Pazartesi, Temmuz 15, 2013

Fırında Yumurtalı Pomodoro


DSCN9712

Geçenlerde kardeşim, Costco'nun bastırdığı büyük bir yemek kitabı getirmişti. Tariflere baktığımda bana daha çok pratik Güney Amerika tarzı yemekler gibi geldi. Fotoğraflar vesaire çok hoş, tarifler de güzel ama içindeki ürünler genelde sattığı farklı markaların ürünleri verilerek malzemeler içeriyor.

Ramazan'dan önce kahvaltı için çok kolay bu tarifi denemiştim. Beş dakikada hazırlanabilir. Sahur için de çok hoş olur diye düşünüyorum. Pomodoro, İtalyanca domates anlamına geliyor. Orijinal adı böyle olunca ben de Pomodoro olarak bıraktım. Domateslerin düzgün ve yuvarlak olması lazım. İsterseniz büyük bir yuvarlak domatesi ortadan ikiye bölerek, istersen küçük bir domatesi bir kişilik olarak hazırlayabilirsiniz.

Malzemeler (2 kişilik),
  • 1 büyük yuvarlak domates veya 2 küçük yuvarlak domates
  • 2 küçük yumurta sarısı
  • 2 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar veya ezilmiş beyaz peynir 
  • Kıyılmış taze fesleğen (benim yoktu o an)
  • Tuz, toz kırmızı biber
Hazırlanışı,
  1. Ben iki küçük domates kullandım. Domatesin sap kısmını kapak gibi keserek açın. Eğer büyük bir domates kullanmak isterseniz tam ortadan ikiye bölebilirsiniz. Bence bu şekilde yapılışı daha rahat olur çünkü daha geniş bir ağzı oluyor.
  2. Domateslerin içindeki sulu kısmı iyice boşaltıp, oyun. Ardından bir kağıt havluyla ıslaklığı kurulayabilirsiniz.
  3. Yumurtaların sarılarını bozmadan bir kaseye, akını bir kaseye ayırın. İstediğiniz peynirleri, tuz ve toz kırmızı biberi çırparak karıştırın ve domatesin içine yerleştirin.
  4. En üste de yumurta sarılarını koyup en üstüne de biraz kaşar veya parmesan gibi tercihen peynir rendeleyebilirsiniz. 
  5. Kıyılmış fesleğenleri de serptikten sonra üzerine biraz toz kırmızı biber serpebilirsiniz. Ben biraz abartmışım çok karardı o yüzden. 
  6. 170 derece ısıtılmış fırında börek gibi pişirin. 
DSCN9711

Pazar, Haziran 30, 2013

{Yeni Bir Tat} Kinoa (Quinoa) Ekmekli Kahvaltı

DSCN9698

Geçenlerde http://ekofit.com.tr'dan bir davet e-mail'i almıştım: sizi ürünlerimizden ve organik gıdalardan bahsettiğimiz söyleşimize davet ediyoruz. Maalesef çok yoğun olduğum için gidememiştim ama bana güzel bir hediye paketi gönderme inceliğini gösterdiler. Ama ben işten güçten onları tadıp yorumlama fırsatını bile yeni buluyorum. Evde kimse yemesin diye sakladım ki işim hafifleyince keyifle tadına bakayım. :)

Benim gluten yiyememek gibi bir sorunum yok çok şükür ama yaklaşık bir senedir "kinoa" (quinoa) diye bir şey duyup merak ediyordum. Ekofit Organik'in getirdiği ürünler arasında kinoa ekmek/krakerleri de varmış. Kinoa, bildiğim kadarıyla taze olarak da tüketilebiliyorken aynı zamanda kurutulup un haline de getirilebiliyor. Buğday kadar tahıl olmasa da "tahılımsı" denilebilir. Zaten yerken o "otumsu" tadı çok az da olsa hissedebiliyorsunuz. Kötü değil ama bu da tat farkı diyeyim.

DSCN9702And Dağlarındaki topluluklar tarafından çok eskiden beri kullanılan kinoa, Mayalar zamanında çok değer verilirmiş. Biz nasıl başak dalına değer veriyorsak sanırım aynı şekilde büyük bir anlam taşırmış. Bugün Peru, Bolivya, Ekvator'da yetiştirilmeye ve kullanılmaya devam ediyor.

