Salı, Aralık 06, 2011

Yarım Hazırlanmış Masa

 DSCN6361

Hazırlaması bizden servisi sizden. İşi restoran lisanına bağlarsak self-servis olabilir. Misafir sayısı fazla olup masa sıkışacaksa başvurulan bir durumdur ki çokça sevmeyiz. Mecburiyet dahilinde duruma uyarız. Yanlız tatlılarımız gözükmüyor. Yazın bizim salon öylesine sıcak oluyor ki misafir olarak kardam adam gelse anında su damlacığına dönüşür. Bu yüzden masayı yarım olarak hazırlayıp, kremalı pastaları masaya götürmeden mutfaktan servis yaptık.  Biraz koşturmalı bir gündü sitede tarifi olmayanları yakından fotoğrafladım sadece . Menüden vereceğim tarifler:
  • Kıymalı Pide
DSCN6365
  • Karlı Dağ Pastası
 DSCN6353

Pazartesi, Aralık 05, 2011

Zeytinyağlı Kırmızı Biber

 DSCN6516

Eğer bir bamya severseniz bu yemeğide seversiniz sanırım. Ekşili, zeytiyağlı biraz mevsimi uymayacak geç kaldım ama size yaza hazır bir tarif.
Malzemeler;
  • 1 kg bamya
  • 1 kg  kırmızı biber
  • 1 kg domates
  • 2 Büyük kuru soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 2 Çay bardağı zeytinyağ
  • 1 limon suyu 
  • 1,5 Bardak kaynar su
  • 1 Tatlı kaşığı şeker
  • Tuz
Hazırlanışı;
  1. Kırmızı biberler  yıkanır ayıklanır  bir çay bardağı zeytinyağda hafif kızartılır bir kağıt havlu üzerine çıkartılır.
  2. Bamyalar ayıklanır, yıkanır. Kuru soğan, sarımsak ince yemeklik doğranır. Bir çay bardağı zeytinyağ bir tencerede kızdırılır. Soğan ve sarımsak eklenir hafif pembeleştirilir.
  3.  Soyulup küp küp doğranmış domatesler eklenir ve karıştırılır. 5 dakika sonra bamyalar eklenir ezmeden  karıştırılır.
  4. Şeker su ve tuz eklenir karıştırılır 5 dakika sonra  kapağı kapatılır.  10 dakika sonra yarım limon suyu eklenir ve 10dakika kısık ateşte pişirilir. (Biraz diri kalmalı)
  5. Zeytinyağlı bamya soğuyan biberlerin içine doldurulur. Bir tencereye dizilir kalan yarım limon suyu ve bir çay bardağı su ilave edilir kısık ateşte 10 dakika pişirilir. Ilınınca servis için tabağa alınır.

Pazar, Aralık 04, 2011

Bahçedeki Masayı Çekemeden

DSCN6500

Ev sahibimiz üç seçenek sunmuştu babama yukarıda yiyelim, aşağıda yiyelim, , bahçede yiyelim. Sonuç bahçede yiyelime bağlanmıştı. Ama bahçeye acele taşınan masaya yetişemeden iftar oldu. Makineyi bahçeye uzatsam gazeteci olan ve esprisi oldukça bol olan ev sahibi bir ay gülecekti bana. Tarifleri almam bile bir akşam güldürdü kendisini. Menü oldukça geniş tutulmuştu. Ama ben Zeytinyağlı kırmızı biber dolmasının ve kızartmanın tarifini ekleyeceğim. Yukarıdaki fotoğraf alt kattaki masanın

DSCN6511

Bozduğumuz üst kattaki masa,

DSCN6514

Ve güzel bir iftariyelik tabak.  Tarifleri ekleyeceğim...

Patlıcan Kızartması

 DSCN6505

Kızartmanın her çeşiti damağa hitap eder ama sıhhate zarardır. Adaam sende  kırk yılda bir çiğnenmeli yasak derseniz yaz günlerine güzel bir yatırım olabilir bu tarif;

Malzemeler;
  • 3 Büyük patlıcan
  • 5 Domates
  • 5 Diş sarımsak
  • 1 Su bardağı sıvıyağ
  • ½ Çay bardağı zeytinyağ
  • 1 Tatlı kaşığı pul biber
  • 1 Çorba kasesi yoğurt
  • Yarım demet dereotu
  • Tuz
Hazırlanışı; 
  1. Domatesler yıkanır kabukları soyulur. Küçük küpler halinde doğranır. Zeytinyağ bir tencerede kızdırılır, üç diş ince doğranmış sarımsak hafif pembeleştirilir. Domatesler ilave edilir biraz suyunu çekinceye kadar pişirilir. Tuz ve biber ilave edilir.
  2. Patlıcanlar alaca soyulur, küçük küpler halinde doğranır. Sıvıyağda hafif pembe kızartılır. Domates sosunun olduğu tencereye ilave edilir 4-5 dakika sonra ateşten alınır.
  3. Yoğurt bir çatalla çırpılır iki diş rendelenmiş sarımsak ve ince kıyılmış dereotu ilave edilir.  Kızartma servis için bir tabağa alınır. Yoğurtla süslenir.

Cuma, Aralık 02, 2011

Çikolatalı Cupcakes

DSCN6454

Neden minik kekler değil? Ama bakıyorum bütün tariflerde böyle yazıyor bende uyum sağlamak adına yazdım.
Geçen yıla ait tariflerden. Fakat çok denediğim ve başarılı olan bir tarif. Çilekler pastadan daha çok göz alsada denemeden bilemezsiniz.
Malzemeler;
  • 50 gr. Kakao
  • 240 ml Kaynar su
  • 175 gr Un
  • 2 Çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/4 Çay kaşığı tuz
  • 113 gr Yumuşak tereyağ (Oda sıcaklığında)
  • 200 gr Toz şeker
  • 2 Büyük yumurta (Bizim yumurtalarımız 4 taneydi)
  • 2 Çay kaşığı vanilya
Hazırlanışı;
  1. Küçük bir kasede kaynar suyu ve kakaoyu pürüzsüz hale gelinceye kadar karıştırılır Oda sıcaklığına gelmesi için bekletilir
  2. Bir başka kasede un, kabartma tozu ve tuz karıştırlır.
  3. Çırpma kabında tereyağ ve şekeri mikserle hafif ayarda çırpılır. Yumurtalar eklenir ve pürüzsüz hale gelinceye kadar çırpılır.
  4. Vanilyayı ekleyip karıştırılır. Unlu karışım eklenir malzemeler birleşinceye kadar karıştırılır. Soğutulmuş kakaolu karışım eklenir ve rürüzsüz oluncaya kadar çırpılır.
  5. Muffin kaplarına üçte ikileri dolacak şekilde doldurulur. (16 adet) 15-20 dakika önceden ısıtılmış fırında pişirilir.
Çikolatalı Karışım; (Üstünü süslemek için)
Malzemeler;
  • 120 gr İri doğranmış küvertur bitter çikolata
  • 150 gr Yumuşak tereyağ (Oda sıcaklığında)
  • 160 gr Elenmiş pudra şekeri
  • 1,5 Çay kaşığı vanilya
Hazırlanışı;
  1. Çikolata benmari usulü eritilir. Oda sıcaklığına gelmesi için bekletilir.
  2. Bir kasede tereyağ pürüzsüz krem haline gelinceye kadar çırpılır. Şeker eklenir ve 2 dakika kadar çırpılır.Vanilya eklenir karıştırılır.
  3. Çikolata eklenir önce düşük ayarda malzemeler karışınca yüksek ayarda pürüzsüz ve parlak oluncaya kadar çırpılır.
 Ben bazen arasına krema sürüp, mevsime uygun meyve koyarak minik yaş pastalar şeklinde servis yapıyorum. Fotoğraftaki kekte beyaz çikolatalı bir krema kullanmıştım. Orjinal tarif için aşağıdaki linke bakınız.
     http://www.joyofbaking.com'a

