Cumartesi, Kasım 03, 2012

Bol Otlu Nohut Salatası

nohut 1

Boool otlu buğday salatasından sonra bir de nohut salatasını denedim. Buğday salatası hala favorim ama nohutlu da fena olmadı. Yanlız bana göre nohut miktarını (fotoğraftaki versiyon) ben fazla tutmuşum. O yüzden tarife daha az miktarda ölçü yazacağım. Nohutu bir gece önceden ıslatmak: tabii ki az çok yemek yapan herkes nohutun pişirilecekse bir gece önceden ıslatılması gerektiğini biliyordur ama mutfağa ilk defa girenler ve bilmeyenler için tekrar hatırlatmak istiyorum. Eğer nohutlu bir yemek yapacaksanız akşamdan, kullanacağınız miktarda nohutu sıcak suya koyup sabaha kadar bekletirseniz daha lezzetli sonuç alınıyor, haşlaması daha kolay oluyor. Bu salatayı ızgara biftek gibi sade bir et yemeğinin yanına da düşünebilirsiniz.

Malzemeler (2 kişilik),

  • 1 çay bardağı nohut (bir gece önceden ıslatılmış)
  • 1 salatalık
  • 1/2 demet taze nane
  • 1/2 demet maydanoz
  • 1/2 roka
  • 5 veya 6 kiraz domates
  • 2 sivri biber
  • 1 küçük kırmızı soğan veya taze soğan (ben koymadım çünkü çiğ soğan sevmiyorum)
  • 1 limon suyu
  • Zeytinyağ
  • Pulbiber, tuz, sumak
Hazırlanışı,
  1. Islatılmış nohutları yumuşayıncaya kadar haşlayın ve soğuması için süzgeçte bekletin.
  2. Salatalıkları halka, sivri biberleri ince kıyın. Otlarınızı ince kıyın. Kiraz domatesleri dörde veya ikiye bölün hatta çok küçükse bütün halinde de atabilirsiniz. Ama şimdilerde kiraz domatesler bile fazla büyük.
  3. Eğer soğan koyacaksanız, kırmızı soğanı ince yarım halkalar haline doğrayıp tuz ve sumakla ovduktan sonra da salataya ekleyebilirsiniz. Doğradıklarınızı bir salata kasesinde harmanlayın.
  4. Bir kasede limon suyu, zeytinyağı, pulbiber, tuz ve sumağı karıştırıp üzerine gezdirin. Eğer hemen servis yapmayacaksanız domatesleri dilimleyip bir kenarda bekletmenizi tavsiye ediyorum. Servis öncesinde salataya eklerseniz tazeliğini yitirmemiş olur.


nohut 2

Çarşamba, Ekim 10, 2012

Ahududu Soslu Muhallebi

p4

Çok sevdiğimiz bir yakınımızı kaybettiğimiz için uzun bir süredir blogla veya internetle pek ilgilenemiyordum. Daha çok dostlarımızın yanındaydım, onların acısını biraz da olsa hafifletmeye çalıştım. Haftalar haftaları kovaladı, zamanın nasıl geçtiğini fark edemedik, neredeyse 2 ay olmuş. Üzüntümüz hala geçmiş değil ama hayat devam ediyor.

Bu tarifteki muhallebiler, "Piknik İftarımızdan" kalma. Ağır bir iftar sonrası yaza uygun hafif bir tatlı olarak bunu seçmiştim.Yapılışı çok kolay, tadı hafif ve lezzetli. Yaza uygun diyorum ama -diğer şehirleri bilemiyorum- İstanbul'da hava Pazar günü çok sıcakken hafta başından itibaren birdenbire soğudu. Battaniye, patik zamanı benim için geldi. Soğuk içecek ve yiyeceklere ise veda ediyorum ama herkes benim kadar üşümüyor o yüzden bu tatlının daha zamanı var diye düşünüyorum.

Bu muhallebiyi çok derin kase veya bardakta sunum yapmayı tercih etmiyorum yapsam da fotoğraflardaki gibi çok doldurmuyorum. Meyveli sosuyla birlikte büyük bir kase muhallebi yemek fazla gelebiliyor. Aşağıdaki ölçülerle 8 - 10 kişilik çıkabilir.

Malzemeler,
  • 1 litre süt
  • 1 paket ahududu meyveli sos
  • 1 kase ahududu (dondurulmuş kullandım) ve vişne (çekirdekleri çıkarılmış)
  • 1 paket kremşanti
  • 11 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2 yemek kaşığı nişasta
Hazırlanışı,
  1. Süt, un, nişasta ve şekeri çırpıcı telle karıştırarak kaynayana kadar pişirin. 
  2. İki veya üç dakika kaynattıktan sonra ocaktan alın. İçine bir paket toz kremşantiyi ekleyin ve el blenderı veya mikserle iyice çırpın. Yaklaşık beş dakika. 
  3. Muhallebiyi kaselere/bardaklara üzerine meyve ve meyveli sos için yer bırakacak şekilde doldurun.
  4. Her birine 4-5 meyve gelecek şekilde meyveleri muhallebin üzerine yerleştirin.
  5. Paketinin üzerindeki talimatlara göre meyveli sosu pişirin (ben suyla pişirdim) ve sıcakken meyvelerin üzerine dökün.
p6p7

Cumartesi, Ağustos 25, 2012

Kestane Püreli & Damla Çikolatalı Kek

kek1
Epey uzun zaman önce bir kurabiye yapmak için kestane püresi almıştım. Kurabiyeyi bir kere yaptım ama bir daha yapmaya üşendim. Kestane püresiyle de yapacak başka bir şey bulamadım buzdolabının bir köşesinde bekliyordu. Kestane püreli tariflere sürekli bakıyordum, bakıyordum ama aklıma yatan bir tarif bulamamıştım.
kek2
Derken dilekçe'deki Kestaneli Kek (Marronikuchen) tarifine rastladım. Sevmediğim malzemeleri çıkardım (ceviz, vanilya), ölçüsünü azalttım çünkü Ramazan'da çok büyük bir kek yapmak istemiyordum. İftardan sonra arkadaşlarımızı da çağırdık birlikte çayla (ben kahveyle) tadına baktık. Kestane tadı belli olmuyor ama çok hoş bir aroma veriyor. Damla çikolatayla birlikte nefis bir tat olmuş. Çok beğendik. Üzerine beyaz bir krema da yapılabilir.
kek4
Malzemeler,
  • 8 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yumurta
  • 3/4 su bardağı toz şeker
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı un
  • 4 yemek kaşığı damla çikolata, veya robotta irice çekilmiş kalıp çikolata
  • 200 gr kestane püresi (Kafkas'tan küçük bir kavanoz almıştım)
  • Üzerine serpmek için pudra şekeri
Hazırlanışı,
  1. Şeker ve tereyağı kremamsı hale gelinceye kadar çırpın. Yumurtaları ekleyip 10 dakika kadar çırpmaya devam edin. 
  2. Kestane püresini ekleyip iyice karışana kadar çırpın. Un ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin ve hızlıca çırpıp, karışmasını sağlayın.
  3. Son olarak çikolataları ekleyip, spatulayla karıştırın.
  4. Yağlanmış 20 cmlik bir kek kalıbına hamuru dökün ve 180 derecede pişirin.
  5. Soğuyunca kalıptan çıkarıp, üzerine pudra şekeri serpin.
kek3
Afiyet olsun,

