Pazartesi, Kasım 19, 2007

Mantarlı Kıymalı Börek

© 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



Annem pazartesi temizliğini yaparken buzluktan kıyma çıkarmıştı ne yemeği yapıcaktı bilmiyorum ama o kıymayı ben sahiplendim. Yemek yaparken bir huyum var bazen felaketle sonuçlanıyor (aslında ilk zamanlarda oluyordu bu felaketler şimdi öğrendikçe daha az oluyor) bu yemeğe şunu da ekliyelim hımm dolapta ne varmış bunu da ekliyelim diye bir sürü ek malzeme çıkartıyorum. Neyse bu sefer sonuç güzel oldu. Kıymaya fazladan mantar ve havuç ekledim.



Malzemeler;

  • 250 gr kıyma
  • 250 gr mantar, yıkanmış, küp doğranmış
  • 1 havuç, ince rendelenmiş
  • 3 küçük domates, soyulmuş, küp doğranmış
  • 1/2 su bardağı maydanoz, kıyılmış
  • 1 büyük soğan, küp doğranmış
  • 3 kaşık tereyağı
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber

  • 1 kilo yufka
  • Zeytinyağı
  • 1 yumurta
  • 1/2 bardak yoğurt


  • Hazırlanışı;
    1. Önce mantarı bir tavada bir kaşık tereyağıyla suyunu çekene kadar kavurun. Başka bir yere alın.
    2. Kıymayı bir kaşık tereyağında kavurun kıyma kavrulduktan sonra soğanları ekleyin ve kavrulana kadar sotelemeye devam edin.
    3. Salçayı ilave edip bir kaç kere karıştırın ve domatesleri, havucu, baharatları, maydanozu ilave edip bir dakika kadar soteleyin ve ocağın altını kapatın.


    Kıymalı harcı yufkalara Pırasalı Börek'te olduğu gibi yerleştirdik açıklamasına bakmak için buraya tıklayabilirsiniz.

    Rulo yapılmış yufkaları tepsiye yerleştirdikten sonra üzerine zeytinyağı, yoğurt ve yumurta karışımını sürüp fırında altı ve üstü kızarıncaya kadar pişirin.



    Çorba olarak domates çorbası yaptım. Salata için de; biraz karnabaharı limonlu suda haşlayıp soğuması için bekletirken, Marul, tere ve maydanozu beraber doğrayıp salata tabağına, yanına biber, domates ve salatalık ortaya da haşlanmış karnabaharları yerleştirdim. Sos olarak Zeytinyağı, limon, pul biber, kekik, nane ve çok az karabiberi çırparak üzerine gezdirdim. Karnabaharı bu şekilde salatada kullanmayı çok seviyorum karnahabarın her halini sevdiğimdendir belki de..

    Cuma, Kasım 16, 2007

    Akrabalar - 8

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Akrabalar 8 büyük gecikmeyle (sanırım üç ay kadar) bizim evde oldu. Haklı sebeplerimiz vardı. İzmir'den annemin çocukluk arkadaşı, bizim de kuzenimiz olan misafirimiz gelince başlangıç için iyi bir neden oluştu. Gerçekten birbirine girmiş işlerimizi iki gün bir kenara bırakarak toplandık. Burada tek sorun istediğimiz çeşitleri ayarlıyamamaktı. Yani misafirlerimiz istediklerimizi değil kısmetlerinde olanı yediler. Yemekler yenildi eskiler yad edildi ve akşam bütün misafirler evimizden bir miktar grip virüsüyle ayrıldı. Menü;



    Sitede bulunmayan tarifleri ekleyeceğim. Bu sefer çoğu sitede bulunan tariflerden.

