Cumartesi, Temmuz 21, 2007

Meyve Sepeti

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Sanırım bu da bir tarif sayılabilir? Biraz.. Az önce canım sıkıldı ve biliyordum ki babamların da meyve saati gelmiştir.. Ben genelde meyvenin suyunu tükettiğimden veya elma kütürdetmeyi sevdiğimden pek kavun karpuz yemem.. Neyse çok kolay oldu gerçi etrafındaki zig zagdan başka süsü yok.. Bir dahaki çalışmalarım karpuzla devam edecektir.. :) Şimdi tarifimizi verelim..

Küçük bir kavunu dibi alt kısma gelicek şekilde tezgaha oturtup ortadan ikiye kesin. Üst kısmı alıp alt parçanın çekirdeklerini attıktan sonra içini oyup bir tabağa koyun. Küçük ve ince bir bıçakla kenarlarından zigzag olucak şekilde minik üçgenler kesin. Kavunun için çıkardığınız kavun parçaları, üzüm, erik, muz, karpuz dilimi ve istediğiniz diğer meyvelerle doldurup servis yapın hem kolay hem de çok şık bir sunum oluyor..

Ve yakında..


"Fettucine alla Boscaiola (Mantarlı Fettucine) & Limon ve Kekikli Tavuk..."

Cuma, Temmuz 20, 2007

YE #25 Kahvaltı

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

Kahvaltı genelde en sevdiğimiz fakat bazen atlamakta sakınca görmediğimiz öğün. Doğru mu yapıyoruz?
Uzmanlar, güne kahvaltı etmeden başlanıldığı takdirde ne kadar özen gösterilirse gösterilsin diğer öğünler ve atıştırmalarla günlük beslenme ihtiyacımız karşılanamaz diyorlar. Sağlıklı beslenmede, sabah kahvaltısı kadar içeriği de önem taşıyor. Uygun bir kahvaltıda süt, taze sıkılmış meyve suyu, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, yeşil biber, tahin-pekmez, reçel gibi dört besin grubundan yiyeceklerin bulunması gerekiyor. En önemlisi yetişkinlerin,çocukların başarı ve performanslarında çok etkili. Özellikle kilo almaya meyilli olanların terkettiği bu öğün aslında erken saatte yapıldığında meobolizmamız hızlı çalıştığından kilo alma riski düşük.Bunlar hepimizin bildiği ama göz ardı ettiği noktalar.

İrem'le ilk konuştuğumuzda sadece reçeller ve marmelatlar olsa dediğimde çeşit az gelmişti ama bunu söyleyince sesinde müthiş bir memnuniyet vardı. Sizde bir hayal edin ayın sonuda beraber kullanacağımız müthiş bir açık büfe kahvaltı çeşitimiz olacak! Yapabileceğimiz çeşitleri sıralarsak;



  1. Ekmekler, sandviçler, kanapeler vb.

  2. Yumurta ve yumurtayla yapılmış bütün kahvaltılıklar

  3. Salatalar, garnitürler

  4. Kızatmalar, soslar

  5. Reçeller, marmelatlar


5 madde gibi görünse bile binlerce çeşit içerebilen bir konu seçtik. Zira ekmek, peynir, zeytin ve yumurtanın yörelere ve ülkelere hatta kişilere göre bile yüzlerce sunum şekli var. Hatta balın cevizin bile. Antepli bir arkadaş baharatlardan yapılmış bir kahvaltılık ikram etmişti tadı inanılmazdı. Bu tarz ikramlarıda içeriyor. Umarım hoşlanacağınız ve zorlanmayacağınız bir konu seçmişizdir.

Hazırladığınız tarifi 20 Ağustos 2007 tarihinde blogunuzda yayınlayıp veya eğer bir blogunuz yoksa ye25.kahvalti@gmail.com e-posta adresine adınız, oturduğunuz şehir ve blogunuzun adresiyle beraber gönderirseniz; ertesi gün açık büfemizde zevkle yayınlayacağız.

