Çarşamba, Aralık 17, 2008

Makarnalı Karışık Salata

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bazı salataların yanına bir uyarı yazmak gerekiyor. Dikkat malzemeleri doğrarken gün bitebilir! Biraz abartı olsa da gerçekten uzun sürüyor.
Malzemeler;
  • 1 su bardağı haşlanmış makarna
  • 1 su bardağı haşlanmış küçük doğranmış mantar
  • 1 su bardağı haşlanmış veya konserve mısır
  • 1 su bardağı haşlanmış ince didilmiş tavuk (tercihen göğüs)
  • 1 su bardağı küçük doğranmış kornişon
  • 1 su bardağı karışık doğranmış kırmızı biber,yeşil biber
  • 1 su bardağı doğranmış göbek marul
  • 1 su bardağı küp küp doğranmış domates
  • ½ su bardağı kırmızı lahana
  • ½ su bardağı ince kıyılmış maydanoz
  • ½ su bardağı ince kıyılmış taze soğan
  • ½ su bardağı rendelenmiş havuç
Sosu için;
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 çay bardağı limon suyu
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı hardal
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı fesleğen
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı;
  1. Kırmızı lahana ince kıyılır. Tuz ve 2 kaşık sirkeyle ovulur. Tavuk etinin haşlandığı tencereye bir kuru soğan ilave edilir. Mantarın haşlandığı tencereye 1 kaşık tuz ve yarım limon suyu ilave edilir.
  2. Makarna haşlanırken bir kaşık tuz bir kaç damla sıvıyağ ilave edilir ki bunlar yukarıdaki malzemelere dahil değil.
  3. Makarna, tavuk ve mantar soğuduktan sonra bütün malzemeler doğranır. Büyük bir salata tabağına alınır. Sos malzemeleri bir kasede çatalla karıştırılır. Salatanın üzerine kaşıkla gezdirilir.
Bu malzemeler fotoğraftaki miktar için geçerli. Ve neredeyse yemek yerine geçecek kadar doyurucu.

Salı, Aralık 16, 2008

Patlıcan Salatası

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bu krizde kış günü patlıcan salatası olmaz demeyin. Malum derin dondurucular var. İlla ki közleyip koymuşsunuzdur. Diyorum demesine de biz koymadık. Bu yaz uzun süreli hastalıklar fırsat vermedi. Bu salatayı yapalı 6 ay oldu. Kuzenim gayet rahat bir şekilde sen patlıcanlı yemekler hakkında yorum yapma dediği için yorumu ona bırakıyorum;

Malzemeler;

  • 2 büyük patlıcan
  • 1 tavuk göğsü
  • 1 büyük kırmızı biber
  • 1 büyük çarliston biber
  • 2 yemek kaşığı kıyılmış maydanoz, nane
  • 200 gr. yoğurt
  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • 1 çay bardağı haşlanmış mısır
  • ½ çay bardağı zeytinyağ
  • ½ çay bardağı limon suyu
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • Arzuya göre tuz

Hazırlanışı;

  1. Patlıcanlar közlenir soyulur. Limon suyu üzerine gezdirilir. Kırmızı ve çarliston biber de közlenir ve soyulur.
  2. Tavuk göğsü haşlanır. Klasiktir ama yazıyorum haşladığınız suya bir kuru soğan, 2 adet defne yaprağı koyarsanız lezzet verecektir.
  3. Tavuk eti ince didilir. Patlıcan limon suyundan alınıp süzülür, ince kıyılır. Biberler ince kıyılır.
  4. Malzemeler geniş bir kaseye alınır zeytinyağ, baharatlar ve tuz ilave edilir, harmanlanır.
  5. Yoğurt ve mayonez bir kasede çırpılır ve salataya ilave edilir. Servis için tabağa alınır.

Ben çırptığım yoğurt ve mayonez karışımından 2-3 kaşık üstünü kaplamak için ayırmıştım.

Cumartesi, Aralık 13, 2008

Eski Bayramlar

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Şaka gibi geliyor ama ben bu tabiri biraz çabuk kullanmaya başladım. Eski bayramlar gelmeden günler önce annem hazırlanmaya başlardı. Temizlik ( yaz aylarıysa badana boyaya kadar uzardı iş), yerleştirme, evin şeklini değiştirme, çocuklarına, büyüklerine bayramlık alma vs. Bunlar bitince tatlı, yemek işlerine gelirdi ki iş bayrama iki gün kala o kadar işin nasıl hallolduğunu şimdi hiç bir ilacın kar etmemesinden anlıyoruz. Şeker ve çikolata için ayrıca çıkılır bu işte bitince oh diyemeden bayram sabahı olurdu. Biz ne olduğunu anlamadan bayram keyfi yaparken yapılan yemek ve tatlılar bayram boyunca kapı dinmeden çalmasına rağmen bitmezdi. Çünkü bitecek gibi olunca annem yine mutfaktaydı. Hediyelik şekerler için babam alarmdaydı. Bunlar o zaman için bize doğal gelen bütün evlerde olması gereken alışkanlık olarak gördüğümüz şeylerdi.
Üç senedir süren ameliyat ve hastane fasıllarından sonra kaç bayramdır bilemiyorum tatlı ve yemek alışkanlıklarımız sona erdi. Büyükleri ziyaret nerde? Küçükleri sevindirmek? En kolayı bu olmasına rağmen tam yapabildiğimiz söylenemez. Ve yazılamıyacak bir sürü eksik. Bakınız bu masa söylediğimi desteklercesine iki hazır pasta barındırıyor. Geçer mi bu günler bilinmez ama bildiğim eski bayramlar gerçekten güzeldi. Sözün sonu buna çok şükür hastanelerde ve cenazelerle uğraşan nice kişiler var sadece bir kıyas yaptım eski bayramlarla.
Salatalarımı masaya koyamadan çekmiştim onları sonra ekliyeceğim.

Çarşamba, Kasım 12, 2008

Miniklere Mavi & Beyaz Kurabiye



© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

Hani sevimli kurabiyelerim vardı royal icing hazırlayarak kapladığım. Bu kez farklı olarak yarısını şeker hamuruyla süsledim değişiklik için. Bilmem hoş oldular mı ama farklı oldular işte. Hamur malzemeleri Üç Gözlü Bisküvi ile aynı.
Royal icing tarifi Sevimli Kurabiyeler sayfasına bakabilirsiniz. Gelelim şeker hamuruna ilk niyetim evde hazırlamaktı. Ama mümkün olmadı. Annem Eminönü seferi yapamıyor ki bu şansımı kaybettim aylardır. İnternette Bakırköy'de pasta malzemeleri satan bir yer buldum. Vakit kısıtlı olmasına rağmen gidip bulabildik. Evet yeni oldukları için bazı malzemeler ellerinde yok ama zamanla olabilir ve kibar müşterisiyle ilgili bayanlar var bu şirin küçük yerde. Kurabiyeler yerini bulalı bir ay olacak ama ben ancak yazabiliyorum. Evet bir güzel ayrıntı sevgili Tijen için bunların üzerinden şeker hamurları kaldırılabiliyor. Ve kimse zarar görmüyor.

Pazartesi, Kasım 10, 2008

Yenileme Çalışmaları...

Hazır işim yokken biraz tatil yapıyorken blogun görüntüsünü değiştiriyim dedim... Sonuç; boyun ağrısı!!!

Template bir kaç sorun çıkarmış olsa da bence fena olmadı, en azından değişiklik oldu, değil mi? Eğer siz de beğendiyseniz sorun yok... Sahra'ya sürpriz olucak ona haber vermeden yaptım yapacağımı! Header'daki bol frambuazlı tiramisu kuplarının cazibesine dayanamayan Derya bunları koy buraya dedi. Bu frambuaz kuplarını her gördüğümde o gün ne kadar üşüdüğümü hatırlayacağım. Havalar soğuk bense her daim hastayım.

Sıcak çorba tarifleri eklemek üzere..

