Silahtar Ağa, bir numaralı yeniçeri olan padişah adına ilk siniyi teslim aldıktan sonra, diğer sinilerin her birini ikişer asker nizami olarak yüklenirdi. Her bölüğün amirleri önde, baklava sinilerini taşıyanlar arkada, açılan kapılardan dışarı çıkarak kışlalara doğru yürüyüşe geçerlerdi


    Dünyada Baklava; Baklavanın çok sevildiği ve yaygın olarak yapıldığı bir yer ise, ABD'nin Teksas eyaletidir. Baklava dünyanın bu köşesine Çek Cumhuriyeti'nden gitmiştir. 19. yüzyılda, Teksas'a göç eden çekler, beraberlerinde baklavayı da götürmüşler. Böylelikle Teksas Baklavası da literatüre girmiş. Ayrıca tüm Arap Yarımadası'nda, Kuzey Afrika ülkelerinde, Türk cumhuriyetlerinde, Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya, Hindistan, Afganistan ve Ermenistan'da sevilen tatlılar arasındadır.
    (http://tr.wikipedia'dan alıntıdır.)

    Bimediğimiz şeyler çok ama. Bakın baklavayıda almış Amerika. Afganistan, Irak ve diğerlerinden çoook önce baklavayı almışlar. Baklava gitmiş demeyin bir şekilde mecbur bırakılmıştır.İçinde bir yudum bile petrol yok. Ben canlı şahidiyim. Çok sürmez ederler sınır dışı diyeceğim. Epey sürmüş bundan sonra sanmam. Gidenler ya da oralarda yaşayanlar görmüş müdür acaba hakiki Teksas baklavacısı ya da hakiki Çek baklavacısını? Ya da Bushoğulları baklavacılık? Adından geçtim şekil olarak kurşun mu yoksa bombayı mı tercih ederler? Neyse efendim bu onların kişisel zevkleri.
    Komşu ülke bir ara bizimdir demişti gerçi onlar bizim olan ne varsa bizim diyorlar ama bu kadar ülkenin olacağını bilemezdik. Bazı yiyeceklerin vatanı çok oluyor...
    Ama internette bu bilgilere ulaşınca üzüldüm aileme söyleyince kabul etmediler baklava sever ve yapar bireyler olarak. Biraz da ansiklopedi karıştırdım.
    Baklava eskiden beri bilinen türk hamur tatlılarından biridir. Fatih devri mutfak defterlerinde(1473)baklavanın adı görülmüştür.18.yy.da bir çok çeşitleri olduğu ve bazen içine konan malzemeyle(kaymaklı,kavunlu,fıstıklı) bazen debiçimiyle ilgili adlar aldığı(ay baklavası, nemse, sarma, cendere, hamaylı v.b.)bilinmektedir.
    İki bilginin arasında kaldım zaten ömrümüz doğruyla yanlış arasındaki incecik bir çizgide geçiyor. Kime aittir bilinmez baklavasız bayram düşünülemez Türk kültüründe. Ben tek şeklini fotoğraflayabildim bayramda. Ve bu yüzden (1) dedim...


    Malzemeler:

    Hamur için:
    • 3 yumurta
    • 1 su bardağı yoğurt
    • 1 su bardağı su
    • 1/2 su bardağı tereyağ
    • 1/2 su bardağı zeytinyağ
    • 1 paket kabartma tozu
    • 1 paket buğday nişastası
    • 500 gr. tereyağ
    • 1 tutam tuz
    • Aldığı kadar un
    • Arası için:
    • 400 gr. dövülmüş ceviz veya fıstık içi
    Hazırlanışı:

    1. Üç yumurta, tereyağ, zeytinyağ, yoğurt, kabartma tozu, su ve tuz mikserle çırpılır. Elenmiş un ilave edilir. On dakika yoğrulur.

    2. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir. Ceviz büyüklüğünde parçalara bölünür(35-40 parça). Nemli bir bez altında yarım saat dinlendirilir.

    3. Mermer yada tahta bir zeminde her parça oklavayla kağıt inceliğinde nişasta serpilerek açılır.


    4. Tatlıyı pişireceğiniz tepsiyi açtığınız yufkaların üzerine koyup bıçakla tepsinin dışına taşan kısımları kesilir.

    5. Dört yufkada bir bu işlem yapılır.Yufkalar tepsiye serilir.(arzu edilirse kenarda çıkan yufka parçaları aralara serilir.