Ve etkinlik kodu;



Üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.. veya sağ sütunda logonun altındaki kutucuktan kodu ctrl+a sonra ctrl+c yaparak kopyalayabilirsiniz...

Bazı blog sayfalarına logo büyük gelmiş uymamış sanırım ikinci bir kod daha ekledim sağ sutuna.. Eğer yine sorun yaşarsanız, kodun (width="195" height="261") kısımlarındaki rakamları eşit ölçüde eksilterek değiştirebilirsiniz böylece fotoğraf şekli bozulmadan küçülür.

Pazar, Temmuz 15, 2007

YE #24 Limonlu & Fıstıklı Biscotti

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bu ayın etkinliği limon olunca aklıma sadece limonlu kurabiyeler ve kekler geldi.. Güzel konu için limon çiçeğine teşekkürler. Bir dahaki etkinliğe biz ev sahipliği yapıcaz bakalım bizim konumuzu beğenicek misiniz?

Aslında etkinlikte benim yaptığım sadece aşağıdaki muffinler olucaktı ama dün gece uykum kaçınca ve biscotti denemek isteyince bir kaç tarife baktım ve sabah altıda tepsideki kırıntıları camdan kuşlara atarken kendimi biraz fırıncılar gibi hissettim. İyiki yapmışım görünüş olarak kupkuru ve şekilsiz olsalar da lezzetleri özellikle çay veya kahvenin yanında çok güzel. Yani ilk biscotti denemem için sonuca bakarak söylüyorum daha çok yapıcam sanırım bunlardan. Bir dahaki sefere çikolatalı düşünüyorum. Asıl tarif; portakallıydı ve mahlep yoktu. Fıstıklar çekilmemişti. Ben kendi malzemelerime ve damak tadıma göre biraz değiştirdim. Uzun zaman önce Ekoloji fuarından aldığım organik tam buğday unumu kullandım tabii siz normal un kullanabilirsiniz.

Malzemeler;

  • 1 + 3/4 bardak organik tam buğday unu
  • 1/2 tatlı kaşığı karbonat
  • 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/8 tatlı kaşığı tuz
  • 1/2 tatlı kaşığı mahlep
  • 1 paket şekerli vanilin
  • 8 yemek kaşığı tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1 bardak ince çekilmiş toz şeker (Bunun için normal toz şekeri robotta veya blenderda bir kaç dakika çektim. Ne pudra şekeri kadar ince ne de toz şeker kadar kalın oluyor.)
  • 2 yemek kaşığı limon kabuğu rendesi (İsterseniz portakal kabuğu rendesi de olabilir)
  • 5 tatlı kaşığı limon suyu (yaklaşık yarım limon)
  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı toz fıstık bence çekilmemiş fıstıkla daha güzel olur onun için 1 bardak kabuklu (zarlı) fıstık


