Salı, Aralık 21, 2010

Zeytinyağlı Yeşil Domates

DSCN5991


Malzemeler;
  • 1 kg yeşil domates
  • 2 kırmızı domates
  • 1  büyük kuru soğan
  • 3 sivri biber
  • 2 kırmızı biber
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • 1 fincan pirinç
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • Tuz

Hazırlanışı;
  1. Soğan yemeklik doğranır. Zeytinyağda hafif pempe kavrulur.  Doğranmış biberler ilave edilir. Biraz kavrulur.
  2. Doğranmış yeşil domatesler ilave edilir. Domatesler sulanınca şeker, tuz ve pirinç ilave edilir, karıştırılır.
  3. Kaynamış bir çay bardağı su ilave edilir, karıştırılır. Kısık ateşte 25 dakika pişirilir. Servis için tabağa alınır.

Cuma, Aralık 03, 2010

Pera Müzesi ve Barcelona Cafe


 Geçen gün arkadaşımla Pera Müzesine gittik (Hani şu meşhuuur Kaplumbağa Terbiyecisi resmini koleksiyonunda barındıran müze). İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında birkaç sergi daha gelmişti zaten müzenin Kütahya Çini ve Seramikleri ile ve Anadolu Ağırlık Ölçüleri koleksiyonunu görmek istiyorduk bir de Csontvary sergisini kaçırmadan ve İstanbul'a kar filan düşmeden gidelim dedik :). Malum havalar yaz gibi bu aralar, fırsat kaçmazdı. Yanımda Nikon'um yoktu ama cep telefonumla birkaç fotoğraf çektim.

Müzeden fotoğraflar için tıklayınız!

Müzeden çıkınca Barcelona'nın sebzeli pizzasını yemeye gittik. Geçen sene denemiştik çok hoşumuza gitmişti ama bu sene tarifi değiştirmişler malesef eskisi kadar güzel değildi beğenmedik. Geçen gün evde denediğim kabaklı havuçlu pizzam bundan daha güzel olmuştu. Şimdi iki adet hedefimiz var; en kısa zamanda bir kabaklı havuçlu pizza bir de domatesli patlıcanlı pizza yapıp yemek. Ben daha güzel yapacağıma inanıyorum hadi bakalım! :) Tariflerle geri döneceğim tabii ki!

Cuma, Ekim 08, 2010

Zahter Salatası 1 (Hatay Mutfağı)

© 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.
DSCN5870
İnternet üzerinde yaklaşık yirmi tarif var. Bu yüzden Hataylılar iyi bilir gerçeğini ben yaptıklarımı yazayım;
Malzemeler;
  • 100 gr zahter
  • 2 küçük domates
  • 1 sivri biber
  • 1 küçük boy soğan
  • 10 tane yeşil zeytin
  • 3 yeşil soğan
  •  ½ demet maydanoz
Sosu için;
  • 3 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • Tuz

Hazırlanışı;
  1. Zahterin yaprakları yıkanır, ayıklanır. Doğranır acı suyu çıkması için tuzla ovulur. Tekrar yıkanır.
  2. Kuru soğan ince doğanır zahterle ovulur. Maydanoz ve biber ince kıyılır. Yeşil zeytinler küçük doğranır.
  3. Domates, salatalık küçük küpler halinde doğranır. Sos hazırlanır ve kıyılmış malzemelerin üzerine gezdirilir.
  4. Servis tabağına alınır. 
Diğerlerinide ekleyeceğim. Zahter  bildiğimiz kekik. Kekik zaten faydalı ve şifalı bitki. Ama gerçektende farklı bir lezzeti vardı salatanın. Yanlız tansiyonunuz düşükse biraz daha düşürebiliyor.

Pazartesi, Ekim 04, 2010

Leziz Kahvaltı

DSCN5928
Leziz kahvaltı yazdım rahatlıkla. Çünkü masayı ben hazırlamadım. Sadece son dakika gelip acele bir şekilde fotoğrafını çektim. İnceleme ne çıkarsa bahtına dediler. Hazırlamış ve beklemiş sofra sakinleri.
Menü;
  • Kars Ketesi
  • Sigara Böreği
  • Patates & Köfte Kızartması
  • Biber Kızartması (Tereyağda)
  • Mantarlı Patlıcanlar
  • Zahter Salatası (Hatay)
  • Kadayıf Dolması (Erzurum)
  • Ve Kahvaltılıklar
Biber Kızartmasını biz  İrem'le eklemiş olmalıyız nasıl atladık bilemedim. Aslında çok basit ama lezzeti farklı. 
Hazırlanışı;
İri dolmalık biberler yıkanır kurulanır. Sapları çıkarılmaz. Diplerinden bıçakla küçük kesilir. İçleri hafif tuzlanır. Kızgın tereyağda çevirerek kızartılır.
Zahter salatasını yumurtayla birlikte servis yaptık. Menüden zahter salatası ve kadayıf dolmasının tarifini ekleyeceğim. Kars ketesi ve  mantarlı patlıcanın sitede tarifi var. Benim pek emeğim yok hazırlayanlara teşekkürler.