    6. Dört yufkada bir dövülmüş ceviz veya fıstık serperek bütün yufkalar açılır.

    7. Yufkaların döşenmesi bitince arzu edilen şekle göre kesilir.

    8. Eritilmiş yağ ağır ağır üzerine gezdirilir. Sıcak fırında üzeri hafif pembeleşinceye kadar pişirilir.
    Şerbeti için:

  • 5 su bardağı şeker
  • 4 su bardağı su
  • 1/2 limon suyu


  • Hazırlanışı:
    1. Şeker ve su bir tencerede karıştırılark yirmi dakika kaynatılır. Limon suyu ekleyip karıştırılır. Bir taşım kaynatıp ateşten alınır.
    2. Baklava soğuduktan sonra üzerine ılık şerbet dökülür.

    Simit Sarayı - Patatesli Açma & Kaşarlı Simit & Sucuklu Simit

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Yukarıdaki fotoğraf geçen seneden kalma aşağıdaki ise geçen hafta yapıldı. Geçen hafta Akrabalar toplantısını Çamlıca'da babamın teyzesinde yaptık. Sabah çok erken gideceğimiz için kahvaltıya bu açmalardan yapıp götürelim dedim. Gece 12'de hazırlayıp şekil verip tepsiye dizdikten sonra buzdolabına koyduk ama bir daha mayalı bir şeyi bu kadar uzun süre bekleymeyeceğim. Çünkü kabardılar biz durduramadık efendim bütün tepsi resmen birleşti bir bütün oldular. Neyse sabah gittiğimizde tekrar ayırıp düzeltmeye çalıştık ama nafile şekilleri bir kere bozulmuştu. Asıl yemek sofrasını makinemin şarjı bittiği için çekemedim :(.. Teyzemiz birbirinden güzel lezzetli yemekler yapmıştı fotoğrafları olmasa da yine de menü;

  • Dövme Çorbası
  • Zeytinyağlı Yaprak Sarma & Kuru Sebze Dolması
  • Kızarmış et
  • Etli Bohça Lahana Dolması
  • Kurutulmuş Fasulye Yemeği
  • Pırasalı Börek (Ayrı bir güzeldi, tadı damağımızda kaldı desem yeridir)
  • Yoğurtlu Brokoli Salatası (Tülin abla getirmişti)
  • Tel Şehriyeli Tavuk Salatası (Ben götürdüm)
  • Zeytinyağlı Barbunya (Bu da yine çok güzeldi)
  • Mevsim Salatası
  • Karışık Meyve Kompostoso (Harikaydı)
  • Tiramisu (Ben götürdüm)
  • Kabak Tatlısı
  • Baklava

    Malzemeler;

  • 1/2 litre (2,5 su bardağı) süt, ılık olması için ısıtılmış ama kaynar olmamalı
  • 1 paket yaşmaya
  • 10 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • Sonradan arasına sürmek için tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1 kg un

    Harcı için;

  • 3-4 patates, haşlanmış
  • Pul biber, tuz

  • Kaşar peyniri, dilimlenmiş
  • Sucuk, dilimlenmiş

    Üzeri için;

  • 1 yumurta
  • Çörek otu
  • Susam




  • Hazırlanışı;
    1. Ilık sütü yoğurma kabına koyun 1 paket mayayı sütün içinde eritin.
    2. Sıvıyağı, tuzunu, şekerini koyup karıştırın ve genelde 1 kg un gelmesine rağmen yine de yavaş yavaş unu ilave ederek yoğurun. Yumuşak bir hamur elde ediceksiniz.
    3. Hamuru toparladıktan sonra üzerine sıkıca kapatıp bir köşeye mayalanması için bırakın.
    4. Haşlanmış patatesi bir çatalla ezip baharatlarını ekleyin.
    5. Hamur mayalandıktan sonra (yaklaşık 30 dk.) kaç parça yapıcaksanız ayırın. Elinizle tahtanın üzerinde biraz açıp arasına yumuşamış tereyağını sürün ve katlayıp bir kenara koyun bütün parçalara aynı işlemi uygulayın.
    6. Mesela ben patatesli olanları uzun ve büyük bir parça halinde yaptım. Pide şeklinde açıp ortasına harcını bolca koyun iki kenarı da üst üste gelicek şekilde kapatın.
    7. Sucuklu olanlardan bazılarını ve boş olanları 15 cmlik rulolar halinde yapıp kendi etrafında sardım.
    8. Kaşarlı olanları yukarıdaki fotoğraftaki gibi rulo yaptıktan sonra bükerek simit şekli verdim.
    9. Yağlanmış veya yağlı kağıt serilmiş tepsiye açmaları dizdikten sonra üzerilerine yumurta sürüp bazılarına çörek otu bazıları susam serptikten sonra 200 derece ısıtılmış fırında iyice kızarana kadar pişirin.