Popülaritesi biraz da "sağlıklı beslenmeliyiz" mottosunu sürekli kullanan Hollywood ünlülerine borçlu. Örneğin Gwyneth Paltrow'un geçtiğimiz Nisan ayında çıkardığı "It's all good: Delicious, Easy Recipes That Will Make You Look Good and Feel Great" yemek kitabında da bol bol kinoalı yemek tarifi var.

Bir de sağlıklı popüler yiyecekler arasında "kale" var. Onu da denemek bir gün nasip olur herhalde. Şu ana kadar yutamadığım tek şey brüksel lahanası oldu ondan kötü olamaz diye düşünüyorum. :) 

Gelelim bu kraker ekmeklere... Fransız bir marka "çiçek ekmekler" adıyla sunmuş. Ve açıkçası ben çok sevdim. Önce tatlı ve reçelle denedim ama tuzlu tatların daha çok yakıştığına karar verdim. Yukarıdaki gibi bruschetta tarzında bir sunumla atıştırmalık ve kahvaltı için harika oluyor. Biraz pirinç patlağı havası da var. Tabii ki glüten tüketemeyenler için çok güzel bir alternatif. Ben keyfi yiyorum. :)

Şimdi tarif veriyim desem komik olacak ama kısaca anlatayım yine de hemen; domates, salatalık, maydanoz, biber çok küçük doğradıktan sonra çok az tuz, kekik ve zeytinyağı ile karıştırın. Aslında bir saat zeytinyağında bekletince daha güzel oluyor. İstediğiniz türde peynir ve zeytin çeşitlerini de isterseniz küçük doğrayarak salataya karıştırabilirsiniz. Kinoa krakerlerinin üzerine salatayı koyup 5-10 dakika beklettikten sonra afiyetle yiyebilirsiniz. Benim gibi tek tek kahvaltılıklarla uğraşmak istemeyenler için en iyi çözüm! : ) Pek çok farklı ürün çıktı hediye paketinden ama uzun zamandır kinoa'dan bahsetmek istediğim için bu ekmeklerden ilk olarak bahsetmek istedim. Benim gibi merak edenler için biraz fikir verebilmişimdir inşallah.
DSCN9700

Cuma, Mayıs 03, 2013

Kabaklı Ekmek/Kek

DSCN9505
Aslında bunu kabaklı kek olarak düşünmüştüm ama tamamen halk ekmeğin organik ununu kullanınca tam ekmek gibi oldu. Kahvaltıya çok güzel olabilir. Çok fazla kepekli, organik un kullanmayı sevmeyenler yarım ölçü normal un da kullanabilir. Ekmek makinesinde de pişirilebilir. Kabartma tozu yerine 1 çay kaşığı yaş maya da kullanılabilir. Yanında bol zeytin, domates, roka, peynir ve süzme yoğurt ve hem buzlu hem sıcak çayla yedim. :) (Bkz. http://instagram.com/p/Y2hGsnqT6N/)
DSCN9500
Malzemeler,
  • 2 yumurta
  • 4 yemek kaşığı tereyağı, eritilmiş
  • 3 su bardağı organik tam buğday unu
  • 1/2 su bardağı yoğurt
  • 1 büyük kabak, rendelenmiş
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1/2 su bardağı ezilmiş beyaz peynir
  • Üzerine dizmek için 5-6 dilim kabak
Hazırlanışı,
  1. Yumurtaları tuzla çırpın. Yoğurdu ve eritilmiş tereyağını ekleyip karıştırın. 
  2. Unu ve kabartma tozunu eleyerek ekleyin. (Benim kullandığım un çok kepekli olduğu için mi sıvı karışıma eklediğimde fazlasıyla şişip katılaştı bilemiyorum. Çok katılaştığı için mikserle çırpamadım, yoğurmak zorunda kaldım. Ama kabağın çok sulandığını hesaba katarsak bu katılık normal geldi.) 
  3. Rendelenmiş kabağı ve beyaz peyniri de ekleyip yoğurmaya devam edin. Eğer kitchenaid gibi güçlü bir mikseriniz varsa tabii ki onu kullanabilirsiniz.
  4. Hamuru biraz yağlanmış kalıba yaydıktan sonra üzerine kabak dilimlerini dizin.
  5. 175 derece ısıtılmış fırında içinin iyi pişmesi için ağır ağır pişirin.
Afiyet olsun,