    Bunlar aynı gün yaptğım ve sitede tarifi bulunan kurabiyeler, minikleri  sevindirmek isterseniz... (Sevimli kurabiyeler)

     DSCN6459

    Perşembe, Aralık 01, 2011

    Çiğ Köfte (Babamın tarifi)

     DSCN6559

    Babam geçtiğimiz yıllarda kim çiğ köfte severse bizim eve buyursun davetleri verirdi. (Geçmiş zaman kullandım çünkü geçirdiği büyük ameliyat sevenler buyursun partilerini engelledi.) Çiğ köfteyi sevenler genel olarak yanına ayran ve arkasına tatlı olsun isterler. Yaptığınız yemekler 3-5 sefer çöpe gidince sizde bu isteğe uyuyorsunuz. Lakin sevenlerin arasına birde sevmeyen karışırsa olay kabus oluyor..."Ay şekerim şimdi siz buna çiğ dediniz ya ben hayatta bunu yiyemem, olsun bende domates salatalık yerim" Bu derin mahcubiyetle elimizden gelse salatalık domates tabağının altına saklanırsınız inanın. Bu acıklı!!! ama videosuz hikaye hafızama nakş oldu.  İsmiyle müsemma Çiğ Köfte pişmiyor işte.  Hatta kendi gibi birde acı hikayesi var aşağıda eklediğim. Yıllardır böyle gelmiş böyle gider. Yıllar ve Başbakanımız bizi AB'nin kapısına götürünce (hala kapısındayız) olay şekerimli misafirimizin canını sıkan boyuttan çıktı. Artık ÇİĞ KÖFTECİ meşhur falan usta denilen yerlerde bile çiğ köfte kıymasız yapılmakta. O domates salatılık yemekten kurtuldu mu bilmem zira Avrupalı şekerimi 10 yıllardır görmem. Ama biz aynı minval üzere yapıyor ve yiyoruz çiğ köfteyi. Ve babamın bu işte oldukça usta Adanalı bir arkadaşı bu köftenin avuç içi ayalarının ateşiyle piştiğini iddaa etmişti. Tabii henüz ispatlanmamış bir teori gibi görünüyor. İlk yapıldığında ceylan veya kuzu etinin yağsız kısımlarıyla yapılırmış. Günümüzde kullandığımız çekilmiş kıymadan çok satırla dövülmüş bu etlerle daha lezzetli olduğu söyleniyor. Biz bulabildiğimizi ve yapabildiğimizi yazıyoruz.
    Malzemeler:
    • 500 gr Yağsız dana kıyma (3 kere çekilmiş çiğ köftelik)
    • 500 gr Çiğ köftelik esmer bulgur
    • 2 Büyük kuru soğan  (Doğrandığında bir su bardağı dolusu oluyor)
    • 1 kg Domates
    • 200 gr Pul biber
    • Yarım kutu salçacık
    • 2 Çorba kaşığı acı biber sosu
    • 1 Yemek kaşığı zeytinyağ
    • 1 Yemek kaşığı sirke
    • 1 Limon suyu
    • 1 Çorba kaşığı  köfte baharı
    • 1 Yemek kaşığı sumak
    • 1Çay kaşığı  kimyon
    • 1 Tatlı kaşığı kuru nane
    • 1 Çay kaşığı ezilmiş sarımsak
    • 1 Yemek kaşığı  tuz
    • 1 Çorba kaşığı isot
    • 1 Çay kaşığı karabiber
    • 1 Demet yeşil soğan
    • 1 Demet maydanoz
    • 1 Demet nane (süslemek için)
    Hazırlanışı;
    1. Domatesler  önceden kabukları soyulur, blenderde çekilir veya ince rendelenir ve buzlukta dondurulur. Kuru soğanlar çok ince yemeklik doğranır.
    2. Geniş bir yoğurma kabında pul biber ve kuru soğan yoğrulur. Kuru soğanlar biberin rengini alıncaya kadar devam edilir. (Çiğ köfte leğenleri oluyor çelikten ama normal hamur kabınızdada olabilir)
    3. Bulgur, sos,salçacık ve donmuş domates püresinin dörtte biri eklenir biraz yumuşayana kadar yoğrulur. (15 dakika)
    4. Köfte baharı, kimyon, isot, karabiber,tuz, sumak, kuru nane , ezilmiş sarımsağın yarısı, sirke, nar ekşisi  ve kalan  domates püresinin yarısı eklenir 5-7 dakika yoğrulur.
    5. Zeytinyağ, sarımsağın yarısı, limon suyu,  ve kıyma ve eğer yoğurmakta zorluk çekiliyorsa kalan domates eklenir 5-7 dakika yoğrulur.
    6. İnce kıyılmış taze soğan ve maydonoz ilave edilir ve ezilmeden hafif karıştırıp köfteler elle sıkılarak şekil verilir ve servis için tabağa alınır. Üzerini nane ve maydanozla süsleyebilirsiniz.

    Arzu ederseniz tabağa marul yapraklarını dizer köfteleri üstüne alırsınız. Bu moda tabirle marul yatağında çiğ köfte olabilir mi acaba? Her ne kadar süre verdiysemde yoğurma süresi sizin gücünüze kalmış. Fazla yoğrulduğunda püre gibi olur. Tuz, biber ve ekşi oranlarıda isteğe göre değişebilir. Bilindiği üzere Doğu ve Güneydoğunun neredeyse bütün şehirlerinde yapılan çiğ köftenin acıklı sergüzeştinide ekledim ola ki merak edersiniz;