Çarşamba, Ağustos 22, 2012

Veda

Tarihe baktımda  7 sene olmuş blog dünyasına gireli. Önceleri tek cep telefonuyla fotoğrafladık. Sonra tek dijital makineye geçtik. Evlerimiz yakın olduğu için sık sık biraraya gelerek yaptıklarımızı  tek makineyle fotoğrafladık. Sonra makineler çiftleşti ve daha sonra evler uzaklaştı. Yaklaşık altı aydırda ben uzaklaştım bir hayli blogdan. Öyle ki başladığım zaman neyin nerede olduğunu hatırlamam zaman alacak dün akşam bir tarifi üç kez düzelttim twitterda görüldüğü gibi. Ama çok farklı bir amaçla başladığım bu iş bende hatta ailemdede bir hobi oluşturdu. Bir yemek piştikten sonra neredeyse soğumasına yakın yemeye alıştılar. Blog dünyası oldukça geniş. Farklı bir köşesinde kendi fotoğraf ve tariflerimle ama benim hızımda gücüm yettiğince devam edeceğim. Sevgiler,
Sahra

Cuma, Ağustos 17, 2012

Zeytinyağlı Semizotu {Bostandan geldi mis gibi}

02 - sem

Semizotunu her haliyle sevdiğimi artık herkes biliyordur. 
Bir de bu hali var!

Zeytinyağlı pırasa, kereviz veya bu örnekte olduğu gibi semizotu yaparken içine biraz pirinç koyma alışkanlığı var çoğu kişide. Tamamen karşıyım! Sanırım lapa pilavı hiç sevmediğimden geliyor bu tarz sulu yemeklerin içinde pirinci sevmemem, yoksa pilav delisiyimdir. Bu güzel sebzelerin yemeklerini pirinçsiz seviyorum. Ve yanında kepekli ya da çavdarlı bir dilim ekmek ile... Tavuk ızgara/tava'nın yanına da harika oluyor!

Bu semiz otlar Tülin ablanın bostanından geldi. Yaprakları daha koyu renk ve minik, sapları daha ince ve uzun, tadı daha ekşi. Bol yaz domatesiyle birlikte zeytinyağıyla kaynayınca harika bir lezzet ortaya çıktı. Hiç bitmesin istiyor insan. Sıcak havalardaki iftar sofraları için de harika bir ara soğuk oldu.

Malzemeler,
  • 1 demet semizotu
  • 1 büyük kuru soğan
  • 4 büyük domates
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Tuz
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı,
  1. Soğanları minik küpler halinde doğrayın ve zeytinyağında şeffaflaşıncaya kadar soteleyin. 1 tatlı kaşığı biber salçasını ekleyip 30 saniye kadar daha soteleyin.
  2. Domateslerin kabuklarını soyun, küp küp doğrayın ve soğanlara ekleyin kapağını kapatıp 5 dk kadar pişirin.
  3. Semizotunu saplarıyla birlikte 2 cm uzunlukta doğrayın ve domateslere ekleyin. Tuzunu katıp, domatesle güzelce harmanlayın. Kapağını kapatıp sapları yumuşayıncaya kadar pişirin. Tam bir süre veremiyorum çünkü bazen daha kalın oluyor daha uzun süre pişirmek gerekebiliyor. Ama çok öldürmeden pişirmek en güzeli.
Afiyet olsun,

Pazartesi, Ağustos 13, 2012

İftar menüsü

3

Bloggerlar Ramazan'ın başından beri her gün bir iftar menüsü sunuyorlar, çok güzel oluyor. Ben de her gün bir tane veremesem de geçen günkü iftar davetimizin menüsünü ekliyeyim. Fikir arayanlara menü ve masa düzeni açısından kaynak olur, işlerini kolaylaştırır inşallah.


24
57

Pazar, Ağustos 05, 2012

Lezize'nin iftar menüsü

Bahçede Pembe İftar Sofrası

piknik1
Pembe iftar pikniği
Geçen gün iftar sonrası bahçedeki piknik masalarından birinde oturmuş Türk Kahvelerimizi içerken bir iftarı da burada mı yapsak acaba diye konuşmuştuk. Şaka mı ciddi derken tamam yapalım hem bloga da fotoğraf çekerim değişik bir iftar sofrası olmuş olur diye karar verdik. Çarşamba akşamını seçtik. Bir yandan yemek yapıyoruz ama İstanbul'da bir yandan yağmur yağıyor hem de nasıl şakır şakır. Neyse olmadı balkonda yaparız diye avuttuk kendimizi. Neyse ki yaz yağmuru uzun sürmedi hem de hava serinledi, temizlendi. Pikniğe pembe rengini seçtim. 7:30 gibi tabaklarımızı taşıdık, soframızı kurduk, mumlarımızı yaktık.

p11
Benden başka kimsenin yemediği iftariyelikler
Aslında istediğim gibi güzel güzel fotoğraf çekemedim; iftar iftar insanları aç bekletmek istemedim. Ve hava birdenbire karardı. Flaşlı fotoğrafları da hiç sevmiyorum çok kötü çıkıyor. Sonuç olarak ana yemeğin fotoğrafı istediğim gibi olamadı maalesef. İftariyelik olarak sunum dışında özel bir şey yapmadım. Çünkü Erzincan'dan arkadaşımın getirdiği Tulum Peyniri kendi başına çok özel, reçeller ev yapımı...

Salı, Temmuz 31, 2012

Zencefilli Karpuz Suyu {Agua Fresca}

kaa

Agua Fresca; Karayipler ve Meksika civarlarında çok popüler bir içecek. Teknik olarak sadece "taze meyve suyu!" Özelliği bol buzlu olması, taze meyvelerden yapılması ve içinde misket limonu suyu olması. Karpuzdan farklı olarak kavun ve salatalık ile denedim ama en çok karpuzlu beğendim.

Karpuz zaten su dolu bir meyve ve eğer benim gibi meyve yemeye üşenen biriyseniz agua frescaların her türünü yapıp sabah akşam her şeyin yanında içebilirsiniz. Bana göre en güzel taco ve fajitanın yanına yakışıyor.

İlk defa Ramazan'dan önce yapmaya başlamıştım kısaca twitterdan tarifini de ilan etmiştim :) ama bu biraz daha gelişmiş versiyonu olacak. İlk yaptığımda katı meyve sıkacağım yoktu bu yüzden blender ve süzgeçle yapmıştım geçenlerde Homend'in küçük bir katı meyve sıkacağını aldım artık onu kullanılıyorum ama her şekilde yapımı çok kolay. Normalde hem zencefilli hem zencefilsiz denedim. Zencefil keskin bir tat veriyor herkes sevmeyebilir bu yüzden istemeyen koymayabilir tabii ki. Bazı tariflerde bir kaşık bal da var ama bence karpuz yeterince şekerli o yüzden hiç gerek duymadım.

Malzemeler (1 Kişilik),

  • 1 dilim karpuz, çekirdekleri çıkarılmış
  • 1/2 limonun suyu (mümkünse yeşil misket limonu)
  • 4-5 dal taze nane
  • 1 parmak kalınlığında 1 cm uzunluğunda bir zencefil parçası, kabuğu soyulmuş
  • Bardağın yarısı kadar buz
Hazırlanışı,
  1. Eğer katı meyve sıkacağınız yoksa: çekirdekleri ayıklanmış karpuzu el blenderıyla çekin (eğer isterseniz taze nane yapraklarını da birlikte iyice çekebilirsiniz). Yarısına kadar buz dolu bardağın üzerine bir süzgeç koyup çekilmiş karpuzu kaşıkla ezerek posasını iyice süzgeçle süzün. Limon suyunu içine ekleyin. Minik bir rendeyle zencefili bir tabağa rendeleyip suyunu sıkın ve bardağa ekleyin. Eğer taze naneleri birlikte çekmediyseniz bardağın içine atın.
  2. Katı meyve sıkacağıyla yapacaksanız, nane yapraklarını, zencefili, çekirdekleri çıkarılmış yarım limonu ve bir karpuz dilimini çekin ve bol buzla isterseniz ekstra taze naneyle sıcak yaz akşamında, iftardan sonra veya sahurda serin serin yudumlayın. 

