Perşembe, Eylül 29, 2011

Bir Nefes Temiz Hava Akyazı Kuzuluk

DSCN6664

Sıcacık ekmeklerimiz, tazecik sebzelerimiz kaynak suyuyla demlenmiş çayımızla Kuzulukta bir sabah kahvaltımız. Tabak konusunda küçük bir sıkıntımız var ve reçeller maalesef kavanozlarıyla poz verdiler;

Şu yılların inanılmaz modası "organik ürünler". Ah be kardeşim elime alıp bir ölçüm yapamayacağıma göre üstündeki fiyatlardan başka bir fark göremeyiz bazen. Bakmak isterseniz devamı Gezi bloğumuzda;
http://ssahra.blogspot.com/

Perşembe, Eylül 22, 2011

Bademli Açma

DSCN6106

Kuzenim tarifleri yolluyor yavaş yavaş...Açma için;
Malzemeler;
  • 1 Su bardağı ılık su
  • 1 Su bardağı zeytinyag veya suvıyağ
  • 1 Su bardağı ılık süt
  • 1/2 Cay bardağı şeker
  • 1 Tatlı kaşığı tuz
  • 1 Maya
  • 150gr tereyağ (Oda sıcaklığında)
  • Aldığı kadar un
  • Kıyılmış badem
Hazırlanışı;
  1. Bu malzemelerle eline yapışmayacak bir kıvamda yoğrulan hamur 15-20 dakika mayalanacak.
  2. Baklava bezesi kadar koparılıp, elde acılacak içine yumusak tereyağı sürülecek, rulo yapıp, ruloya düğüm atıp, düğümü alta gelicek sekilde tepsiye konucak.
  3. Yumurtanin sarısı, cok az akı çırpılacak ve üstlerine sürülecek. Üstüne arzuya göre susam, çörek otu, veya kesilmis badem (benim tercihim) serpiştirilip yarım saat tepside bekletilecek.
  4. Önceden ısıtılmamış fırında 180 derecede pişirilecek.

Patatesli Sarma Börek

Bu annemin bir arkadaşının sık sık yaptığı bir börekti. O zamanlar tarifleri annem alıyordu ve benim elime geçmedi. Ama kuzenimden geldi. Börek için ;

Malzemeler;
  • 3 Yufka
  • 4 Haşlanmış patates
  • 3 Yumurta
  • 1 Çay bardağı sıvıyağ
  • 150 gr Beyaz peynir
  • 150 gr Kaşar peynir
  • 1 Su bardağı süt
  • 125 gr Tereyağ
  • Pulbiber,  Karabiber, Tuz
  • Çörekotu

Hazırlanışı;
  1. Patatesler haşlanır, geniş bir kaseye rendelenir. Peynirler rendelenir, eklenir. Yumurtalar çırpılır ilave edilir. Süt,  sıvıyağ ve baharatlar ilave edilir, kaşıkla karıştırılır.
  2. Yufkalardan biri masaya yayılır fırçayla terayağ sürülür. Sonra harcın üçte biri kaşık yardımıyla yayılır. Diğer yufkalardada aynı işlem yapılır. 
  3. Bir ucundan başlayarak,  rulo şeklinde sarılır. Şekil alıp rahat kesilmesi işin  streç filmle kaplayıp buzdolabıda bir gece bekletilir.
  4. Dolaptan çıkarılınca1 parmak kalınlığında dilimlenir, tepsiye dizilir. 180 derecede önceden ısıtılmış fırında pişirilir.