    Çiğ Köftenin Sergüzeşti: 
    Hz.İbrahim Aleyhisselam günümüzdeki Urfa o zamanlarda ise Kommagene topraklarında doğmuş yaşamış ve Nemrut tarafından ateşe atılmıştır.Allah’ın emri ile ateş su olmuş Hz.İbrahim’i yakmamıştır. Hz.İbrahim’in doğduğu mağara ve ateşe atıldığı yerde oluşan Balıklı göl binlerce ziyaretçi tarafından ziyaret edilmektedir. Bazı kaynaklara göre çiğ köftenin doğuş öyküsü , Hz.İbrahim dönemine uzanmaktadır.
    Hz.İbrahim Aleyhisselam , devrin kralı Nemrut’un putlarını kırarak , Allah’ın varlığına inanmaya davet edince Nemrut öfkelenir ve Hz.İbrahim’in ateşe atılmasını emreder.Böylece büyük bir ateş yakmak üzere yöredeki bütün odunlar toplanır. Nemrut evlerde ateş yakmayıda yasaklar. Halk ateş yakmadan nasıl yemek yapacağını düşünür durur. İşte bu günlerde bir avcı, avladığı ceylanı eve getirerek hanımından yemek yapmasını ister. Hanım evde odun bulunmadığını söyler.Çevrede toplanacak bir tek dal odun dahi kalmamıştır. Avcı, çoluk çocuğun aç kalmaması için hanımından bir çare bulmasını ister. Bunun üzerine kadın, ceylanın budundan yağsız et çıkararak bir taş üzerinde başka bir taşla döverek ezmeye başlar. Sonra ezilmiş eti bulgur, biber ve tuzla karıştırarak yoğurur. Yüzyıllardır tadına doyulmayan “çiğ köfte” meydana gelir. Hatta bilirkişi Vikipediye sorarsak İbrahim Aleyhisselamın annesi yapmıştır. Ne kadar doğru bilir onu bilemeyiz. Zira İngilizce Chee kufta  populer culture references
    başlığına bakarsanız  benim gibi canınız sıkılacaktır. Baklava ve lokumu Yunanistan'a kaptırdıktan sonra çiğ köftede Ermenistan yolcusu olabilir.
    Not; Bu tarif babamın ikaz ve itirazlarıyla sürekli değişebilir. Kendisine ait çiğ köfte tarifinin patentini vermiş gibi sorumluluk hissediyor. Patent bence Urfalıların. Ama ölçüler babamın...

    Çarşamba, Kasım 30, 2011

    Bir Akşam Soframız

     DSCN6564

    İrem Cheese Burger tarifini yayımlamış ya? Gece gece ben bunun intikamını nasıl alırım dedim? Fotoğrafların arasına daldım ve buldum. Çiğ köfteli iftar soframızı yayımlarım kesin içi yanar, sonra ayranlara bakar serinler. Espri bir yana bilgisayarım belkide bu yüzden 20 dakikada açılıyor fotoğraflar dolu. Ama vakit bulup tarifleri yazamadığımdan silemiyorum. Menümüzde ;
    • Çorba
    • Çiğ Köfte 
     DSCN6559
    • Karışık Kızartma 
    • Kayseri Böreği
    • Zeytinyağlı Sarma
     DSCN6567

    Normal zamanda çiğ köfte yapıldığında yanına ayrandan başka birşey istemiyoruz ve üstüne tatlı. İftar ve özel günlerde bu kural çiğneniyor. (Bu bizim eve ait bir kural). Mutlaka ki bununda her ile her ele ait bir tarifi var. O kadar önemli bir yer edinmiş ki yemek kültürümüzde adına maniler, şarkılar türküler yazılmış. Ben bizim eve ait olanı yazacağım yarın. Kayseri böreğinin, zeytinyağlının tarifi zaten sitede mevcut...

    Salı, Kasım 29, 2011

    Muhteşem CheeseBurger


    Fast Food'u bile evde yapmayı seviyorum. Daha önce Çift Köfteli Burger yapmıştım. Çift Köfteli Burger'de hazır burger ekmeklerinden kullanmıştım. Açıkcası poşetlerde satılan bu ekmekleri pek sevmiyorum. Nedense hep bayat oluyorlar garip yapay bir tatları oluyor.

    Muhteşem Burger'in çıkışı da geçtiğimiz Ramazan ayında kardeşimle iftara değişiklik olsun diye burger yapmaya karar vermemizdi. Ekmek olarak, fırınlarda satılan normal ekmek hamurundan yapılan birazcık büyük tek yuvarlak ekmeklerden aldık. Köftesini tabii ki ekmeğin büyüklüğüne göre yine devasa yaptık. Burger peynirimiz, turşumuz, hardalımız, patates kızartmamız tastamamdı. Belirtmeliyim ekmek ve köftesi anormal büyük olduğundan aşırı doyurucu oluyor. Ama o gün açlıktan hemen yediğimiz için fotoğrafını çekememiştim. Ramazan'dan sonra nihayet tekrarladık ve bu sefer fotoğraflayabildim. Sonuç olarak böyle marul tutusuyla tombik bir balerine benzeyen bir burger ortaya çıktı :).

    Taze, pişkin ekmekle burger ayrı lezzetli ve mümkün olabildiği kadar sağlıklı. Yani içindeki tek sağlıksız şey ketçap, mayonez. Özellikle çocuklar fast food istediğinde üşenmeyip yapmak lazım.

    Malzemeler, 2 kişilik
    • İki yuvarlak ekmek (ilk yaptığımda susamlısını almıştım ama bu sefer bulamadım)
    • Kornişon
    • Marul
    • Ekmekle aynı büyüklükte 1 domates
    • Ketçap, mayonez, hardal
    • Burger peyniri (dilim halinde satılanlardan)
    • 100gr kıyma
    • 1 küçük soğan, rendelenmiş
    • 2 dilim bayat ekmeğin içi, ıslatılmış
    • 1/4 demet maydanoz, kıyılmış
    • 1 tatlı kaşığı biber salçası
    • Karabiber, pulbiber, tuz
    Hazırlanışı,

    Pazartesi, Kasım 14, 2011

    Kuzenimle Sabah Kahvaltımız

     DSCN6905

    Aysel abla yıllar sonra yanlız olarak geldi evimize. Çocukları büyümüş onlarda çocuklarını büyütüyorlarmış. Ama anneleri geldiği yerde rahat mı ne yer ne içer diye merakta kalmışlar...Tarifleri eklemeden ilk kahvaltımızı ekliyorum. Umarım içleri rahat eder.
    Masamızda bulunan Cevizli Çöreklerin, reçellerin tarifi sitede var. Sadece annemin elmalı tartını yazmamıştım. Onunda benzeri bir tarifi İrem eklemişti.

    Cumartesi, Ekim 22, 2011

    Tavuklu Mahluta Çorbası


    Bu çorbayı ilk defa Muhabbet Sofrası'nda geçenlerde gördüm. Mercimek, kimyon ve karabiber birlikteliği tartışılamaz bir uyuma sahip. Özellikle doğranmış soğanlı sosu da ilgimi çekmişti. Ee havalar da soğuk (gerçi bu son iki gündür sıcak ama hasta olanlar çoktan oldu zaten) hem içi ısıtan hem de griplilerin tıkanmış nefes yollarını ve ağrıyan boğazlarını açabilecek kuvvette bir tarif.

    Açıkcası çorbanın malzemesinden önce adı ilgimi çekmişti. Ne kibar bir ismi var. İsminden biraz da Orta Doğu yemeklerini çağrıştırdığı için ingilizce tariflere de bir göz attım gerçekten Mahluta Çorbası epey meşhurmuş. Yaklaşık 10 - 15 tarife göz gezdirdikten sonra kafama göre de biraz uyarlayıp yapmaya başladım ama evdekiler kimyonu çorbanın içinde severler miydi pek emin değildim.