  • Hazırlanışı;
    1. Un, karbonat, kabartma tozu, tuz, mahlep ve vanilyayı beraberce bir kaba eleyin ve bir kenara koyun.
    2. Tereyağı, limon kabuğu ve şekeri kremamsı olana kadar elektrik mikserinin en yüksek derecesinde çırpın. Çırparak tek tek yumurtaları ekleyin pürüzsüz olana kadar çırpın. Limon suyunu ve fıstıkları ekleyin tekrar çırpın ve unlu karışımın hepsini de ekleyip mikserle düşük hızda çırparak hamur haline getirin. Hamur kabının üzerini kapatarak buzlukta yarım saat veya buzdolabında 1 saat kadar bekletin.
    3. Fırını 170C ısıtın. Tepsiye pişirme kağıdı serip yağlayın ve biraz un serpin.
    4. Vakit dolunca, hamuru bir spatulayla kaptan çıkartın zaten tek parça halinde geldiğini görüceksiniz. Tezgahı ve elinizi biraz unlayın. Hamuru iki parçaya bölün ve 4 cm çapında iki rulo yapın. Ruloları Tepsiye 10 cm uzaklıkta yerleştirin (Çok yayılıyorlar bu tavsiyeme mutlaka uyun). Benim rulolarımdan biri daha uzun oldu sanırım eşit bölememişim bu yüzden ikiye böldüm ve üç rulo halinde piştiler. Tepsiyi fırına yerleştirin ve yaklaşık 30 dk hafifçe kızarana kadar pişirin.
    5. Rulolar kızardıktan sonra tepsiyi fırından çıkarın ama fırını kapatmayın. 5 - 10 dk kadar biraz soğumasını bekleyin. İnce ve keskin bir bıçakla ruloları 1 cm kalınlığında diyagonal (verev) olarak dilimleyin ve dilimleri kesilen kısım üste gelicek şekilde tepsiye dizin. Tekrar fırına yerleştirip 10 - 15 dk daha biraz kızarıncaya kadar pişirin. Fırından çıkarıp biraz soğuduktan sonra servis tabağına alabilirsiniz veya isterseniz hava geçirmeyen bir kapta 2 hafta kadar oda sıcaklığında bayatlamadan saklayabilirsiniz.

    YE #24 Limonlu Muffinler

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu minik kekleri annemin doğumgünü için yapmıştım. Pek anlaşılmasa da üst katta "HAPPY" alt katta ise "BIRTHDAY" yazıyor. Tarif limonlu olduğu için etkinliğe sakladım. Keki çok hoşuma gitti üstündeki "kaplama" ise benim için çok tatlıydı ama annem beğendi.

    24 minik kek (kalıp olarak hazır kullanıp atmalık kağıt muffin kalıplarından kullandım. Kalıpların içlerine ayrı olarak muffin kağıtlarından yerleştirdim.)

    Malzemeler;

  • 2 limon
  • 2 + 1/4 bardak un
  • 1 + 1/2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 3/4 tatlı kaşığı tuz
  • 12 yemek kaşığı tereyağı, oda sıcaklığında
  • 1 + 1/2 toz şeker
  • 2 yumurta, oda sıcaklığında
  • 3/4 bardak süt
  • 2 su bardağı pudra şekeri
  • Eğer siz de kaplamayı pembe yapmak isterseniz, kürdanın ucuyla azıcık kırmızı gıda boyası ve üzerini süslemek için yenilebilir boncuklar


  • Hazırlanışı;
    1. Limonların kabuğunu rendeleyin. Rendeleme bitince sularını sıkıp bir kenara koyun.
    2. Bir kasede un, kabartma tozu ve tuzu beraber eleyin ve iki tatlı kaşığı limon kabuğu rendesini katıp iyice karıştırın.
    3. Çırpma kabında tereyağını kremamsı hale gelinceye kadar çırpın. Toz şekeri ekleyip iyice karışına ve soluk bir renk alıncaya kadar çırpmaya devam edin.
    4. Yumurtaları bir kaseye kırın ve çatalla hafifçe çırpın. Yarısını tereyağlı karışıma ekleyip mikserle çırpmaya devam edin sonra kalan yarısını da ekleyin, tekrar çırpın.
    5. Un karışımının yarısını çırpma kabına ekleyin, mikseri düşük ayarda çalıştırıp iyice karışına kadar çırpın ve sütü ekleyin, pürüzsüz oluncaya kadar çırpın. Kalan unu ekleyip karışına kadar çırpın.
    6. İki büyük kaşık kullanarak hamurdan bir kaşık alın ve diğeriyle kalıba sıyırın. Kalıbın yarısına kadar dolmasına dikkat edin, yarısını geçmemeli. Böylece bütün kalıpları doldurun.
    7. 160C ısıtılmış fırına kalıpları yerleştirin. Üzerleri kızarana kadar (20 - 25 dk) pişirin. Kekleri fırından çıkarıp 10 dk dinlendirin. 10 dk sonra kalıplardan çıkarıp fırın telinin üzerine dizin ve 30 dk kadar soğumalarını bekleyin.
    8. Bu arada bir kaseye 2 su bardağı pudra şekerini koyun ve 3 yemek kaşığı limon suyu ekleyin. Çırpma teliyle çırpın eğer çok aşırı katı geldiyse yavaş yavaş limon suyu ekleyebilirsiniz ama dikkat edin, ben en fazla bir kaşık daha ekledim. Çırptıkça yoğun bir kıvam aldığını görüceksiniz (eğer renklendirmek istiyorsanız bu arada biraz gıda boyası katabilirsiniz veya limon suyunu hesaba katarak vişne veya çilek suyu ekleyebilirsiniz). Bu karışımı çok fazla bekletmemelisiniz çünkü kuruyor. Hemen keklerin üzerlerine bir bıçakla çok kalın olmayacak şekilde sürün. Üzerlerine eğer beyaz kaplama yaptıysanız biraz limon kabuğu rendesiyle süsleyebilirsiniz veya benim gibi boncuklar kullanabilirsiniz.