Gurbette Bir Kahvaltı Masası

DSCN6100

Aylar geçti üzerinden bu masanın. Annem nihayet 40 yıl sonra olsada kızkardeşinin, yeğenin evini görebilmişti.  Buna sebep olan bir rahatsızlık olsa da yıllardır bir türlü evde oturduğuna inanmadığı kardeşinin evini görmüştü. Şaka bir yana bu bizim evde artık bir mizah hikayesine dönüşmüştü. Kim bilir nasıl bir yerde oturuyor dedikçe içimizden üzülsek de elimizden birşey gelmediği için ne evi canım çadır bile olabilir şakasını yapıyorduk. "Olsun çadır da olsa görmek istiyorum işte kardeş bu" serzenişleri hasta ziyaretimizle son buldu. Düşününce bundan 30-40 yıl önce neredeyse her aileden bir fert gitmiş Avrupaya aileden, vatandan kopup. Senede bir kaç güne sığdırılmaya çalışılan hasret giderme günlerinde yollarda kayıplar vermişler. Geldiklerinde bıraktıklarını bulamamış, gittiklerinde akıllarını bırakmışlar geride. Hasret düğüm olmuş boğazlarına, amaçları yük olmuş omuzlarına sıhhatlerini kaybetmişler. Türk milletinde en büyük amaçtır çocuklarını, ailesini kimseye muhtaç etmemek. Bu yükle yorulmuşlar. Bizim ziyaretimiz üçüncü nesilinde büyüdüğü bir zamana geldi. Yolda hangi şehirden olursa olsun iki Türk karşılaşınca selamlaşıyor, bazen sarılıyor. Bizde komşu komşuyu tanımaz oldu. Ayrılık, gurbet onları birbirine yaklaştırmış, kenetlemiş. Sanırım önceki dönemleri daha bir zorludur gurbetin. Ez cümle; ayrılıktan önce beraberliğin, gurbetlikten önce vatanın kıymetini bilmek gerek.

Hasta ziyareti dedim ama evdeki hesap çarşıya uymadı, gelene kadar teyzem bana baktı bu da ayrı üzüntü. İki kardeş bu sefer gurbette buluştu sıla yerine. İşi şakaya vurarak annelerimizi rahatlatmaya çalışsak da onların üzüntüsünü anlamıyor değildik. Onbeş günde bütün dolaplardakini ikram etmeye çalışan kuzenlerime ait ilk kahvaltı soframızda;
  • Kahvaltılıklar
  • Mozerella Peynirli  Domates Dilimleri
  • Tereyağda Kızartılmış Biber
  • Bademli Açma
  • Börek
  • Patates Salatası
  • Mısır Salatası
  • Tiramisu
  • Yaş pasta
  • Alman Simidi ve Ekmekleri
İkram etmişler. Etmişler diyorum çünkü masadakilere bakıp hatırlıyorum 8 ay aradan sonra.

DSCN6108 Ekmeklerin çeşitleri, tadları oldukça güzel,

DSCN6105 Alman simidi Brezel bizim simitlerimizden farklı, fakat sıcak sıcak tereyağla ayrı bir lezzeti var.

DSCN6104Domates dilimleri mozerella peynirleriyle sıralanmış üstüne zeytinyağ gezdirip serpilen naneyle hoş bir aroma almış.

DSCN6106 Ve yeğenimin elinden açma ve börekler. İnternet beni yarı yolda bırakmazsa açmanın tarifini ekleyeceğim yarın...



Salı, Eylül 20, 2011

Kolay Croque Madame

Kolay çünkü Fransa'da kafelerde sıklıkla servis edilen bu sandvicin orijinalinde beşamel sos var. Kendimi yorgun hissettiğim bu sabah oturup beşamelle uğraşamıyacağım dedim.

Neden madam? Aslında bu sandvicin bir de "mösyö" versiyonu bulunuyor onda yumurta yok. Yumurtasız olana neden mösyö dendiği bilinmiyorken bu isterseniz bizim "çılbır"a benzeyen "poached egg" veya benim yaptığım gibi tavada sarısı dağılmamış yumurtayla (benimki son anda çatladı) yapılan  "madam" versiyonuna yumurtanın şekli o dönem çok moda olan kadın şapkalarına benziyor diye "le
croque madame" denmiş gibi bir rivayet de mevcut. Normalde içine et ürünlerinden de konuyor. Dana, Hindi, Tavuk Jambon, Pastırma veya Sucukla yapabilirsiniz. Ben sadece domates ve kaşar koydum. İçine et ürünü karıştırmıyım dedim bugün. Ekmek olarak büyük bir köy ekmeğinin en geniş dilimini ortadan ikiye bölerek kullandım.