My creation

Pazartesi, Eylül 27, 2010

Kahvaltı (1)

masa
Menüden ekşili dolma ve mantar salatasının tarifi sitede var. Havuçlu cevizli keki ekleyeceğim. O gün farklılık yapıp kek kalıbına değilde kağıt muffin kalıplarına dökmüştüm. Yanlız tarif  çok az yağ içerdiği için düzgün çıkmadı  kekcikler.  Yani size tavsiyem eğer yağ miktarını artırmayacaksanız kek kalıbında yapmanız. Bir zaman bekledim kek kalıbında yapıp onu ekleyeyim fakat aylar geçti üzerinden. 
Küçük menü;
  • Karışık kızartma
  • Mantar salatası
  • Ekşili Mardin dolması
  • Havuçlu cevizli kek
  • Kahvaltılıklar

Havuçlu Cevizli Kek

Bu tarifin yağ miktarı oldukça az. Ama zaten kaçındığımız şeylerden biri yağ, ben artırmayı düşünmedim. Arzu eden artırabilir. Kalıp yağlandığı için bir sorun olmuyor. Kalıpta yaptığım zaman fotoğrafı ekleyeceğim.   Masanın ucundaki küçük ve uzak görüntü var şu an elimde.
Malzemeler ;
  • 4 yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 2 su bardağı havuç rendesi 
  • ½ çay bardağı yağ
  • ½ çay bardağı süt
  • 1,5 su bardağı un
  • 1,5 su bardağı ince çekilmiş ceviz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 çay bardağı tarçın
Hazırlanışı;
  1. Yumurtalar ve şeker 5 dakika mikserle çırpılır. Yağ, süt, ceviz ilave edilir 2 dakika çırpmaya devam edilir.
  2. Un, kabartma tozuyla karıştırılarak ilave edilir. Tahta  bir kaşıkla çırpmaya devam edilir. 
  3. Havuç rendesi ve tarçın ilave edilir, karıştırılır. Yağlanmış kek kalıbına boşaltılır .Kek ayarında pişirilir.
  4. Havuç kekin pişme süresini biraz uzatıyor. Kullandığınız süreden 5-10 dakika fazla sürebilir.
Bu malzemelerle çok hoş bir lezzet olduğunu söyledi arkadaşlar. Farklı alternatif denemek isterseniz kremalıda yapabilirsiniz;

Krema Malzemeleri;
  • 2,5 su bardağı süt
  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı nişasta
  • 2 yemek kaşığı tereyağ
Hazırlanışı;
  1. Süt, yumurta ve şeker mikserle çırpılır. Un, nişasta ve vanilya eklenir. Orta ateşte karıştırarak pişirilir.
  2. Ateşten indirdikten sonra yağ ilave edilir karıştırılır. Mikserle çırpılır
  3. Kek soğuyunca ikiye kesilir arasına  sürülür. Kalan kremayla üstü ve etrafı kapatılır.
Malum İstanbul trafiğinde taksiye binmişseniz taksiciler belli  radyo kanallarını dinler. "Bu şarkı veya türkü de falana gitsin" der yollarlar ki o müthiş tınıları dinleyen "falan" bence bir daha iflah olamaz.  Eğer neşeli gününüzdeyseniz eh, fakat başınız kederliyse içiniz kesilir, eve döndüğünüzde yastık yorgan arar hale gelirsiniz. İstanbul trafiğinde sürekli olarak direksiyon sallamak böylesi bir keder veriyor demek ki. Nerden geldim bu acı hatıraya? Keki yaklaşık 6 ay önce yiyen ve tarifi isteyen hemşire hanımlara hediye olsun diye yazıyorum. Umarım neşeli günlerindedirler.








Çarşamba, Eylül 08, 2010

Bostana Salatası

DSCN5844

Küçücük bir misafir ricası, yarım saat süren bir doğrama seansı sonrası güzel bir salata geldi soframıza. Hani domateslerin kırmızı gülümsemesi, maydanozların yeşil yeşil bakması birleşti diyerek bir hikaye yazacağım başına tarifin ama vaktim yok. Acı  ve mayhoş tatlardan hoşlanıyorsanız kaçırmayın derim. Sonuçta buluşu bana ait olmayan bir salata.
Malzemeler;
  • 3 domates
  • 1 salatalık
  • 2 sivri biber
  • 3 yeşil soğan
  • 1 cay bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 küçük kuru soğan
  • ½ demet maydonoz
  • ½ demet nane 
Sosu için;
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağ
  • 3 yemek kaşığı nar ekşisi
  • ½ limon suyu
  • 1 tatlı kaşığı pul biber
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • Tuz
 Hazırlanışı;
  1. Domatesler ve salatalık yıkanır, soyulur  ve çok küçük küpler halinde doğranır.
  2. Biber, taze soğan , maydanoz, nane  ince kıyılır.
  3. Sos hazırlanır, salatanın üzerine gezdirilir ve malzemeler harmanlanır.
  4. Servis tabağına alınır. Dövülmüş cevizle süslenir.