    Bir de konuyla ilgili (aslında hem ilgili hem değil) olmayan küçük bir yorumum var. Aslında İrem'le benim yorumumuz. Geçen haftaki tatsız cevaplarımız hoşlanarak değil mecbur kalarak yazdığımz cevaplardı. Acaba bunları kaldırsak mı diye düşünürken zaman gösterdi ki hiç gerek yok. Aslında kuzu dolması bardağı taşıran damla oldu. Ve biz bundan sonra özellikle isimsiz , tahrik edici yorumları sileceğiz. "Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır" biz tarifleri yazarken ya da fotoğrafları çekerken mümkün olduğu kadar ince detayları alan ve anlatan sunumlar yapmaya gayret ediyoruz. Bilgimiz dahilinde olanları aktarıyoruz. Ama bu bizim için şu anda sadece sevdiğimiz bir hobi. Bakınız özellikle belirtmek isterim bizi burda devlet görevlendirmedi ki görevimizi suistimal etmiş olalım veya hiç bir ziyaretçi özel bir ücret ödeyerek girmiyor ki parası ziyan olsun. Arzu eden bakar arzu etmeyen sayısı binleri bulan diğer yemek sitelerine girer. Yorumları kapatırsak sevdiğimiz bizi teşvik eden sırasında usulünce tenkit eden dostlarımızın yorumları da görünmeyecek.

    Perşembe, Kasım 15, 2007

    Kayseri Mantısı (1)

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Kayseri mantısı yazdım. Yanlız bütün Kayserililer böyle yapar şeklinde bir iddiam yok. Bu bizim arkadaşımızın yaptığı bir şekildi gerçi biz onlar kadar küçük yapamadık. Hesaba vurursak bizimki onların mantısının 3 katı büyüklüğünde. Aaa bir de çeşitlerini unuttum şu anda bir çok çeşit tatmıştık biz onlarda, ama en sevdiğimiz bu olmuştu ve yapmaya devam ettik.

    İç Malzemesi:

    • 500 gr. kıyma
    • 2 kuru soğan
    • Yarım demet maydanoz
    • 1 tatlı kaşığı pul biber
    • ½ tatlı kaşığı karabiber
    • Tuz

    Hazırlanışı;

    1. Soğanlar, maydanoz ince kıyılır. (soğanı robotta çekiyoruz ama rendelemeyi tercih edenler de var) Kıymaya baharatlarla ilave edilir ve yoğrulur.

    Sos Malzemesi;

    • 200 gr.tereyağ
    • 3 sivri biber
    • 3 domates
    • ½ yemek kaşığı biber salçası
    • 1 yemek kaşığı domates salçası

    Hazırlanışı:

    1. Domatesler küçük küpler halinde doğranır. Biberler ince kıyılır.
    2. Küçük bir tencerede tereyağ eritilir. Biberler biraz kavrulur, domatesler ilave edilir.
    3. Salçalar ilave edilir karıştırılır. 5-6 dakika kısık ateşte pişirilir.

    Hamur Malzemeleri:

    • 2 yumurta
    • 1 su bardağı su
    • 1 tatlı kaşığı tuz
    • 1 kg. buğday unu

    Hazırlanışı;

    1. Yumurta ve tuz bir çatalla veya mikserle çırpılır. Un ve su ilave edilerek katı bir hamur yoğrulur.
    2. Hamur dört parçaya ayrılır. Üzeri nemli bir bezle örtülüp 20 dakika dinlendirilir.
    3. Hamuru yarım mm kalınlığında (börek yufkasından biraz kalın) açılır. açtığınız hamuru 1 cm'lik şeritler halinde kesilir. Bu şeritleri üstüste koyup 1 cm'lik kareler kesilir.
    4. Hazırladığınız içi içlerine koyup bohça gibi (bohça gibi de değil ama bunu tarif etmek için bir örnek bulamadım, dört köşesi bir araya gelecek şekilde diyelim) kapatılır.
    5. Mantı kaynar tuzlu suda haşlanır. Üstüne soğuk su gezdirilir. Mantı tenecerenin altına çökünce üstünden fazla suyu süzülür. Sos ilave edilir, karıştırılır. Sarımsaklı yoğurtla servis yapılır.

    Biz pul biber, sumak ve nane de ekliyoruz. Ve küçük bir not Biz Kayserili değiliz ama Kayserili bir arkadaşla ki annemin yaklaşık 25 senelik arkadaşıdır bu şekilde yedik. Sürç- ü lisan ettiysek Kayserililer af ede.