Pazartesi, Temmuz 23, 2012

Bol Otlu Buğday Salatası

saaa
Ne zamandır buğday salatasını denemek istiyordum. Bugün iftara evdeki bütün otları içine doğrayarak yaptım. Aslında otları doğramaya başladığımda tabule mi yapsam yoksa diye içimden geçti... onu da başka bir zaman denerim artık. Çorbadan sonra bir bardak vişne kompostosuyla birlikte çok hafif bir iftar menüsü. Aslında içine taze fesleğen de doğrasam mı diye düşündüm ama nane ve dereotundan sonra karar veremedim. Roka ve tere de çok yakışır eminim.

Malzemeler (2 Kişilik),

  • 1 su bardağı haşlanmış buğday
  • 1 çay bardağı mısır konservesi
  • 1/4 demet taze nane, kıyılmış
  • 1/4 demet maydanoz, kıyılmış
  • 1/4 demet dereotu, kıyılmış
  • 1 salatalık, ince halka doğranmış
  • 1 büyük domates, minik küpler halinde doğranmış
  • 1 sivri biber, ince halka kıyılmış
  • 3-4 siyah zeytin (istenirse yeşil veya siyah zeytin doğranarak eklenebilir)
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • Sumak
  • Tuz
Hazırlanışı,
  1. Zeytinyağı, nar ekşisi, limon suyu, sumak ve tuzu bir kasede çırparak karıştırın.
  2. Buğdayları lapa olmayacak şekilde haşlayın ve süzün.
  3. Zeytin dışında kalan malzemelerin hepsini doğrayarak bir kasede karıştırın. 
  4. Sosunu gezdirip üzerine zeytinleri yerleştirin. 

saa

Cumartesi, Temmuz 21, 2012

Ramazan geliyor...geldi {Pizza Margherita & Tavuklu Salata}

1

Nihayet yeni bir yazı! Bu yazıya Ramazan'dan birkaç gün önce başlamıştım bugün devam edip bitiriyorum. Gelecek zamanlar bu yüzden var. :) 

Ramazan'ın gelmesine birkaç gün kala çoğu kişi hangi haftasında hangi daveti vereceğini ayarlamaya menülerini hazırlamaya başladı bile. Siz nasıl hazırlıklar yaptınız? Bütün bir sene boyunca her tarifi istediğimiz an deneyip yiyebilsek de bana göre her tarif iftar vakti daha bir lezzetli oluyor. Ama hepsini denemek imkansız 30 gün kısa bir zaman. Bu yüzden bazı şeylere göz kestiriyorum bunu mutlaka bu Ramazan yapmalıyım diyerek. Bana göre en çok özlenen şeyler ikindi çayı tarifleri, salatalar, börekler, çörekler... Ramazan boyunca sürekli yemeğe odaklanıldığı için bu tarz abur-cuburlara kimse yönelmiyor. Neyse ki arkadaşımla her Ramazan bir iftarda mutlaka pizza yapıp yiyoruz.

Bu Ramazan için göz koyduğum bu hafif, mis gibi fesleğen kokulu pizza: Pizza Margherita. Öncelikle bu tarifin aslında kesinlikle taze fesleğen kullanılmalı ama ben bulamadığım için kuru fesleğen kullanmıştım. İki şekilde de harika oluyor. Ama bu ara taze fesleğenleri stokladığım için Ramazan'da kesinlikle taze deneyeceğim. Bu pizzanın en harika özelliği pişerken çıkan mis gibi fesleğen kokusu!

2
Pizza Margherita

Pizzayı bir de az malzeme ile denemek isteyenler için harika bir seçenek. Özellikle yaz aylarında, domatesin bol olduğu dönemde. Ben aşağıdaki ölçülerin yarısıyla daha küçük iki kişilik bir pizza yapmıştım. Aşağıdaki ölçülerle bir fırın tepsisine en az 4 kişilik yapabilirsiniz.

Malzemeler:
Hamuru
  • 1,5 bardak ılık süt
  • 5 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 21 gr. yaş maya
  • 1 tatlı kaşığı şeker
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 5 bardak un
Harcı
  • 4 domates, kabukları soyulmuş
  • 2 yemek kaşığı kıyılmış taze fesleğen, eğer yoksa kuru fesleğen
  • İsteğinize göre -yaklaşık 100gr- mozarella peyniri veya kaşar peyniri, rendelenmiş
Sosu
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • Tuz
Hazırlanışı:
  1. Ilık sütün içinde yaş mayayı elinizle ezerek eritin ve bütün malzemeleri ekleyip yoğurun. Unu biraz yavaş eklemek isteyebilirsiniz, herkesin bardak ebadı aynı olmayabilir. Mümkün olduğunca yumuşak bir hamur elde etmelisiniz. Hamuru sıcak bir yerde ağzı kapalı bir şekilde yaklaşık 1 saat mayalandırın.
  2. Yağladığınız tepsiye hamuru yayın. Sos malzemelerinin hepsini bir kasede karıştırıp hamura sürün. 
  3. Normalde diğer pizzalarda en üste peyniri koyarım ama bunda sosun hemen üstüne rendelenmiş peyniri serptim.
  4. Domatesleri soyduktan sonra isterseniz yuvarlak halkalar halinde isterseniz yarım ay şeklinde ince dilimleyin ve peynirin üzerine dizin. 
  5. En üste fesleğeni serpip 180 derece ısınmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.

3

Tavuklu Salata

Domatesli yemeklerin yanına bu salatayı çok seviyorum. Domates çorbası, Domates soslu makarnalar, gibi... Bazen içine mantar sote, kornişon turşu vesaire de ekliyorum ama bu sefer sade yapmıştım. Pizzanın sadeliğine yakışsın diye!