    Sonuç olarak keki yumuşacıktı ve çok güzel kabardı. Limonlu tadı da çok hoşuma gitti.

    YE #24 Limon Bulutu

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Limonlu tarifler logosunu görünce neler yaparım neler demiştim ama yapmadaki marifetim söylediğimle eşit olamadı sadece bir çeşitte kaldı. Ama tadı hafif, yapılışı pratik, malzemesi ekonomik;
    Malzemeler;

    • 1 poşet krem şanti
    • 250 gr. şeker ( 1 bardak )
    • 250 ml. süt ( 1 bardak )
    • 3 limon suyu
    • 1 kutu jöle (250 gr.)
    • Meyve

    Hazırlanışı;

    1. Krem şanti, süt ve şeker mikserle çırpılır.
    2. Jöle üzerindeki tariften yarım bardak az suyla hazırlanır.
    3. Hazırlanan krem şanti, jöle ve limon suyu bir kaşık yardımıyla karıştırılır.
    4. Donduracağınız kalıba boşaltılır. 4-5 saat buzdolabında dondurulur.
    5. Servis yapacağınız tabağa ters çevrilir.

    Donduğu zaman altta krem şanti üstte jöle hoş bir görünüme sahip olyor. Ama bütün malzemeleri karıştırıken kaşık yerine mikser kullanırsanız iki kat görünümlü olmuyor. Kivi hariç bütün meyveler ilave edilebilir. Meyve arzunuza kalmış. çilek, vişne, ananas hepsi olabilir. Yanlız kuzenim kiviyle yaptığı iki denemesinin de başarısız olduğunu söyledi. İtiraf edeyim bende gül kalıp yerine borcama döktüğümde görüntü daha güzel oluyordu.

    Salı, Temmuz 10, 2007

    Sıcaklar & Annemin Kırmızı Tenceresi

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Sıcaklık 30 derecenin üstüne çıkmıştı ki anneme kırmızı bir tencere hediye geldi. Ocakta kullanılsa bile daha çok fırın kullanımında tercih edilen bu tencereyi bir kenara koyduk. Biz ona baktık o bize baktı. Yaklaşık iki aydır salata ve meyveye talim etmiş durumdayız. Bir iki sefer yapmayı denesek bile çorba hariç yemekler kalıyor. Neyse geçen hafta yağan yağmurdan sonra bir parça serinlik çökünce yeni bir deneme yaptık;


    Malzemeler;

    • 1 kg kuzu pirzola
    • 400 gr mantar
    • 400 gr. tereyağ
    • 3 patates
    • 5 domates
    • 6-7 sivri veya çarliston biber
    • 3 diş sarımsak
    • 1 çay kaşığı tozşeker
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • 1 çay kaşığı kekik

    Hazırlanışı;