Cumartesi, Ekim 04, 2008

Tavuklu Patlıcan Kebap

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Uzun bir aradan sonra tekrar yazabilmek güzel. Bizim ailenin belli günleri hastanelerde belli günleri nekahat döneminde geçiyor. Biz iki ortak genel olarak aynı dertlerle üzülüp aynı sevinçleri paylaştığımız için buraları terkediyoruz. Bazen yorumları incelerken girebiliyoruz. Unutmadan; telofon sapıkları vardır telefonu kaldırırsınız ya dinler cevap vermezler ya da olmadık laflar ederler. Bu insanlar karşıdaki nasıl olsa beni görmüyor rahatlığına sığınarak yaparlar bu saygısızlığı. "3. delikli demir çıktı, mertlik bozuldu." demiş eskiler. Bizim isimsiz ama, alay ya da hakaret içeren yorumları görseler eminim yapacak yorum bulamazlardı. Evet biz seni görmesekte sen aynadaki yüzünü görüyorsun ve aynan yazdıkların.

Malzemeler;

  • 4 küçük patlıcan
  • 400 gr tavuk eti
  • 150 gr. tereyağ
  • 200 gr. mantar
  • 1 kuru soğan
  • 2 domates
  • 6 sivri biber
  • 150 gr kaşar peynir
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • Tuz, karabiber,

Hazırlanışı;

  1. Patlıcanlar bir kürdan veya çatalla ara ara delinir. Kısık ateşte közlenir ve soyulur. Kararmaması için limonlu suya koyulur.
  2. Tereyağ bir tavada eritilir, ince kıyılmış soğan ilave edilir hafif pembe kavrulur. Küçük doğranmış tavuk eti ve mantar ilave edilir.
  3. Suyunu çekince ince kıyılmış 2 sivri biber, küp küp doğranmış domatesler ve baharatlar ilave edilir ve 15 dakika kadar kısık ateşte pişirilir.




  4. Patlıcanlar karnıyarık gibi ortadan parmakla açılır ve tavuklu iç doldurulur.Kalan sos patlıcanların üstüne ve tepsiye dökülür. Biberler bütün olarak patlıcanları üzerine veya yanına koyulur.


  5. Üstleri rendelenmiş kaşar peynirle kaplanır, sıcak fırında kaşar peynirler eriyinceye kadar pişirilir. Servise sunulur.




Salı, Ağustos 19, 2008

Kırmızı Kalpler

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


Uzunca süren bir aradan sonra gidebildik arkadaşımıza. Eğer sevdiğiniz insanlarla birlikteyseniz zaten kalpleriniz orada ve doludur ama arkadaşım ilaveten küçük kalpçikler koydu sofraya. Ne olur ne olmaz diye düşündü sanırım ya kalbini evde brakıp gelen varsa? Gerçek bu istemediği bir yere giderse insan öyle soğuk öyle dokunulmaz olur ki iki kelime edilmez. Ama bu güzel sofraya oturanlar kalpleriyle gelmişti. Ev sahibi sadece eliyle değil kalbiyle hazırlanmıştı. ( Aman Allahım buna rağmen ben iki ay sonra ekleyebilidim) Ben böyle hazır sofralara oturunca kontrolü elde tutmakta zorlanırım;





Sigara börekleri çıtır çıtır çerez niyetine yenebilirdi, maalesef saymadan yedim, ( Ama dikkat ettim İrem'de az almadı. Yani lokmalarını saydım ki ben de ona göre bir ayar yapayım.)







Kızartma ve et. Sürekli anlattığım yemek seçme huyum var buna ilaveten sevdiğim bir yemek olsa da ben pişirirsem yemesi hiç zevkli olmuyor. Kızartma ayrı güzel gelmişti bu yüzden. Zetinyağlılar ve diğer menü görünüyor.





Imm birde resmi unutulan bir pastamız var zannedersem onun yerine İrem evin minik perisini çekmiş. Onu paylaşamıyoruz. Ve hani bazılarının elinden güzel oluyor derler ya bu ev sahipleri de onlardan biri. Her şey çok güzeldi!

Salı, Ağustos 05, 2008

Kuru Sebze Kavurması

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Aslında taze sebze mevsiminde kuru sebze tarifi vermek biraz ters. Ama biz bu sebzeleri dedem vefat ettikten sonra bulamıyorduk. İstanbul'un havası sebze kurutmak için elverişli değil. Bu hasret üç ay önce nihayete erdi. Yakınlarımızda açılan bir Antep pazarı her istediğimizi bulabileceğimiz küçük bir dükkan. Çok sevdiğimiz ama yapamadığımız yemeklere kavuştuk.
Malzemeler;

  • 100 gr. kuru biber
  • 100 gr. kuru patlıcan
  • 100 gr. kuru domates
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 kuru soğan
  • 200 gr. yoğurt
  • 2 diş sarımsak

Hazırlanışı;

  1. Kuru sebzeler yıkanır, kaynar tuzlu suda yumuşayıncaya kadar haşlanır.
  2. Bir tencerede zeytiyağ kızdırılır, ince yemeklik doğranmış soğan hafif pembe kavrulur. Salça ilave edilir, karıştırılır.
  3. Sebzeler ilave edilir 5 dakika kavrulur. Yarım çay bardağı su ilave edilir kavurmaya devam edilir.(5 dakika) Bir tabağa alınır.
  4. Yoğurt çırpılır, dövülmüş sarımsaklar ilave edilir. Yemekle birlikte servise sunulur.

Cumartesi, Ağustos 02, 2008

Zeytinyağlı Semizotu

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi zeytinyağlı yemekler ve salatalardır. İki aydır eklemeyi düşündüğüm tarif;
Malzemeler;

  • 1 kg yıkanmış, ayıklanmış semizotu
  • 2 domates
  • 1 büyük kuru soğan
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 2 kırmızı biber
  • 2 çarliston biber
  • 2 havuç
  • ½ çay bardağı pirinç
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • ½ tatlı kaşığı tuz

Hazırlanışı;

  1. Bir tencerede zeytinyağ kızdırılır. Yemeklik ince kıyılmış soğan ilave edilir 5 dakika pembeleştirilir. Salça ilave edilir karıştırılır.
  2. Doğranmış havuç ve biberler ilave edilir bir kaç dakika kavrulur. Doğranmış domates ve semizotu ilave edilir, karıştırılır.
  3. ½ Su bardağı su, şeker, tuz ve limon suyu ilave edilir. 5 dakika yüksek ateşte kaynatılır pirinç eklenir. 20 dakika kısık ateşte pişirilir.
  4. Bir tabağa alınır. Ilık olarak servis yapılır.

Cuma, Temmuz 18, 2008

İlkler

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.




Zaman içinde insan ilklerin farklı bir değeri olduğunu görüyor. Günün ilk ışıkları, ilk kar , ilk yağmur (mevsim içini kastediyorum)ilk yemek ki bu genel olarak acı bir tecrübedir. İlk denemem yemek kitabından kek yapmaktı ve kabartma tozu yazmadığı için koymamıştım. Sonuç hüsrandı. Hüsran burada biraz göreceli bir kavram. Kişiye göre değişiyor. Benim açımdan ben mahcup olmuştum yaptığım kek olmamıştı. Ama bu keki yaparken benim 9 yaşında annemin evde olmadığını düşünürsek annemin eve dönüşte ki hüsranı daha büyüktü. Mutfak hakkındaki fikirleri için anneme mikrofon uzatmayalım lütfen! Nerden geldim bu konuya. Hımm bu ilk kandil akşamıydı. Yemeklerin biri hariç ilk denediğim yemeklerdi. Lerdi çoğul ekine bakıp ziyafet var sanmayın. İşte bu yüzden bu kırmızı takımı serdik. Malum iştah açıcı özelliği olduğu söylenir bu rengin. Dünyada ki bir çok gıda firmasının logosu bu sebeple kırmızıymış. Ola ki yemekler damak zevkine hitap etmez. İştahı örtüyle açıp yemekleri bitirtmek maksat.
Ufak menü;

  • Enginar Çorbası
  • Elbasan tava
  • Mantarlı Pilav (ilk değildi)
  • Izgara Sebze Salatası
  • Enginar Salatası

Ve bu ilklerden enginar salatası ve enginar çorbasını beğendi bizim aile. Elbasan tavada kırmızı yetişti imdadıma bence? İşin bir başka boyutu ise şu günlerde siteye hiç bir yeni tarif ekleyemek. Ben bu gece resimleri koyarsam bakarsınız bir gayret gelir yarın tarifleri eklerim.