Tabii ki beşamel kullanmadığım için bildiğimiz tost gibi içine iki dilim domates istediğim kadar kaşar koyup iki tarafına tereyağı sürerek  ocak üzerinde tost pişirme aletinin kapağını sıkıştırarak kapatmadan iki tarafını kızarttım. Bir taraftan biraz tereyağına yumurtayı kırıp üzerine tuz ve karabiber serptim. Tost piştikten sonra tabağa alıp üzerine de yumurtayı mümkün olduğunca çatlatıp sarısını akıtmadan yerleştirdim. Yanına çilek marmelatı ve buzlu çayla kendime servis ettim :). İsterseniz çocukların ilgisini çekmek için de yapabilirsiniz.

Bir de buna benzer bir yumurtalı ekmek var ki onu da yakında yapacağım. Bu aralar sandviclere takmış gidiyorum.

Not: Bu arada wikipedia'da ingilizce croque-monsieur başlığına Türkçe ayvalık tostu linkini bağlayanları da tebrik ederim. Ne alakası var? Onun yerine İngilizce Ayvalık Tostu başlığı açsanız ya!..

Pazartesi, Eylül 12, 2011

Nar Ekşili & Sumaklı Kaşık Salatası


Akşama tereyağında kızartılıp, bol soslu bir suda pişirilmiş kırmızı et ve yanına yeşil mercimekli, domatesli acılı bir bulgur pilavı var. Yanına da bugünlerde favori olan salatamızı yaptım. Şimdi beni tanıyanlar fotoğraftaki soğanlara "bakıp sen bunu yemezsin," diyecekler. Normalde taze soğan ve pişmemiş kuru soğanı asla yemem salatalarda ama ilginçtir bu aldığımız soğan o kadar tatlı ve sıfır kokusuz ki ben bile severek yiyebiliyorum. Salata biraz taze salsayı andırıyor ama asıl tadı bence sumak veriyor.

Malzemeler:
  • 3 domates, minik küpler halinde doğranmış
  • 2 sivri biber, ince kıyılmış
  • 1 salatalık, minik küpler halinde doğranmış
  • Yarım beyaz tatlı soğan, minik küpler halinde doğranmış
  • İsterseniz kıyılmış maydanoz
Sosu için:
  • 2 yemek kaşığı nar ekşisi
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı sumak
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı ılık su
Hazırlanışı;

Doğranmış sebzeleri... aslında meyveleri çünkü soğan dışındakilerin hepsi birer meyve... o halde; doğranmış sebze ve meyveleri harmanlayıp çukur bir tabağa alın. Bir kasede ılık su, sumak, pulbiber, zeytinyağı ve tuzu karıştırın salataya döküp salatayı tekrar karıştırın. En üste nar ekşisini gezdirin ve salatayı karıştırmayın.  

Pazar, Eylül 11, 2011

Ballı, Peynirli, Patatesli Patile, Gözleme, Közleme...