Salı, Nisan 30, 2013

Köy Ekmeği ve Cross Stitcher Dergisi

DSCN9462
Kahvaltıya evde yapılmış ekmek gibisi yok... Pazar günü kahvaltıya evdeki farklı un karışımlarından bu ekmeği yaptım. Karışıklık olmasın diye unların kendi sitesine link verdim. Fotoğrafta da yeni işlediğim bezi kullandım. Modeli Cross Stitcher dergisi Ocak 2013 sayısından almıştım. İngiltere'de yayımlanan bir dergi ama itunes veya zinio'dan da satın alınabiliyor. Üstelik eski sayılara da ulaşılabiliyor. Çok zevkli ilerledi. Bir sayı aldım ama yapmak istediğim daha çok şey var içinde o yüzden aç gözlülük yapıp diğer sayıları almıyorum henüz. : ) iPad üzerinden alıp ekrandan bakarak çalıştım. Apple ürünü olmayanlar zinio ile windows üzerinden de satın alabilir. El işi maceram, şimdilik kroşe yastık ile devam ediyor. Uzatmadan ekmeğin tarifine geçiyorum.
DSCN9464
Makine,

  • Essenso çift merdaneli ekmek makinesi

Malzemeler,


Hazırlanışı,

  1. Bütün kuru malzemeleri ekmek makinesine koyun. 
  2. Ilık süt, su karışımının içine erimiş tereyağını ekleyin. Yaş mayayı da ılık sütün içinde eritin ve ekmek makinesine koyun.
  3. Basic (3 saatlik) pişirme modu, Larger ve Darker seçeneklerini seçip start tuşuna basın. 
  4. 3 saat sonra sıcak ekmeği makineden çıkarıp elinizi yaka yaka dilimleyebilirsiniz. : )
Afiyet Olsun,

Çarşamba, Nisan 03, 2013

Tarçınlı, Havuçlu, Portakallı Cupcake

DSCN9161

Yeni bardak altı denemelerime devam ederken {çayırda otlayan kuzu bitti ve çok şirin oldu, fotoğrafını çekeceğim bir ara, nezleden dolayı pek yerimden kalkamıyorum ve tat alamadığım için kahve de yapamadım bugün kendime.. Ee kahve olmayınca bardak altlığını da kullanamadım. :( } birkaç hafta önce yaptığım bu tarifi hatırladım. Kışın portakallı kek gibisi yok. Özellikle de böyle çatlayarak kabarmışsa... Bu tarifi sevmemin nedeni ise içine portakalı sıkıp sadece suyunu koymak yerine blenderdan çekip püresini koyuyor olmam. Hiçbir şeyi ziyan olmadı ve tadı da kokusu da daha harika oldu. Sırada denemek istediğim bir çikolatalı cupcake tarifi var.

DSCN9174

Malzemeler, (25 - 30 adet)
  • 1 küçük portakal 
  • 1 orta boy havuç
  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı yoğurt (tarifi okuyunuz, bu oran değişebilir)
  • 1,5 su bardağı şeker
  • 3/4 su bardağı zeytinyağı
  • 2,5 su bardağı un 
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1/2 tatlı kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • Bir fiske toz muskat
DSCN9170

Hazırlanışı,

  1. Kabuğu soyulmuş portakalı el blenderıyla çekip, püre haline getirin. Normalde yarım su bardağı ya da biraz daha fazla oluyor bardağın kalanını da yoğurt ile tamamlayın. Benim ki yarım bardaktan biraz fazla oldu bu yüzden yoğurt yarım bardaktan daha az kullandım. 
  2. Havucu rendenin küçük tarafıyla rendeleyin. Ben minik sarımsak rendeleri olur ya, onların küçük tarafını kullandım yani iyice minik oldu.
  3. Toz şekeri ve yumurtaları 10-15 dakika kadar çırpın. Portakal - yoğurt karışımını ve zeytinyağını ekleyin. Yarım dakika çırparak karıştırın.
  4. Un, tuz, kabartma tozu, karbonat, tarçın ve muskat karışımını eleyerek ekleyin ve hızlıca çırpın. Topak kalmadığına emin olduğunuzda en son havucu ekleyin ve mikserin tellerine havuç rendelerinin yapışmasını engellemek için spatulayla karıştırın. 
  5. Eğer kalıbı taşıp kabarmasını istiyorsanız her kalıbı 2/3 oranında hamurla doldurun, eğer kalıbı taşmasını istemiyorsanız yarısını hamurla doldurun. Benim kalıplarım orta boy ve bu miktardan 25 adet çıktı. Eğer daha büyük kalıplarınız varsa 20 adet daha küçük ise 30 adet çıkabilir. 
Afiyet olsun,