    Perşembe, Ocak 18, 2007

    Pan Dulce {Ayçöreği}

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Ayçöreğini çok severim ama heryerde taze çıkmışına rastlamak biraz zor olur. İç malzemesinin bayat pastadan yapıldığını söylerler ayçöreğinden midesi bozulan veya zehirlenen duymadım şimdiye kadar... Hem kalan pastaları atmak yerine değerlendirmek gayet güzel bir şey bana göre. Şüphesiz herşeyin evde yapılmışını tercih ederim dün akşam ilk defa ayçöreği denedim ve aynı zamanda Meksika mutfağına ait Pan Dulce (Tatlı Ekmek) tarifine çok benzediğini gördüm ve ben de allrecipes.com'daki bir tarife göre (aşağı yukarı bütün pan dulce ve ay çöreği tarifleri birbirine benziyor) denedim. Sonuç olarak ileride açacağım (hayal) Kahvehanem'de Ayçöreği de satabilirim. Üstelik bu Pan Dulce'nin birbirinden farklı bir çok çeşidi ve benzer isimlerde farklı tarifleri de bulunuyormuş. Yanlız şekil olarak kubbe şeklinde yapılıyor bizim Ayçöreklerinin şekli yok.

    Pan Dulce Meksika mutfağına, Pan Suave ise Küba mutfağına ait, Portekizliler de bir tatlı ekmek yapıp adına Pao Duce diyorlarmış. Aynı zamanda Bolivya'lılar da Pan Dulce yapıyorlar sitelerinde tarifi var.

    Pan Dulce'nin tarihi;

    İspanyollar Meksika'ya buğdayı getirmişlerdi, ama Meksika'nın ünlü pasta geleneğine ilham verenler Fransız'lardı. Fransızlar 1862'de yenilirken arkalarında lezzetli bir pasta geleneği bıraktılar. 500 - 2000 arasında değişen Meksika ekmek çeşitlerinden biri de Pan Dulce'dir.


    Gelelim tarife;

    14 adet büyük çörek, bence misafir için bu çörekler çok büyük eğer farklı çeşitler de varsa daha küçük yapılabilir.

    Malzemeler;

  • 6 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket aktif kuru maya (ben 1 paket instant maya kullandım)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1/3 su bardağı toz şeker
  • 5 su bardağı un
  • 2 yumurta

    Harcı için;

    "Ben bu harcı yapmadım buzlukta biriktirdiğim pandispanya artıkları, kalan kek parçaları, yenmek için buzluğa atılıp da kalmış kek dilimleri vardı onların hepsini robotta çektim ve 1 paket kakao, ceviz, damla çikolata, kuru üzüm ve tarçın ekledim kek parçalarının çoğu tiramisu olduğu için zaten ıslaktı o yüzden tekrar ıslatmadım eğer siz kuru kek kullanıcaksanız çok az suyla veya daha güzeli sütle ıslatabilirsiniz hafif birbirini tutması lazım."

  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 2/3 su bardağı un
  • 3 + 1/2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı kakao (İsteğe bağlı yani kakaosuz bir şekilde de yapılabiliyor, doğranmış kuru meyve, fındık, fıstık aklınıza ne gelirse ekleyebilirsiniz)

    (Buraya kadarki harç malzemesi orijinal tarif bundan sonrası benim eklediklerim)

  • 2/3 su bardağı orta irilikte çekilmiş ceviz
  • 2/3 su bardağı damla çikolata veya çikolata parçası
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm
  • 2 tatlı kaşığı tarçın

    Üzerine sürmek için;

  • 1 yumurta
  • 2 yemek kaşığı süt


  • Hazırlanışı;
    1. Bir fırın tepsisini yağlayın veya yağlı kağıt serin.
    2. Küçük bir sos tenceresinde 1 bardak sütle 6 yemek kaşığı tereyağını 110 dereceye kadar ısıtın benim derecem olmadığı için ve ocakta unuttuğumdan kaynadı biraz.
    3. Geniş bir çırpma kabında, kuru maya, tuz, 1/3 bardak şeker ve 2 bardak unu karıştırın.
    4. Isınan tereyağlı sütü bu unlu karışıma dökün ve mikserle orta seviyede 2 dakika çırpın.
    5. 2 yumurtayı ve 1 bardak unu ekleyin, iki dakika daha çırpın.
    6. 1 kaşıkla veya elinizle (ben elimle yaptım) yoğurarak 2 bardak daha un ekleyin. Katı şekillenebilir bir hamurunuz olucak.
    7. Pürüzsüzleşene kadar tahtada yoğurun. Mayalanması için bir kaba koyup ağzını kapatın.
    8. Hamur mayalanırken harcını hazırlayın, 1/2 bardak şekeri ve 2/3 bardak unu karıştırın. 3 + 1/2 yemek kaşığı küçük parçalara kesilmiş soğuk tereyağı ile karıştırın. Bir çatalla 2 yumurta sarısını ekleyin ve hepsini beraber çırpın. 2 kaşık kakaoyu ekleyin ve harcı iyice karıştırın.
    9. Hamuru alıp elinizle tahtanın üzerinde yuvarlayarak silindir şekli verin ve 14 eşit parçaya bölün. Her birini tek tek yuvarlayın ve elinizle bastırıp yassılaştırın. Yağlanmış tepsiye 2,5 cm aralıkla dizin.
    10. Asıl Pan dulce'de bizim harç olarak kullandığımız malzeme aynı hamuru gibi yuvarlak yapılıp sonra yassılaştırılıp hamurun üzerine yerleştiriliyor ve bir bıçakla üzeri midye şekli vermek için çiziliyor. Görmek için tıklayın.
      Ben bunu tercih etmediğimden ayçöreği gibi iç dolgu olarak yaptım. Belki böyle yapılanı da vardır bilemiyorum. Bu işlemden sonra mayalanması için tekrar 45 dakika daha bekletin ve fırına vermeden önce çırpılmış bir yumurtayı iki kaşık sütle karıştırıp üzerlerine sürün. 190 derecede 20 dakika kadar kızarana kadar pişirin.