Perşembe, Temmuz 17, 2008

Izgara Sebze Salatası

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Malzemeler;

  • 2 kabak
  • 2 patlıcan
  • 2 kırmızı biber
  • 2 havuç
  • 2 çarliston biber

Pesto Sos için:

  • 80 gr.dolmalık fıstık
  • 10 diş sarımsak
  • 1 demet fesleğen
  • 200 ml. zeytinyağ
  • 200 gr permesan peynir
  • ½ çay kaşığı tuz

Pesto Sosun Hazırlanışı;

  1. Fıstıklar altın sarısı olana kadar kavrulur. Sarımsaklar soyulur ve dövülür. Fesleğen ve tuz ile malzemeyi blender yardımıyla püre haline getirilir. Biraz peynir ve zeytinyağı ilave edilir ve karıştırılır.

Hazırlanışı;

  1. Havuç, kabak, patlıcan soyulur, yıkanır, tuzlanır. İnce ve uzun dilimlenir. Biberler ikiye bölünür. Bir tavada veya ızgarada pişirin.
  2. Pesto sosu sebzelerin üzerine gezdirilir. Arkalı önlü marine edilir. Servis tabağına yerleştirilir, ortaya göbek salata ve domates koyulur. Arzunuza göre süsleyebilirsiniz.


Bu salata tarifini Yemek Zevki dergisinden aldım.

Enginar Salatası

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.




Kolay ama hoş bir salataydı.
Malzemeler;

  • 4 enginar
  • 2oo gr mantar
  • 2 sivri biber
  • 2 kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı mısır
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 limon suyu

Sosu İçin;

  • ½ çay bardağı zeytinyağ
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı nane
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı fesleğen
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 limon suyu

Hazırlanışı;

  1. Enginarlar soyulduktan sonra tuz ve limonla ovulur. Bir tencereye su, 1 yemek kaşığı un ve limon suyu koyulur. Enginarlar ezilmeden haşlanır. Küp küp dogranır.
  2. Mantarlar limonlu ve tuzlu suda haşlanır. Küp küp doğranır. Biberler ince kıyılır.
  3. Doğranmış malzemeler büyük bir kaseye alınır. Sos malzemeleri karıştırılır ve salatanın üzerine gezdirildikten sonra salata harmanlanır.Servis için bir tabağa alınır.

Pazartesi, Temmuz 07, 2008

Doğum Günleri

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Her ne kadar yazıcak tarifimiz olmasa da yeni sofralarımız var. Bu ay annemin ve Sahra ile sevdiğimiz bir teyzemizin doğumgünlerini kutladık. İlk sofra annemin doğumgününe ait.. Çok fazla bir şey yok ilk soframızda ve mercimekli köfteyi de anneme yaptırdık ama yine de kutladık sayılır değil mi? En azından pasta benden.. Bu şekilde avunalım.



İkinci soframızda da beraber bir şeyler yapıp çat kapı elimizde pastalarla kahvaltıya giderek sürpriz yapmak istedik..

Cumartesi, Haziran 21, 2008

Güzel Günler & Nefis Menüler

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.


Nasıl bir şeydir bilemedim? Bir kaç kişi bir kaç sefer bir araya geliyorsunuz aaa bu iyiymiş devam edelim dediğinizde bir çözülmedir başlıyor. (Saydım tam üç tane bir oldu.) Kaza, hastalık vesaire toparlanamıyorsunuz imkanı yok. Yok bu güzel sofraya oturalı aylar oldu. Öyle taze anı muamelesi yapmayın. O kadar zaman geçti ki gittiğimiz evin kızı büyüdü gelin oluyor. Masadakileri görünce aaa bunlarımı yemişiz diyerek baktım. Ve kendimi yalancı futbolcular gibi hissettim. Babam maçlardan sonra yorumları okur kritikleri dinlerdi. Bak falan futbolcu "işte topu bana vermediler bir pas vermediler yoksa kaç gol atardım" demiş. İyi güzel bir maç sonra yine anlatırdı babam "Hiç beklemediğim anda geldi top dondum , vuramadım vesaire..." (Aaa bu günlerde babam yorumları okurken çook mutlu.) Niye mi böyle hissettim? Bu fotoğraflar İrem'in makinesindeydi. Bir kaç sefer bana versen ben koyardım dedim. Ve on gündür top bendeydi. Ama gerçekten hastaydım hem de en sevdiğim çay ve pul biberi bile yiyemiyecek kadar hasta. Eh bu masaya hiç dayanamazdım!
Menü;

  • Erzincan Çorbası
  • Kurutulmuş Etli fasülye
  • Kızartma Et
  • Pilav
  • İçli Köfte
  • Zeytinyağlı Kereviz
  • Zeytinyağlı Yaprak Sarma & Kuru Biber Dolma
  • Semizotu Salatası
  • Karnabahar Salatası
  • Çoban Salata
  • Tavuklu Börek

aklımda kalanlar. Aslında uzaklarda görünen tabağın patlıcanlı bir çeşit olduğunu hatırlıyorum. Bu da bir şeydir. Tatlılardan hafızamda kalan bir şey yok. İrem fotoğraf vermemiş bu durumda en az iki çeşit olduklarını söyleyebirim. Tavuklu böreğin tarifini yakında eklemeye çalışacağım.




Etli Kurutulmuş Fasülye













Tavuklu Börek biz bundan sıcak sıcak nasıl yemiştik, yok ben buna dayanamam. Bir haftadır ağzıma giren en sıcak yiyecek veya içecek 5 dereceyi geçmezken...







Sıcak bir börek yer yemez tarifi ekleyeceğim.

Tavuklu veya Etli Börek

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bazı şeyler vardır alışkanlık halini alan ve yokluklarında nerdedir diye düşünülen. Bu günlerde onlardan biriyle daha doğrusu birileriyle başımız dertte. Bu muhteşem varlıklar her sene yaz aylarında mutfağımıza gelir uzun süreli misafirliklerinde bizi helak eder sonra sanki hiç bir şey yapmamış gibi çeker giderlerdi. Arkalarından ballar ve reçeller dökerek uğurlardık. Çünkü mutlaka bir kaç kardeşleri kavonozlara sızar şeker komasından çıkamazdı.İki senedir görünmeyince ne yalan söyliyeyim gözüm aradı. Bir de halk arasında bereket ,bolluk sembolü olarak görülür ya keratalar. Üzüldüm kıtlık mı olacak diye? Geldiler ve sanırım bunlar Japonya'da eğitim alıp geldiler. Ben Amerika'ya danışmadan hemen kimyasal silahlara sarılıyorum. Pearl Harbor'dan derslerini alan Japon karıncalar bir yerlere mevzilenip tozun tesiri geçince tekrar saldırıya geçiyorlar ki tam taarruz. Sağlı sollu önlü arkalı. İki gün banyoyu onlara tahsis ediyoruz. Banyo son arzusu bir tabak bal veya buğday olan arzusuna kavuşamamış karıncalarla doluyor. Sonrasında banyoyu temizliyoruz. Piyasada karınca yemi namıyla anılan ama görünüm olarak bir porselen oyuncağa benzeyen ilacı alıp onlara sunuyoruz. Sonuç; son hücumda bir çok yakınını kaybeden karıncalar kırgın , üzgün ama bir o kadar mağrur Yıkılmadık! dercesine birer ikişer geri dönüyorlar. Zafer karıncaların! Yemin ederim dışarıda üstlerine basmamak için zıplayarak yürürüm. Çalışkandırlar, hoşturlar ama evde çekilmiyorlar. Var mıdır bildiğiniz bir başka kimyasal veya biyolojik silah? Söz BM duymayacak!
Börek için ;