Cuma, Mart 29, 2013

Zamanı İyi Değerlendirme Sanatı ve Bir Tarif {Zeytinyağlı Bamya}

Merhaba,

Aylardır devam eden çok yoğun ve yorucu bir çalışma döneminden çıktım sayılır. Telaşın bitmeyeceği kesin, birkaç güne yeniden başlayacak. Ben sıcak evinin konforunda çalışan biri olarak hiçbir şeye vakit bulamıyorum diye söylenirken sabah yedide çıkıp akşama kadar sıcak - soğuk demeden dışarıda çalışan ve aynı zamanda pek çok farklı iş kotaran bir sürü insan var. Zamanı iyi değerlendirme sanatı diye başlık attım ama nasıl yapılır hiçbir fikrim yok, yapabilenlere hayran vaktimi geçiriyorum (bak bir boş vakit de böyle geçiyor işte :-) ).

Sürekli bilgisayar başında çalışırken çok bunalmaya başladım ve dinlenirken farklı bir şeyler üretmek istedim. Bunda biraz da elinde yumağıyla örgü örüp katili bulan Miss Marple'yi seyretmemin de etkisi var. Dinlenirken boş durmak bana göre değil, sıkılırım. Aynı anda en az iki iş yapmam lazım. Çalışırken bir şeyler seyretmek, üç ay sonrasının planlarını yapmak, vs. Dinlenirken de bir iş bulmak lazım. El işi yapmak iyi hoş da klasik el işleri pek ilgimi çekmiyor maalesef, havlu kenarı gibi... Havlu kenarından dolayı el işinden soğumuş bile olabilirim :). Ama ortaokul yıllarında haftada bir el işi dersimiz vardı ve o zamandan yaptığım etamin işini ve serbest tarzda ufak tefek nakışlar yapmayı hep sevmişimdir. Bu nokta da o dönemde ilk işlediğim örtüyü annemin kireç çözücü gibi favori kimyasallarının altına serip çürüttüğünden bahsetmemiş olayım! Bu da büyük bir darbeydi tabii benim için! Eee... bizde kanaviçe, etamin, nakış yapayım dersen illa kocaman örtüler, çarşaf takımları gibi büyük işler döküyorlar önünüze ve insanın gözü korkuyor başlamaya!

Geçen sene flickr'da dolaşırken sadece çok şirin bardak altlıkları ve iğnedanlıklar yapan birine rastlamıştım. Hem çok sade, hem kolay, hem de çok şirin işlemeler  yapıyor ve ipliklerini de kendisi doğal yöntemlerle renklendiriyor (iplik boyamayı becerebileceğimi sanmıyorum açıkçası ama bir gün denemek isterim çünkü bitkiler, meyve ve sebzelerden iplikleri renklendirme fikri çok güzel). İşte bu ufak bardak altlıklarını görünce kahve aşkımla birlikte kendime yapmak için çok heveslenmiştim ama başına geçmem bir seneyi buldu. Neyse ki güç olmadı, geç oldu, ama sonuç hoş oldu. :) Sırada soldaki fotoğraflardaki yağmur bulutu var. Bahar koleksiyonuma devam ediyorum yani. ;)

sakura

İğneyi, minik kasnağımı ve çiçekli makasımı elime alır almaz buna başlayıp sonra kötü sonuç almak istemedim o yüzden yazının başındaki küçük fotoğraflardaki denemelerle başladım.  Instagram takipçileri bilir, kitap ayracı ilk tamamlanmış, kullanıma hazır iş olarak ortaya çıktı. Derken geçen gün kroşe işlerine rastladım ve onlardan yapılan bardak altlıklarına da bayıldım. Onlara Miss Marple Bardak Altlığı diyorum. Bardak altlığının yanında aşağıdaki gibi küçük bir kavanozu mumluk yapıp etrafına sıkıca saracak bir kroşe kılıf ördüm. Mum içinde yanarken çok şirin görünüyor. Bu aşamada aradığım ipliği bulamıyorum maalesef. O yüzden bunlar tek tek yapılan denemelerden oluşuyor. Anchor Fantastik merserize ipini nereden bulabilirim? Bilen, gören, duyan haber versin. :) Renkleri ve dokusu çok güzel görünüyor. Diğer markalarda hoşuma giden bir renk ve doku göremedim. Ama yine de pastel veya neon renkler sunan pamuk merserize önerilerine açığım!