    Rastladığım bir tarifin malzemelerinde tavuk suyu birinde de tavuk bulyon vardı. Hazır bulyon almak işimize gelmedi yanına tavuklu sebzeli bir pilav yapıyorduk. Oradaki tavuk göğsünün bir kısmını da çorbaya minik küpler halinde doğrayıp atmaya karar verdik. Böylece Mahluta çorbası tavuk sulu olmak yerine tavuklu oldu.

    Sonuç olarak; lezzetli, faydalı ve beğenilen bir çorba ortaya çıktı. İşte tarif:

    Salı, Ekim 18, 2011

    Otlu Peynirli Çörek


    Çörek dedim ama açma desem değil poğaça desem değil. Aslında daha çok minik ekmeklere benziyor ama ekmek kadar da yumuşak değil. Bu tarif kötü bir çeviriye sahip fransız yemek kitabımdan ama ben oldukça değiştirdim. Orijinal tarifle pek alakası kalmadı. Otları değişti, malzeme miktarları ve çeşitleri değişti.

    Sonuç olarak ben niye bunu akşamın darında yaptım keşke kahvaltıya yapsaydım diyebileceğim harika bir şey çıktı. Kahvaltı da sıcakken, ekmek gibi tereyağıyla, reçelle, zeytinle veya çeşitli soslarla harika olabilir. İçindeki otları sevmeyenler olabilir o zaman içine zeytin dilimleri koyabilirsiniz veya hamuruna peynirle beraber zeytin ezmesi katabilirsiniz. Pulbiber de acı sevenler için güzel olur. Bu çöreğin özelliği hepsi bir arada olması!

    Yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz üzere akşam yemeği öncesi dayanamadım sıcakken iki taneyi yedim. İçi yumuşak dışı çıtır. Yaklaşık 16 adet oluyor. Daha ekmeğimsi olsunlar diye üzerine yumurta sürmedim. Siz isterseniz bir fırçayla ekstra zeytinyağı sürebilirsiniz. Tarifte fırçayla süt sürmemizi tavsiye etmiş ama ben yoğurt da olabilir diyorum. İçi zaten çok otlu olduğundan üzerine de çörekotu serpmek istemedim. Siz isterseniz beyaz peynire biraz da kaşar peyniri rendesi katabilirsiniz. Notlarım bu kadar şimdi tarife geçelim.

    Pazartesi, Ekim 17, 2011

    Kabaklı Tavuklu Kremalı Pennette Lisce

    Son zamanlarda tanıştığım Pennette Lisce, şu an en gözde makarna türlerim arasında yer alıyor. Özellikle böyle yoğun soslu makarnalarla. Normal penne çok büyük geldiğinden pek sevmezdim ama bu ince ve minik olunca ve sosuyla güzel harmanlarsanız içine dolan sosla yerken çok lezzetli oluyor.

    Bu makarnayı domatesli sosla kaşık kaşık yemek de ayrı keyifli ama bu sefer her zaman yaptığım tavuklu ve sebzeli tagliatelle sosunun malzemelerini azaltarak denedim. Sonuç; daha pratik ve hafif bir tat oldu. Biz çok sevdik.

    Makarnayı dışarda yiyip mutlu masadan kalkmak çok nadir bir durum. Ya çok haşlanmıştır ya sosu tatsızdır. Nadiren güzel bir tabak makarnayla karşılaşıyorum. Yine dışarda kötü bir tabak makarna yediğim bir zamanın ardından o tadı unutmak için yapmıştım bunu; "işte makarna böyle olur!" demek için.

    Malzemeler arasında muskat var.

    Perşembe, Ekim 13, 2011

    Bayram Çikolataları {Yemişli Yaprak ve Mini Çikolatalar}

    Ramazan Bayramı için hazırladığım çikolataları eklemekte çok geciktim ama Kurban Bayramına güzel bir ikram önerisi olarak sunuyorum. Bu çikolataları Jean Paul Hévin'in websitesine bakarken gördüm ve bir benzerini yaparsam güzel olur dedim.

    Salı, Ekim 11, 2011

    Salatalık Dolması

    DSCN6535

    Bu salatalıkların içini ev sahibimizin annesi mutlaka değerlendirmiştir çünkü israfı sevmez ama sormayı unuttum.
    Malzemeler;
    • 4 Salatalık
    • 2 Patates
    • 6 Kornişon turşu
    • ½ Demet maydanoz
    • ½ Demet dereotu
    • 50 gr Beyaz peynir
    • 2 Çorba kaşığı mayonez
    • 2 Çorba kaşığı dereotu
    • Tuz
    Hazırlanışı;
    1. Patatesler haşlanır minik küpler halinde doğranır. Maydanoz, dereoyu ince kıyılır.
    2. Kornişonlar minik küpler halinde doğranır. Peynir rendelenir.
    3. Mayonez ve yoğurt ilave edilir. Geniş bir kasede kaşık yardımıyla harmanlanır.
    4. Salatalıklar alaca soyulur. İçi oyulur, temizlenir. Hazırlanan iç malzeme tatlı kaşığıyla doldurulur. Servis tabağına alınır.

    Gavurdağı Salatası

     Eğer bir acı ve ekşi severseniz kaçırmayınız bu lezzeti daha önce yapmıştım ve farklı ellerden yemiştim ama bu malzemelerle harika bir tat olmuştu. Ev sahibimize teşekkürler hem güzel sofrası için hemde kulağında çocuk sesleriyle tarifleri verdiği için....


    Malzemeler;

    • 3 Domates
    • 1 Orta boy kuru soğan
    • 4 Sivri biber
    • ½ Demet maydanoz
    • ½ Demet nane
    • 50 gr Dövülmüş ceviz
    • 3 Çorba kaşığı nar ekşisi
    • % Çorba kaşığı zeytinyağ
    • Tuz, pul biber, sumak

    Hazırlanışı;
    1. Geniş bir kaseye domatesler minik küpler halinde doğranır. Soğan minik (küp şeklinde) doğranır. Yeşil biberlerin içi temizlenir minik doğranır. Maydanoz ve nane ince kıyılır.
    2. Zeytinyağ, nar ekşisi ve baharatlar bir kasede karıştırılır. Malzemelerin üzerine gezdirilir ve bir kaşık yardımıyla malzemeleri fazla ezmeden harmanlanır.
    3. Servis tabağına alınır.

    Pazartesi, Ekim 10, 2011

    İftar Sofraları

    DSCN6539

    Elimde üç masaya ait tarif ve resimler kaldı. İlkinden salatalık dolması ve gavurdağı salatası var ekleyeceğim. Fotoğraf biraz karanlık ben meşguldüm makineyi alan kişi bak beğenmedim demek yok dedi. Bende şartını kabul ettim. Menü oldukça güzeldi. Fakat fotoğraflayabildiklerimiz;

    DSCN6535

    •  Mevsim Salatası
    • Zeytinyağlı Enginar
    • Salatalık Dolması
    • Gavurdağı Salatası
    • Ve iftariyelikler

     El mahkum tariflerde bunlarla sınırlı olacak.