     





    Salı, Eylül 07, 2010

    Soğanlı Mantar Çorbası


    Bu çorbayı Soğanlı Peynirli Makarna'nın yanına yapmıştık. Aslında önce Ayşe Teyzem tavuklu çorba yapıcaktı sonra tavuğu buzluktan çıkarmayı unuttuğumuz için onun çözülmesini beklemek yerine ben Klasik Soğan Çorbası tarifini önerdim ama insanlar sevgili soğan çorbama pek sıcak yaklaşamıyorlar; "Soğandan çorba nasıl güzel olabilir?" sorusu akıllarında beliriyor hemen... Bir de iftar iftar zorla bir şey yedirmeyeyim dedim ama yine de benim dediğim olsun :). Soğan çorbası ve Mantar çorbasını birbirine karıştırıp bu çorbayı ortaya çıkardık birlikte ama leziz bir şey oldu. Normalde çorbayla arası olmayan on numara kuzen Şule bile beğendi. Bu çorbayı bir gün tavuk suyuna ve içinde didilmiş tavuk parçalarıyla beraber denemeyi planlıyorum. Tavuklu soğanlı mantarlı çorba. İsim gittikçe uzuyor bakalım sonu ne olacak? :)

    4 kişilik

    Malzemeler;
    • 1/2 paket mantar
    • 1 iri soğan
    • 1 et bulyon veya 1 su bardağı et suyu
    • 2 yemek kaşığı limon suyu
    • 2 yemek kaşığı tereyağı veya zeytinyağı 
    • 2 yemek kaşığı un
    • 1 çay bardağı süt
    • Üzerine serpmek için pulbiber veya karabiber
    Hazırlanışı;
    1. Mantarları yıkayıp çok ince olmayacak şekilde dilimleyin. 
    2. Bir tencereye tereyağını ve mantarları koyup mantarlar suyunu çekinceye kadar soteleyin.
    3. Soğanları çok küçük doğrayın ve mantarların üzerine ekleyip pembeleşinceye kadar soteleyin. 1 - 2 dakika kadar.
    4. Soğanlar sotelendikten sonra 2 yemek kaşığı unu tencereye ekleyip tahta bir kaşıkla hızla karıştırın ve 1 dakika kadar kavrulmasını sağlayın.
    5. Limon suyunu, sütü, et bulyonu, ekleyip hızla karıştırarak unun iyice çözülmesini sağlayıp, kaynatın.
    6. Bundan sonra çorbanın kıvamını kendi damak tadınıza göre su ekleyerek ayarlayabilirsiniz. Ben göz kararı eklediğim için kesin bir şey söyleyemeyeceğim ama toplamda 4 bardak su yeterli olacaktır. 

    Eğer et bulyon yerine bir su bardağı etsuyu kullandıysanız çorbaya ekleyeceğiniz su miktarından bunu düşün. Eğer çorbanız çok sulu olduysa küçük bir tavada yarım kaşık tereyağı 1 kaşık unu kavurun. Çorbadan 1 kepçe alıp kavurduğunuz una ekleyin ve hızla karıştırın. Sonra bu yoğun karışımı çorbaya ekleyin. Bu şekilde kıvamını ayarlayabilirsiniz.

    Cuma, Eylül 03, 2010

    Soğanlı Peynirli Makarna



    Birkaç haftadır kuzenlerimle beraber vakit geçiriyoruz. Ramazan'da biraz mekân değişikliği biraz mutfak değişikliği iyi oldu. Bu tarif benim elimden çıkmış değil sadece soğanlarını doğradım! On numara kuzenim Şule, iki gün önce anlatıp ağzımızı sulandırdığı makarna tarifini bugün yapabildi. Neden iki gün bekledi derseniz kucağından inmeyen bir bıcırığı var da ancak fırsat bulabildi. Tabii bunda ağzına peynir sürmeyen diğer kuzenin iftarı dışarda yapmasını fırsat bilmemizin de payı var. Sen yoksun nihayet peynirli makarna yiyebileceğiz diye sevinç kahkahaları atabildik yüzüne karşı :).

    Yemeğin içinde pişmiş soğanı seven biri olarak ve normalde peynirli makarnayı sevmediğim halde bu tarifi çok beğendim.

    Malzemeler;
    • 1/2 paket kelebek makarna
    • 1 kase peynir
    • 1/2 demet maydanoz
    • 1 yumurta
    • 1 tatlı kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı pulbiber
    • 1 büyük soğan
    • 1,5 yemek kaşığı tereyağı
    • 1,5 yemek kaşığı zeytinyağı
    Malzemeler hakkında:
    Biz peynir olarak tuzlu, biraz sert köy peyniri kullandık. Ama yarım yağlı beyaz peynir daha rahat eridiği için daha güzel oluyor. Tercih size kalmış. Peynirin eriyip makarnayla daha çok karışmasını isterseniz daha yağlı bir peynir kullanabilirsiniz. Kuru kalmasını isterseniz yağsız bir peynir tercih edin. Yağ olarak da isterseniz sadece 3 kaşık zeytinyağı veya sadece 3 kaşık tereyağı kullanabilirsiniz.
    Hazırlanışı;
    1. Makarnanızı istediğiniz kıvamda haşlayın, süzün ve bir kenara alın.
    2. Geniş bir kasede peyniri eğer sertse isterseniz rendeleyin veya büyük bir çatalla iyice ezin.
    3. Maydanozları çok ince olmayacak şekilde kıyın hatta sapları inceyse onları da doğrayabilirsiniz, lezzet veriyor. Baharatlarla beraber peynire karıştırın.
    4. Yumurtayı küçük bir kasede çatalla çırpıp peynire ekleyin ve karıştırın. Kullandığınız peynirin tuz oranına göre tuz katın. Bazı peynirler çok tuzlu olabiliyor dikkatli olun. 
    5. Soğanları çok küçük küpler halinde doğrayın. Bir tencerede erittiğiniz yağla beraber soğanları pembeleşinceye kadar kavurun.
    6. Peynirli harcı soğanların üzerine ekleyip 1 dakika kadar soteleyin.
    7. Haşlanmış, süzülmüş makarnayı da tencereye ilave edip iyice harmanlayın.
    Üzerine fazladan serpmek için doğranmış maydanoz veya pulbiberle servis edebilirsiniz.