Miss Marple Coasters and Candle Holder
Zeytinyağlı Dizme Bamya
DSCN8572
Bu kadar el işi sohbeti yeter biraz da tarife geçelim. Bana göre her yemeğin etsizi güzel. Bamya da öyle oldu, zeytinyağlısına bayıldım.

Malzemeler,
  • 1/2 kilo bamya, ayıklanmış
  • 1 büyük soğan, küp doğranmış
  • 4 domates, küp doğranmış
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1 çay kaşığı toz şeker
  • 1/2 limonun suyu
  • Tuz, pul biber
DSCN8579
Hazırlanışı,
  1. Bir pilav tenceresinin ortasına küp doğranmış domates ve soğanları biraz harmanlayıp küçük bir tepecik oluşturacak şekilde yığın. 
  2. Bu tepeciğin etrafına bamyaları sıralayın. 
  3. 1 çay bardağı zeytinyağı, su, şeker, salça, tuz ve pul biberi bir kasede karıştırıp bamyaların üzerinde gezdirin.
  4. Kaynayana kadar yüksek ateşte kaynadıktan sonra kısık ateşte yarım saat kadar pişirin.
  5. Piştikten sonra haliyle biraz suyu olacak. Bu suyu kenardan bamyaların şeklini bozmadan bir kaşıkla kaseye alın. Çünkü tabağa ters çevirirken susuz olması lazım. 
  6. Tercihen lavabonun üstünde ya da bir tepsinin üzerinde servis tabağına dikkatlice ters çevirin ve kaseye aldığınız suyu tekrar üzerine gezdirin. İsterseniz maydanozla süsleyebilirsiniz. 
Afiyet olsun,

Cuma, Şubat 15, 2013

Kahvaltı + Öğle Yemeği = Brunch

Sofra
Dün blogun arkafonunu ve renklerini biraz değiştirdim. Gri kış günlerine uyumlu olmuş değil mi? Bu aralar puantiyelere karşı her zamankinden daha büyük bir sevgim var. Bir de geçenlerde twitter'da da söylediğim gibi artık instagramımız da var!! Ondan da eksik kalmıyorum. Bizim evde pişenler artık buradan ve buradan da görülebilir.

Bugün davet edildiğimiz harika kahvaltı sofrası toz pembesiydi. Sofraya kahvaltı vakti oturmadığımız aşikar. :) Menü de zaten vaktine uygun bir kahvaltı menüsüydü. Aslında kızarmış çavdar ekmekleri de vardı ama fotoğrafı çektiğimde onlar hala kızarıyordu.
Kahvaltılıklar
Farklı bir tarif yok ama en azından sofra ve menü fikri açısından iyi olur diyerek sofra fotoğraflarını paylaşıyorum. Bol otlu ve soslu salata, Hatay'dan özel bir peynir "Sürk", organik bal, Bursa'dan zeytin, kalp şeklinde kaşar peyniri dilimleri ve popüler patatesli dilim börek. Katlı tabaktakiler Türk ekmeği ve İngilizlerin shortbread ismini verdiği bol tereyağlı bir çeşit bisküvi. Böyle üst üste durmaları ironik oldu. :) Shortbread klasik bir tatlı ve tıpkı tart hamuru gibi şeker, un ve tereyağından yapılıyor bu nedenle tadı biraz kurumuş Türk helvasını ve biraz da tartı andırıyor.
Kızarmış et, patates, domates sosu
Kızarmış patates, et ve domates sosu... Erken bir kahvaltı için et ağır gelebilir ama saat birden sonraki bir kahvaltı için normal.

Dört dana biftek parçasını jülyen doğradıktan sonra düdüklüde yarım saat kadar pişirin. Bu biraz da düdüklünüzün ne kadar sürede eti pişirdiğine bağlı hepsinin farklı bir tarzı var. :) Piştikten sonra 2 kaşık tereyağında soteleyin. Düdüklüde piştiği için oldukça hafifti.