Malzemeler;

  • 750 gr dana kuşbaşı veya tavuk göğsü
  • 150 gr tereyağ
  • 2 kuru soğan
  • 1 su bardağı bezelye
  • 2 havuç
  • Tuz, karabiber
  • 4 yufka
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı tereyağ
  • 2 yumurta sarısı
  • Çörek otu , susam veya kişniş

Hazırlanışı;

  1. Etler küçük doğranır. Bir tencerede 2 bardak su ilave edilerek suyunu çekene kadar haşlanır. 120 gr tereyağ ilave edilerek kavrulur ve ince doğranmış soğan ilave edilir. ( tavuk etini haşlamadan kavurmak yeterli)
  2. Küçük küpler halinde doğranmış havuç ilave edilir. Havuçlar pişince haşlanmış bezelyeler ve baharat ilave edilir.
  3. Yağ ve süt karıştıtılır. Bir yufka masaya serilir. Bu karışımdan yufkaya serpilip her tarafına yayılması sağlanır.
  4. Yufka önce karşılıklı kapatılarak ortada birleştirilir. Sonra tekrar katlanır ve bir dikdörtgen elde etmiş olmalısınız. Bir bıçakla eşit olarak dört kareye bölünür.
  5. Hazırlanan etli veya tavuklu iç kaşıkla ortalarına koyulur ve bohça şeklinde kapatılır.
  6. Bir tepsiye kapatılan tarafları alta gelecek şekilde dizilir. Yumurta sarısı çırpılır ve böreklerin üstüne sürülür.
  7. Arzuya göre çörek otu , susam veya kişniş serpilir. Börek ayarında pişirilir.

Bunu evde yufka açarakta yapıyorduk ama sağlıksız günler bizden yufka açma şansımızı aldı.

Perşembe, Haziran 12, 2008

Semizotlu Bulgur Pilavı

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bu tarifi annem Derya Baykal'ın programında görmüş. Tarifin menşei hakkında başka bir bilgim yok aynı programı seyretmiş ve bilenler varsa bana da söylerlerse sevinirim.

Pilavın tadına gelirsek, semizotunu, ekşi tadları ve bulguru seviyorsanız bu pilavı da seversiniz gibi geliyor bana.. Ben sevdim.

Malzemeler;
  • 1 kuru soğan, küp doğranmış
  • 4 diş sarımsak, kıyılmış
  • 2 sivri biber, ince doğranmış
  • 4 domates, kabukları soyulmuş küp doğranmış
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • Pul biber, tuz
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 büyük kase bulgur
  • 1/2 demet semizotu, saplarıyla beraber irice doğranmış
  • 1 su bardağından biraz az kaynar su

Hazırlanışı;
  1. Tereyağı ve zeytinyağını pilav tenceresinde eritin, önce soğanları pembeleşinceye kadar kavurun ardından biberleri ekleyip bir kaç dk daha soteleyin. Domatesleri ve salçasını koyduktan sonra domatesler suyunu çekene kadar biraz kaynatın.
  2. Semizotu, tuz, pulbiberini ekleyip 1-2 dk kaynatın.
  3. Bulguru ve suyunu ekleyin. Kısık ateşte pişirin. Biz ızgara köfteyle servis yaptık.

Not: Pilavın suyunu koyarken domatesin suyunu ve semizotunun sulanma ihtimalini göz önünde bulundurmayı unutmayın ben 1 bardaktan biraz az su demiş olsam da domatesin büyüklüğüne ve su oranına göre su ihtiyacı değişebilir lapa bir pilavdan daha kötü bir şey yok sanırım :). Uzun zamandır yemek yapanlar zaten bunu bilirler ama yeni yemek yapmaya başlamış olanlar için uyarıda bulunmak istedim.

Dana Biftek Fajita (Fahita) ve 2 farklı Salsa

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Meksika yemekleriyle ilk tanışmam "taco" ile olmuştu. Ardından "Fajita" ve Salsa sosları.. Aslında bunlara da tam Meksika mutfağından denilemez daha çok "TEX-MEX" (Teksas-Meksika karışımı bir mutfak)deniliyor.

Benim yaptığım ise bir de Türk uyarlaması geçirdiğinden tam olarak ne denir bilemiyorum. Yani aşağıdaki tarifler orijinal değildir ya benim ya da yiyecek diğer kişilerin hoşuna gitmeyecek ayrıntılar çıkarılmış olarak hazırlanmıştır. Tarifi şuradan aldım da diyemem yaklaşık 10-15 farklı fajita tarifi okuduktan sonra her birinin hoşuma giden özelliklerini birleştirdim gibi bir şey oldu. İsterseniz dana biftek yerine tavuk biftek de kullanabilirsiniz.

4 Kişilik

Malzemeler;

Marine sosu:
  • 2 diş sarımsak
  • 2 kaşık zeytinyağı
  • 1,5 çay kaşığı kimyon
  • 1,5 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu (tercihen yeşil misket limon)

  • 400gr dana biftek, ince şeritler halinde doğranmış (ben antrkot tercih ediyorum)
  • 5 kırmızı biber
  • 6-7 dolmalık biber
  • Taze çekilmiş karabiber (biberler için)
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı


Hazırlanışı;
  1. İnce şeritler halinde kesilmiş dana bifteği yukarıdaki marine sosunda yaklaşık en az bir saat bekletin (bir gece boyunca bırakılması tavsiye ediliyor).
  2. Marine edilmiş eti tavada kendi yağında kızartın, bu arada tuzunu ekleyin.
  3. Halka doğranmış kırmızı ve yeşil biberi başka bir tavada 2 kaşık zeytinyağı, karabiber ve tuzla kızartın.


Fotoğrafta da gördüğünüz gibi ekmeğinizin üzerine et ve biberi koyup, aşağıdaki soslardan da üzerine dökerek sararak afiyetle yiyebilirsiniz. Fajita'nın özelliği etin neredeyse ekmeğin üzerinde bile cızırdayarak servis edilmesidir. Yani soğumadan tüketiniz.



Fajita ana malzemeleri hazır sıra Salsa soslarında;

Taze Domates Salsa

Malzemeler;
  • 4 iri olgun domates
  • 2 adet ince sivri biber
  • 1 küçük kuru soğan
  • 2 yemek kaşığı misket limon suyu (bulamazsanız normal limon da kullanabilirsiniz tabii)
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • Tuz
  • Zeytinyağı


Hazırlanışı;
  1. Domatesleri kabuklarını soyarak çok küçük küpler haline doğrayın. Sivri biberleri ince kıyın.
  2. Kuru soğanı domatesle aynı boyutlarda doğrayın ve tuzla ovun. Limon, zeytinyağı, karabiber ve diğer malzemeleri karıştırın.


Guacamole - Avokado Salsa

Avokadoyu dilimleyip yer misin deseniz kesinlikle hayır derim veya şu ana kadar karşıma avokadolu güzel bir tarif çıkmadı ve arayışlarım devam ediyor tavsiyelere de açığım. Ama bu "salsa" halini fajita ve taco'nun vazgeçilmezi olarak görüyorum.

Malzemeler;
  • 1 avokado, soyulmuş ve çatalla ezilmiş.
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 2 ince sivri biber
  • 1 küçük domates
  • 1 küçük soğan
  • Tuz
  • 2 çorba kaşığı limon suyu


Hazırlanışı;
  1. Biberleri ince kıyın, domatesleri soyup çok küçük küpler halinde doğrayın, soğanları yine aynı şekilde doğrayın. Soğanları tuzla ovun.
  2. Ezilmiş avokado, biber, soğan, baharatlar, zeytinyağı, limon suyunu karıştırın.