    Not:
    Bu makarnanın yanına ben de bir mantar çorbası yaptım. Ama hiç bu kadar lezzetli olacağını tahmin etmemiştim. Onun tarifini de yarın eklerim.

    Perşembe, Eylül 02, 2010

    Elmalı, Vişneli Potpie {Kase Turtası}


    Geçen gün arkadaşım iftara geldiğinde tatlı olarak ne yapalım diye düşünürken önce onun klasik elmalı turtasından istemiştim sonra vazgeçip yeni bir elmalı pasta denemeye karar verdim. Hamuru az meyvesi bol bir tatlı olduğu için iftar sonrası çayla harika gidiyor. Aşağıdaki tarifin uzunluğundan gözünüz korkmasın. İki farklı hamur tarifi verdiğim için uzun oldu. Teknik olarak meyve harçlarını harmanlayıp ayrı ayrı pişirmek ve hamurunu yoğurmaktan ibaret çok basit ve kolay bir tarif.

    4 adet 7cm çapında sufle kabı için;

    Malzemeler;

    Elmalar için;


    • 2 küçük elma, çekirdekleri çıkartılmış, soyulmuş, ince dilimlenmiş
    • 1/8 tatlı kaşığı tuz
    • 1 tatlı kaşığı limon suyu
    • 3 yemek kaşığı buğday nişastası, silme
    • 1/2 su bardağı toz şeker
    • 1 tatlı kaşığı tarçın
    • 1/8 tatlı kaşığı muskat, taze rendelenmiş

    Vişneler için;

    • 1/2 su bardağı vişne, çekirdekleri çıkartılmış
    • 1/4 su bardağı şeker
    • 1 yemek kaşığı buğday nişastası
    Malzemeler hakkında: Elmalar için çok az kızarmış sarımsı renkte köy elmasına benzer yumuşak ve sulu bir elma kullandım. Muskatı bütün halinde alıp kullanacağım zaman minik mutfak rendesiyle tarifteki miktara göre rendeliyorum. Çünkü önceden rendelenmişler tadını ve kokusunu kaybediyorlar. Harçların içine konulacak nişasta ise tarifte "mısır nişastası" verilmişti. Ama bizde kalmadığı için ben buğday nişastası kullandım. Tarif Amerikalıların kullandığı bir tarif olduğundan ve orada mısır, buğdaya oranla daha sık kullanıldığından genelde mısır nişastası tavsiye edildiğini düşünüyorum. Nişasta kullanımının amacı harcın suyunun jöleleşmesini sağlamak ve suyun hamurdan taşmasını engellemek.


    Hamuru için: İki çeşit tarifimiz var damak tadınıza hangisi daha uygunsa onu kullanabilirsiniz. Helvamsı, kuru ve kıtır bir hamur istiyorsanız potpie crust tarifini veya daha kurabiyemsi bir hamur tercih ederseniz klasik ağızda dağılan elmalı pasta hamuru tarifini deneyebilirsiniz.

    Potpie Crust;

    • 1 1/4 su bardağı un
    • 1/2 tatlı kaşığı tuz
    • 1 tatlı kaşığı şeker
    • 8 yemek kaşığı tereyağı, küp küp doğranmış, buzdolabında soğutulmuş
    • 2 yemek kaşığı buz gibi su
     
    Klasik Elmalı Pasta Hamuru;

    • 100gr tereyağı, oda sıcaklığında
    • 1/4 çay bardağı sıvı yağ
    • 1 yemek kaşığı yoğurt
    • 1 çay bardağı pudra şekeri
    • 1 çay kaşığı kabartma tozu
    • Alabildiği kadar un (yumuşak ve yapışmayan bir hamur olucak)

    • Üzerine sürmek için 1 tatlı kaşığı su ile çırpılmış 1 yumurtanın akı

    Perşembe, Ağustos 26, 2010

    Çikolata Dolgulu Kurabiyeler

    © 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Aradan geçen dört aya rağmen ilk günkü tazeleğini koruyor diyeceğim. Sizde yalandan kim ölmüş diyeceksiniz. Vardır belki ama ben rastlamadım. Tamam ben kurabiyeleri kastetmedim zaten fotoğrafdan bahsediyorum. Tarifi Pastacı'dan aldım. Burcu'ya çok teşekkürler.
    Malzemeler;