Malzemeler (2 kişilik):

  • 200 gr tavuk göğsü, küp veya şeritler halinde doğranmış
  • 3 dilim kepekli veya tam buğday unlu esmer ekmek (Halk ekmeğin dilimlenmiş paket ekmeklerinden kullanmıştım)
  • 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tuz
  • Zeytinyağı
  • 1 diş sarımsak 
  • Yarım göbek marul
  • 1 çorba kaşığı hardal
  • 1 çorba kaşığı limon suyu
  • 1 çorba kaşığı mayonez
  • 1 çorba kaşığı zeytinyağı
Hazırlanışı:
  1. Ekmekleri küp küp doğrayın ve ızgarada (fırın veya küçük bir ızgara) kızartın.
  2. 2 çorba kaşığı zeytinyağını tavada ısıtın. İçine bir diş sarımsağı atın ve tahta kaşığın yardımıyla tavanın her yerinde sarımsağı gezdirin yaklaşık 1 dakika. Sarımsağı alıp bir kenara koyun, atmayın.
  3. Fırında kızarmış ekmekleri kızgın tavaya atın ve kaşıkla çevirerek kızartın, bir köşeye alın.
  4. Tavadaki ekmek kırıntılarını temizledikten sonra 2 çorba kaşığı daha zeytinyağı ve sarımsağı koyarak, yağı ısıtın. Tavukları atın. Bütün halindeki sarımsakla birlikte tavukları kaşıkla çevirerek soteleyin. Tavuk parçaları pembeleşmeye başlayınca baharatları ve tuzunu ekleyin. Güzelce pembeleşip kızarınca bir kenara alın. İçindeki sarımsak tanesini alıp, atın.
  5. Bir kasede, hardal, mayonez, limon suyu ve zeytinyağı çatalla çırparak karıştırın. 
  6. Servis yapacağınız tabağa göbek marul yapraklarını iri parçalar halinde kopararak yerleştirin ve üzerine ekmekleri sonra tavuk parçaların ekleyin. Ben sosu servis yaparken dökmek istemedim bu yüzden ortada küçük bir kaseyle sundum. İsteyen istediği kadar koyabilsin diye, çünkü herkes hardal, mayonez sevmeyebiliyor. 
Afiyet olsun,

Pazar, Haziran 03, 2012

Nutellalı Tost ve Çilekler

to

Aslında elimde o kadar çok fotoğraf ve konu var ki bunu şimdi post olarak hazırlamam onların yanında fındık fıstık kalıyor. Eminönü maceramız ve Haliç'e nazır boğaz kahvaltımız, Pizza Margherita soframız, uzaklardan gelmiş bir misafirimiz için hazırladığımız yemek soframız... onları da bir gün yazacağım elbette.

Uzun süredir vakitsizlikten bloga bir şey ekleyemediğim için bir hareket olur diye düşünerek yazıyorum. Şimdi "sür nutellayı ekmeğe ye işte" diyenler olacaktır ama sunum da çok önemli değil mi diye soruyorum? Kahveye, çaya çat kapı gelen bir misafire veya ders çalışan çocuğunuza bir bardak sütle ikram ederek onu mutlu etmek bu kadar kolay olabilir.

Aç aç pinterestte gezerken buna benzer bir fotoğraf görmüştüm sanırım, bir zamandır bunu denemek aklımdaydı. Elime geçen her şeyi tost haline getirmekte üstüme olmadığından bugün kahvaltıda denedim. Çileklerin kalanı reçel oldular ama ben birkaç taneyi bunun için ayırmıştım. Ekmek olarak tam buğday ekmeği kullandım. Arasına bolca nutella sürdüm ve tost makinesinde kapağını kapatmadan ters yüz ederek kızarttım. Tereyağı sevenler kızarmadan önce ekmeğin iki tarafına yağ da sürebilir tabii ki. Yanında çilek dilimleri ve buzlu çay ile harika oldu.

Daha güzel sofralarda görüşmek dileğiyle,

Perşembe, Mayıs 17, 2012

Fırında Ballı Somon & Kremalı Sebzeli Spagetti

somon

CAFE ET CHOCOLAT

Tarife geçmeden önce başka bir şeyden bahsedeceğim; Twitter ve Facebook sayfasında neredeyse her gün o gün içtiğim kahveyi paylaşıyordum. Bu arada da hesabımın olmadığı nadir yerlerden biri olan Tumblr'a arada göz gezdiriyorum. Burada bir hesap açsam nasıl kullanabilirim diye düşünüyordum :). Derken sadece kahve ile ilgili şeyleri yayımlayabileceğim bir yer olabilir diye düşündüm. Evet hayırlı olsun benim de tumblr'ım var, ondan da eksik kalmadım :). Burada o gün içtiğim kahvemi, kahve ve çikolata ile ilgili ufak-tefek şeyleri paylaşmayı düşünüyorum. Eğer Tumblr hesabınız varsa yorumda adresleri bırakırsanız takip etmek isterim.
http://cafe-et-chocolat.tumblr.com

Tariflere geçelim...

Bu ay arayı çok açmadan tarifler ekliyorum, aman nazar değmesin :). Bu aralar bloga eklediğim fotoğraflarla çok oynuyorum. Değişik çerçeveler, efektler, vesaire... Bu işlemleri burada yapıyorum: pixlr.com/o-matic. Bilgisayardaki programlardan çok daha pratik ve kullanışlı.

Somon balığını geçenlerde denediğimi ve çok sevdiğimi Twitter'da da söylemiştim. O gün epey acemice bir deneme olmuştu ve telefonla yemeden önce çektiğim fotoğraf dışında doğru düzgün bir görsel de elimde yoktu. Bu sefer hem bloga da eklerim diye düşünerek hem de o gün tadı damağımda kaldığı için tekrar denedim. Biraz marine sosları araştırdım. Soya sosu koyacaktım ama elimdeki sos 2007'de son kullanma tarihini doldurmuş! Kokusunda, tadında bir şey yoktu ama cesaret edemedim :).

ukllş
Fırında Ballı Somon

Zarif Tablolar Şık Dokunuşlar

Yaşadığınız mekânlar… Gününüzün büyük bir kısmını geçirdiğiniz eviniz veya işyeriniz, ofisiniz. Kişiliğinizi yansıtan, şık yaşam alanlarınız.

Cumartesi, Mayıs 12, 2012

Keyifli bir günden kalanlar {Mini Tiramisular, Kadayıf Sarma ve Salatalar}

DSCN7469

Geçen gün desem olmayacak, uzun zaman önce desem olmayacak... Bir varmış bir yokmuş... ne çok eski, ne çok yakın zaman önce, ikisinin arasındaki bir zaman diliminde bir sofra varmış... O gün komşularımız bize gelmişlerdi. Menüyü hazırlarken diyette olan misafirlerimizi de düşünerek salata ve zeytinyağlılara ağırlık verdik. Zaten bahar gelmişse sofrada salatalar bol olmalı, değil mi?

Patlıcan ve kırmızı biberleri fırında közledikten sonra soyup üzerine limon suyu ve zeytinyağı gezdirerek hafif ve sade bir şekilde servis yaptık. Bu arada mevsimi gelmişken semizotunu bol bol kullanıyoruz. Bu yüzden Kısırın yanına domates, biber, salatalık, marul eşliğinde sosunda nar ekşisi kullandığım hafif bir Semizotu Salatası da eklendi. Fotoğrafını özel olarak çekmedim ama normalden küçük dolmalık biberler ve üzüm yaprağıyla bir de zeytinyağlı dolma yaptık. Bu çok küçük biberleri doldurmak zor oluyor ama tadı çok lezzetli ve görünümü çok şirin.

Tuzlu kurabiyeler, olsa da olur olmasa da olur ama böyle salatalar bolsa yanına yakışıyorlar. Özellikle közlenmiş patlıcanla çok uyumlu. Bu sefer Pizzada istediğim inceliğe erişemedim. Oysa Şubat ayındaki Dantelli Soframızda daha güzel olmuştu. Bu sefer de güzeldi ama pizzayı çok ince hamurlu sevdiğimden sonuçtan tatmin olmadım. Bu sonuca ulaşmak için hamuru 2 saat mayalandırmam lazım sanırım.