Not:
  1. Salsa tariflerinde kullanılan yeşil biberler orijinalde jalepeno ya da bu biberin farklı versiyonlarından oluşuyor. Ama ben bulamadığımdan normal acı küçük sivri biber kullandım. Ve yine limon suyu için aslında "lime" denilen yeşil misket limon orijinal malzemedir ama olmadığı zaman normal limon suyu koyuyorum.

  2. Fajita'da normalde mısır unu veya normal undan yapılmış Tortilla ekmeği kullanılıyor. Bir kere marketten buğday unuyla yapılmış pakette satılan tortilla ekmeğinden almak gibi bir hatada bulunmuştum ve maalesef tadı çok kötüydü. Bu yüzden fotoğraftaki ince pidelerden kullanmayı tercih ediyorum. Siz isterseniz lavaş ekmeği de kullanabilirsiniz.

  3. Ve son olarak; eğer isterseniz soğanları halka doğrayıp biberleri tavada kızarttığımız gibi kızartıp etlerin üstüne ekleyebilirsiniz veya taze ince halkalar halinde doğranmış soğan olarak da uygulayabilirsiniz.

Pazartesi, Mayıs 26, 2008

Damla Çikolatalı Çilekli Kek

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Evet evet bir tarif daha ekliyorum, bu aralar mutfağa biraz girebildim çorba ve bu kek fotoğrafını çekmeye sabredebildiklerimden.. Bir de uzuuunn zamandır hayalini kurduğum "Melon Pan" yaptım geçen günlerde onu Sahra tatilinden döndüğünde onun için tekrar yapıp o zaman fotoğrafını çekicem.

Dolapta ezilmekte olan çilekleri görünce önce çilekli pie tarifi aradım (çünkü çilekler ne tamamen ezilmişler ne de taze olarak kullanılabilecek durumdalar) hem pişmiş bir çilek hem de kolay bir tarif derken çilekli kek denemeye karar verdim.

Aslında bulduğum tarifte doğranmış çilek yerine bir su bardağı çilek reçeli vardı (çilek reçelli halini başka bir zaman denicem) tarifle biraz oynadıktan sonra (biraz yoğurt koyalım biraz da limon suyu damla çikolata da güzel olur vs.) son hali aşağıdaki gibi;

Malzemeler;
  • 2 su bardağı un
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1/2 tatlı kaşığı muskat
  • 1/2 su bardağı tereyağı
  • 1 su bardağı şeker
  • 3 yumurta
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • Çeyrek limonun suyu
  • 1 su bardağı doğranmış çilek
  • 1/2 su bardağı damla çikolata


Hazırlanışı;
  1. Un, tuz, muskat, tarçın, kabartma tozunu beraber bir kaba eleyin.
  2. Başka bir kapta tereyağı ve şekeri kremamsı olana kadar çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyip çırpmaya devam edin.
  3. Yoğurt ve limon suyunu ekleyin.
  4. Unlu karışımı yavaş yavaş ekleyip karıştırın. En son olarak çilekleri ve damla çikolatayı ekleyip çilekleri ezmeden spatulayla yavaşça karıştırın.
  5. Yağlanmış küçük boy kalıbınıza hamuru dökün 180 derecede yaklaşık 30 dk pişirin.

Yeşil Mercimekli Sebze Çorbası

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Yorumlardan birinde neden blog bu kadar az güncelleniyor denmiş.. Hayat gailesi, iş-güç, yaz tatili zamanı vs derken ya yaptıklarımızın fotoğrafını çekmeye üşeniyoruz ya da fotoğraflara tarifleri yazmaya...

Fransız Mutfağı Kitabımıda en çok çorbalardan memnun kaldım diyebilirim daha önce bu kitaptan deneyip de bloga eklediğim Fesleğen Soslu Sebze Çorbası var. Bu Yeşil Mercimekli Sebze Çorbasının görünüşü çok "karışık" (diyelim) olabilir ama inanın tadı harika tabi mercimek sevmeyenler için bir şey diyemem.

Bu tarifteki ölçüler 8 kişilik denmiş ben herşeyi yarım ölçü yaptım ama yine de çok oldu, bunu göze alarak uygulayın.

8 kişilik

Malzemeler;
  • 1 su bardağı yeşil mercimek
  • 1/4 su bardağı tereyağı
  • 3 adet büyük soğan, kıyılmış
  • 2 adet pırasa, çok ince doğranmış
  • 2 diş sarımsak, kıyılmış
  • 8 sap kereviz, kıyılmış
  • 3 su bardağı havuç, çok minik küpler halinde doğranmış
  • 1,5 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı kıyılmış taze kekik yaprağı
  • 1 tatlı kaşığı kimyon (ben koymadım)
  • 3 su bardağı tavuk suyu
  • 1/4 su bardağı domates salçası (ben 3 domatesi püre yapıp + 1 tatlı kaşığı domates salçası koydum)


Hazırlanışı;
  1. Mercimekleri kaynar suda 15 dakika bekletin ve süzün.
  2. Tencerede tereyağını kızdırın; soğan, pırasa, sarımsak, kekiği beraber kavurun.
  3. Kerevizi ve havuçları ekleyin 10 dk daha kavurun. Tuzunu ve karabiberini ekleyin.
  4. Tavuk suyunu, domates püresi + salçayı ve mercimeği ekleyin. Eğer su oranı sizin için çok azsa biraz da normal su ekleyebilirsiniz.
  5. Tencerenin kapağını kapatıp 1 saat kadar pişirin.

Pazartesi, Mayıs 12, 2008

Güzel Bir Buluşma

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Senede bir ama güzel bir buluşma. Geç olsunda güç olmasın gece gece masayı koyayım yarın Mardin dolmasını ve bizim kuru fasülyemizi eklerim. Eskiden daha sık tarifler eklerdik ama bazı şeyler bizim hevesimizi fena kırdı herhalde. Aşağıda bir arkadaş sormuş. Toparlanmamız uzun sürdü diyelim.

Pazar, Mayıs 11, 2008

Mardin Dolması

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bu dolmayı arkadaşta yer yemez bayıldık. Tarifi kaç sefer aldım hatırlamıyorum. Aldım kaybettim olmadı bilgisayara yazdım bu sefer malzemeleri bir araya getiremedim. Ve mutlu son dolmalara ve teyzemlere aynı gün kavuştum. İsmi başka olabilir. Ben Mardin'i ve yemeklerini bilmiyorum. Ama Mardin'e gelin olan bir arkadaşta yediğim için böyle yazdım.
Malzemeler;

  • 500 gr. satır kıyması
  • 500 gr. pirinç
  • 1 kg domates
  • 3-4 sivri biber
  • 1 büyük soğan
  • Yarım demet maydanoz
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 su bardağı sumak
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • ½ tatlı kaşığı kimyon
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 10 erik
  • 2 su bardağı su
  • Kuru biber, patlıcan
  • 200 gr. kaburga

Hazırlanışı;

  1. Sumağın üstüne 1,5 bardak kaynar su dökülür. Bir saat kadar bekletilir.
  2. Satır kıyması özel olarak hazırlatılır. Soğan yemeklik doğranır.
  3. Domatesler soyulur küçük küpler halinde doğranır. Sivri biberler ince doğranır.
  4. Geniş bir kaseye bütün malzemeler koyulur, sumağın suyu süzülür ve yoğrulur.
  5. Süzülen sumağın üstüne tekrar yarım bardak su koyulur, kenara alınır.
  6. Kuru sebzeler haşlanır. Bir kaşık yardımıyla içleri doldurulur.
  7. Bir tencerenin altına kaburgalar dizilir. Üstüne bir kaç erik koyulur. Dolmalar dizilir. Üstüne kalan erikler dizilir.
  8. Sumağın suyu dolmaların üzerine süzülür.(Süzgeçten geçirdim)Dolmaların üzerine yarım çay bardağı zeytinyağ gezdirilir.
  9. Üstüne bir tabak kapatılarak pişirilir. Arzu edilirse yoğurtla servis yapılır.