    Salı, Ekim 04, 2011

    Kolay Ekmek Pizzası


    Bunu çok işim olduğunda ve yemeğe az vaktim olduğunda yapıyorum. Büyük bir dilim köy ekmeğine fırça yardımıyla zeytinyağı sürün. Üzerine 2 mantarı dilimleyerek yerleştirin, sucukları dilimleyerek yerleştirin. Domatesleri küp halinde koyun en üste biraz kekik serpin ve tekrar zeytinyağı gezdirin. Kaşar dilimlerini de yerleştirip fırında ızgarada üzerini kızartın. Ben biraz unutmuşum ekmeğin kenarları yandı. Malzemeleri genellikle canım ne isterse olarak seçiyorum. Siz de isterseniz kıyılmış sivri biber koyabilirsiniz veya piştikten sonra üzerine roka yaprakları da çok güzel olacaktır. Aniden gelen misafirlere de bir nevi kanepe olarak yapılabilir.

    Perşembe, Eylül 29, 2011

    Bir Nefes Temiz Hava Akyazı Kuzuluk

    DSCN6664

    Sıcacık ekmeklerimiz, tazecik sebzelerimiz kaynak suyuyla demlenmiş çayımızla Kuzulukta bir sabah kahvaltımız. Tabak konusunda küçük bir sıkıntımız var ve reçeller maalesef kavanozlarıyla poz verdiler;

    Şu yılların inanılmaz modası "organik ürünler". Ah be kardeşim elime alıp bir ölçüm yapamayacağıma göre üstündeki fiyatlardan başka bir fark göremeyiz bazen. Bakmak isterseniz devamı Gezi bloğumuzda;
    http://ssahra.blogspot.com/

    Perşembe, Eylül 22, 2011

    Bademli Açma

    DSCN6106

    Kuzenim tarifleri yolluyor yavaş yavaş...Açma için;
    Malzemeler;
    • 1 Su bardağı ılık su
    • 1 Su bardağı zeytinyag veya suvıyağ
    • 1 Su bardağı ılık süt
    • 1/2 Cay bardağı şeker
    • 1 Tatlı kaşığı tuz
    • 1 Maya
    • 150gr tereyağ (Oda sıcaklığında)
    • Aldığı kadar un
    • Kıyılmış badem
    Hazırlanışı;
    1. Bu malzemelerle eline yapışmayacak bir kıvamda yoğrulan hamur 15-20 dakika mayalanacak.
    2. Baklava bezesi kadar koparılıp, elde acılacak içine yumusak tereyağı sürülecek, rulo yapıp, ruloya düğüm atıp, düğümü alta gelicek sekilde tepsiye konucak.
    3. Yumurtanin sarısı, cok az akı çırpılacak ve üstlerine sürülecek. Üstüne arzuya göre susam, çörek otu, veya kesilmis badem (benim tercihim) serpiştirilip yarım saat tepside bekletilecek.
    4. Önceden ısıtılmamış fırında 180 derecede pişirilecek.

    Patatesli Sarma Börek

    Bu annemin bir arkadaşının sık sık yaptığı bir börekti. O zamanlar tarifleri annem alıyordu ve benim elime geçmedi. Ama kuzenimden geldi. Börek için ;

    Malzemeler;
    • 3 Yufka
    • 4 Haşlanmış patates
    • 3 Yumurta
    • 1 Çay bardağı sıvıyağ
    • 150 gr Beyaz peynir
    • 150 gr Kaşar peynir
    • 1 Su bardağı süt
    • 125 gr Tereyağ
    • Pulbiber,  Karabiber, Tuz
    • Çörekotu

    Hazırlanışı;
    1. Patatesler haşlanır, geniş bir kaseye rendelenir. Peynirler rendelenir, eklenir. Yumurtalar çırpılır ilave edilir. Süt,  sıvıyağ ve baharatlar ilave edilir, kaşıkla karıştırılır.
    2. Yufkalardan biri masaya yayılır fırçayla terayağ sürülür. Sonra harcın üçte biri kaşık yardımıyla yayılır. Diğer yufkalardada aynı işlem yapılır. 
    3. Bir ucundan başlayarak,  rulo şeklinde sarılır. Şekil alıp rahat kesilmesi işin  streç filmle kaplayıp buzdolabıda bir gece bekletilir.
    4. Dolaptan çıkarılınca1 parmak kalınlığında dilimlenir, tepsiye dizilir. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

    Gurbette Bir Kahvaltı Masası

    DSCN6100

    Aylar geçti üzerinden bu masanın. Annem nihayet 40 yıl sonra olsada kızkardeşinin, yeğenin evini görebilmişti.  Buna sebep olan bir rahatsızlık olsa da yıllardır bir türlü evde oturduğuna inanmadığı kardeşinin evini görmüştü. Şaka bir yana bu bizim evde artık bir mizah hikayesine dönüşmüştü. Kim bilir nasıl bir yerde oturuyor dedikçe içimizden üzülsek de elimizden birşey gelmediği için ne evi canım çadır bile olabilir şakasını yapıyorduk. "Olsun çadır da olsa görmek istiyorum işte kardeş bu" serzenişleri hasta ziyaretimizle son buldu. Düşününce bundan 30-40 yıl önce neredeyse her aileden bir fert gitmiş Avrupaya aileden, vatandan kopup. Senede bir kaç güne sığdırılmaya çalışılan hasret giderme günlerinde yollarda kayıplar vermişler. Geldiklerinde bıraktıklarını bulamamış, gittiklerinde akıllarını bırakmışlar geride. Hasret düğüm olmuş boğazlarına, amaçları yük olmuş omuzlarına sıhhatlerini kaybetmişler. Türk milletinde en büyük amaçtır çocuklarını, ailesini kimseye muhtaç etmemek. Bu yükle yorulmuşlar. Bizim ziyaretimiz üçüncü nesilinde büyüdüğü bir zamana geldi. Yolda hangi şehirden olursa olsun iki Türk karşılaşınca selamlaşıyor, bazen sarılıyor. Bizde komşu komşuyu tanımaz oldu. Ayrılık, gurbet onları birbirine yaklaştırmış, kenetlemiş. Sanırım önceki dönemleri daha bir zorludur gurbetin. Ez cümle; ayrılıktan önce beraberliğin, gurbetlikten önce vatanın kıymetini bilmek gerek.

    Hasta ziyareti dedim ama evdeki hesap çarşıya uymadı, gelene kadar teyzem bana baktı bu da ayrı üzüntü. İki kardeş bu sefer gurbette buluştu sıla yerine. İşi şakaya vurarak annelerimizi rahatlatmaya çalışsak da onların üzüntüsünü anlamıyor değildik. Onbeş günde bütün dolaplardakini ikram etmeye çalışan kuzenlerime ait ilk kahvaltı soframızda;
    • Kahvaltılıklar
    • Mozerella Peynirli  Domates Dilimleri
    • Tereyağda Kızartılmış Biber
    • Bademli Açma
    • Börek
    • Patates Salatası
    • Mısır Salatası
    • Tiramisu
    • Yaş pasta
    • Alman Simidi ve Ekmekleri
    İkram etmişler. Etmişler diyorum çünkü masadakilere bakıp hatırlıyorum 8 ay aradan sonra.