      Ayçöreği hali;

    11. 14 adet hamur topunu tek tek alıp elinizle veya merdaneyle oval şekil vererek açın. Bildiğimiz ayçöreği şekli için harçtan biraz alıp elinizde hafifçe sıkıştırın ve uzunlamasına hamura yerleştirin. Sonra uçlarını kapatıp ay şekli verin. Yağlanmış tepsiye 2,5 cm aralıkla dizin.
    12. Farklı şekiller denemek istiyorsanız ay şeklinden daha ince uzun bir hamur açıp harcı yerleştirin kenarlarını kapattıktan sonra inci uzun bir silindir şekli elde ediceksiniz bunu dolayıp yuvarlak hale getirin.
    13. Bir diğer şekilde ise daha kısa ve daha geniş hafif dikdörtgen bir hamur açın ve hamurun her tarafına harcı yayın. Hamuru rulo pasta sarar gibi rulo yapın.
    14. Üzerlerine çırpılmış 1 yumurta ve iki yemek kaşığı sütü karıştırıp sürün.
    15. İsterseniz keskin bir bıçakla veya ruletle üzerlerine derin kesikler atabilirsiniz.
    16. 190 derece ısıtılmış fırında 20 dakika iyice kızarana kadar pişirin.


    "Harç kısmını denemedim, ben kek parçalarıyla yaptım. Ama Google'da ararken gördümki Bizim Pastane'den Zinnur hanım da yapmış o harç malzemesini de kullanmış denenmiş bir tarif için onun harç tarifine de bakabilirsiniz."

    Salı, Ocak 16, 2007

    Biriken Sofralar, Menüler ve Tarifler #4 Annemin Arkadaşlarının Sofraları

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    Bir yemek günlüğümüz olduğunu bilenlerin de sofralarını çektiğimden bugün iki farklı sofra yayınlayacağım biri Emine ablanın diğeri de Figen ablanın...



    Menümüz şöyleydi;

  • Tavuk Salatası
  • Kara Kız Köftesi (Bu tarifin de fotoğrafını değiştirmek lazımmış az teknolojik zamanlardan birinde çekmişiz)
  • Pırasalı Börek
  • Alman Pastası
  • İncir Reçeli (Arşivimizde bulunandan farklıydı tarifini alacağım)

    Emine abla; "Bak bu masaörtüsünü ellerimle işledim antika sayılır yaz" dedi yazıyorum (antika dediğine bakmayın abla dediğimden de anlayabileceğiniz gibi kendisi genç). Sofrayı kurarken "Benim öyle süslü şeylerim yok nesini çekiceksin benim masamın?" dedi ben de bunun süslü şeylerle ilgili değil güzel yerleştirmekle alakalı olduğunu söyledim ama dolapları açtıkça da güzel güzel tabaklar çıkmadı değil.



    Figen ablanın sofrasını kızı Büşra ben gelirim fotoğraf çekerim diye hazırlamış aslında o gün gidemeyecektim çok işim vardı ama Figen abla telefon etti; "Bak benim kızım fotoğraf çekersin diye sofrayı o kadar süsledi ben kıymalı börek yaptım fırından yeni çıktı sıcak sıcak nasıl gelmezsin sen???!!!!" diyince eh alelacele koşarak çıktım evden... Gittiğimde karşımda oldukça fanatik bir sofra duruyordu! Bana uyar neyseki!!