    Bademli Bisküvi

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Malzemeler:

    • 350 gr. buğday unu
    • 150 gr. tereyağ
    • 150 gr. pudraşeker
    • 100 gr. tuzsuz badem
    • 2 adet yumurta
    • 2 çay kaşığı portakal kabuğu rendesi
    • 1 paket vanilya
    • 1 çay kaşığı kabartma tozu
    • 1 fiske tuz

    Hazırlanışı:

    1. Yağla unu birlikte bir bıçakla kıydıktan sonra pudraşeker, 1 yumurta, 1 limon kabuğu rendesi, kıyılmış badem ilave edilir ve hafifçe yoğrulur. 20 dakika dinlendirilir.
    2. Hamur ½ cm kalınlığında açılır. Orta ısılı fırında hafif pembe renkte pişirilir. Soğuyunca çikolata ile kaplanır.

    Not:Ben hazır kıyılmış badem almıştım. bademleri kaynar suda haşlayarak kabuklarını soyup, ince şekilde çekerek kullanabilirsiniz.

    Cumartesi, Kasım 10, 2007

    Sevimli Kurabiyeler


    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.

    Aslında boyalı ve katkı maddeli yiyecekler çok tasvip etmediğimiz bir şey ailece. Ama işin ucunda minicik yürekleri sevindirmek vardı. Hadi ayda yılda bir kere çiğne dedim bu kuralı. Hamurun malzemesi Üç Gözlü Bisküvi ile aynı. Sadece farklı kalıplarla kestim. Kurabiyeler pişip soğuduktan sonra süsledim. Renkliler için;
    Royal icing:

    • 1 yumurta akı
    • 270 gr. pudra şekeri
    • 4 -5 damla limon suyu
    • Yarım paket vanilya
    • Gıda boyası
    Kullandım.
    Boyayı karıştırmadan önce üçe böldüm. Kabul ediyorum ağaçlar yeşil olur ama kar yağdığını hayal edin. Şehirden uzak bir zamanda ve işiniz için sadece 5- 6 saatiniz varsa gerekli malzeme toparlanamıyor.
    Ve sağlık açısından titiz olanlar için; 100 gr. sütlü çikolata , 50 gr. bitter çikolatayı ayrı yerlerde benmari usulü erittim. Bunlarla kapladım.



    Donduktan sonra jelatinle kapladım.
    Sonuç; Sevimli oldular ama minik yüreklerden ikisi hala mahzundu. Çünkü babaları asker. Anlayamıyacak kadar küçükler.

    Pazar, Kasım 04, 2007

    Yeni 1 Kitap; 3 Tarif

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Bugün Tüyap'daki Kitap fuarının son günüydü, arkadaşım sen de gel demese hiç hatırlamıyacaktım bile.. İnsan kitap fuarına gidince o kadar kitabı bir arada görünce bunu da alıyım bu da çok güzelmiş hem fuar fiyatları bunlar bir daha nerede bulucam vs diye kendini kaybedebiliyor biraz.....!!! Boyut yayın grubunun standında Klasörlenmiş bir şekilde Dünya Yemekleri Serisi var. Bu şık klasörün içinde tatlılar, çorbalar gibi bölümler ayrı ayrı fasiküller halinde isterseniz çıkarabiliyorsunuz. Çin, Tayland, Hint, İtalyan ve Fransız mutfakları var.. Önce çin mutfağını almak istiyordum ama içine bakınca pek öyle ilgimi çeken tarifler göremedim. Çin mutfağı diyince bol bol noodle ve onların özel buharda pişmiş ekmekleri geliyor insanın aklına o tarifleri göremeyince Fransız mutfağını almaya karar verdim.. Size de tavsiye edebilirim.. Çok güzel ve kolay tarifler var.. Çorbalar, Salatalar, Hamur İşleri (bu bölümde hemen listeye aldığım iki çörek var), parti yemekleri (bu bölümde kanepe tarzi minik atıştırma çeşitleri var), Sebze Yemekleri, Balık Yemekleri, Et Yemekleri ve Tatlılar olarak 8 fasikülden oluşuyor.