Etli Kurutulmuş Fasülye

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Buraya etli kuru fasülye yazsam olmaz, bizde Çırtma denir ki o da olmaz yani bilmeyen anlamaz bu şekilde yazdım. İlk olarak fasülyeler yıkanır ve ince ince kesilir, kurutulur. Eskiden malum derin dondurucular yokmuş babaanneler,anneanneler her şeyi yerinde hazırlamışlar. Kışlığı yazdan, yazlığı kıştan. Bir iki sene Erzurum'da kalmıştık yazın helvaya kullanmak için kışın kar gömerlerdi toprağa. Yani hala güzel adetleri devam ediyordu. Bence zararı olmayan yeniliğe bir zararı olmayan bütün eski adetler güzeldir. Bunu da malum yazdan kuruturlarmış. Şimdi konserveler, tufandalar ve derin dondurucular var. Ama farklı bir lezzeti olduğu için biz hala bulduğumuzda severek yiyoruz. Belki eskiye özlem belki damak zevki. Hımm vakit kısa bilgisayar eski ve tarif;
Malzemeler;

  • 300 gr. kurutulmuş fasülye
  • 500 gr. kuzu kuşbaşı
  • 150 gr. kurutulmuş domates
  • 1 kuru soğan
  • 150 gr. tereyağ
  • 1 yemek kaşığı karışık domates, biber salçası
  • 1 su bardağı su

Hazırlanışı;

  1. Fasülyeler bol suda haşlanır. Tereyağ eritilir. Etler suyunu çekene kadar kavrulur.
  2. İnce yemeklik doğranmış kuru soğan ilave edilir. Biraz daha kavrulur. Kurutulmuş domates yıkanır ve haşlanmış fasülyeyle birlikte ete ilave edilir.
  3. Biraz karıştırılır. Suyu ilave edilir. 45 dakika pişirilir. Servis yapılır.

Pazar, Nisan 27, 2008

Diplomat Çorbası

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.




Aklım epey karıştı. Diplomat çorbasını ilk internet ortamında gördüm. Gayet rahat söyleyebilirim. Ülke sayısı kadar tarifi var neredeyse . Her ülkenin diplomatı farklı mı yaptırmış nedir? Bir yumurtadan sekiz yumurtaya kadar artıyor yumurta sayısı ki tek yumurtadan kaçan ben şaşkına döndüm. İlk gördüğümde bu bizim damak tadımıza uyar diyerek başladım çünkü içinde turşu suyu var. (nasıl güzel ifade ediyorum değil mi zevklerimizi?) Ama sonuçtan memnun kaldık biz. O günlerde bir hastamız vardı. Ona da ikram ettik. Hastamız ne düşündü bilmiyorum? Kendisi bizim çevrede şef aşçılardan biri olarak bilinir. İlla ki lokanta ya da otel de olmaz bana göre şef aşçılar. Bazen yanı başınızdadır. Evet sözün özü vakit kıtlığından ayda bir tarif ekliyoruz hikayesi tarifinden uzun oldu.
Malzemeler;

  • 1 küçük tavuk
  • 1 kereviz
  • 1 patates
  • 1 kuru soğan
  • 1 kabak
  • 1 havuç
  • 2 çorba kaşığı tel şehriye
  • 2 litre tavuk suyu
  • ½ litre turşu suyu
  • 3 yumurta sarısı
  • 8-10 kornişon turşu
  • 2 yemek kaşığı un
  • 150 gr tereyağ
  • Kereviz yaprakları
  • Tuz, karabiber

Hazırlanışı;

  1. Tavuk haşlanır. Suyu ayrılır. İnce didilir. Sebzeler küp küp doğranır.
  2. Tereyağın yarısı eritilir. Soğan ve şehriye ilave edilir hafif pembe kavrulur. Doğranmış sebzeler ilave edilir 2- 3 dakika sote edilir.
  3. Tavuk suyundan bir bardak ayrılır kalan tencereye boşaltılır. Tuz ve karabiber ilave edilir kısık ateşte sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirilir.
  4. Küçük bir tencerede kalan tereyağda un hafif pembe kavrulur ve bir bardak tavuk suyu ilave edilir blendırdan geçirilir kaynayınca çorba tenceresine boşaltılır.
  5. Turşu suyu ve 3 yumurta sarısı çırpılır çorbaya ilave ettikten sonra bir taşım kaynatılır. Ocaktan alınır.
  6. Servisten önce küçük doğranmış kornişonlar ve ince kıyılmış kereviz yaprakları ilave edilir.

Tavuğu haşladıktan sonra bir çok yerde hindi eti kullandıklarını okudum. Ama hani "Atı alan Üsküdar'ı geçmiş" tabirine uygun bir durum tavuğu alan mutfağa geçmişti.
Ve ahh fotoğrafım geçenlerde bir yemek fotoğrafçısının röportajını okumuştum. En kötü poz veren sebze maydanoz ve bir sebze daha ama unuttum (ben unuttum) demiş. Imm ben bu kereviz yaprağını geçecek bir sebze bulamadım ama çorbayı ikinci yapışıma kadar buna sabredeceksiniz.

Pazartesi, Nisan 21, 2008

Akrabalar Toplanmıştı!!

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



..mıştı! Çünkü bayağı bir geçmiş zaman oldu bizim evdeki akrabalar yemeğimiz.. Nihayet o günün fotoğraflarını koyabiliyorum ama menüyü hatırlamaya çalışıyorum olmuyor bir türlü.

Tutmaç Çorbası
Su Böreği
İçli Köfte
Tavuklu Hünkar Beğendi





Yöresel usulle yapılmış Kaburga ve Ciğerli İç Pilav








Zeytinyağlı Taze Fasulye






Piyaz









Sebzeli Mayonezli Salatası








Zeytinyağlı Yaprak ve Kurutulmuş Biber & Patlıcan Dolması













Mevsim Salatası






Karışık Komposto (Kızılcık, Erik, Vişne)
Çilekli & Muzlu Amonyaklı Pasta
Gül Baklava

Uzun uzun düşündükten ve anneme de sorduktan sonra (yine de sanırım diyorum) menümüz bundan ibaretti..

Çarşamba, Nisan 02, 2008

Kakaolu Yaş Pasta

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Görüntüde istediğim sonucu yakalayamadım aslında ama yine de fotoğrafını çektim arkadaşlar ısrar edince. jöle biraz eksik geldi. Ben mutfak işlerine genelde gece girdiğim için tamamlama şansım yoktu olanla idare ettim. Bu sefer kek istediğim gibi olmuştu. İki iyilik bir araya gelmez derler.
Malzemeler;

  • 6 yumurta (çok küçüklerdi)
  • 2 su bardağı şeker
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 2 su bardağı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 yemek kaşığı nescafe
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tatlı kaşığı portakal veya limon kabuğu rendesi

Hazırlanışı;

  1. Yumurta ve şeker koyu bir kıvama gelinceye kadar mikserle çırpılır. Yağ ve süt ilave edilir iki dakika çırpılır.
  2. Un, kabartma tozu, kakao karıştırılır ve elenir. Bir kaşıkla karıştırarak ilave edilir. Vanilya, nescafe ve portakal kabuğu rendesi ilave edilir. Topak kalmayıncaya kadar tahta bir kaşıkla çırpılır.
  3. Kalıp yağlanır ve malzeme boşaltılır. Önceden orta ayarda ısıtılmış fırında pişirilir.
  4. Krema malzemesi ve hazırlanışı Hindistan Cevizli&Çilekli Pasta'nın aynısıydı.

Bir paket jöle hariç ki bu yeterli olmadı. Ben ilk pasta yapmaya başladığımda büyük paket jöleler olurdu yaprak jöle demeyin onun için İstanbul'a gitmek lazım.