    1. Tereyağın 100 gr. bir tavada eritilir. Pirzolalar önlü arkalı kızartılır.
    2. Yağ değiştirilir. Soyulup yuvarlak dilimlenmiş patatesler ve biberler kızartılır.
    3. Mantarlar yıkanır, ayıklanır iri doğranır. Sarımsaklar soyulur ikiye bölünür.
    4. Domatesler soyulur, rendelenir. Baharatlar ve toz şeker koyulup karıştırılır.
    5. Tencerenin altına sarımsaklar koyulur. Üstüne mantarlar koyulur, domatesli sostan 2- 3 kaşık dökülür.
    6. Patateslerin yarısı dizilir. Üzerine pirzolalar ve üzerine kalan patatesler dizilir. Kalan domates sosu ve biberler ilave edilir.
    7. Kalan tereyağ üzerine minik parçalara bölünerek koyulur. 1 bardak su ilave edilir kapak kapatılır. Sıcak fırında 45 dakika pişirilir.

    Kızartılan malzemeler hafif kızarmış oluyor. Bu yüzden fırında pişiriyoruz. Tenceremizi getiren dosta teşekkürlerimizi bildiriyoruz. Artık dolabımıza koyabiliriz değil mi? Aaa bu arada bir de görmemişin bir tenceresi olmuş düşüncesi doğmasın. İnsan sevdiği bir insan zaten mahzunsa onu unutmadığını yanında olduğunu göstermek için böyle uzun anlatımlara giriyor. Sevgilerimle...


    Pazartesi, Temmuz 09, 2007

    Yeşil Bursa

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Yeşil Bursa'yı her gidişimde bir parça daha az yeşil görüyorum sanki. Belki bu güzel şehri bir güne sığdırma telaşından, belki de insanların paranın yeşiline doğanın yeşilinden daha fazla sevgileri olduğu için ? Yeşiller daha azalmış kırmızılar daha çoğalmış...(Kiremitlerden bahsediyorum) Fotoğraf çekimleri birlikte olduğunuz kişileri çok eğlendirmiyor. Bu gerçek, ama beni de eğlendirmedi bu sefer. Devamı Sahra'da

    Cumartesi, Temmuz 07, 2007

    Jamie Oliver'dan Pancake Tarifi





    En sonunda bir pancake tarifi ekliyorum. Çok yaptığım ama sıcak sıcak yendiği için bir türlü güzel fotoğrafını çekip de ekleyemediğim bir tarifti bu.. Bir kaç farklı tarif denedim ama bu şimdiye kadar denediğim en güzel en pufur pancake tarifi... Yapımı birazcık uğraştırıcı ama sonuç kesinlikle değdi! Geçenlerde uzun zamandır istediğim kitaplardan bir liste oluşturup internetten siparişimi verdim, Jamie Oliver'ın kitaplarını da almak istiyordum ama tariflerini hiç denemeden kocaman bir kitabı almak istemedim. Minik bir cep kitabına rastladım; "Something For The Weekend", 64 sayfalık. İşte bu kitaptan denediğim ilk tarif, ve sonuç çok güzel.. Diğer kitaplara yönelebilirim artık.

    Malzemeler;


  • 3 büyük yumurta




  • 115g un




  • 1 tepeleme tatlı kaşığı kabartma tozu




  • 140ml süt




  • Bir fiske tuz




  • 4 tatlı kaşığı toz şeker (aslında tarifte şeker yok ama ben pancakei tatlı sevdiğim için biraz katmak istedim, siz kullanmayabilirsiniz)

    Hazırlanışı;