Untitled-1
Tuzlu kurabiyeler, Kısır ve Semizotu Salatası

~ Menü ~

Salatalar
Kısır
Semizotu Salatası
Zeytinyağlı Sarma
Közlenmiş Patlıcan ve Kırmızı Biber

Tuzlu Hamur İşleri
Pizza
Peynirli Börek

Tatlılar
Limonlu Biscotta
Minik Tiramisular
Sarma Kadayıf

DSCN7453
Minik Tiramisular

Genelde pastaların hep porsiyonluk hazırlanmasını tercih ediyorum hem daha şık hem servisi daha kolay oluyor. Tiramisuyu da bu yüzden yeni aldığım süslü bardaklarda hazırladım. Aslında buzluktaki vişnelerin çekirdeklerini çıkarmaya üşenmeseydim arasına çok güzel olurdu ama bir daha ki sefere artık. Tarif olarak her zaman yaptığım TİRAMİSU tarifini uyguladım ama kremasını iki kat fazla yaptım. Çünkü bardaklara yerleştirince krema oranı daha fazla oluyor ki bu da bence iyi bir şey! :) Keki ıslattıktan sonra biraz yumuşamasını bekleyip bir tatlı kaşığıyla parçalar alarak bardağa yerleştirdim: kek + krema + kek + krema şeklinde. Üzerine de kakao serpip yenilebilir gümüş boncuklardan serpiştirdim.

DSCN7456
Kadayıf Sarma
Malzemeler:
  • 750gr. Tel kadayıf
  • 250gr. tereyağı
  • 300gr. dövülmüş ceviz veya fıstık
  • 1 paket hazır baklava yufkası
Şerbeti için:
  • 6 su bardağı şeker
  • 5 su bardağı su
  • Yarım limonun suyu
Hazırlanışı:
  1. Kadayıfları 6cm uzunluğunda doğrayın. Tereyağını eritip 1/3'ünü ayırıp kalanını üzerine dökün ve bütün tellerin yağlanması için yağla beraber iyice ovun. Bu kadar kadayıftan yaklaşık 7-8 rulo çıkması lazım. Kadayıfı buna göre 7-8 porsiyona bölün.
  2. Üç hazır baklava yufkasını üst üste tezgaha açın. Bir miktar kadayıfı alıp yufkanın başında bir karışlık boşluk bırakarak geri kalan her tarafına yayın. Kadayıf kalınlığı ince bir tabaka olacak. Üzerine ceviz veya fıstığı serpin ve üzerinde kadayıf olmayan yufka kısmını kadayıfın üzerine kapatarak sıkıca rulo yapmaya başlayın. Ruloları 2 parmak genişlikte dilimleyin ve dilimleri dikine tepsiye yerleştirin.
  3. Ayırdığınız tereyağı tepsideki kadayıfların üzerinde gezdirin. 200 derece fırında alt - üst güzelce kızarana kadar pişirin. Piştikten sonra ılık kadayıfa ılık şerbeti dökün. 
  4. Şerbetin hazırlanışı: 3 su bardağı şeker ve 2,5 su bardağı suyu bir tencereye koyup kaynamaya bırakın. İstediğiniz kıvama gelince ocaktan almadan önce limon suyunu ekleyin. Altını kapatın. Şurubu tepsiyi fırına verir vermez ocağa koymalısınız ki hem kadayıf hem de şerbet sıcak olsun. Fırından çıkan kadayıfın üzerine sıcak şerbeti dökün ve 1-2 saat şerbetini çekmesi için bekletin.

Çarşamba, Mayıs 09, 2012

Pembe Limonata {tamamen doğal!}


Tamamen doğal yöntemlerle pembe bir limonata yaz aylarında doğum günü olan minik kızların partisine veya kız bebek bekleyenlerin baby shower partilerine çok yakışır diye düşündüm. Tabii ki bu tarz bahanelere ihtiyaç yok, pembe limonata günün her anına yakışacak bir içecek.

Yapılışı çok kolay ve pratik. Pek şeker sevmediğim için koymadım. Onun yerine bardakların ağzını şekere batırdım bu yeterli geldi. Ama herkes benim gibi değildir diyerek tariften şekeri çıkarmıyorum. Aslında rengi daha açık ama fotoğrafta biraz koyu çıktı.

Malzemeler {2 kişilik}:

  • 2 büyük limon 
  • 1,5 su bardağı su 
  • 1/3 su bardağı şeker
  • 2 büyük çilek
  • İsteğe göre buz küpleri

Hazırlanışı:

  1. Limonları ikiye kesip, limon sıkacağında sıkın. Limon suyunu bir sürahiye koyup şeker ve suyu ilave edin. Şeker eriyene kadar bir kaşıkla karıştırın.
  2. Çilekleri saplarını kestikten sonra ikiye bölün. Tel bir süzgeci küçük bir kasenin üzerine yerleştirin ve çileklerin kestiğiniz kısmını süzgece koyarak bir kaşık yardımıyla ezin. Elde edeceğiniz pembelik kullandığınız çileğin olgunluğuna göre değişecektir. 
  3. Çilek suyunu, limonataya bir kaşıkla karıştırarak ve bir yandan elde ettiğiniz rengi kontrol ederek yavaş yavaş ekleyin. İstediğiniz rengi elde etmişseniz daha fazla eklemenize gerek yok.
  4. Servis yaparken isterseniz buz küpleriyle dolu bir bardağa doldurup servis yapabilirsiniz veya benim yaptığım gibi ince camlı bir bardağın ağzını bir dilim limonla silin (ovalayın?). Limon suyuyla ıslanmış olan boş bardağı ters çevirerek toz şekerle dolu bir tabağa batırın. Böylece şekerler bardağın kenarına yapışacak. Böylece limonatayı yudumlarken her seferinde biraz da şeker almanızı sağlıyor. Hem daha lezzetli hem de daha şık bir görünüm. Bardakların kenarına bir dilim limon, çilek veya içine bir nane yaprağı da yerleştirebilirsiniz. Afiyet olsun.


pemb9

Perşembe, Mayıs 03, 2012

Versatile Blogger Award

Öncelikle Lezize'yi bu ödül için seçen Lezzetli Sanatlar'a teşekkürlerimi gönderiyorum. Versatile Blogger Award'dan hiç haberim yoktu.

15 adet blog seçmek zor olacak hemen ödüllerimi veriyorum:

Saadet ve Fransalı Gelin, Mihriban ve Evimizdeki Lezzetler, Hobiriks, Duru Tarifler, Fatma ve Benim Dünyam, Zeynebags, Hale ve Soframız, Hilal ve Sağlıklı Mutfak, Hülya ve Hülyalı Lezzetler, Zinnur ve Bizim Pastane, Aslı ve Zeytin Ağacı, Hatice ve Semaver, Pınar ve Kulübesi, Oya ve Oyosh'un Damak Tadı, Fatma ve Mutfak Penceresi

Hmm ve kendim hakkında 7 şey:
  1. Espresso bazlı kahveleri çok severim.
  2. Makarnanın her şekline ve türlü türlü soslarına bayılırım.
  3. Sadece yiyecekle ilgili şeylerden bahsetmeyeyim. "Ben hiç televizyon seyretmem, sadece belgesel!" esprisindeki kişiye yakınım diyebilirim. Bütün Türk Dizi ve programlarına karşı büyük bir önyargım vardır.
  4. Bazı yabancı dizileri severim ama daha çok çizgi film ve belgesel seyrederim. Bunları da vaktim oldukça bilgisayardan seyrediyorum.
  5. Cips, kuruyemiş tarzı aburcuburları kırk yılda bir yerim. Bu aralar Star Krak adında bir mısır çerezi buldum tatsız, az tuzlu ve yağsız olduğundan tam bana göreymiş. Ceviz hiç yiyemem. Şerbetli tatlı olarak bir tek künefe yerim. Onun dışında tatlı benim için pasta ve kek demektir.
  6. Kahvaltı yapmasını beceremem bu yüzden farklı tost ve sandviç tarzı tarifleri çok araştırırım. Olmadı peynir-ekmek yaparım veya kahvaltı yapmam.
  7. Bütün sebzeleri çok severim. Et pek sevmem.
Seçtiğim blog sahipleri belki daha önce aynı şekilde mimlenmiştir veya mime katılmak istemiyorlardır. Tabii ki istediğiniz gibi hareket edebilirsiniz. Normal kurallar: ödülü veren kişiye teşekkür etmek, 15 adet blog seçmek, seçtiğiniz bu bloglara gidip haber vermek ve kendiniz hakkında 7 konuda bilgi vermek imiş.