    DSCN6108 Ekmeklerin çeşitleri, tadları oldukça güzel,

    DSCN6105 Alman simidi Brezel bizim simitlerimizden farklı, fakat sıcak sıcak tereyağla ayrı bir lezzeti var.

    DSCN6104Domates dilimleri mozerella peynirleriyle sıralanmış üstüne zeytinyağ gezdirip serpilen naneyle hoş bir aroma almış.

    DSCN6106 Ve yeğenimin elinden açma ve börekler. İnternet beni yarı yolda bırakmazsa açmanın tarifini ekleyeceğim yarın...



    Salı, Eylül 20, 2011

    Kolay Croque Madame

    Kolay çünkü Fransa'da kafelerde sıklıkla servis edilen bu sandvicin orijinalinde beşamel sos var. Kendimi yorgun hissettiğim bu sabah oturup beşamelle uğraşamıyacağım dedim.

    Neden madam? Aslında bu sandvicin bir de "mösyö" versiyonu bulunuyor onda yumurta yok. Yumurtasız olana neden mösyö dendiği bilinmiyorken bu isterseniz bizim "çılbır"a benzeyen "poached egg" veya benim yaptığım gibi tavada sarısı dağılmamış yumurtayla (benimki son anda çatladı) yapılan  "madam" versiyonuna yumurtanın şekli o dönem çok moda olan kadın şapkalarına benziyor diye "le
    croque madame" denmiş gibi bir rivayet de mevcut. Normalde içine et ürünlerinden de konuyor. Dana, Hindi, Tavuk Jambon, Pastırma veya Sucukla yapabilirsiniz. Ben sadece domates ve kaşar koydum. İçine et ürünü karıştırmıyım dedim bugün. Ekmek olarak büyük bir köy ekmeğinin en geniş dilimini ortadan ikiye bölerek kullandım.

    Tabii ki beşamel kullanmadığım için bildiğimiz tost gibi içine iki dilim domates istediğim kadar kaşar koyup iki tarafına tereyağı sürerek  ocak üzerinde tost pişirme aletinin kapağını sıkıştırarak kapatmadan iki tarafını kızarttım. Bir taraftan biraz tereyağına yumurtayı kırıp üzerine tuz ve karabiber serptim. Tost piştikten sonra tabağa alıp üzerine de yumurtayı mümkün olduğunca çatlatıp sarısını akıtmadan yerleştirdim. Yanına çilek marmelatı ve buzlu çayla kendime servis ettim :). İsterseniz çocukların ilgisini çekmek için de yapabilirsiniz.

    Bir de buna benzer bir yumurtalı ekmek var ki onu da yakında yapacağım. Bu aralar sandviclere takmış gidiyorum.

    Not: Bu arada wikipedia'da ingilizce croque-monsieur başlığına Türkçe ayvalık tostu linkini bağlayanları da tebrik ederim. Ne alakası var? Onun yerine İngilizce Ayvalık Tostu başlığı açsanız ya!..

    Pazartesi, Eylül 12, 2011

    Nar Ekşili & Sumaklı Kaşık Salatası


    Akşama tereyağında kızartılıp, bol soslu bir suda pişirilmiş kırmızı et ve yanına yeşil mercimekli, domatesli acılı bir bulgur pilavı var. Yanına da bugünlerde favori olan salatamızı yaptım. Şimdi beni tanıyanlar fotoğraftaki soğanlara "bakıp sen bunu yemezsin," diyecekler. Normalde taze soğan ve pişmemiş kuru soğanı asla yemem salatalarda ama ilginçtir bu aldığımız soğan o kadar tatlı ve sıfır kokusuz ki ben bile severek yiyebiliyorum. Salata biraz taze salsayı andırıyor ama asıl tadı bence sumak veriyor.

    Malzemeler:
    • 3 domates, minik küpler halinde doğranmış
    • 2 sivri biber, ince kıyılmış
    • 1 salatalık, minik küpler halinde doğranmış
    • Yarım beyaz tatlı soğan, minik küpler halinde doğranmış
    • İsterseniz kıyılmış maydanoz
    Sosu için:
    • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
    • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    • 1 tatlı kaşığı sumak
    • 1 tatlı kaşığı pulbiber
    • 1 çay kaşığı tuz
    • 2 yemek kaşığı ılık su
    Hazırlanışı;

    Doğranmış sebzeleri... aslında meyveleri çünkü soğan dışındakilerin hepsi birer meyve... o halde; doğranmış sebze ve meyveleri harmanlayıp çukur bir tabağa alın. Bir kasede ılık su, sumak, pulbiber, zeytinyağı ve tuzu karıştırın salataya döküp salatayı tekrar karıştırın. En üste nar ekşisini gezdirin ve salatayı karıştırmayın.  

    Pazar, Eylül 11, 2011

    Ballı, Peynirli, Patatesli Patile, Gözleme, Közleme...

    Sağda tuzlular solda tatlılar

    Patile geçenlerde Hale'nin de yaptığı ve anlattığı gibi Elazığ'da gözlemenin çok az farklı versiyonu. Patile, gözleme, közleme farklı isimler ama hepsi lezzetli hepsinin olayı ateş üstünde sacta yapmak tabii ki ama nerden bulucaz şimdi. Çocukken pikniklerde annem sac üzerinde yanında oklava olmadığı için şişeyle açıp yapardı. Zaten eskiden pikniğe giderken bir araba insan bir araba eşya şeklinde gidiliyordu. Kilim, hamak, mangal, sac, karpuzlar, kavunlar, çaydanlık... meyveleri soğusun diye soğuk kaynak suyuna bırakıp etler hazırlanmaya salatalar yapılmaya patlıcanlar, patatesler köze atılmaya başlanırdı. Piknik anılarımdan hiç unutamadığım yer bir Foça'daki deniz kenarı piknikleri bir de Yozgat, Çayıralan'daki ulaşmak için arabayı parkedip yanımızdan akan kaynak suyunun kenarından tırmandığımız yer. Oradaki soğuk suyu unutmak mümkün değil. Bir de arabaların biten akülerini :).

    Ballı gözlemeyi ilk ekoloji fuarlarından birinde tatmıştım orada bir köşede sac üzerinde hızlı hızlı yufka acıp pişiren teyzeninki çok lezzetliydi. Ondan sonra yapıp yemeğe fırsat olmadı. Bu sene bayramda Ankara'ya giderken Bolu'da Malatya Pazarı önünde durduğumuzda Ballı Gözleme yazısını görünce hemen gidip alalım dedim ama çok geç olduğu için kalmamıştı maalesef. Dönüş tarafında da yapmıyorlarmış.

    Aslında anneannemin, annemin yaptığı patile daha kalın bir yufkayla yapılıyor. Yufkası kalın olduğu için ben pek sevmiyorum bu sefer ballı gözlemenin hatırına daha ince açıldı. Favori patilelerim kıymalı, patetesli, ıspanaklı ve ballı.