Cuma, Şubat 01, 2013

Karanlık kış günlerine özel bir sofra {Patatesli Dilim Börek}

1

Geç ve güç olsa da yeni bir sofra ve tarifle tekrar merhaba. Misafirlerimizle geçirdiğimiz güzel bir günün ardından yine fotoğraflar ve tarifler kaldı elimizde. Sofrada hamur işinden çok salata ve zeytinyağlılara ağırlık vermek istedik. Sofrayı hazırlarken Pinterest'de çok önceden gördüğüm ve ne zamandır denemek istediğim bir şey vardı onu da denemiş oldum. Gerçi bende aynı türde bütün halinde çiçekler yoktu o yüzden kadehleri ters çevirip gül yaprakları ile doldurdum. Ve aslında verdiğim linkteki gibi büyük mumlarla daha iyi durabilir.

Bir de bizim Türk sofralarında şöyle bir sorun var: her şeyi masada topluca sergilemeyi ve fazla fazla yapmayı seviyoruz. Bir pastayı, böreği bütün misafirler tabaklarına alsa bile mutlaka servis tabağında bir o kadar daha kalmış oluyor. Çünkü ısrarla bir daha buyrun, birer tane alın diye teklif etmemiz lazım! :) Böyle olunca Türk sofralarına yemek harici bir dekor sığdırmak zor oluyor açıkcası. Ben de bu şamdan kadehleri sofranın neresine koyacağımı bilemedim ve acaba misafirlerin kollarına çarpıp kazaya neden olur muyum diye düşünmüştüm neyse ki böyle bir sorun olmadı ve onların da hoşuna gitti sanırım.

collage

Menüde "patatesli börek, boş, zeytinli ve haşhaşlı açmalar, elmalı pasta, profiterol, kuru sebze ve yaprak ile karışık zeytinyağlı dolma, közlenmiş patlıcan, kırmızı biber salatası, mayonezli karışık sebze salatası ve taze otlarla akdeniz salatası" vardı.

Tarifini paylaşacağım Patatesli Dilim Böreği çok eskiden bir komşumuz yapardı ama sanki onun tarifi sütlüydü ve biraz daha farklıydı. Artık komşu değiliz ama arada sırada da olsa karşılaşıyoruz ilk karşılaşmamızda soracağım. Bu tarifi ise yeni komşumuzdan öğrendik. :) Patatesli börekleri özellikle sevdiğim için bu börek bu aralar favorim. İnce dilimlendiğinde çok hafif bir atıştırmalık oluyor.

3

Malzemeler,
  • 3 yufka
  • 3 yumurta
  • 6 patates, haşlanmış
  • Tuz ve istenirse pulbiber veya maydanoz
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 250 gr. tereyağı, eritilmiş
  • 1/2 su bardağı çatalla ezilmiş beyaz peynir veya rendelenmiş kaşar peyniri
  • 1 yumurta, üstüne sürmek için
  • Süslemek için çörekotu
Hazırlanışı,
  1. Haşlanan patatesli iyice ezip püre yapın. 
  2. Üç yumurta, peynir, tuz, pulbiber, eritilmiş tereyağı, yoğurt ve püre yapılmış patates iyice harmanlayıp bu harcı üç eşit kısma bölün.
  3. Bir yufkayı serip patates harcının bir kısmını her yerine yayın üzerine ikinci yufkayı serip harcın ikinci kısmını yayın ve üçüncü yufkayı da serip kalan harcı yayın. 
  4. Bu üç kat yufkayı dikkatlice rulo yapıp isterseniz ikiye bölün. Ruloları bir tepsinin üzerine alıp streçle kaplayın ve buzluğa koyun. En az bir gece buzlukta bekleyerek dondurun. 
  5. Ertesi gün buzluktan çıkarın ve tam çözülmeden dilimleyin. Dilimleri yatay olarak fırın kağıdı serilmiş bir tepsiye dizip üzerlerine çırpılmış yumurta sürün. Eğer harca pulbiber kattıysanız dilimlerin üzerine çörekotu serpilebilir.
  6. Sıcak fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Dikkatinize, ince dilimlerin pişmesi çok uzun sürmüyor.
misafirlerimizi daha güzel sofralarda ağırlamak 
ve arayı fazla açmamak dileğiyle,

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...