Sağda tuzlular solda tatlılar

Patile geçenlerde Hale'nin de yaptığı ve anlattığı gibi Elazığ'da gözlemenin çok az farklı versiyonu. Patile, gözleme, közleme farklı isimler ama hepsi lezzetli hepsinin olayı ateş üstünde sacta yapmak tabii ki ama nerden bulucaz şimdi. Çocukken pikniklerde annem sac üzerinde yanında oklava olmadığı için şişeyle açıp yapardı. Zaten eskiden pikniğe giderken bir araba insan bir araba eşya şeklinde gidiliyordu. Kilim, hamak, mangal, sac, karpuzlar, kavunlar, çaydanlık... meyveleri soğusun diye soğuk kaynak suyuna bırakıp etler hazırlanmaya salatalar yapılmaya patlıcanlar, patatesler köze atılmaya başlanırdı. Piknik anılarımdan hiç unutamadığım yer bir Foça'daki deniz kenarı piknikleri bir de Yozgat, Çayıralan'daki ulaşmak için arabayı parkedip yanımızdan akan kaynak suyunun kenarından tırmandığımız yer. Oradaki soğuk suyu unutmak mümkün değil. Bir de arabaların biten akülerini :).

Ballı gözlemeyi ilk ekoloji fuarlarından birinde tatmıştım orada bir köşede sac üzerinde hızlı hızlı yufka acıp pişiren teyzeninki çok lezzetliydi. Ondan sonra yapıp yemeğe fırsat olmadı. Bu sene bayramda Ankara'ya giderken Bolu'da Malatya Pazarı önünde durduğumuzda Ballı Gözleme yazısını görünce hemen gidip alalım dedim ama çok geç olduğu için kalmamıştı maalesef. Dönüş tarafında da yapmıyorlarmış.

Aslında anneannemin, annemin yaptığı patile daha kalın bir yufkayla yapılıyor. Yufkası kalın olduğu için ben pek sevmiyorum bu sefer ballı gözlemenin hatırına daha ince açıldı. Favori patilelerim kıymalı, patetesli, ıspanaklı ve ballı.

Malzemeler:
  • 2 su bardağı ılık su
  • 2,5 bardak un (aslında aldığı kadar demem lazım çünkü tahmini yazıyorum miktarını. Pizza hamurunu nasıl mümkün olduğunca yumuşak bir ekmek hamuru gibi yapıyorsak bu da öyle olmalı, oklavayla açarken un serpiyoruz böylece yapışmıyor)
  • 1 küp yaşmayanın 4'te biri
  • Tuz
Harcı için:
  • 2 patates, rendelenmiş suyu sıkılmış, pulbiber, tuz, 1 rendelenmiş soğan, 2 kaşık kıyılmış maydanoz, 1 kaşık zeytinyağı
  • 1 tabak çatalla ezilmiş istediğiniz türde peynir, 2 kaşık kıyılmış maydanoz, 1 kaşık zeytinyağı
  • Üzerine sürmek için tereyağı
Hazırlanışı:
  1. Hamur malzemelerini yoğurun, yumuşak bir ekmek hamuru haline getirin yarım saat kadar dinlenip kabarmasını bekleyin. Hamuru mümkün olduğunca yumuşak yapmaya çalışın.
  2. Dinlenmiş ve kabarmış hamurdan erik büyüklüğünde yuvarlaklar alın. Top hamuru hafif unlanmış tezgahta elinizle bastırarak yassılaştırın ve üzerine hafif un serpin. Oklavayla yufkayı ince bir şekilde açın. Hamur çok yumuşak olduğu için kolay açılacak ama arada un serpme ihtiyacı hissedebilirsiniz.
  3. Harçları ayrı ayrı karıştırın. İstediğiniz harçtan alıp yufkanızın yarısına yayın ve diğer yarısını üstüne kapatıp ısıtılmış tavada orta ateşte iki tarafını da kızartın. Kızaran patileyi bir tabağa alıp iki tarafına tereyağı sürün ve aynı işleme hamur bitene kadar devam edin. 



BALLI GÖZLEME

Yukarıdaki gözleme hamurunun aynısını hazırlayıp aynı şekilde ince yufkayı açıp içine eritilmiş tereyağı, bal ve çekilmiş fıstık yayın. İkiye katlayarak yarım ay şekli verin ve tavada iki yüzünü de kızartın. İsterseniz üzerine tekrar tereyağı sürebilirsiniz. Ama bu gözlemeyi pembeleşene kadar kızartmak daha iyi oluyor yoksa çok kuruyabiliyor.