    • 240 gr un ( 1 + 1/2 cup)
    • 110 gr tozşeker (1/2 cup)
    • 140 gr soğuk tereyağı veya margarin
    • 1 yumurta (hafif çırpılmış)
    • 15-20 adet napoliten çikolata
    Hazırlanışı;
    1. Un,şeker ve yağı yoğurma kabında parmaklarınızın ucuyla yağı eritmeden birbirlerine yedirilir.
    2. Yumurtayı eklenir hamur şöyle bir toparlanır. Streç film ile sarıp 30 dakika buzdolabında bekletilir.
    3. 30 dakika sonra buzdolabından çıkartıp hamur unlu tezgahta biraz yumuşayıncaya kadar yoğurulur. Hamurdan ceviz büyüklüğünde bezeler koparrılır.
    4. Bezeler avuc içerisinde düzgünleştirerek açılır ve ortasına bir adet napoliten veya pul şeklinde çikolata yerleştirilir. (Ben bir sefer kar amaçlı kalmış çeşit çeşit çikolataları benmari usulü erittim. Kaşıkla koydum. Sonuç ilki kadar olamasa da fena değildi.)
    5. Avuç içerisinde hamuru yuvarlayarak kapatılır. Çikolatalar hamurun ortasında kalmalıdır.
    6. Aynı işlem tüm hamur bitene kadar tekrarlanır. Kurabiyeler fırın tepsisine dizilir. Üzerilerini çatal ile hafif bastırılır.
      Önceden ısıttığımız fırınımızda yaklaşık 20 dakika pişirilir. Piştikten sonra mutfak tezgahımızda 15-20 dakika soğutulur.
    Arkadaşım Eti tutkuya benzemiş dedi. Hani Eti reklam falan vermedi. Bunu İrem beğenmişmiydi hatırlamıyorum. Yukarıda beni anmış. Bende her sebzeyi severim. Patlıcanı kesip içine kıyma doldurmuşlarsa (adına karnıyarık demişlerse) bunda patlıcanın suçu ne? Çok mu kötü bir savunmaydı? Ramazanda daha geniş bir savunma hazırlayamıyor insan. Güzel iftar sofralarınız eksik olmasın.
    Sahra,

    Yoğurtlu, Baharatlı Semizotu Salatası


    Geçen akşamki iftarda ağır bir et yemeği vardı onun yanına etin ağırlığını alıcak hafif bir salata güzel gider diye düşündük. Semizotu yaz boyunca bizim evde neredeyse hafta da bir yapılır. Domatesli salataya doğranır, yoğurtla veya zeytinyağlı yenir. Bu sefer sadece yoğurt dökmek yerine bir kase yoğurda 1 yemek kaşığı elma sirkesi, 1 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı pulbiber ve 1 tatlı kaşığı naneyi ekleyip çatalla çırpıp otların üzerine döktüm. Eğer ekşi tatları sevenlerdenseniz elma sirkesini tavsiye edeceğim. Benim çok hoşuma gitti. 

    Bir dahaki sofra içinse kalan semizotlarına yoğurt döktükten sonra bir cezvede zeytinyağı, biraz biber salçası, pulbiber, karabiber karışımını azıcık kavurup üzerinde gezdirmeyi planlıyorum.

    Afiyet olsun,
    İrem.

    Pazartesi, Ağustos 23, 2010

    Limonlu Tavuk ve Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı


    Erikli Keki yaptığımız akşam annem Limonlu Tavuk ben de yanına çok sevdiğim Yeşil Mercimekli Bulgur Pilavı yaptım. Son bir aydır ilginç bir şekilde canım sulu köfte, patates oturtma, ekmek aşı gibi aslında yapıldığında çok çok da sevilmeyen yemekler istiyor. Farklı yemekleri denemekten sıkıldım ve eskiye dönüş yaşıyorum sanırım. Ama hakkını vermek lazım annem de bu yemekler ne kadar sade, kolay, bilindik olursa olsun epey lezzetli yapar. Ve Sahra'nın her zaman dalga geçtiği gibi normalde de abur cubur yerine sıcak yemeği daha çok severim. Bir kaç günlük hep dışarda yemek zorunda kaldığımız bir tatilden eve döndüğümüzde, "ev yemeği, çorba bir şeyler yapalım!" demek adetimdir.

    YEŞİL MERMEKBULGUR PİLAVI


    Malzemeler;
    • 1 su bardağı pilavlık bulgur
    • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek 
    • 2 yemek kaşığı tereyağı veya 3/4 çay bardağı zeytinyağ
    • 2 domates, soyulmuş, küp doğranmış
    • 1 kırmızı biber (çok büyükse yarısı), ince doğranmış
    • 1 sivri biber, ince kıyılmış
    • 1 kuru soğan, küçük yemeklik doğranmış
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası
    • 1 tatlı kaşığı domates salçası
    • 1 tatlı kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber (eğer sivri biberiniz acıysa gerek yok)
    • 1 tatlı kaşığı tuz

    Hazırlanışı;
    1. Yapışmaz bir tavada soğanları kavurun, yaklaşık 1-2 dakika.
    2. Biberleri ekleyin ve soteleyin. Domatesleri ekleyin ve diriliğini kaybedinceye kadar pişirin.
    3. Salçaları ekleyin 1 dk kadar karıştırarak pişirin.
    4. Eğer yeni haşladıysanız mercimeklerin suyunu iyice süzün ben buzluktan çıkarıp koydum. Mercimekleri ekleyin ve karıştırın. Baharatları ve tuzunu ekleyin.
    5. Bulguru soğuk suyla bir süzgeçte üzerinden su geçirin ve mercimeklerin üzerine ekleyin. 
    6. 1 su bardağı suyu ekleyip kapağını kapatın. 
    7. Kaç dakika da piştiğini söyleyemeyeceğim. İlk 10-15 dakika orta ateşte daha sonra biraz daha kısık ateşte suyunu çekinceye kadar pişirin.
    8. Piştikten sonra kapağın altına temiz bir örtü veya havlu kağıt koyarak pilavı demlendirin.
    NOT: 
    Limonlu Tavuğun tarifini de gün içinde eklemeye çalışacağım. Tarifi annemden almam lazım.