    1. Yumurtaların sarısını bir çırpma kabını akını başka bir çırpma kabına ayırın (Akını ayırırken sarısından hiç bulaşmaması lazım, veya kap kesinlikle ıslak olmamalı vs. gibi şeylere dikkat edin).
    2. Yumurta sarılarının olduğu kaba eğer şeker ekleyecekseniz önce şekerleri katıp, 2 dk kadar mikserle çırpın. Daha sonra sütü ekleyin. Unu ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve pürüzsüz oluncaya kadar çırpın, yaklaşık 1 dk.
    3. Akların olduğu kaba bir fiske tuz atın ve kuru ve temiz bir çırpma teliyle yavaş yavaş çırpmaya başlayın (ben çırpma teli kullandım, isterseniz siz mikserin tellerini yıkayıp kurulayıp mikserle de çırpabilirsiniz). Yumurta akını köpürüp katılaşana kadar ritmik bir şekilde çırpmaya devam edin. Aklar yaklaşık 4-5 dk sonra katılaşıyorlar ve çırpma telini köpüğe batırıp çıkardığınızda teli dik bir şekilde tutarken köpükten bir tepecik oluşuyor. Bu tepecik oluşana kadar çırpmak lazım ve bir kere oluştuktan sonra çırpma işlemini bırakın. Bu köpük hadisesini ayrıntılı sufle yapımıyla beraber ileride anlatıcam inşallah.
    4. Yumurta aklarını unlu karışıma dikkatli bir şekilde bir spatulayla karıştırarak ekleyin, çok fazla karıştırmayın, mümkün olduğunca geniş hareketlerle spatulayı kullanın.
    5. Teflon bir tavaya çok az zeytinyağı veya herhangi bir sıvıyağ dökün ve her tarafına yayın. Ocağın altını açın 1 dk tavanın iyice ısınmasını bekleyin ve ocağın altını kısın. Küçük boy bir kepçeyle hamurdan alın, kepçenin tamamını doldurmayın. Tavaya düzgün bir şekilde hamuru dökün ve kepçenin tersiyle hafifçe yayın, 1/2 cm kalınlığında olsun. Benim tavam geniş olduğu için 3 pancake i bir tavada pişirdim. Hamur tavaya konduktan sonra hemen kabarmaya başlıyor. Ve eğer tava çok kızgınsa çabuk kızarıyor. Benim gibi ilk 3 taneyi yakmayın. Geniş bir spatulayla kenarlarının kızardığını görünce ters çevirip diğer tarafını da kızartın.
    6. Eğer pancake'e bir şey eklemek istiyorsanız, ilk tarafı kızarırken kızarmamış yüzeye çikolata parçası, böğürtlen, muz, eğer şekersiz yaptıysanız, peynir vb. canınız ne isterse deneyebilirsiniz. Ben bir şey koymadım reçelle yemeyi daha çok seviyorum. Malzemeyi serpiştirdikten sonra spatulayla çevirip kızarmamış tarafı kızartın.
    7. İki tarafı da kızarmış pancakeleri bir tabağa alıp üzerine tereyağı ve reçel & bal dökerek yiyebilirsiniz, afiyet olsuuunn..
    Not: Açıkcası "Ay bu bizim bildiğimiz krep işte!!" lafını duymaktan gına geldi. Eğer sizin bildiğiniz krep yukarıda fotoğraftaki gibi kabarık "mini kekler" gibi oluyorsa üzgünüm ama bu zamana kadar yanlış yapıyormuşsunuz genel olarak krep ince olur ve kesinlikle pancake'e benzemez. Biri Fransız Mutfağından, biri Amerikan Mutfağından.

    Cuma, Temmuz 06, 2007

    Mutluluklar Pastası..

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bu pastayı iyi dilekler dilemek için yaptım aslında üzerine de iyi dileklerimi yazıcaktım ama krema torbam sıcak çikolataya daha fazla dayanamadı.. O yüzden yazıyı bozarak şekil vermeye çalıştım.. Tarifi benzer bir kümbet pastanın keki ve kremasından oluşuyor tek farkı şekli ve beyaz çikolata plakalarıyla yaptığım kaplama. Şimdilik sadece fotoğrağını ekliyorum yarın nasıl yaptığımı da kısaca anlatıcam.

    Bu pasta için bir baton kek kalıbı lazım. Ben de borcam hali vardı, onu kullandım.