Çarşamba, Mayıs 02, 2012

Tablolardan fırlayan danteller, Keyifli Sohbetler ve Leziz Yemekler


Bugün Sakıp Sabancı Müzesi'nde uzun bir zamandır devam eden hemen her yerde boy boy posterlerini görebileceğiniz Rembrandt ve Çağdaşları sergisine yakındaki arkadaşlar ve uzaktaki arkadaşlar orta noktada buluşarak gittik. Hem sergiyi gördük hem birbirimizi gördük. Taa, Beylikdüzü'nden denizi sağımıza alıp belki biraz uzun ama gözümüze hitap eden bir güzergah eşliğinde yola çıktık. Uzun yol boyunca ya pırıl pırıl deniz ya da çiçek açmış eflatun erguvanlarla hiç sıkılmadık diyebilirim (ama dönüş için aynı olumlu cümleleri kuramayacağım maalesef). Hakikaten uzuuun bir yoldu ama gittiğimize, yorulduğumuza değdi.

"Yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat" mı derdiniz acaba bilemiyorum ama öncelikle sergiden sonrada yiyip içtiklerimizden bahsedeceğim.

Cumartesi, Nisan 21, 2012

Tavuklu Yaprak Sarma

DSCN7436


Bu tarifi Ayşe Teyzem önerdi ve tam bir yaz klasiği olmaya aday. İçindeki malzemelerden taze soğan garip olur gibi gelmişti ama çok hafif, taze, ferah ve lezzetli oldu. Malzemesindeki taze otların bunda büyük etkisi var. Bu yemeği yazın sık sık yemeyi düşünüyorum. Aşağıdaki ölçülerle 4 kişilik oluyor.

Malzemeler:
  • Yarım tavuk göğsü, bıçakla ince kıyılmış
  • 1 çay bardağı pirinç
  • Yarım demet taze soğan, ince kıyılmış
  • Yarım demet maydanoz, ince kıyılmış
  • Yarım demet dereotu, kıyılmış 
  • Yarım demet nane, kıyılmış 
  • 4 adet domates, minik küpler halinde doğranmış
  • 1 kaşık domates salçası, 
  • 1 kaşık biber salçası,
  • Pul biber, karabiber, tuz 
  • Yarım çay bardağı zeytinyağı,
  • 1 yemek kaşığı tereyağı,
  • Salamura veya taze üzüm yaprağı
Hazırlanışı:
  1. Yaprak dışındaki bütün malzemeler hazırlanıp bir kapta karıştırılır. İsterseniz biraz yoğurabilirsiniz.
  2. Malzemeyi küçük üzüm yapraklarına etli sarma gibi sarın. 
  3. Tencerenin altına birkaç üzüm yaprağı yerleştirip üzerine sardığınız dolmaları dizin. 
  4. En üste dolmalar üzerinde ağırlık oluşması için bir tabak yerleştirin. 
  5. Dolu tencerenin 1/3'ü dolu olana kadar kaynar su ekleyin. 
  6. Piştikten sonra üzerine yoğurt ve tereyağlı domates salçalı sos ile servis yapabilirsiniz.
Afiyet Olsun,

Cumartesi, Mart 03, 2012

Çeşit Çeşit Minik Kekler

4lücupcake

Aslında bu minik kekleri taa Ramazan'da bir gün yapmıştım. İçine koyacaklarımıysa hamuru çırparken aa şunu da koyayım aman bundan da biraz da fıstıklı olsun derken gül suyu aklıma geldi biraz da limon kabuğu ekleyeyim diyerek böyle 4 çeşit kek ortaya çıktı. Gül suyunu kekte çok sevdim çok hafif ve serin bir tat özellikle yaz için harika olabilir. Yakın zamanda minik kekler olarak değil de büyük bir kalıpta denemeyi düşünüyorum. Büyük de olsa üzerinde mutlaka krema olmalı. Aslında gül sulu olanın üzerine minik bir gül yaprağı koymak isterdim ama limon kabuğu rendesi de hoş oldu artık. :)

Malzemeler:
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı un + 1/2 su bardağı buğday nişastası 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/4 tatlı kaşığı tuz
  • 6 yemek kaşığı tereyağı, küçük parçalara kesilmiş
  • 2 yumurta, biraz çırpılmış
  • 3/4 su bardağı yoğurt
Aromalar:
  • 2 yemek kaşığı irice dövülmüş ceviz
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 tatlı kaşığı gül suyu
  • 2 yemek kaşığı çekilmiş fıstık
  • 2 yemek kaşığı küp doğranmış kuru kayısı
  • Toz şeker
  • 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
Kreması:
  • ½ lt. süt
  • 1 paket krem şanti
  • 1,5 kahve fincanı un
  • 2 kahve fincanı şeker

cc2

Hazırlanışı:
  1. Fırını 350°F/180°C ısıtın. 
  2. Bir  kasede unu, kabartma tozunu ve tuzu iki kere eleyin ve bir kenara koyun. Ayrı çay tabaklarında 1 tatlı kaşığı şekerle fıstığı, 1 tatlı kaşığı şeker ile tarçın ve cevizi, 1 tatlı kaşığı şeker ile kuru kayısıları karıştırıp hazırlayın.
  3. Mikserle tereyağını kremsi olana kadar orta hızda çırpın. 1 su bardağı toz şekeri yavaş yavaş tereyağına ekleyin. Pürüzsüz ve açık renk olana kadar çırpın, arada kasenin kenarında kalan tereyağı şeker karışımını mikseri durdurduktan sonra spatulayla ortaya doğru itin ve 5 - 6 dakika bu şekilde çırpmaya devam edin.
  4. Yumurtaları çırpamaya devam ederken azar azar ekleyin ve hacmi iki katı artana kadar yaklaşık 4-5 dakika çırpmaya devam edin. Yoğurdu ekleyip 2 dakika daha çırpın.
  5. Bir spatulayla dikkatlice un karışımını iki kademede yumurtalı karışıma ekleyin ve dikkatlice hacmi söndürmemeye çalışarak çırpın.
  6. Muffin kalıplarına bir kaşık kek hamurundan koyun arasında istediğiniz karışımdan serpin üzerine bir kaşık daha hamur koyun.
  7. Fıstık, Ceviz & Tarçın, Kayısı karışımları bitince kalan kek hamuruna gül suyu ve limon kabuğu rendesini ekleyip çırpın. Kalan gül suyu aromalı hamuru da muffin kalıplarına ikişer kaşık olarak paylaştırın. 
  8. Keki pembeleşinceye ve bir kürdan batırıldığında temiz bir şekilde çıkana kadar pişirin, yaklaşık 30 dakika. Kekler minik olduğu için daha kısa sürede bile pişebilir.
  9. Kremasını hazırlarken; un, şeker ve sütü muhallebi gibi pişirin. Piştikten sonra el blenderıyla çırpın ve içine bir paket kremşantiyi katıp iyice çırpın.
  10. Keklerin üzerine birer kaşık krema koyup üzerine içeriğine göre süsleme yapabilirsiniz.
cc10

Çarşamba, Şubat 29, 2012

Gül Tatlısı

DSCN7364


Geçtiğimiz hafta sonu komşumuz böyle romantik bir tatlı getirmişti bize. Tadı da görüntüsü gibi güzel olunca hemen fotoğrafını çektim ve tarifini sordum. Yapılışını tarif edebilmek için de aşağıdaki komik şemayı hazırladım. Yardımcı olur inşallah.