Eğer kalın hamurlu gözleme seviyorsanız malzemeyi çoğaltabilirsiniz. Bu ölçülerle 4 kişilik gözleme çıkıyor. Diyelim ki hamurunuz istediğinizden çok oldu; kalan hamuru buzdolabı poşetine koyup buzluğa koyabilirsiniz. Bir dahaki Pazar arasına istediğiniz harçtan koyup bir tava ekmeği yapılabilir.

Cuma, Eylül 09, 2011

Muhteşem Tost {Roka, Sucuk, Domates ve Kaşarlı Panini}

Bugün arkadaşıma oldukça geç bir geçmiş olsuna gittim. Birlikte dün aldığım mini somunlarla rokalı, domatesli, sucuklu, kaşarlı tost yaptık. Fazlasıyla çıtır olduğundan çatııırr çıtıııırrrrr sesleriyle yendi bitti. Şimdi bir tost ne kadar farklı olabilir? Genellikle tost kültürü bayat ekmekleri değerlendirmek üzere var ama ben taze ve değişik ekmeklerle büyük tostlar yapıp içine mantardan domatese ne istersem koyarak denemeyi çok severim ve bu yüzden "panini" olarak isimlendirdim. Sevgili arkadaşım mantar, kabak gibi şeyleri sevmediğinden ona bulduğum versiyon domates ve rokalı olan. İlk bak bugün tost yiyelim çok güzel değişik olucak içine roka koyucam dediğimde benimki tost ekmeğiyle olsun bari diğerek burun kıvırmıştı ama yine aklını bu mini somunlarla çelmiştim. Sonuç: "Çoookk güzel olmuuuş yaaa" diyerek yemişti.

Zaten ekmeğin köşesini ve çıtırını seviyorsanız bu aralar epey popüler bu mini somunlar tam size göre bırakın paketlenmiş garip tatlı tost ekmeklerini çavdarlı, haşhaşlı, tahıllı taptaze mini ekmeklerle veya bagetle tostu deneyin. Bir de domates ve rokanın inkar edilemez uyumu var tabii ki. Yanına da ev yapımı şeftalili buzlu çay tercihim ama biz bugün kola içtik. Bu sefer aldığımız mini somunlar hafif iriceydi o yüzden yanına Hardal Soslu Salata yapalım dedik.

Bu güzel havalarda termosunuza çay koyup böyle bir tostla mini bir piknik yapabilirsiniz. Yakın zamanda sotelenmiş kabak, patlıcan gibi sebzelerle bir panini yapmayı planlıyorum.


Altı üstü bir tost/sandviç bu ama :) yine de nasıl hazırlandığını anlatıyım:

Malzemeler:
  • 1 büyük domates, yuvarlak dilim doğranmış
  • 2 mini somun ekmek
  • Yarım kangal sucuk, boyuna dilimlenmiş (uzun dikdörtgen dilimler)
  • Arzuya göre kaşar
  • 10 dal roka
Hazırlanışı:

Ortadan ikiye böldüğünüz ekmeyin arasına iki dilim domatesi (ben dört dilim koydum), uzunlamasına dilimlenmiş sucuğu ve istediğiniz kadar kaşarı yerleştirin. Ben elektrikli tost makinelerini sevmiyorum ocak üzerinde yapılan tost daha lezzetli oluyormuş gibi geliyor. Üzerine isterseniz tereyağı sürebilirsiniz ben tercih etmiyorum. Ekmekleri tost yapma aletine yerleştirip tamamen kapatıp ekmekleri sıkıştırmadan iki yüzünü de kızartın. Tostlar kızardıktan sonra tabaklara alıp arasına taze rokaları yerleştirin.

Afiyet olsun,
Not: Eğer seviyorsanız piştikten sonra üzerine tereyağı sürüp sonrada kabuğu soyulmuş bir diş sarımsağı ekmeklerin üzerine sürebilirsiniz.