Pazartesi, Mart 31, 2008

Sevimli Kurabiyeler (2)

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Ben sevimli diyorum babam zehir bunlar zehir diyor!Zehirli kurabiyeler başlığı pek hoş olmaz düşüncesiyle başlığı farklı tutuyorum. Evet boyalıdır zararlıdır fakat hangi çocuk reklam olacak ama (çok şeker, elma şekeri vs.) yemez? Bunu senede bir o da çook yakın olmak şartıyla çocuklara yapıyorum. Kastım falan yok inanın. Hamurun malzemesi Üç Gözlü Bisküvi ile aynı. Sadece farklı kalıplarla kestim. Kurabiyeler pişip soğuduktan sonra süsledim.


Royal icing malzemeler ;

  • 3 yumurta akı
  • 270 gr. pudra şekeri
  • 4 -5 damla limon suyu
  • Yarım paket vanilya
  • Gıda boyası

Hazırlanışı;

  1. Yumurta akları ve pudra şekeri mikserle çırpılır. 3-4 damla limon suyu ve vanilya ilave edilir. Koyu bir kıvam elde edinceye kadar çırpılır.
  2. Bir miktar ayırıp kalanı istediğiniz şekilde renklendirebilirsiniz. Ben sarı, mavi ve kırmızı gıda boyası kullandım. Diğer renkler karıştırarak elde ettiğim renkler. Ve aman diyorum kürdanın ucuyla koyalım boyaları.
  3. Önce beyazla kurabiyelerin etrafına çizgi çekilir. Biraz kuruduktan sonra içleri
    boyanır.



Evet bu bana göre sevimli babama göre zehirli kurabiyeleri yapmak uzun saatler sürdü. Böyle de vakit harcanabiliyor demek ki zararlı işler için. Çocuklar hayatta zarar vermek istemediğim yegane varlıkların arasına girer. En ufak bir kastım yoktur.Hani şu yapımı uzun süren inşaatlara büyük yazılı afişler asarlar "ÇEVREYE VERDİĞİMİZ RAHATSIZLIKTAN DOLAYI ÖZÜR DİLERİZ" hadi canım kim inanır? Ama en azından diliyorlar. Konuya dönersek efendim "senede bir gün" ama yine özür dilemeli miyim? Yok dileyemem bebiş mebiş ama verilen kıymetten dolayı pek bir kuruluyor canım benim! Bir de özür dilersek bebek olduğunu tamamen unutabilir.
Hımm bir de sevgili Tijen buralara girmemeli. O haklı olarak kızar.

Pazar, Mart 16, 2008

Brokoli Salatası

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Bazen gece cama yaklaşınca (evimizin önünde büyükçe bir arsa var eskiden çiftlikmiş) e malum ışık falan da yok işte şurada bir kaybolsam derim ne ben birilerini görsem ne birileri beni görse. Tabii olunca güzel gelir mi şüpheli ama bu aralar kayboluverdik sanki. Yaptığımız yediğimiz aynı mı gidiyor bu da şüpheli. Kış geldi ya ( a artık bahar geldi yarı farkındayım)annem sık sık brokoli alıyor bu sefer ben salata yapayım dedim. Brokoliyi az suyla teflon bir tencerede yada buharda pişirerek vitamin kaybını önlüyorlarmış bu güzel bir rivayet iş bana kalınca biraz son dakikaya kalmış demektir haşlayıp döktüm suyunu ama siz benim gibi yapmazsınız.
Malzemeler;

  • 500 gr. brokoli
  • 2 iri havuç
  • 250 gr. mantar
  • 200 gr. lahana turşusu
  • 7-8 kornişon turşu
  • 10 tane dolma yeşil zeytin
  • 3 yemek kaşığı haşlanmış mısır
  • 4-5 yeşil soğan

Sosu için;

  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 4 diş sarımsak
  • 1 limon suyu
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı fesleğen
  • 1 çay kaşığı hardal
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı mayonez
  • Tuz, karabiber

Hazırlanışı;

  1. Brokoli ve havuç bol limonlu suda haşlanır. Mantar yıkanır ayrı bir yerde limonlu ve tuzlu suda haşlanır.
  2. Suları süzülür. Havuç ve mantar ince kıyılır. Brokoli iri doğranır. Turşular, zeytin ve taze soğanda ince kıyılır.
  3. Doğranan malzemeler geniş bir kaseye alınır. Sos malzemeleri bir kasede çırpılır. Salatanın üzerine gezdirilir, harmanlanır.

Çarşamba, Şubat 20, 2008

İskender Kebap

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



İsmiyle müsemma kebap. Benim nadir yerlerde sevdiğim İrem'in her daim sevdiği bir yemek çeşiti desem çok açıklayıcı olmaz. Dönerle yapılan, döneri kadar kullanılan tereyağ, sos, altındaki pide ve yanındaki yoğurtunda tadında olması gereken bir kebap. Etin çok çok yağlısı kokar az yağlısı kurur. Bursa şehrine ait bir kebap. İnternette yaptığım küçük bir araştırmaya bakarsak ;İlk olarak Antakya'dan Bursa'ya göç eden İskender Bey tarafından 1867'de yapılmaya başlamış.(Doğrusunu Bursalılar bilir) Bu günlerde torunları devam ettiriyor bu sanatı. Sanat diyorum çünkü yemek de bir sanat ve erbabının elinde güzel. Ehli olmayanın eline düşünce vay haline. Diğer şehirlerde açılan İskender kebapçılar ne kadar başarılılar bu tartışılır. Nadir yerler gerçekten güzel sunum yapıyor. Çoğunluk önünüze bu kebabı koyarken bunlar ömürlerinde Bursa 'ya gitmemiş ya da İskender kebep yememiş gibi davranıyor. Köfteyle karışık kebabı önüze sürüyor. Camlarına en hakiki İskender kebap yazsalar da bu değişmiyor. Köfteyi severim ama kendi özel tarifleriyle. İskender kebap kandırmacasıyla önüme sürülünce olanlar oldu ve ben İskender kebap için ya Bursa'yı ya da evde yapılmış olanları bekler oldum. Evde yapılan mangal lezzetinden mahrum olsa da kıyma karışmıyor içine. Bizim ayda bir yaptığımız akrabalar toplantılarından birinde (sayıyı kaçırdım kaçıncı oldu bilemiyorum) halam yapmıştı. Çok güzel olmuştu ama aradan 3 ay geçti. Fotoğrafı İrem çekmişti o gün. Bir kişilik malzemeyi veriyorum bu sefer;
Malzemeler;

  • 250 gr. dana eti (but)
  • 120 gr. tereyağ
  • 100 gr. yoğurt
  • 1 küçük pide
  • 1 su bardağı et suyu
  • 1 yemek kaşığı salça (domates - biber karışık)

Hazırlanışı;

  1. Et çok ince kıyılır. ( biz dolapta dondurduktan sonra kıyıyorduk)Bir tavada çok az tereyağıyla kavrulur.
  2. Başka bir tavada bir kaşık tereyağ eritilir, salça ilave edilir biraz karıştırıp et suyu eklenir ve kaynadıktan sonra ocaktan alınır.
  3. Pide küçük kareler halinde doğranır üstüne bir kaşık tereyağ gezdirdikten sonra bir tavada veya fırında hafif kızartılır.(2-3 dakika)
  4. Pideler servis yapacağınız tabağa alınır. İki kaşık et suyu gezdirilir. Sonra bir kaç kaşık salçalı sostan gezdirilir.
  5. Dönerler (aslında kavurma tarzı ama biz döner diyoruz) pidelerin üstüne alınır. kalan salçalı sos üstüne gezdirilir.
  6. Kalan tereyağ eritilir ve kebabın üstüne dökülür. Közlenmiş biber, domates ve yoğurtla servis yapılır.