    Fuarın kitap bölümünü gezdikten sonra Ressamların ve diğer sanatçıların eserlerini sergiledikleri bölümü gezmeye başladık... O bölümü bitiremedik bir türlü tekrar tekrar gezmek istedik. En hayran kaldıklarımız Günseli Kapucu, Hikmet Çetinkaya ve Haşim Nur Gürel'e ait olan eserlerdi. Özellikle Günseli Kapucu'nun kapı ve pencere önlerine hayran kaldık o ayrıntılara ve renklere, yastıklara, perdelere, vita tenekesindeki çiçeklere..

    Bu güzelliklerden sonra aç olarak eve geldiğimde, yeni yemek kitabımı açtım. Neler var acaba diye.. gerçekten et bölümündeki neredeyse bütün tarifler ilgimi çekti; Sarımsaklı Tavuk, Karabiberli Sığır Fileto, Bernez Soslu Pirzola, Fasulyeli Kuzu Rosto, Maydanozlu Kuzu Pirzola, Frenk Üzümli ve Ahududulu Ördek Göğsü, Böğürtlen Soslu Geyik Eti, Tavşan Yahnisi, Tarhun Otlu Tavuk, Limonlu Tavuk Köftesi ve fotoğraflar yapım aşamalarıyla beraber çok güzel ve iştah açıcı.. Sonuç olarak ben Limonlu ve Ekmek Kıtırlı Tavuk'da karar kıldım (Bu arada reklam yapıyormuş gibi hissetmiyorum çünkü yemek kitabı almaya karar vermek zor iş, içindeki tariflerin nasıl çıkacağı, zevkinize uyup uymayacağı riskli. Elbet bir tarifi beğenir insan ama önemli olan bir yüzde 90 oran tutturmak, değil mi?)

    Fotoğrafları gün ışında çekemediğim ve odanın ışıklandırması kötü olduğundan o kadar da güzel değiller ama idare edeceğiz..



    MONLU VE EKMEK KITIRLI TAVUK

    4 Kişilik

    {Tarifte doğrudan fırında pişirin diyor ama ben fırın poşetine koyup tavuk piştikten sonra kızarması için poşetten çıkardım. Poşetle çok daha hızlı pişiyor lezzet farkı var mıdır bilemem ama poşetsiz pişiricekseniz 1 saat 30 dakika fırında pişirmeniz lazım.}

    Malzemeler;

  • 1 tavuk (ben minik bir tavuk seçmiştim)
  • 1 kuru soğan, halka doğranmış
  • Zeytinyağı
  • Tuz, Karabiber
  • 2 limon (Yarım limon ancak sığdı bizim tavuğa)
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 4-5 dilim bayat ekmek


  • Hazırlanışı;
    1. Fırını önceden 220C derece ısıtın. Tavuğu fazla yağlarını ve içindeki fazlalıkları temizleyip güzelce yıkayın ve kağıt havluyla kurulayın.
    2. Soğanları küçük bir tavada 3 kaşık zeytinyağı ile 1-2 dakika kavurun. Tepside pişiricekseniz tepsiye soğanları yayın eğer fırın poşeti kullanıcaksanız torbanın içine soğanları yerleştirin.
    3. Tavuğun içine dilimlediğiniz limonları doldurun ve bacaklarını bağlayıp kanatlarını gövdesinin altına sıkıştırın. Tuz ve karabiberler ovun. Tavuğun etrafını erimiş tereyağı ile fırçalayın ve soğanların üzerine yerleştirin. Eğer torba kullandıysanız ağzını bağlayıp iğneyle bir kaç yerinden delin ve fırına verin.
    4. Poşet kullananlar için; tavuk piştikten sonra kızarması için poşetten çıkarıp tepsiye yerleştirin ve üzerini tekrar erimiş tereyağı ile fırçalayın, tereyağı güzel kızarmasında büyük bir etken. 10 - 15 dk güzelce kızarana kadar fırında pişirmeye devam edin.
    5. Tavuk fırında pişerken, ekmek dilimlerini küp küp doğrayın. Bir tavada 2 çorba kaşığı zeytinyağını kızdırın ve ekmekleri içine atıp hafif kahverengi olana kadar kızartın. Ekmekler kızardıktan sonra ocağı kapatık tuz ve karabiber serpin ve ekmekleri kırmadan tavayı biraz sallayarak karıştırın ("toss" deniyor ingilizce tariflerde bu olaya).