    MONLU TAVUK

    Malzemeler; 
    • 4 parça kemiksiz tavuk pirzola
    • 1/2 limonun suyu
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 soğan, ikiye bölünmüş
    • 1 tatlı kaşığı karabiber
    • 1 tatlı kaşığı pulbiber
    • Tuz
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası

    Hazırlanışı;
    1. Tavukları yanmaz bir tavada önce limon suyu ile ovun sonra zeytinyağı, biber salçası, baharatlar ve tuzla iyice karıştırın. 
    2. Üzerine ikiye bölünmüş soğanı koyup kapağını kapatarak yarım saat bekletin.
    3. Yarım saat sonra kısık ateşte tavuklar suyunu çekinceye kadar ağır ağır pişirin.
    4. Tavuklar suyunu çekince bir maşayla çevirerek iki tarafının da tavada kızarmasını sağlayın. Gerekirse ateşin ayarını biraz yükseltebilirsiniz.
    5. Tavukların her iki tarafı da kızardığında servis yapabilirsiniz.
    Not: İsterseniz baharatlara kekik de ekleyebilirsiniz. Denedik ve güzel olduğunu söyleyebilirim. Ama herkes sevmediği için her zaman kullanmıyoruz.
        İyi Ramazanlar,
        İrem

        Cumartesi, Ağustos 21, 2010

        Altüst Erikli Kek


        İftarı beklerken yine canım başka bir meyveli kek istedi ve uzun zamandır yapmayı planladığım bir tarifti de elimin altında vardı. Daha önce farklı bir Erikli Kek (Plum Buckle) denemiştim ama bu erikli kekin hamuru ilkine malzeme olarak benzese de hem keki hem de meyveleri pişirme ve yerleştirme tarzı farklı. Bu kekte sevdiğim şey eriğin marmelatımsı hale gelmesi ve ekşiliğinin ortaya çıkması.

        Malzemeler;
        • 8 adet olgun mor erik (1/2 cm kalınlığında dilimlenmiş)
        • 1 yemek kaşığı tereyağı
        • 1/4 su bardağı toz şeker


        • 1/2 su bardağı oda sıcaklığında tereyağı
        • 2/3 su bardağı toz şeker
        • 1 iri yumurta
        • 2/3 su bardağı ekşi krema veya yoğurt
        • 1 tatlı kaşığı vanilya şurubu
        • 1 su bardağı un
        • 3/4 tatlı kaşığı kabartma tozu
        • 1/4 tatlı kaşığı karbonat
        • 1/4 tatlı kaşığı tuz

        Hazırlanışı;

        1. Fırını 175 derecede açın.
        2. Bir tavada 1 yemek kaşığı tereyağı ve 1/4 su bardağı şekeri eritip dilimlenmiş eriklerle beraber soteleyin. Meyveler pembe suyunu verip şerbetimsi hale gelinceye kadar pişirin. 3-4 dakika yeterli olacaktır.
        3. Yaklaşık 20 cm çapındaki yuvarlak kalıbın altına pişirme kağıdı serin. Üzerine meyveleri kenarlardan başlayarak dizin. Tavadaki şerbeti meyvelerin üzerine dökün.
        4. Bir tabağa un, kabartma tozu, karbonat ve tuzu eleyin.
        5. Çırpma kabında 1/2 su bardağı tereyağını 2/3 su bardağı şekerle birlikte kremamsı hale gelinceye kadar çırpın.
        6. Yumurtayı, vanilya şurubunu, yoğurdu ekleyip mikserle çırpın.
        7. Unlu karışımı ekleyip çırpın.
        8. Hamuru kalıpta dizili meyvelerin üzerine dikkatlice dökün. 
        9. Kalıbı fırına koyup 50 - 60 dakika kadar pişirin.
        Not:
        • Eğer karbonatınız yoksa sadece 1 tatlı kaşığı kabartma tozu kullanabilirsiniz. Evde olmasaydı ben de böyle yapıcaktım.
        • Kekin pişip pişmediğini anlamak için üzeri kızarmışsa bir kürdan veya bıçak batırabilirsiniz. Eğer kürdana veya bıçağa hamur yapışmadan çıkarsa içi pişmiş demektir. Bunu hemen herkes bilir ama ilk defa kek yapacak birisi olur bu tarifi denemek ister diye belirtiyim dedim. (^_^)

        Afiyet Olsun,
        İrem

        Çarşamba, Ağustos 11, 2010

        Altüst Ananaslı Kek

        © 2005-2010; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



        Merhabalar, Ramazan-ı Şerifiniz hayr olsun. Ben İrem, uzun bir aradan sonra bir tarif eklemeye karar verdim. Bugün Ramazan'ın şerefine yeni bir şey denemek istedim. Bu ananaslı kek tarifine ne zamandır göz süzüyordum ama tembellikten veya gelen ananası yiyip bitirmekten fırsat olmamıştı. İlk günün iftarına tatlı olarak bunu seçtim. 