    Malzemeler:
    • 2 su bardağı ılık su
    • 2,5 bardak un (aslında aldığı kadar demem lazım çünkü tahmini yazıyorum miktarını. Pizza hamurunu nasıl mümkün olduğunca yumuşak bir ekmek hamuru gibi yapıyorsak bu da öyle olmalı, oklavayla açarken un serpiyoruz böylece yapışmıyor)
    • 1 küp yaşmayanın 4'te biri
    • Tuz
    Harcı için:
    • 2 patates, rendelenmiş suyu sıkılmış, pulbiber, tuz, 1 rendelenmiş soğan, 2 kaşık kıyılmış maydanoz, 1 kaşık zeytinyağı
    • 1 tabak çatalla ezilmiş istediğiniz türde peynir, 2 kaşık kıyılmış maydanoz, 1 kaşık zeytinyağı
    • Üzerine sürmek için tereyağı
    Hazırlanışı:
    1. Hamur malzemelerini yoğurun, yumuşak bir ekmek hamuru haline getirin yarım saat kadar dinlenip kabarmasını bekleyin. Hamuru mümkün olduğunca yumuşak yapmaya çalışın.
    2. Dinlenmiş ve kabarmış hamurdan erik büyüklüğünde yuvarlaklar alın. Top hamuru hafif unlanmış tezgahta elinizle bastırarak yassılaştırın ve üzerine hafif un serpin. Oklavayla yufkayı ince bir şekilde açın. Hamur çok yumuşak olduğu için kolay açılacak ama arada un serpme ihtiyacı hissedebilirsiniz.
    3. Harçları ayrı ayrı karıştırın. İstediğiniz harçtan alıp yufkanızın yarısına yayın ve diğer yarısını üstüne kapatıp ısıtılmış tavada orta ateşte iki tarafını da kızartın. Kızaran patileyi bir tabağa alıp iki tarafına tereyağı sürün ve aynı işleme hamur bitene kadar devam edin. 



    BALLI GÖZLEME

    Yukarıdaki gözleme hamurunun aynısını hazırlayıp aynı şekilde ince yufkayı açıp içine eritilmiş tereyağı, bal ve çekilmiş fıstık yayın. İkiye katlayarak yarım ay şekli verin ve tavada iki yüzünü de kızartın. İsterseniz üzerine tekrar tereyağı sürebilirsiniz. Ama bu gözlemeyi pembeleşene kadar kızartmak daha iyi oluyor yoksa çok kuruyabiliyor.



    Eğer kalın hamurlu gözleme seviyorsanız malzemeyi çoğaltabilirsiniz. Bu ölçülerle 4 kişilik gözleme çıkıyor. Diyelim ki hamurunuz istediğinizden çok oldu; kalan hamuru buzdolabı poşetine koyup buzluğa koyabilirsiniz. Bir dahaki Pazar arasına istediğiniz harçtan koyup bir tava ekmeği yapılabilir.

    Cuma, Eylül 09, 2011

    Muhteşem Tost {Roka, Sucuk, Domates ve Kaşarlı Panini}

    Bugün arkadaşıma oldukça geç bir geçmiş olsuna gittim. Birlikte dün aldığım mini somunlarla rokalı, domatesli, sucuklu, kaşarlı tost yaptık. Fazlasıyla çıtır olduğundan çatııırr çıtıııırrrrr sesleriyle yendi bitti. Şimdi bir tost ne kadar farklı olabilir? Genellikle tost kültürü bayat ekmekleri değerlendirmek üzere var ama ben taze ve değişik ekmeklerle büyük tostlar yapıp içine mantardan domatese ne istersem koyarak denemeyi çok severim ve bu yüzden "panini" olarak isimlendirdim. Sevgili arkadaşım mantar, kabak gibi şeyleri sevmediğinden ona bulduğum versiyon domates ve rokalı olan. İlk bak bugün tost yiyelim çok güzel değişik olucak içine roka koyucam dediğimde benimki tost ekmeğiyle olsun bari diğerek burun kıvırmıştı ama yine aklını bu mini somunlarla çelmiştim. Sonuç: "Çoookk güzel olmuuuş yaaa" diyerek yemişti.

    Zaten ekmeğin köşesini ve çıtırını seviyorsanız bu aralar epey popüler bu mini somunlar tam size göre bırakın paketlenmiş garip tatlı tost ekmeklerini çavdarlı, haşhaşlı, tahıllı taptaze mini ekmeklerle veya bagetle tostu deneyin. Bir de domates ve rokanın inkar edilemez uyumu var tabii ki. Yanına da ev yapımı şeftalili buzlu çay tercihim ama biz bugün kola içtik. Bu sefer aldığımız mini somunlar hafif iriceydi o yüzden yanına Hardal Soslu Salata yapalım dedik.

    Bu güzel havalarda termosunuza çay koyup böyle bir tostla mini bir piknik yapabilirsiniz. Yakın zamanda sotelenmiş kabak, patlıcan gibi sebzelerle bir panini yapmayı planlıyorum.


    Altı üstü bir tost/sandviç bu ama :) yine de nasıl hazırlandığını anlatıyım:

    Malzemeler:
    • 1 büyük domates, yuvarlak dilim doğranmış
    • 2 mini somun ekmek
    • Yarım kangal sucuk, boyuna dilimlenmiş (uzun dikdörtgen dilimler)
    • Arzuya göre kaşar
    • 10 dal roka
    Hazırlanışı:

    Ortadan ikiye böldüğünüz ekmeyin arasına iki dilim domatesi (ben dört dilim koydum), uzunlamasına dilimlenmiş sucuğu ve istediğiniz kadar kaşarı yerleştirin. Ben elektrikli tost makinelerini sevmiyorum ocak üzerinde yapılan tost daha lezzetli oluyormuş gibi geliyor. Üzerine isterseniz tereyağı sürebilirsiniz ben tercih etmiyorum. Ekmekleri tost yapma aletine yerleştirip tamamen kapatıp ekmekleri sıkıştırmadan iki yüzünü de kızartın. Tostlar kızardıktan sonra tabaklara alıp arasına taze rokaları yerleştirin.

    Afiyet olsun,
    Not: Eğer seviyorsanız piştikten sonra üzerine tereyağı sürüp sonrada kabuğu soyulmuş bir diş sarımsağı ekmeklerin üzerine sürebilirsiniz.

    Perşembe, Eylül 08, 2011

    İftariyeliklerle iftar

    DSCN6519

    Ramazan biteli haftayı geçti ama aşağıda bahsetmiştim. Bazen peynir ekmeklede yapılan iftarlarımız olur diye. Bunu her yıl mutlaka bir yada iki kez yaparız. Pideyle birleşen kahvaltılıklar ayrı lezzetlidir. Elimde kalan iftar masaları ve tarifleri var. Ama öncelikle bunu paylaşmak istedim.

    My creation

    İnanın en kalabalık menüden daha zevkle yeniyor masadakiler. Kötü olan tek şey pide tüketimi fazlaca oulyor. Şöyle sıcak yemek olmadan benim karnım doymaz diyorsanız elimden birşey gelmez.