    Tavuğu içindeki limonları tercihen çıkartarak veya yanına koyarak bir servis tabağına yanına da ekmekleri alarak yerleştirin. Afiyet olsun! Tavuk ve limon zaten oldukça uyumlu bir ikili, bu tarifte de öyle olmuştu..



    Tariflere yaparken karar verdiğim için karar sırasına uygun olarak yazıyorum çorba niye böyle ortada kaldı demeyin o yüzden..

    Tavuğu fırına koyduktan sonra bu sefer yeni kitabımın çorbalarına bakmaya başladım, yeni pazar yapılmış taze sebzeler tezgahta sıra sıra diziliyken sebze çorbaları gözüme daha da bir leziz görünmeye başladı(çorbaların hemen hepsi -bouillabaisse dışında, bunu Sahra'ya özel yapıcam bir gün balık çorbası çok sever kendisi:p - sebze çorbası çeşitlerinden oluşuyor bu kitapta). Sonuç olarak her ne kadar yeni pazar yapmış olsak da Fransız çorbalarının sebze çeşitliliğine yetişmemiz mümkün değil ya bir kaç sebzeden ya da bir kaç ottan veya bazıları damak tadıma uymadığından fire vererek; Fesleğen Soslu Sebze Çorbasını yapmaya karar verdim. Ben ekleyemediğim malzemeleri belirterek beraber yazıcam siz belki tam olarak yaparsınız ama bu haliyle de çok lezizdi. Yine bir başka değişiklik herkes tane tane sevmez diye düşünerek çorbayı blenderda çektim yani orijinal hali ince halka ve minik küpler halinde doğranmış sebzelerden ve 1/3 bardak midye makarnadan oluşuyor. Yanında "*" işareti olanlar benim eklemek istemediğim sebzeler. "***" üç yıldız verdiklerim de elimde bulunmadığımdan eklemediklerim yoksa gönlüm eklemek isterdi :).

    FESLEĞEN SOSLU SEBZE ÇORBASI

    8 Kişilik

    Malzemeler;

  • 2 orta boy soğan
  • 1 pırasa ***
  • 3 dal taze maydanoz
  • 1 büyük dal taze biberiye ***
  • 1 büyük dal mercanköşk ***
  • 1 büyük dal taze kekik
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 defne yaprağı
  • 375 gr küçük küpler halinde kesilmiş bal kabağı *
  • 250 gr küçük küpler halinde kesilmiş patates
  • 1 havuç uzunlamasına kesilmiş ve ince ince dilimlenmiş
  • 2 dolmalık kabak, havuç gibi dilimleyin
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 8 su bardağı su veya sebze suyu
  • 1/2 su bardağı iri fasulye *
  • 1/2 su bardağı bezelye ***
  • 2 domates, soyulmuş ve küp doğranmış
  • 1/2 su bardağı midye makarna***

    Fesleğen Sosu için;

  • 1/2 su bardağı taze fesleğen
  • 2 diş dövülmüş sarımsak
  • 1/2 tatlı kaşığı karabiber
  • 1/3 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
  • 1/3 su bardağı zeytinyağı


  • Hazırlanışı;
    1. Soğanları ve pırasayı ince ince kıyın. Derin bir çorba tenceresinde zeytinyağını kızdırın soğan ve pırasayı ilave ederek 1-2 dakika soteleyin. 10 dk kadar kısık ateşte pişirin.
    2. Maydanoz, kekik, biberiye ve mercanköşkü bir iple bağlayın.
    3. Doğranmış bal kabağı, patates, havuç, dolmalık kabak, tuzu, suyu, defne yaprağını ve bağlanmış otları tencereye koyup sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirin.
    4. Sebzeler yumuşadıktan sonra iri fasulyeleri, bezelyeleri, domatesi ve makarnayı ekleyin. Tencerenin kapağı kapalı bir şekilde 15 dakika daha pişirin. Defne yaprağı ve otları çıkarın (ben bu noktada blenderla haşince sebzeleri püre haline getirdim).