    Menü;

  • Karışık sebze kızartması; domates, biber, patlıcan, patates
  • Kızartmalar için sos olarak yoğurt
  • Midye şeklinde kıymalı börekler
  • Karışık Turşu
  • Şeftali Kurabiye
  • Sargı Burma Baklava


  • Henüz tarifleri almadım ama Alman Pastası, İncir Reçeli, Pırasalı Börek, Kıymalı Börekler ve Şeftali Kurabiyelerin tarifini muhakkak en kısa zamanda alacağım.

    Tülin Ablanın Dekorasyonu ve Aksesuarları

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Aylar var ki bu sayfaya girip iki satır bir şey yazamadım. Akrabalar 2 toplantımızda çektiğim fotoğraflar halen duruyorlar. İrem makineyi kavradı sağından cık olmadı solunda en nihayet bütün açılarından fotoğraflarını çekti başta nargilenin ardından mangalın ve diğerlerinin.

    Nargileden başlıyorum;

    Bir varmış iki yokmuş eskiden çooook eskiden güzel zamanlar, güzel mekanlar ve güzel insanlar çokmuş. İnsanlar birbirleriyle karşılaştıkları zaman ben şuna hangi yalanı siyaset ya da idare etmek amacıyla söylesem demedikleri zamanlarmış. Hava tahmin raporlarında yalan kuzeyden hafif şidddetde esen yelle gelip bulunduğumuz şehir riyakar bulutlu yer yer iftira hatta sırılsıklam iftira yağışlı olacak şeklinde ifadelere gerek kalmazmış.(bu benim gözlemlediğim bir hava raporu henüz bilimsel olarak ölçümler yapılamadığı için sunumlar yapılamıyor.) Çünkü insanların bir yazı bir tura yüzü yokmuş. Tek yüz tek kalp taşırlarmış...Devamı burada...

    Pazartesi, Ocak 15, 2007

    Minik Meyveli ve Çikolatalı Kremalı Pastalar

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Uzun zamandır minik süslü kremalı pastalar yapmak istiyordum. İlk önce kardeşimin doğumgününde denedim ama onda kullandığım formülü beğenmedim sonra aklıma Nüans'dan aldığım tepsisiz kullanılabilen tek seferlik kağıt muffin kalıplarım geldi. Sizlere de tavsiye ediyorum eğer muffin kalıbı almak istemiyorsanız 24 tanesi 3,5 ytl'den bunları alabilirsiniz. Evdekiler kardeşime yaptıklarımın tadını beğendiklerinden bir kaç gün sonra gelecek olan misafirlerimize de onlardan yapmamı istediler. Bu sefer acemiliği attığımdan daha zahmetsiz hem de daha düzgün görünümlü minik pastalarım oldu.


    Malzemeler;

  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 su bardağı toz şeker
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağı un
  • 14 adet kağıt muffin kalıbı


  • Dolgusu için;

  • ½ lt. süt
  • 1,5 kahve fincanı un
  • 2 kahve fincanı şeker
  • 1 paket krem şanti
  • 1 su bardağı süt
  • Frambuaz

  • 100 gr bitter çikolata
  • Bütün fıstık


  • Süslemek için;

  • 1 paket krem şanti
  • 1/2 bardak süt
  • Çekilmiş fıstık


  • Hazırlanışı;
    1. Yumurtaları ve şekeri iyice çırpın. Sütünü ve yağını ekleyin biraz karışana kadar mikserin düşük ayarında çırpın. Ununu ve kabartma tozunu eleyin.
    2. Muffin kalıplarına kalıpların yarısına kaşıkla kadar doldurun. Ben 8 adet meyveli yaptım. Kalan hamura 1 yemek kaşığı kakao ilave edip kaşıkla iyice karıştırın ve kalıplara paylaştırın. Bundan da 6 tane çıktı.
    3. 200 derece ısıtılmış fırında normal kek gibi pişirin.
    4. Kekler piştikten sonra kağıt kalıplarından soyarak çıkardım.
    5. İçlerine krema doldurabilmek için, ince bir bıçakla üst kısımlarını içe doğru konik bir şekilde keserek mümkün olduğunca oydum ama kenarlarının ve altının delinmemesine dikkat edin. Kapağın konik fazlasını kestim. Bu kesilen kek parçalarını ayçöreği yapmak için buzlukta bir poşette biriktiriyorum.
    6. Kakaosuz keklerin içine bir kaç frambuaz atıp üstüne alabildiği kadar krema koydum ve kapağını kapattım.
    7. Üzeri için 1 paket krem şantiyi 1/2 bardak sütle çırpıp krema torbasıyla süsledim. Aslında süsleme kısmı pek iyi olmadı malum misafirlerin yanında yapıyordum. Bir kaç da bütün fıstık aralara koydum.