    Çarşamba, Eylül 07, 2011

    Acele bir ikindi çayı


    Dünkü kahvemizden sonra misafirimizin diğer programı iptal olunca biraz daha beraber oturduk sonra dışarıda piknik gibi çay & sandviç yiyelim dediler ama vakit epey geç olmuştu. Bu fikirden de vazgeçtik ve ben epey acıkmaya başladım ama annem de bir hareket yok bir şeyler yapalım gibisinden. Neyse kısır ve patatesli gözleme yapalım dedim. Sonra buzlukta komşumuzun bir ramazan iftardan sonra bize getirdiği kurabiyelerini gördüm ve çıkardım. Bayramdan kalan zeytinyağlı sarmalar da sofraya kahvaltılıklarla beraber girince şöyle böyle bir ikram sofrası çıktı ortaya.

    Patatesli Gözleme

    Malzemeler; 1 kilo yufka, 1 büyük patates, 1 küçük soğan, bol pulbiber, 1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar ve 2 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz, biraz tuz, gözlemeleri yağlamak için tereyağı.

    Hazırlanışı; Patatesi  rendeleyip suyunu sıkın, içine soğanı ve kaşarı rendeleyin, baharatları ve maydanozu ekleyip karıştırın. Yufkaları ikiye bölün ortasına harcı yayıp kenarlarından katlayarak kare haline getirin (O an telaştan katlama aşamasını çekemedim ama bilmeyenler varsa isterseniz bir gün çekip ekleyebilirim). Isıtılmış teflon tavada iki yüzü kızarana kadar pişirin isterseniz üzerine tereyağı sürüp sıcakken servis yapın.


    Servis peçetelerinde görünen "lâle" markası çok eski ve iyi bir tekstil firmasıymış. Şimdi hala var mı bilemiyorum. Ben bu servis peçetelerini rengi ve deseni dolayısıyla çok severim.

    Pazartesi, Eylül 05, 2011

    Karşı yakada iftar

    Üç saatlik bir yolculuğun sonunda bu güzel sofraya vardık.

    Ramazan bitti ama sofralar hala bitmedi. Ramazan'ın son haftası uzuuuun bir yolculuk sonucu vardığımız iftar sofrasında bazı lezzetler vardı ki hala tadı damağımda. Aşağıdaki menüdekilerin hepsi birbirinden lezzetliydi. Çok fazla fotoğraf çekemedim maalesef ezandan 3 dakika önce vardığımız ve hızla yiyip bitirdiğimizden.


    Yukarıdaki menüden harika baharat oranıyla mercimek çorbası, etinin lezzeti ve yumuşaklığıyla mantar soslu dana bonfile ve ilk defa tattığım katmaç favorilerim. Yapanların ellerine sağlık.

    Katmaç

    Katmaç, Derya'nın babaannesinden öğrendiği bir tarifmiş. Birçok yörede belki de farklı isimlerle soğuk çorba, ayranlı çorba olarak biliniyor olabilir. Ama benim "cacık" olarak yemeğin yanında servis edilmesi çok hoşuma gitti.

    Tarifini öğrendiğim kadarıyla aktarıyorum; istediğiniz miktarda yoğurdu bol tuz ve kuru nane ile su ilave ederek ayran kıvamında pürüzsüz hale gelinceye kadar çırpın. Her kase ayran başına bir çorba kaşığı haşlanmış buğday ilave ederek karıştırın. Püf noktası bol naneli olmasıymış.

    Kaju fıstıklı peynirli kırmızı biberler

    Peyniri, kıyılmış dereotu, pulbiber ve dövülmüş kaju fıstığıyla karıştırıp ezin. Közlenmiş biberleri iki parmak genişliğinde şeritlere bölerek arasına peynirli harçtan koyup rulo yapın.

    Afiyet olsun,

    Cumartesi, Eylül 03, 2011

    Masaya sığmayan iftar


    Yani yaptıklarımız çok olduğu için değil de kalabalık olduğu için masaya zar zor sığan bir iftar oldu. Bir çok tabak da mutfaktan yemekler konulup servis edileceğinden bir masa düzeni oturtmam biraz sorun oldu. Kalabalık misafir en güzelidir aslında ama büyük masa da misafiri rahat ettirmek için önemli. Çorba da dahil bütün tabakların dolu olarak geleceği sofralarda bundan sonra sadece kumaş bir peçeteyi katlayarak kaşık çatalın ortasına koymayı düşünüyorum.

    Kardeşimin arkadaşlarına hazırladığımız iftarın menüsü;


    ~İftariyelikler~
    Ceviz veya bademle doldurulmuş kayısı ve hurma,
    maydanozlu ve kırmızı biberli peynirli toplar,
    reçelli ve zeytinli pide kareleri
    ~
    Yoğurtlu dövme çorbası

    Su böreği
    İçli köfte
    Hünkarbeğendi

    Zeytinyağlı enginar dolması
    Zeytinyağlı yaprak sarma & kuru sebze dolması
    Nar ekşili domates salata

    Sebzeli tavuk dolması
    Patates kızartması
    Pirinç pilavı

    Dondurmalı irmik helvası


    İftariyelikler

    Bu iftariyeliklerin bir kısmını Sahra'nın hazırladığı bir iftar sofrasında tatmıştım. Kış iftarlarında bu tarz iftariyelikleri hiç yiyemezdim ama yaz olduğu için midir bilemiyorum bu sene reçel & ekmek ikilisini çorbadan sonra çok seviyorum. O yüzden Sahra'nın peynirli toplarına ben de birkaç ekleme yaptım. Bu iftariyeliklerin en sevdiğim yanı normalde her sofrada tabaklarda olan peynir, zeytin, reçelin daha kolay ikramını sağlamak.

    Daha az misafiriniz varsa herkesin önüne küçük bir tabakta her çeşitten birer tane de servis yapabilirsiniz. Diyelim hepsi yenmedi bitmedi o zaman sahurunuz şimdiden hazır demektir.

    Kayısı ve hurmaları yıkayıp sandviç ekmeği gibi ortadan ikiye kesin, hurmanın çekirdeğini çıkarın. İçlerine badem, ceviz, fındık, fıstık damak tadınıza göre koyabilirsiniz. Aslında kayısının arasına kaymak ve fıstık koyunca da ayrı güzel olur amma bu sıcakta erimeden sofrada durur mu veya çok ağır gelir mi bilemiyorum.

    Beyaz peyniri biraz çökelikle yoğurun ve ceviz büyüklüğünde toplar yapın. Bu topları isteğe göre kıyılmış maydanoz, dereotu, pulbiberde yuvarlayın birer kürdan takın. Eğer varsa truffle, çikolata kağıtlarının içine tek tek koyabilirsiniz. Servisi daha rahat oluyor.

    Pideyi üzerindeki karelere göre kesin, her karenin üzerine istediğiniz reçelin meyvesinden birer adet koyup fotoğraftaki kağıtların içine yerleştirin. Bazı pide karelerine krem peynir sürüp birer zeytin de koyabilirsiniz.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...