        Bugün yeni birkaç şey öğrendim. İnternet üzerinden Endonezyalı bir arkadaşımla konuşuyordum. Onlar oruca, puasa; iftara, berbuka; ve sahura, sahur diyorlarmış :). Ve iftar vakitleri 18 civarı. Malezya ve Endonezya çoktan  iftarını yaptı ve sahurda kalkmak üzere uykuya daldılar. Darısı bizim başımıza.

        Tarifi Williams-Sonoma'dan aldım.

        Malzemeler

        Üstü için;

        • 7 ince dilim ananas (taze yarım ananası 7'ye dilimledim isterseniz konserve ananas da kullanabilirsiniz)
        • 6 yemek kaşığı tereyağı (yemek kaşığı dediğine bakmayın ben kaşığın ucuyla aldım)
        • 1/2 su bardağı kahverengi şeker
        • 1/2 su bardağı toz şeker (kahverengi şekerim olmadığı için 1 su bardağı toz şeker kullandım)
        Kek Hamuru;

        • 2 su bardağı un
        • 1 1/8 tatlı kaşığı kabartma tozu
        • 1 tatlı kaşığı tuz
        • 3/4 su bardağı süt
        • 1 1/2 tatlı kaşığı vanilya esansı (vanilla extract, bana arkadaşım getirmişti burada da vardır eminim, yoksa başka bir vanilyalı ürün de kullanabilirsiniz.)
        • 6 yemek kaşığı tereyağı
        • 1 1/2 su bardağı toz şeker
        • 2 yumurta


        Hazırlanışı


        1. Bütün malzemeler oda sıcaklığında olsun ve fırını 176 dereceye ısınması için açın.
        2. Dilimlenmiş meyveleri 30cm çapındaki yapışmaz tepsinize fotoğraftaki gibi dizin. Küçük bir tavada 6 kaşık tereyağı ve 1 su bardağı şekeri eriterek karıştırın. Bu karışımı tepsideki meyvelerin üzerine dökün.
        3. Bir kaba veya kağıdın üzerine un, tuz ve karbonatı birlikte eleyin.
        4. Süt ve vanilya şurubunu başka bir kapta karıştırın.
        5. Çırpma kabında tereyağını mikserle krema kıvamına gelinceye kadar (1-2 dakika) mikserle çırpın. Kek malzemesindeki şekeri ekleyip 5 dakika daha çırpın.
        6. Yumurtaları tek tek iyice çırparak ekleyin.
        7. Süt ve unlu karışımı dönüşümlü olarak 3 seferde çırpma kabına çırparak ekleyin. Pürüzsüz oluncaya kadar çırpın.
        8. Kek hamurunu tepsideki meyvelerin üzerine dökün.
        9. 175 derecede yaklaşık 50 dakika pişirin. İçinin pişip pişmediğini anlamak için bir kürdan batırıp test edebilirsiniz.
        10. Kek piştikten sonra fırından çıkarıp 15 dakika kadar bekleyin. Sonra bir tabağa dikkatlice ters çevirin.
        11. Ben ananasların ortasına vişne reçelinden taneleri seçerek yerleştirdim ve bademle süsledim. Fıstık daha güzel olabilir.







        Not: Sizlere bu tarifi yazarken iftar vakti henüz girmiş değil (çok mu acıklı geldi kulağa? :) ) ve kek fırında pişiyor (çok güzel kokuyor). Yani sonucun ne olduğunu henüz bilmiyorum. Lezzet testini iftardan sonra eklerim ama harika görünüyor. Bu arada bazı fotoğrafları slide şeklinde koydum. Görebilmek için belki ayrıca bir şey yüklemeniz gerekebilir.


        İftar sonrası lezzet testi: Test ettik onayladık keki çok güzeldi ve meyveler sosuyla beraber keke yarısı şerbetli tatlıymış havası vermişti. Bir dahaki sefere meyveleri daha iri dilimler halinde koyabilirim diye düşünüyorum. Tarifi rahatlıkla deneyebilirsiniz. Bir de bu tarifi mor, biraz ekşi ve olgun eriklerle deneyeceğim.


        İyi Ramazanlar,
        İrem

        Çarşamba, Temmuz 14, 2010

        Saygıyla

        © 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

        Saygıyla giremiyorsan girme kardeşim! Mumlu davetiye çıkarmadım. Elimizdeki yoğun işler vakitsizlik yüzünden yeni tarifler ekliyemedik. Ama yorumları her daim takip ediyoruz. Ve ilk defa söylüyorum mutlaka doktora görünmelisin. Ya elinle beynin arasında bir uyumsuzluk var beynin ellerine hükmedemiyor. Klavyede yazdıklarından beynin habersiz. Bu mühim bir rahatsızlık ihmal etmemelisin. Ya da insanları huzursuz etmek sana zevk veriyor bu ondan da büyük rahatsızlık yine ihmal etmemelisin. Güzel bir söz vardır "Söylenecek her söze bir cevabım vardır ama önce söze bakarım söz mü diye sonra da söyleyene bakarım adam mı diye" Acil şifalar diliyorum,
        Sahra,

        Perşembe, Nisan 29, 2010

        Brokoli Salatası

        © 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.