Malzemeler:

Hamuru için;
  • 1 su bardagı sıvı yağ
  • 1 su bardağı erimiş tereyağı
  • 1 su bardağı yoğurt
  • Yarım su bardağı irmik
  • 1 paket kabartma tozu
  • Aldığı kadar un
  • İri çekilmiş ceviz veya fındık
Şerbeti için;
  • 3 su bardağı şeker
  • 2,5 su bardağı su
  • 1 çorba kaşığı limon suyu
Hazırlanışı:
  1. Ceviz ve fındık dışındaki hamur malzemelerini birlikte yoğurun. Hamurun kıvamı elinize yapışmayacak, şekil alabilecek sertlikte olmalı.
  2. Hamuru yarım santimetre kalınlığında açıp bir çay bardağıyla yuvarlaklar kesin. Sonra sağdaki şemada olduğu (büyütmek için üstüne tıklayabilirsiniz) gibi hafifçe üst üste gelecek şekilde yuvarlakları yerleştirin.
  3. Boyuna çizgilerin olduğu kısımlara ceviz veya fındığı uzunlamasına dizin.
  4. Sonra aşağıdan yukarı doğru dikine rulo yapın ve bu ruloyu ortadan ikiye kesin. 
  5. Fırın kağıdı serilmiş veya yağlanmış tepsiye ikiye böldüğünüz ruloyu kesilmiş tarafı tepsiye gelecek şekilde yerleştirdiğinizde dilimli kenarları gül gibi görünecektir. 
  6. 180 derece ısıtılmış fırında pembeleşinceye kadar pişirin.
  7. Şerbetini hazırlamak için şeker ve suyu kaynatın. 15 - 20 dakika kadar kaynayacak. İstediğiniz kıvama ulaştığında limon suyunu ekleyip bir iki taşım kaynatıp ocaktan alın.
  8. İkisi de el yakmayacak sıcaklıktayken şerbeti dökün ve çekmesi için bir saat kadar bekletin.  
Afiyet olsun,

DSCN7369

Çarşamba, Şubat 22, 2012

Dantelli Sofra {Kereviz Salatası & Alman Bisküvileri}

DSCN7353Bugün çok güzel bir gündü. Eski arkadaşım tatlı mı tatlı bebeğiyle geldi. Bayağıdır kar-kış muhabbetinden dolayı bu tarz sosyalliğimiz azalmıştı iyi oldu. Birlikte oturduk yedik, içtik, güldük. Sofradan blogta olmayan tarifini verebileceğim iki basit şey var sanırım. En azından bir menü fikri olur diyerek içeriği ekliyorum.

Masada fotoğraflarda olmayan Su Böreği ve Pizza vardı. Onları sofraya sıcak sıcak koymak için fırında bekletiyorduk. Pizzayı çok fazla çeşit olduğu için ince hamurlu yaptım. Tuzlu çubukların hamuru ise buradaki Tuzlu Kurabiye tarifiyle aynı sadece şekil verirken uzun çubuklar halinde pişirildiler. Aslında bunlar Kereviz Salatasına batırılarak yenmesi için yapılmıştı ama sunum olarak istediğim gibi koyamadım.

Çarşamba, Şubat 15, 2012

Hindistan Cevizli Minik Kekler

DSCN6973


Zevkler ve renkler tartışılmaz. Biz severek yedik. Bazı farklılıklar yapmak gerekiyor malzemelerde. Mesela bu aralar aldığımız yumurtalar ceviz büyüklüğünde olduğu için 3 yumurta kullandım. Tarifin aslı http://www.joyofbaking.com'a ait.
Malzemeler;


  • 2 büyük yumurta
  • 175 gram kek un
  • 2 çay kaşığı kabartma tozu
  • 1/4 çay kaşığı tuz
  • 113 gr tereyağ (oda sıcaklığında)
  • 200 gr toz şeker
  • 1 çay kaşığı vanilya
  • 1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
  • 120 ml süt
  • 1/8 çay kaşığı krem tartar

Krem Peynirli Karışım için;

  • 270 gr pudra şekeri
  • 45 gr tereyağ
  • 113 gr labne peynir
  • ½ çay kaşığı vanilya

Hazırlanışı;

  1. Yumurtaların sarısı ayrı bir kaseye beyazları ayrı bir kaseye koyulur ağzı streç filmle kapalı olarak oda sıcaklığına gelene kadar bekletilir.
  2. Un, tuz, kabartma tozu başka bir kaseye elenip karıştırılır.
  3. Başak bir kasede tereyağ yumuşayana kadar bir iki dakika mikserle çırpılır.
  4. 150 gr şeker eklenir ve 2-3 dakika çırpılmaya devam edilir. Yumurta sarıları eklenir. Bütün malzemeler birbirine karışacak kadar çırpılır. Bir spatulayla kasenin kenarları sıyrılır, tekrar karıştırlır
  5. Vanilya ve limon kabuğu rendesi eklenir, karıştırılır. Sonra mikserle düşük hızda çırparken unlu karışım, süt yavaş yavaş ilave edilir.
  6. Başka bir kasede yumurta akları köpük gibi oluncaya kadar çırpılır. Krem tartar ilave edilir ve çırpmaya devam edilir.
  7. En son 50 gr toz şekerde ilave edilir biraz çırptıktan sonra yavaş yavaş hamura ilave edilir. Tahta veya plastik bir spatula yardımıyla karıştırılır mikserle çırpılırsa söner.
  8. Malzeme bütünleşince muffin kaplarına aktarılır. Yaklaşık 18-20 dakika pişirilir. Soğuduktan sonra kağıtlarından çıkarılır.
  9. Bir kasede tereyağ mikserle düşük hızda krem halini alıncaya kadar çırpılır. Vanilya eklenir. Biraz çırptıktan sonra elenmiş pudra şekeri ilave edilir.
  10. Labne peynir ilave edildikten sonra yüksek hızda 3-5 dakika çırpılır. Krema torbasına doldurularak kekler süslenir. Hindistan cevizyle süslenir.



Ben ortadan ikiye keserek arasınada krema sürdüm ve meyve koydum. Ve bir aralar evde bulunan krem tartarı bulamadım.

Pazar, Şubat 12, 2012

DSCN6968


Haşhaşlı böreği yedikten sonra uyku basan Sahra uyanamadı. İrem facebook sayfasına birşeyler koymuş ama o börek yememişti.Gelgelelim yarı uykuluda olsa birşeyler koymak lazım. Aylar öncesinin kahvaltı sofrası.  Çiçeği alırsanız masa istediğiniz gibi çıkmıyor çiçekse masadan güzel, hatırı daha güzel.  Yarı yarıya bir anlaşma sağladık. Ve yumurta salatamız bu pek kıt görünen salata bir kişilik masadaki diğer üyelemizin allerjisi var.
Menü çok tanıdık;



  • Zeytinyağlı Patlıcan Sarma Patates Kızartma
  • Ekşili Mardin Dolması
  • Mantar Salatası
  • Hindistan Cevizli Minik Kekler
  • Elmalı Tart



DSCN6973


Hindistan cevizli minik kekleri ve mantar salatasını ekleyeceğim.