    8. Kakaolu keklere ise çikolatalı ganaj yapmaya üşendiğim için eritilmiş çikolata ve bütün fıstık taneleri üzerine tekrar eritilmiş çikolata koydum ve kapaklarını kapattım. Kapaklarının üzerine kalan çikolatayı donmadan sürdüm ve çekilmiş fıstık serptim. Bunları bol çikolata sevenler için yaptım.

    Dolgunun hazırlanışı;
    1. 1/2 litre sütü un ve şekerle muhallebi gibi pişirin.
    2. Ayrı bir yerde 1 paket kremşantiyi 1 su bardağı sütle çırpın ve pişen muhallebiye ekleyin. Pürüzsüz oluncaya kadar çırpın ve soğumaya bırakın.


    Cumartesi, Ocak 13, 2007

    Köfteli Ispanak Van (Arvas) Yemeği

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Yazmamdan usananlar olabilir ama... Ne kadar uğraşırsam uğraşayım yemek konusundaki huysuzluğum geçmiyor. Ben de vazgeçtim uğraşmaktan. Ispanağı bir tek börekte severdim. Emine Vanlı arkadaşının bu yemeğini yapana kadar. Artık ikiye çıkmıştı sevdiğim ıspanaklı tarifler. Bir güzel özelliğiyse ıspanakların sadece kökleri kullanılıyor. Yapraklarla börek yapma şansımız var. Malum mevsim ıspanak mevsimi aşağıdaki gibi güzel bir sofrayı beklemeden yazdım tarifi. Ama ben yazana kadar İrem acı sosu koydu ki bu da sevdiğim güzel yiyeceklerden...

    Malzemeler:
    • 2 kg. ıspanak
    • 2 büyük kuru soğan
    • 1 su bardağı nohut
    • 100 gr. tereyağ
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası
    • 2 limon suyu

    Köftesi için;

    • 1 fincan pirinç
    • 500 gr. kıyma
    • Tuz, karabiber, kırmızı biber

    Hazırlanışı;

    1. Ispanaklar ayıklanır, yıkanır. Kök kısımları ayrılır.(Bu yemekte yaprakları kullanılmıyor)
    2. Kıyma, pirinç ve baharatlar yoğrulur. Fındık büyüklüğünde (biraz daha büyük olabilir)yuvarlak köfteler yapılır.
    3. Soğan ince kıyılır. Tereyağ eritilir soğan hafif pembe kavrulur. Salçalar ilave edilir.
    4. Ispanak kökleri ve haşlanmış bir bardak nohut ilave edilir, biraz karıştırıp üstünü örtecek kadar su ilave edilir.
    5. Kaynayınca hazırlanan köfteler ve limon suyu ilave edilir. Özelliklerinden biri de ekşi olmasıymış ve bunun için ekşi bir cins pestil kullanıyorlarmış.


    Piştikten sonraki servis kısmına geçmeden fotoğraf çekerken sevmekte hiç zorlanmadığım her çeşidini sevdiğim orkidelerle çektim tabağımı. Orkidelerim hediyeydi ve kuruyorlardı son bir defa değerlendirdim ve uğurladım onları.

    Cuma, Ocak 12, 2007

    Acı Domates Sosu

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    Cerencim nihayet fotoğrafsız da olsa yayınlıyorum kaç zamandır fotoğrafını çekiyim de yazıyım vs derken unutulup gidiyordu. Fotoğrafını çekince eklerim artık... Nihayet meşhur mercimekli köfte, kısır hatta patates kızartmasıyla bile harika giden acı sevenlere bire bir acı domates sosu... Biberleri eğer doğrayarak içine koyarsanız anında zehir gibi acı bir sos elde edersiniz yok doğramadan atarsanız (küçük oldukları için bu mümkün) zamanla kaldıkça acılaşan bir sosunuz olur ben zamanla acılaşanı seviyorum.

    Malzemeler;

  • 5 kg. Domates
  • 1 bağ acı arnavut biberi
  • 1 baş sarmısak
  • 1 su bardağı sirke
  • Tuz

    Hazırlanışı;
    1. Domatesleri kabuklarıyla beraber robotta çekin veya kabuklarını atarak rendeleyin.
    2. Bir kavanoza doğranmamış arnavut biberlerle doldurun.
    3. Doğranmış sarımsak, sirke, tuz ekleyin.
    4. Kavanozun kapağını kapatın ve derince bir kabın içine koyun.
    5. 4-5 gün fazla suyunu atıncaya kadar günde bir defa karıştırarak sos kıvamına gelinceye kadar bekletin daha sonra buzdolabında saklayın.


    İkinci method;
    1. Domatesleri kabuklarıyla beraber robotta çekin.
    2. Çekilmiş domatesleri sos kıvamına gelinceye kadar ocakta büyük bir tencerede karıştırarak pişirin.
    3. Sos kıvamına gelince diğer malzemeleri ekleyin ister küçük konserve kavanozlarında kapaklarını kilitleyerek buzdolabına koymadan saklayın isterseniz diğer yöntemdeki gibi buzdolabında saklayın.