        Yaz mevsimi geçtikten sonra limonata tarifi vermiştim. Tersliğim sürüyor kış mevsimi geçtikten sonra brokoli salatası tarifi veriyorum. Kış sebzeleri malum sınırlı. Sağlıklı olsun diye mevsim sebzelerini tüketmek isteyince brokoli iyi bir dost oluyor size.

        Malzemeler

        • 500 gr. brokoli
        • 250 gr. mantar
        • 2 büyük havuç
        • 2 limon
        • 8-9 adet kornişon turşu
        • 10 adet dolma yeşil zeytin
        • 4-5 adet taze soğan
        • Yarım demet maydanoz
        • 2 yemek haşlanmış mısır

        Sos malzemeleri;

        • ½ çay bardağı zeytinyağ
        • ½ çay bardağı limon suyu
        • 1 tatlı kaşığı mayonez
        • 1 tatlı kaşığı tuz
        • 1 çay kaşığı pulbiber
        • 1 çay kaşığı karabiber
        • 1 çay kaşığı nane
        • 1 çay kaşığı kekik
        • 1 çay kaşığı toz şeker

        Hazırlanışı;

        1. Brokoli yıkanır parçalara bölünür. Havuç soyulur. Tuzlu, limonlu suda haşlanır. ( Biz buharda haşlıyoruz biraz diri kalıyor, limonun birini 4'e bölerek sebzelerin arasına yerleştiriyoruz)
        2. Kornişon ve havuçlar küp küp doğranır. Mantar ve dolma zeytinler ufak doğranır. Maydanoz ve taze soğan ince kıyılır.
        3. Brokoli ezilmeden iri olarak doğranır. Sos malzemeleri bir kasede çırpılır. Bütün malzemeler geniş bir kaseye alınır.
        4. Sos dökülür, karıştırıp servis için tabağa alınır.


        Pazartesi, Nisan 26, 2010

        Geciken Masalar

        © 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



        Geciktiklerini geçtim ben bu resimleride görmemiştim. Ben mutfaktayken İrem çekmiş. Aradan geçen zarfında makinede kalmış biraz bozulmuş mu nedir? Hafızamı zorluyorum. Aradan aylar geçmiş. Zaten çabucak geçen 2-3 saatti. Menüde;


        • Kayseri mantısı
        • Su Böreği
        • Zeytinyağlı Yaprak Sarma
        • Brokoli Salatası
        • Mevsim Saltası
        • Çikolatalı Kurabiye
        • Profiterol
        • Tahinli Kabak Tatlısı


        Menüde bulunup sitede tarifi olmayanlar;







        Brokoli salatası,
























        Çikolatalı Kurabiyeler,












        Antakya'nın Tahinli Kabak Tatlısı











        Antakya mutfağı gerçekten müthiş bir lezzet içeriyor bana göre. Her zaman dostlara teşekkür ederdim tarifler için. Bu sefer Tomris Giritlioğlu'na teşekkür ediyorum. Çünkü bir insan ancak bu kadar güzel anlatır bir dizi yardımıyla şehrini, yemeklerini ve adetlerini. Seyrettikten sonra tarifleri aramaya başlayınca baharatın bu kadar bol olduğu mutfağı ben nasıl kaçırmışım diye hayıflanıyorum. Denedikçe ekleyeceğim. Ama bu masada sadece tatlı tarifi Antakya'ya ait.Ve bu hediye. Hediye eden kişiden almalı tarifi.

        Pazar, Ocak 03, 2010

        Akrabalar - 9

        © 2005-2008; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



        Akrabalar 9 yazdım ama sitede ki son sayı sekiz olduğu için mecbur kaldım. Bir kaç sefer makinelerimizi almamışız. Ya da çektiğimiz fotoğraflar çok karanlık çıkmış. İyi ya da kötü bir çok engel yüzünden son toplantımız yaklaşık bir sene sonra oldu. Ki bu da dört ay önceydi. Tekrarı önümüzdeki günlerde olacak ben fotoğrafları koyayım İrem'e yer açılsın. Menüde sitede olmayan bir tarif yoktu. Aslına bakarsanız elimdeki fotoğraflar olmasa aklımda da kalmazdı. Yaşasın teknoloji!










        Ekşili Mardin Dolması, Su Böreği,














        Lavaş Ekmeklerimiz ki; bunları çok sevdiğimiz bir ablamız getiriyor, bizim bir emeğimiz yok. Ama hasret kaldığımız bir şeyi bulmak güzel.

















        İçli Köfte, Rus Salatası (Bu da pek karışık bazı kişiler Amerikan salatası diyor, hani dost olsalar anlarım. Ama silahları gibi yemek patentlerinide çaldırmış olabilirler)






        Elimdeki o güne ait kareler bunlar. Birikmiş tarifler var. Bitirmek istediğimiz işler sıraya giremedi. Taşındığımız evde internet sorunu ancak çözüldü. Arada bir girip yorumları cevaplayacak kadar bir bağlantı vardı. Önümüzdeki günlerde daha iyi olacak umarım.

        LinkWithin

        Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...