Perşembe, Şubat 02, 2012

Haşhaşlı Börek

DSCN7017

Çıtır çıtır bir börek ve lezzeti damağımıza uydu. Misafirlerimiz getirdiği için rahatlıkla övebilirim. 
Malzemeler;

  • 5 Yufka
  • ½  kase haşhaş
  • ½  kase sıvıyağ (orta boy bir çorba kasesi)
  • 1 kase mercimek
  • 150 gr tereyağ
  • 4-5 kuru soğan
  • 200 gr kıyma
  • ½  yemek kaşığı biber salçası
  • ½ yemek kaşığı domates salçası
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 1 çay kaşığı karabiber
  • Tuz

  • Hazırlanışı:
  1. Mercimek ayıklanır, yıkanır. Yumuşayana kadar haşlanır.  Kuru  soğanlar soyulur yemeklik doğranır.
  2. Bir tavada yağ eritilir. Soğanlar hafif pembe kavrulur. Kıyma ilave edilir biraz suyunu çekince salçalar  ilave edilir. 
  3. Haşlanmış mercimekler ilave edilir  karıştırılır. Kısık ateşte 5 dakika piştikten sonra baharatı ilave edilir ve ocaktan alınır.
  4. Haşhaş yağla karıştırılarak inceltilir. Yufkalardan bir tanesi tezgaha yayılır. Fırçayla haşhaşlı karışım sürülür. 
  5. Üstüne ikinci yufka serilir aynı işlem tekrarlanır. Bıçakla sekiz eşit parçaya bölünür. Hazırlanan mercimekli içten kaşıkla bir ucuna koyulur ve sigara böreği şeklinde sarılır.
  6. Kalan iki yufkayada aynı işlemler tekrarlanır. Tek kalan yufka ikiye katlanarak aynı işlemler uygulanır.
  7. Börekler bir tepsiye sıralanır. Kalan haşhaşlı karışımdan fırçayla böreklerin üzerine sürülür kızgın fırında pişirilir. Servis için tabağa alınır. 
Şu soğuk günlerde pencerenizden yağan karı izlerken ikindi çayınızla denemenizi tavsiye ederim. 
Afiyet olsun,
http://ssahra.blogspot.com

    Salı, Ocak 31, 2012

    İstanbul'u Kar Alınca

    video
    video

    Aslında tarifleri ekleyecektim ama bu uslu araç sahiplerini sizde görün istedim.
    Kar temizliktir ferahlıktır ah bir yağsa ah bir yağsa derken yağdı. Geçen hafta biraz yağdığında bahçede çocuklar birbirine sesleniyordu;
    -"Gelin buraya gelin burada biraz kar var"
    Biraz dedikleri 2-3 kartopu malzemesi... 3-4 ay yerden kar kalkmayan Doğu halkı görse fıkra niyetine güler.

    Ama bugün baktım güzel yağıyor bu kez önümüzdeki karayoluna odaklandım. Yukarıdaki araç sahiplerine yılın en kurallara uygun araba kullanan ödülünü vermeliler dedim. Kaza falan olursa bunlar sorumlu olamaz. Araçlar sessiz kibar siz buyrun şeklinde yol aldılar. Bu 3 saat kadar sürdü sanırım sonra baktığımda aralarında lisan-ı hal ile şöyle konuşuyorlardı;
    -Hatasız şöför olmaz. (Orhan baba versiyonu)
    -En iyi şöför kaymadan dönendir.
    - Senin baban sollamamıştı benim babam sollamıştı aynı yerde yatmıyor mu?
    -Şöförün ters yöne girebileni polisin görmeyeni makbuldür.
    -Çarpmaktan korkuyorsan yola çıkma, çarpılmaktan korkuyorsan evden çıkma.
    - Dön helal olsun bir yolunu bulsam bende dönerim...
    Kulağımla duymasamda anladım işte dedikleri buydu. Ve yol tersine işlemeye başladı

    Takdir edersiniz ki  30 dakika sonra araçlar yol kenarına sıralandı. Ödülümde elimde kaldı. Yukarıdaki araç sahiplerine vermeliymişim. İnsanlar neden canını hiçe sayar ki?
    Sevindirici gelişmelerde var, kriz çıkacak diyenlere inat ticari açıdan atılım yapıyoruz. Zincirleri kapan geliyor yola. İki alana bir bedava kampanyası var mı bilmem çünkü duyulmuyor sesleri. Umarım sabah olmadan (bu akşam hiç görmedim) karayolları TUZLAYALIM KAYMAYASINIZ hizmeti verir zira asfalt uzaktan cam gibi parlıyor. Bütün İstanbul'un doyduğu kar fotoğrafları;
    http://ssahra.blogspot.com

    Cumartesi, Ocak 28, 2012

    Kıymalı Pide

    DSCN6365


    Kebap, lahmacun, pide vb. bizim yemek kültürümüzde mevcut. Nezih mekanlarda, damak tadınızı yakaladığınız yerlerde yiyebilirsiniz. Ama ben bu ev pidesini yiyince bu lezzeti birkez daha yakaladığımı hatırlayamadım. Hani elinin lezzetini katmış derler sanırım arkadaşımda öyle yapmıştı.
    Malzemeler;


    Hamuru için;
    • 1 su bardağı ılık süt
    • 1 paket yaş maya
    • 1 su bardağı sıvı yağ
    • 7 su bardağı un
    • ½ çay bardağı şeker 
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 yumurta
    İç malzemesi;
    • 200 gr kıyma
    • 5-6 kuru soğan (büyüklüğüne bağlı)
    • 3 kırmızı biber
    • 4 çarliston veya sivri biber
    • 1 demet maydanoz ( demet büyükse yarım)
    • 4 diş sarımsak
    • 1 yemek kaşığı domates salçası
    • 1 yemek kaşığı biber salçası
    • 1 çay bardağı sıvıyağ
    • 1 tatlı kaşığı biber
    • 1 çay kaşığı karabiber
    •  Tuz
    Hazırlanışı;
    1. Maya ılık sütte eritilir. Malzemeler ilave edilir hamur yoğrulur. 15 dakika dinlendirilir.
    2. Domatesin kabukları soyulur çok küçük doğranır. Soğan, biberler,sarımsak ve maydanoz  çok ince doğranır. (Arkadaşım rondoda çekmişti) Geniş bir kasede kıyma, salçalar, sıvıyağ , tuz ve baharatlar ilave edilir yoğrulur.
    3. Mayalanan hamurdan küçük parçalar koparılır. Merdaneyle açılır yağlanan tepsiye alınır. İç malzemesi sürülür ve şekil verilir.  Kenarlarına çırpılmış yumurta sarısı sürülür. 
    4. Önceden ısıtılmış fırında pişirilir. Pişirirken fazla kabarırsa açıp bıçakla bir kaç delik açabilirsiniz.
    5. Malzemeler altı büyük  veya sekiz küçük pide için yeterli oluyor.

    DSCN7012

    İster bütün ister dilimleyerek servis yapabilirsiniz. Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle...

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...