Pazar, Haziran 03, 2007

İstanbul'a Dönüş

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Yahya Kemal Beyatlı'nın, "Ankara'nın nesini seversiniz ?" sorusuna, "İstanbul'a dönüşünü" cevabını bilirsiniz. Ben bu cevabı tatil için düşünüyorum. Tatilin nesini seversiniz İstanbul'a (eve) dönüşünü. "Tebdili mekanda ferahlık vardır". Tamam güzel, hoş ama belli bir zaman için gittiğiniz zaman o süre dolmadan belli isteklerinizi yapmaya çalışıyorsunuz. Bunlar öyle arka arkaya geliyor ki eve döndüğünüzde elinizi kaldıracak haliniz kalmıyor. Çok yorgunum tatilden geldim? Kulağa hoş gelmiyor değil mi?




Aynı malzemelerden yapılmış gibi birbirinin aynı iki sofra gibi görünse de biri teyzemin biri bizim. Tatil köyünde malzemeler kısıtlı insan tembel oluyor.



Bir akşam üzeri beni yapıştığım evden kazıyarak sahile götürdüler. Bana kalsa evden de aynı manzarayı görebilirdim ama değilmiş.



Bu gecenin dayanabildiğim son vaktiydi. Biraz daha dursam manzara daha güzel olabilirdi ama ben fotoğraf çekemeden uyumuş olurdum. Diğer fotoğrafları sahra'ya eklerim. Yanlız bir çeşmede fotoğrafını çekemediğim bir dörtlük gördüm çok hoşuma gitti:

Bak şu çeşmenin taşına
Su içecek tası yok
Kırma insan gönlünü
Yapacak ustası yok


Çeşmenin gerçekten tası yok muydu? Dikkat etmemişim. Ama böyle bir usta da yok bu doğru...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...