Perşembe, Eylül 08, 2011

İftariyeliklerle iftar

DSCN6519

Ramazan biteli haftayı geçti ama aşağıda bahsetmiştim. Bazen peynir ekmeklede yapılan iftarlarımız olur diye. Bunu her yıl mutlaka bir yada iki kez yaparız. Pideyle birleşen kahvaltılıklar ayrı lezzetlidir. Elimde kalan iftar masaları ve tarifleri var. Ama öncelikle bunu paylaşmak istedim.

My creation

İnanın en kalabalık menüden daha zevkle yeniyor masadakiler. Kötü olan tek şey pide tüketimi fazlaca oulyor. Şöyle sıcak yemek olmadan benim karnım doymaz diyorsanız elimden birşey gelmez.

Çarşamba, Eylül 07, 2011

Acele bir ikindi çayı


Dünkü kahvemizden sonra misafirimizin diğer programı iptal olunca biraz daha beraber oturduk sonra dışarıda piknik gibi çay & sandviç yiyelim dediler ama vakit epey geç olmuştu. Bu fikirden de vazgeçtik ve ben epey acıkmaya başladım ama annem de bir hareket yok bir şeyler yapalım gibisinden. Neyse kısır ve patatesli gözleme yapalım dedim. Sonra buzlukta komşumuzun bir ramazan iftardan sonra bize getirdiği kurabiyelerini gördüm ve çıkardım. Bayramdan kalan zeytinyağlı sarmalar da sofraya kahvaltılıklarla beraber girince şöyle böyle bir ikram sofrası çıktı ortaya.

Patatesli Gözleme

Malzemeler; 1 kilo yufka, 1 büyük patates, 1 küçük soğan, bol pulbiber, 1/2 su bardağı rendelenmiş kaşar ve 2 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz, biraz tuz, gözlemeleri yağlamak için tereyağı.

Hazırlanışı; Patatesi  rendeleyip suyunu sıkın, içine soğanı ve kaşarı rendeleyin, baharatları ve maydanozu ekleyip karıştırın. Yufkaları ikiye bölün ortasına harcı yayıp kenarlarından katlayarak kare haline getirin (O an telaştan katlama aşamasını çekemedim ama bilmeyenler varsa isterseniz bir gün çekip ekleyebilirim). Isıtılmış teflon tavada iki yüzü kızarana kadar pişirin isterseniz üzerine tereyağı sürüp sıcakken servis yapın.


Servis peçetelerinde görünen "lâle" markası çok eski ve iyi bir tekstil firmasıymış. Şimdi hala var mı bilemiyorum. Ben bu servis peçetelerini rengi ve deseni dolayısıyla çok severim.

Pazartesi, Eylül 05, 2011

Karşı yakada iftar

Üç saatlik bir yolculuğun sonunda bu güzel sofraya vardık.

Ramazan bitti ama sofralar hala bitmedi. Ramazan'ın son haftası uzuuuun bir yolculuk sonucu vardığımız iftar sofrasında bazı lezzetler vardı ki hala tadı damağımda. Aşağıdaki menüdekilerin hepsi birbirinden lezzetliydi. Çok fazla fotoğraf çekemedim maalesef ezandan 3 dakika önce vardığımız ve hızla yiyip bitirdiğimizden.


Yukarıdaki menüden harika baharat oranıyla mercimek çorbası, etinin lezzeti ve yumuşaklığıyla mantar soslu dana bonfile ve ilk defa tattığım katmaç favorilerim. Yapanların ellerine sağlık.

Katmaç

Katmaç, Derya'nın babaannesinden öğrendiği bir tarifmiş. Birçok yörede belki de farklı isimlerle soğuk çorba, ayranlı çorba olarak biliniyor olabilir. Ama benim "cacık" olarak yemeğin yanında servis edilmesi çok hoşuma gitti.