Pazar, Şubat 03, 2008

Küçük Kahvaltımız

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Uzunca bir süre geçti. Bir kaç şey üst üste geldi. Burada felaket tellalı gibi yazmak hoş değil ama daha önce bahsettiğim çok sevdiğimiz aile dostumuzu kaybettik. Belki okuyana imkansız gelecek ama sene yazmıyorum böyle uzun bir dostlukta bir an (bir gün uzun bir süredir) bile bizi kırmamış bir insandı. Gideni geri getirmek imkansız. Ama acısı bir başka oluyormuş böyle insanın. Bazen ya bir kere de kırsaydı içimiz sızladığında o gelseydi aklımıza diyor insan. (Bencilce ama gerçek)
Bir hafta sonra başka bir hadise yaşayınca anladım ki insan böylece gidince kaybedilmiş olmuyormuş. Evet ben çok sevdiğim aile dostumuzu hiç kaybetmemişim. Çünkü onu hala çok seviyoruz hala özlüyoruz. Gitmemiş ama benim için gitmiş insanlardan çooook...Tarifsiz acıma tarifsiz teselli oldu.
Küçük kahvaltımız bu acılardan bir kaç gün önceydi. Olmadı koyamadım. O gün güzel bir gündü bizim için. Ama böyle uzun bir aradan sonra koyabildim. Misafirimizle yapabildiğimiz küçük bir kahvaltı. Farklı olarak Zerrin'in Patlıcan Sarması ve bir de kek yaptım. Tatlı olarak İncir ve kayısı tatlısı var. Ama bakıyorum vakit gece yarısı tarifleri yarın yazacağım.

Patlıcan Sarma

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Aslında Zerrin'in tarifini biraz değiştirdim ben. Tombul patlıcanım yoktu evde olanlarla idare ettim. Sarımsak tozum da yoktu. Sabah için yapıyorum belki soğan sevmezler diyerek listeden çıkardım. Ama eksiklere rağmen çok beğendiler orjinal ve ödüllü tarif için buraya
Zerrin'in Patlıcan Sarması tıklayın.
Malzemeler;

  • 2 büyük uzun patlıcan
  • 2 orta boy domates
  • 1 iri havuç
  • 2 orta boy yeşil biber
  • 4 diş sarımsak
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1/2 çay kaşığı karabiber
  • 1/2 su bardağı zeytinyağ

Hazırlanışı;

  1. Patlıcanlar alaca soyulur. Yıkanır, boyuna ince dilimler halinda kesilir ve tuzlanır. Patlıcanlar yıkanır ve suyu kağıt havluyla alınır. Zeytinyağ koyulmuş bir tavada arkalı önlü kızartılır. Kağıt havlu üzerine çıkarılır.
  2. Bir başka tavada iki kaşıkzeytinyağ kızdırılır. Önce küçük doğranmış havuçlar, ardından ince kesilmiş biberler ardından sarımsak biraz karıştırdıktan sonra küp küp doğranmış domatesler ilave edilir. Şeker , tuz ve karabiber ilave edilir. Sebzeler çok ezilmeden ateşten alınır.
  3. Kızarmış patlıcandan bir dilim alınır ve bir köşesine 1 yemek kaşığı koyup sarılır ve bir kürdan saplanır. Soğuyunca servis yapılır.


Evet Zerrin bana kızmaz umarım. Tarifini değiştirdiğim için. Fakat bir iki sefer okuyup bilgisayardan uzak kaldığım için malzemeler ve tarif biraz değişmiş oldu. Bu da biraz farklı patlıcan tarifi oldu. Ama tadanlar beğendi. Ve tekrar yapmaya karar verdik.

Cuma, Şubat 01, 2008

Kayısı Tatlısı

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Çok kolay ama sevdiğimiz bir tatlı.
Malzemeler;

  • 1 kg. kuru kayısı
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 250 gr. kaymak
  • 1 litre su
  • Süslemek için fıstık

Hazırlanışı;

  1. Kayısılar yıkanır yarım litre suyla bir tencerede 5 dakika kaynatılır. Suyu süzülür.
  2. Tekrar yarım litre su ve şekerle 10 dakika kaynatılır. Tekrar süzülür ve bir soğumaya bırakılır.
  3. Kayısılar açılır, bir tatlı kaşığı yardımıyla içlerine kaymak doldurulur. Dövülmüş fıstık veya birer fıstık koyarak süslenir.

Pazartesi, Ocak 14, 2008

Meyveli Tart & Minik Bisküviler

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Uzun zamandır yeni bir şeyler ekleyemiyordum ama artık bugün bir kaç tarif eklemeliyim çünkü sadece fotoğraflarını gösterip tarifi sonra ekleyeceğim dediğm arkadaşlarım "yeter artık" diyorlar, haklı olarak.. Tartın en güzel yanı sanırım üstünü istediğimiz kadar meyve ve kremayla doldurabilmemiz. Ben de yazın derin dondurucuya koyduğum böğürtlenleri, kışın mandalinasını ve dolaptaki kiviyi bu tart için kullandım. Böğürtlen beni hayal kırıklığına uğrattı rengine aldanmayın kendisi hiç tatlı değildi. Bu renkten bal gibi bir böğürtlen beklerdim. Neyse bakalım biz de sadece süslemek için kullanırız.. Tartı kalıba yerleştirdikten sonra biraz hamur artınca kalıplarımla onları da minik bisküviler yaptım.

Aslında ne hamurun ne de kremasının tarifi farklı değil.. Sahra'nın minik meyveli tartlarının hamurunu çok sevdiğim için meyveli tartların hepsinde bunu kullanıyorum bir de bildiğin bir tarifi kullanmak yeni bir şey denemekten daha güvenli insan korkmadan yapabiliyor. Ama yeni ve güzel bir tart hamuru daha buldum onu da yeni "Elmalı Pay" tarifiyle yazmış olucam.


Hamur için; Minik Meyveli Tartöletler'e tıklayın. Buradaki bir ölçülük tarifden 1 adet 30 cm'lik tart ve artanıyla aşağıdaki bisküviler çıkıyor. Hamuru tarife göre hazırladıktan sonra merdaneyle yarım cm inceliğinde açıp yağlanmış tart kalıbına yerleştirin kenarlarını parmağınızla oturtup fazlalıkları kesin. Bir çatalla tartın taban kısmını sıksık delikler açın zaten yukarıdaki linkte tartların fırındaki haline bakarsanız göreceksiniz. 180 derece fırında pembeleşmeye başlayana kadar pişirin. Daha fazla kızarmadan alın. Soğuduktan sonra kalıptan çıkarın. Soğukken daha kolay çıkıyor.

Kreması için; Yarım litre süt, 1 paket vanilya, yarım su bardağı un, 6 çorba kaşığı şekeri çırpma teliyle karıştırarak muhallebi gibi pişirin. Piştikten sonra robotta 50 gr tereyağıyla 15 dk çırpın.

Kremayı tartın içine döküp buzduolabında soğuyana kadar bekletin bu arada meyvelerinizi hazırlayabilirsiniz. Krema soğuduktan sonra istediğiniz meyveyi istediğiniz şekilde dizin. Portakal dilimleri de çok güzel oluyor. Ekşi seviyorsanız arasına limon dilimleri de tavsiye edebilirim. Meyveleri dizdikten sonra 1 paket tart jölesini üzerindeki tarife göre hazırlayıp meyvelerin üzerine gezdirin. İsterseniz jöleden sonra üzerine fıstık da serpebilir misiniz ve krem şantiyle süsleyebilirsiniz. Biz çok acıkmıştık o sırada uğraşamadık :).



Artan hamuru merdaneyle istediğiniz incelikte açın, fotoğraftan da anlaşılacağı üzere oldukça ince açtım. 5 çayının yanında yemek için minik ve incecik bisküviler olsun istedim. Kalıplarla kestikten sonra yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirip 180 derece fırına verin ve pembeleşmeye başladığı an fırından çıkarın. İsterseniz 50 gr kadar çikolartayı eritip üstüne sürebilir veya yarısını çikolataya batırıp iki renkli bir bisküvi de elde edebilirsiniz..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...