  • Perşembe, Ocak 11, 2007

    Biriken Sofralar, Menüler ve Tarifler #3 Minik Beyin Sofrası

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Fotoğraftaki minik bey sofradaki minik kırmızı taşların etkisi altında onları almak için uğraşırken sen dur bakalım bir fotoğrafını çekelim diye kandırmaya çalıştık çok hoşuna gitti. Bazı çocuklar fotoğraf makinesini sevmez ama pek bir poz verdi.

    Sahra'lar ve bir kaç arkadaş daha o gün bize gelicekti. Menünün tatlı kısmını üzerime aldım. Sonra Sahra'nın senin pizzanı özledim dediği aklıma geldi Pizza da yapalım dedim, salata olarak ne yapsam diye düşünürken Portakal Ağacında gördüğüm ve denediğim bir salata tarifi geldi aklıma menü yavaş yavaş çıkmaya başladı. Kalanı anneme ait.

    Menü;

  • Mantarlı Sucuklu Pizza
  • Sebzeli Karışık Salata
  • Peynirli Çubuklar
  • Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Kuru Sebze Dolması
  • Amasya Çöreği
  • Badem Dolgulu Böğürtlen Marmelatlı Tartöletler
  • Frambuazlı Kremalı Tartöletler
  • Frambuazlı Minik Kremalı Pastalar
  • Çikolatalı Minik Kremalı Pastalar




  • Bu tartöletleri Sahra'nın Meyveli Tartölet tarifindeki tart hamurunu kullanarak yaptım minik kalıplarla 19 adet tartölet çıktığını belirtmeliyim (çok iyi saydım kesinlikle). Kremasını da diğer pasta için hazırladığım kremadan kullandım. O da Tiramisu'mun kremasıydı. Dondurulmuş frambuazla süsleyip frambuazların üzerine eritilmiş yaprak jelatin sürdüm. Kenarlarını krem şantiyle süsledim.



    Bu badem dolgulu tartöletleri de Bizim Pastane'nin tartlarına göz gezdirirken gördüm ama çok ağır geldiği için hepsini bundan yapmaya cesaret edemedim bu yüzden sadece altı tane yaptım. Zinnur hanımın tarifinin yarısını uyguladım. Oradaki gibi ben de arasına marmelat koydum. Çok beğenildi. Sahra'nın ablasına yorumunu açık sözlü olduğu için sordum tatlılarımı numaralandırdı bu 1 numaralı tatlıydı. Dolgu tarifi için Zinnur hanıma teşekkürler.

    Süslerken ortasına bir frambuaz kenarlarını da krem şanti kullandım krem şantilerin üzerine renk vermesi için çok az dövülmüş fıstık serptim. Ve bu süslemelerin hepsini misafirin yanında yaptım iyi mi? Migros servisini kaçırdığım için mutfağa geç girmek zorunda kalmıştım bu yüzden süslemeler vs misafirin yanında gerçekleşti. Çok güzel bir gündü ve şu minik yeğen henüz doğmamıştı bu da iyi bir nokta (yani misafirimiz hamileyken yiyebildiği için, malum aşermek mevzusu).

    Minik Kremalı Pastaları da yarın eklerim artık..

    Sebzeyle Doldurulmuş Fırında Tavuk

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu yemeği ilk defa yaptım bu sebeple bazı aksaklıkları oldu. Aslında bir aksaklık oldu o da tavuk çok iyi pişmedi. Haşlamadan direkt fırına verdim (poşet içinde) olmasına rağmen yine de tam olarak her tarafı pişmemişti, parçaladıktan sonra tekrar fırına vermek zorunda kaldık. Haşlanmış tavuk sevmeyenler sebzesini doldurmadan önce poşetde tavuğu iyice pişirebilirler (ben böyle yapacağım çünkü sebzelerin ezilmesini istemiyorum). Kızartma kısmında tekrar soslayıp kızartacağım. Eğer daha önce fırında tavuk pişirmişler varsa tarife uygun haşlamadan direkt fırına koyabilirler.