    Keki için;

  • 6 yumurta
  • 6 kahve fincanı un
  • 4,5 kahve fincanı şeker
  • 1,5 paket kabartma tozu
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • 1 yemek kaşığı süt
  • 1 çay kaşığı tuz


  • Kreması için;
  • 1/2 litre süt
  • 1/2 su bardağından biraz fazla un
  • 6 yemek kaşığı şeker
  • 1/2 paket vanilya
  • 50gr tereyağı


  • Üzeri için;
  • 1 paket krem şanti & 1/2 su bardağı süt
  • 150 gr beyaz çikolata
  • 50 gr bitter çikolata
  • Minik bir avuç damla çikolata


  • Hazırlanışı;
    1. Bir fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve bir kenara koyun. Un, kabartma tozu, tuz ve kakaoyu bir kaba birlikte iki kere eleyin. Fırını 150 derecede ısınması için açın.
    2. Yumurta ve şekeri köpürene kadar iyice çırpın. Yağ ve sütü ekleyin, karıştırın. Elenmiş Un karışımını hamura ekleyip hızlı bir şekilde karıştırın. Hamuru tepsiye döküp eşit bir şekilde yayılmasını sağlayın. 200 dereceye getirdiğiniz fırında pişirin.

    3. Tereyağı hariç bütün malzemeleri bir sos tenceresinde karıştırıp kaynayana ve kıvamını buluncaya kadar pişirin. Kaynamış kremayı biraz soğuduktan sonra robota döküp 5 dk'da bir robotu dinlendirerek toplam 20 dk çırpın bu arada içine tereyağını da atın.

    4. Pişen keki fırından çıkarıp, 10 dk kadar soğumasını bekleyin. Soğuduktan sonra Baton kalıbınızı iki uzun kenar ve tabanının uzunluğunu ölçüp, uygun ölçülerde tek bir dikdörtgen parça keki kesin ve aynı kümbet pastanın kekini yuvarlak kaseye yerleştiriyormuş gibi onun yerine bu sefer baton kalıba keki kısa kenarları boş kalıcak şekilde yerleştirin. Kremanın yarısını kekle kaplı kalıba dökün ortasına ince uzun bir kek parçası yerleştirin ve kalan kremayı da üzerine dökün. Ve yine uygun ölçülerde kesilmiş kapak olarak kullanıcağınız kek parçasını kremanın üzerine kapatın. Elinizle hafifce bastırın. Borcamı sıkıca streçle sarıp buzdolabında bir gece bekletin.

    5. Beyaz çikolatayı benmari usulü eritin. Yağlı kağıtlara bir bıçakla istediğiniz boyutlarda eşit plakalar halinde 2-3 mm kalınlığında sürün. Eğer çok ince sürerseniz çok çabuk eriyor. Beyaz çikolata plakalarını hazırladıktan sonra derin dondurucuya düz bir zemine dikkatlice yerleştirip bir gece bekletin.

    6. Ertesi gün pastayı kalıbı ters çevirerek servis tabağına aktarın. 1 paket krem şantiyi 1/2 barsak sütle çırpıp pastanın her tarafını ince bir şekilde kremayla kaplayın ki plakaları yapıştırabilelim. Plakaları dikkatlice kağıttan çıkarıp hafif üst üste gelicek şekilde önce üst kısmına sonra kenarlarına dizin. Kremaya kolayca yapışıyorlar. Çok fazla elde oynayın çikolatalar eriyor dikkatli olun. Bitter çikolatayı eritip parşömen kağıdından çok ince ağızlı bir koni - krema torbası yaparak üst kısmına istediğiniz şekli verin ben gelişi güzel çizgiler yaptım. En son olarak biraz damla çikolatayı da pastanın üzerine serptim ve etrafına koyu kahve bir kurdela bağladım. Aslında hala şeker hamuru yapmak için malzemelerimi alamadığımdan tam istediğim gibi olmadı. Pastanın etrafını beyaz çikolatalarla kapladıktan sonra üzerini şeker hamurundan yapılmış beyaz güllerle kaplamayı düşünüyordum. Onu da malzemelerimi alabildiğimde yaparım inşallah.

