Salı, Eylül 29, 2009

İftar Sofraları 1

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



"Tebdil-i mekânda ferahlık vardır" Derler ya acaba öyle midir? Zaman gösterecek. Gittiğiniz yer kadar bıraktığınız yer de önemlidir. Bıraktığınız yer güzelse sevdiğiniz komşular, dostlarınız varsa alışmak zordur gittiğiniz yere. Taşındık ama nasıl taşındık? Bir biz biliriz bir de dostlar. Acı ve tatlı günde beraber olduğunuz insanları hep ayrı bir yere koymalısınız. Onlar özeldir, sizi arkadan vurmazlar. Söyledikleri, yaptıklarıyla çelişmez. Üç beşini daha özel tutarsınız ki bunlar size ekmek, su bazen hava kadar lazımdır.

Tam bir yerleşim sağlayamadık ama onlarla bir sofrada buluşmak, sofra istediğiniz düzene girmese bile güzeldir. İftar sofralarımızdan ilki yukarıda; Devrilen tuzluk ve eğik tabağımız tamamen raslantıdır aralarında bir kavga yoktu, çarpışmadılar. Menü de;

  • Domates çorbası
  • Güveç ( ki bunlar bu ramazan bizim evde revaçtaydı)
  • İçli Köfte
  • Kızartma Et ( memleket usulü)
  • Pilav
  • Su Böreği (Bu hediye olarak gelen bir ikramdı ve harikaydı)
  • Zeytinyağlı Yaprak Sarma
  • Zeytinyağlı Patlıcan Sarma
  • Tavuklu salata
  • Karışık Mevsim salatası
  • Karışık Komposto
  • Kadayıf
vardı.

Bakıyorum tatlımız sadece bir çeşit israfı sevmem ama davetlerde tatlı çeşiti biraz aranıyor. Misafirlerimiz gözleri kapalı gelmişlerdi kusurlarımıza. Zannedersem bunu hoş gördüler.





İrem salata ve ;

















Kızartma için bir ayrıcalık yapabilmiş.














İkincisi aşağıda ki bunu deklanşöre basmış kaçmış masa o kadar dar ki fenalık gelmiş;




Evet gözleri kapalı, elleri dolu gelmişlerdi. Sağolsunlar ince zevkleryle gönlümüzü yaptılar gerçi börek tepsisi burada yok. (Yok olması çok talep gördüğünü gösteriyor)












Eskiden diş kirası verirlermiş iftarlarda. Bunu devam ettiren cömert insanlar hala mevcut günümüzde. Onlardan biri son aylarda Amerika'da. Zor günler geçirsede biz cömert insanların verdiklerinin karşısına çıkacağına inanıyoruz. Yine inanıyoruz ki bu hasret bitecek gelecek sene dostumuz evinde, diş kiralarımız elimizde olacak. Ve belki makinemle orada olabilirim şimdiye kadar kaçırdığım güzel masaları çekmek üzere.

Yazmak ve fotoğraf eklemek lükse giriyor bu durumda. Aylardır yorumlara bakıp sadece basmak istediklerimizi basıyoruz. Geçenlerde ilginç bir yorum bırakmışlar fotoğraf hırsızlığıyla ilgili. Ben güldürdü sizler ne dersiniz bilmem? "Altı üstü bir yemek tarifi görende olsa soğuk fizyonu buldunuzda formülünü çaldırdınız sanar ..." şeklinde devam ediyor. Birincisi ben eğer gerçekten insanlığa faydalı bir şey bulsam ve saklasam onlarda çalsa zannımca böyle küçük bir tepki olmazdı. Sakladığım için bana çaldığı için çalana. İkincisi tarifleri neden alıyorsunuz demiyorum alırsın yaparsın ve bir zahmet elinle yazarsın ve yine zahmet edip bir tabağa alıp fotoğrafını çekersin, yayınlarsın. Yemeğine göre verilen emek ve süre değişir. Ama bizim altı yedi saat süren emeğimizi iki saniyede kendi sitesine kopyalayanları alkışlayamam. Emek vermeden ekmek yenilmez.

Aşağıda Nisan ayında ki güzel masanın tariflerini ev sahibi yazıp elime vermesine rağmen ekleyemedim. Yani yapıp ikram etmekle kalmadı iki tarifi yazdı ve elime verdi. Ama son aylarda kendi bloğumuza giremez oldum. İrem'de az çok bizle meşguldü.
Uzun süredir uzağım ya bir çok konu birleşti. Sürç-i lisan ettiysem affola. Bitirmek istediğim işler çok bu ara. Sonrasın da tariflerimiz var ekleyeceğimiz...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...