    Malzemeler;

  • 1 bütün tavuk, içi temizlenmiş (sakatatları alınmış iyice yıkanmış), derisi soyulmamış
  • 2 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • Toz kırmızı biber
  • Çekilmiş beyaz biber
  • Tuz

  • 1/2 kavanoz konserve bezelye
  • 2 havuç, halka doğranmış
  • 1 kabak, uzunlamasına dörde bölünmüş 1 cmlik doğranmış
  • 200 gr. mantar, dörde bölünmüş, limonlu suda haşlanmış
  • 1 kuru soğan

  • 2 adet fırın poşeti
  • Ayaklarını bağlamak için ip




  • Hazırlanışı;
    1. 1 kapta bezelye, havuç, mantar ve kabakları yarım çay bardağı zeytinyağı, çekilmiş beyaz biber ve tuzla karıştırın teflon bir tavada çok az zeytinyağında hafifçe soteleyin ve bir kenara koyun.
    2. Kuru soğanı ince ince piyazlık doğrayın. Fırın poşetinin içine yerleştirin.
    3. 1 kasede salça, yarım çay bardağı zeytinyağı, tuz ve toz kırmızı biberi biraz sıcak suyla sos haline gelinceye kadar çırpın.
    4. Temizlenmiş tavuğun içini alabildiği kadar sebzeyle doldurun.
    5. Ayaklarını bağlamadan önce fırça yardımıyla her tarafına sosu sürün.
    6. Tavuğın ayaklarını sıkıca çaprazlama üstüste getirip iple bağlayın.
    7. Soğan yerleştirilmiş fırın poşetine koyun. İsterseniz çok az su ekleyebilirsiniz belki ben su eklemediğim için istediğim gibi pişmemiştir. Ama kendi kendine salçayla zaten sulanıyor.
    8. Ayrı bir poşete kalan sebzeleri koyup isterseniz lezzet vermesi için bir küçük soğanı bütün halinde soyup içine yerleştirin.
    9. İki poşeti de bir fırın tepsisine koyup 220 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 1,5 saat pişirin.
    10. Tavuğun iyice piştiğine emin olduktan sonra önce tavuğu poşetinden tepsiye çıkarın (soğanlarını tepsiye dökmeden çıkarıp attık), sonra sebzeleri etrafına poşetinden çıkarıp dökün.
    11. 10 dk da bir tepsideki suyla tavuğun üzerini ıslatarak kızarana kadar pişirin. Eğer sürekli bu işlemi yapmazsanız tavuk yanıyor ve eşit oranda kızarmıyor.
    12. Lezzetini biz beğendik ama uzun bir pişirme süresi var. Belki daha küçük bir tavukla daha kısa sürede pişebilir.


    Biriken Sofralar, Menüler ve Tarifler #2 Kardeşimin Doğumgünü Sofrası

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Aslında çok şefkatli bir abla sayılmam ama bu doğumgününde kardeşime güzel bir sofra hazırlamak geldi içimden... Arkadaşlarını çağırıp beraberce yesinler istedim ama maalesef çoğu okulları yüzünden uzakta olduğundan bir arkadaşını çağırabildi. Menü biraz deneme tahtası oldu ama sonuçlar kötü değildi. Tavuk ve Minik Pastaları ilk defa yaptım biraz tecrübeyle geliştirip ileriki menü de pastaları tekrar yaptım tavuğu da kendi yapsaydım daha güzel olurdu noktalarını da yazarak tarifini ekleyeceğim.

    Menü;

  • Mercimek Çorbası
  • Ispanaklı Börek
  • Sebzeli Doldurulmuş Tavuk
  • Patates Püresi
  • Pirinç Pilavı
  • Salata
  • Minik Tiramisu Pastalar


  • Minik Tiramisular;

    Bu menüdeki Minik Pastaları 1,5 ölçü TİRAMİSU hamurunu önceki kullandığım borcamdan daha büyük bir dikdörtgen borcamda pişirip 1 bardak nescafeli sütle ıslattım. 10 cm'lik yuvarlak parfe kalıbımın yardımıyla kestim. 11 yuvarlak oldu. İlk yuvarlağı alıp arasına çikolatalı ganaj sürüp üzerine bütün fıstık taneleri yerleştirdim onun üzerine tekrar bir tatlı kaşığı daha ganaj döküp ikinci yuvarlağı üstüne oturttum. Etrafını krem şantiyle süsledim.

    Tiramisu kekini ıslattıktan sonra kestiğim için kenarları düzgün olmadı. Ama tadı çok lezzetliydi. Kenarlarını daha güzel kapatmakla uğraşabilecekseniz bu şekilde yapmanızı tavsiye ederim. Bana uğraşmak zor geldiği için diğer menüdeki Minik Pastaları daha değişik bir yolla yaptım.

    Pazar, Ocak 07, 2007

    Müjde

    © 2005-2006; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Müjde yeğenlerimden biri geldi! Mini minnacık peri kızı. İyi ki doğdun hoş geldin. Küçük şeyler mutlu eder dedikleri bu mudur acaba? Bizi mutlu ettin umarız sende mutlu olursun bu acımasız dünyada.
    Ben aslında ne vakittir bayramda çektiğim baklava fotoğraflarını ve tarifini ekleyecektim ama bu bana baklavadan daha tatlı geldi...

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...