    Salı, Temmuz 03, 2007

    Son Yeğenim Geldi

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    İstanbul harika bir şehir, rüya kent, tarih şaheseri, manzara zengini ama....Trafiğe düşerseniz bitti gününüz ve sinirleriniz.
    İstanbul'a gitmeyeli çok oldu. Oturduğumuz yer İstanbul sayılsa bile ben sayamıyorum. Şehir merkezine varmak için son hasta ziyeretinde 6 saat yolda kaldık. Bilerek rakamla yazdım çünkü korkunçtu trafik.
    Son iki yeğenim birer hafta arayla geldi bu korkunç trafikte bir hafta arayla iki sefer yapmak benim için oldukça fazlaydı.( Benim için diyorum çünkü; biraz farklı bakıyorum bu şehir içi görünümlü şehirler arası yolculuğa. )
    Bu yazı bana bile yabancı geldi bebeğin ailesine nasıl gelir bilmem. Çünkü çok oldu yazalı. Ama başladığım tarifi bitirmek bu geceye kısmetmiş.


    Pastacı'dan Yoğun Çikolatalı Pandispanya tarifini kullanmaya çalıştım. Çalıştım diyorum çünkü vakit gece yarısıydı ve bazı malzemelerim eksikti. Burcu'ya teşekkür borçluyum. Harika bir pandispanya elde ettim. Fakat diğer malzemeler farklı oldu.

    Malzemeler;

    • 7 adet yumurta (oda ısısında bekletilmiş)
    • 1 su bardağı toz şeker
    • 1 tatlı kaşığı vanilya
    • 1 su bardağı un
    • 4 çorba kaşığı toz kakao
    • 1 çorba kaşığı kabartma tozu
    • 1 küçük paket sıvı krema ( 200 ml)
    • 200 gr küvertur çikolata ( bitter kullandım)
    • 1 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi

    Hazırlanışı;

    1. Çikolatalarımızı küçük küçük kesip benmari'de eritelim.
    2. Yumurta,şeker ve vanilyayı birlikte yüksek devirde yaklaşık 10 dakika çırpalım. Önemli olan şekerin yumurtaların içerisinde erimesidir. Daha sonra sırasıyla çikolatayı ve kremayı ekleyip çırpmaya devam edelim.
    3. Ayrı bir yere un, kakao ve kabartma tozumuzu eleyelim. Portakal kabuğu rendesini ilave edelim. Ve yumurtalı - çikolatalı karışımımızın içerisine ilave edelim ve düşükten hızlıya homojen bir karışım elde edinceye kadar çırpalım.
    4. Kalıbımızı yağlayalım. İçerisine karışımımızı dökelim ve önceden ısıttığımız fırınımızda yakşalaşık 35- 40 dakika pişirelim.
    5. Piştikten sonra tezgahımıza alıp bir mutfak örütüsünün üzerine ters çevirerek soğutalım. Soğuduktan sonra dikkatlice kalıbımızdan kekimizi çıkaralım.

    Tarifte bulamadığım malzemeler, çiğnediğim kurallar; 1 tatlı kaşığı irish aroma (monin) veya sıvı vanilya bulamadım bu yüzden ben portakal kabuğu rendesi ilave ettim. Kakao markası, fırın ısısı.
    Krema malzemesi ve hazırlanışı Hindistan Cevizli&Çilekli Pasta'nın aynısıydı.
    Yanlız meyve olarak muz ve şeftali kullandım. Aralarına fıstık, fındık, ceviz ve çikolata serpiştirdim. Üstünü krem şantiyle, kenarlarını file bademle kapladım.
    Gerçek şu ki ; biz şu günler bir kaç sebepten yemek ve pastaları unuttuk. Hal böyle olunca da tarif falan ekleyemiyoruz. Bu pastayı yaklaşık 4 ay evvel yapmıştım.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...