Tarifini öğrendiğim kadarıyla aktarıyorum; istediğiniz miktarda yoğurdu bol tuz ve kuru nane ile su ilave ederek ayran kıvamında pürüzsüz hale gelinceye kadar çırpın. Her kase ayran başına bir çorba kaşığı haşlanmış buğday ilave ederek karıştırın. Püf noktası bol naneli olmasıymış.

Kaju fıstıklı peynirli kırmızı biberler

Peyniri, kıyılmış dereotu, pulbiber ve dövülmüş kaju fıstığıyla karıştırıp ezin. Közlenmiş biberleri iki parmak genişliğinde şeritlere bölerek arasına peynirli harçtan koyup rulo yapın.

Afiyet olsun,

Cumartesi, Eylül 03, 2011

Masaya sığmayan iftar


Yani yaptıklarımız çok olduğu için değil de kalabalık olduğu için masaya zar zor sığan bir iftar oldu. Bir çok tabak da mutfaktan yemekler konulup servis edileceğinden bir masa düzeni oturtmam biraz sorun oldu. Kalabalık misafir en güzelidir aslında ama büyük masa da misafiri rahat ettirmek için önemli. Çorba da dahil bütün tabakların dolu olarak geleceği sofralarda bundan sonra sadece kumaş bir peçeteyi katlayarak kaşık çatalın ortasına koymayı düşünüyorum.

Kardeşimin arkadaşlarına hazırladığımız iftarın menüsü;


~İftariyelikler~
Ceviz veya bademle doldurulmuş kayısı ve hurma,
maydanozlu ve kırmızı biberli peynirli toplar,
reçelli ve zeytinli pide kareleri
~
Yoğurtlu dövme çorbası

Su böreği
İçli köfte
Hünkarbeğendi

Zeytinyağlı enginar dolması
Zeytinyağlı yaprak sarma & kuru sebze dolması
Nar ekşili domates salata

Sebzeli tavuk dolması
Patates kızartması
Pirinç pilavı

Dondurmalı irmik helvası


İftariyelikler

Bu iftariyeliklerin bir kısmını Sahra'nın hazırladığı bir iftar sofrasında tatmıştım. Kış iftarlarında bu tarz iftariyelikleri hiç yiyemezdim ama yaz olduğu için midir bilemiyorum bu sene reçel & ekmek ikilisini çorbadan sonra çok seviyorum. O yüzden Sahra'nın peynirli toplarına ben de birkaç ekleme yaptım. Bu iftariyeliklerin en sevdiğim yanı normalde her sofrada tabaklarda olan peynir, zeytin, reçelin daha kolay ikramını sağlamak.

Daha az misafiriniz varsa herkesin önüne küçük bir tabakta her çeşitten birer tane de servis yapabilirsiniz. Diyelim hepsi yenmedi bitmedi o zaman sahurunuz şimdiden hazır demektir.

Kayısı ve hurmaları yıkayıp sandviç ekmeği gibi ortadan ikiye kesin, hurmanın çekirdeğini çıkarın. İçlerine badem, ceviz, fındık, fıstık damak tadınıza göre koyabilirsiniz. Aslında kayısının arasına kaymak ve fıstık koyunca da ayrı güzel olur amma bu sıcakta erimeden sofrada durur mu veya çok ağır gelir mi bilemiyorum.

Beyaz peyniri biraz çökelikle yoğurun ve ceviz büyüklüğünde toplar yapın. Bu topları isteğe göre kıyılmış maydanoz, dereotu, pulbiberde yuvarlayın birer kürdan takın. Eğer varsa truffle, çikolata kağıtlarının içine tek tek koyabilirsiniz. Servisi daha rahat oluyor.

Pideyi üzerindeki karelere göre kesin, her karenin üzerine istediğiniz reçelin meyvesinden birer adet koyup fotoğraftaki kağıtların içine yerleştirin. Bazı pide karelerine krem peynir sürüp birer zeytin de koyabilirsiniz.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...