      Fesleğen Sosu Yapmak için;

    5. Fesleğeni, sarımsağı, karabiberi ve peyniri blender'da 20 dk çekin. Zeytinyağını ekleyip iyice karıştırın. Karışımı bir süre buzdolabında bekletin. Sıcak çorbanıza 1 - 2 tatlı kaşığı kadar ekleyip karıştırın. İlk etapta katı görünse de sıcak çorbanın içinde hemen eriyor peynirden dolayı. Fesleğen çorbaya ayrıca güzel bir lezzet veriyor.




    İki fransız yemeğinden sonra özümüze dönerek Yeşil Mercimekli Domatesli Bulgur Pilavı yaptım.

    YEŞİL MERMEK DOMATES BULGURLAVI

    Malzemeler;

  • 2 su bardağı bulgur, seçilmiş ve yıkanmış
  • 1 büyük domates, soyulmuş küp doğranmış
  • 1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
  • 1 küçük kuru soğan, küp doğranmış
  • 1 diş sarımsak, ince doğranmış
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı pulbiber
  • 3 çorba kaşığı tereyağı

    Hazırlanışı;
    1. Tereyağını pilav tenceresinde eritip soğan ve sarımsağı 1-2 dakika soteleyin.
    2. Küp doğranmış domatesleri ekleyip suyunu çekene kadar kavurun, ardından salçayı ekleyip karıştırın.
    3. Yeşil mercimeği ve bulguru ilave edin. Tuzu ve biberleri ilave edip karıştırın.
    4. Sıcak su (ne kadar sıcak su koyduğumu bilemiyorum göz kararı koydum çünkü en kısa zamanda gerekli miktarı ekliyeceğim zaten tecrübeli olanlar bilir ama hiç yapmayan biri için bu "göz kararı" miktarının ne kötü bir şey olduğunu bilirim.)


    Pilav piştikten sonra yanına güzel bir salata da yaptıktan sonra sofraya oturabiliriz.
  • Cuma, Kasım 02, 2007

    Mantarlı Kızartma

    © 2005-2007; metnin ve fotografin her hakki saklidir. Izin alinmadan Lezize ve yan bloglari disinda hiç bir yerde hiç bir bahaneyle kullanilamaz.



    Her üç tariften ikisinde mantar olduğuna bakmayın. Mantarı seviyoruz ama tek sebep bu değil aslında. Çok değil iki üç sene önce sebzelerimizi pazardan alırdık. Orada ayrı bir hava ayrı bir sanat vardır. Domateleri el çabukluğuyla öyle bir şekil dizerler ve öyle güzel bir tablo oluştururlar ki siz ihtiyacınız yoksa bile almak istersiniz. Mevsimine göre çilek, şeftali, portakal bütün tezgahların güzel ve farklı bir dizaynı vardır. Ve ben alıp tartsam kesin o kale şeklindeki domatesleri yıkıveriririm. Nasıl verirler bilmem yıkılmaz. Hani "ekmek aslanın ağzında" tabirine onları seyrederken daha çok inandım desem yalan olmaz. Kışın soğuktan donar, baharlarda ıslanır yazın sıcaktan kavrulur hem satıcılar hem de sattıkları malzemeler. Vefalıdırlar inanılmaz derecede. Bir tezgahtan yaklaşık bir sene alış veriş yaptıysanız sizi uzaktan görünce gel bak şu tazeydi ayırdım bu iyi değil bu hafta şeklinde yardımcı olurlar. Ve benim acizane düşüncem işini güzel yapmaya çalışan bütün insanlar gibi onlar da ayrı ve güzel bir sanat sahibidirler. Sözü buraya nasıl getirdim bilmem? Pazar hasreti çöktü herhalde içime. Zaman ve şartlar maalesef bizi çok sevdiğimiz semtimizden ve pazarımızdan etti. Marketlere girdiğinizde seçme şansınız iki bilemediniz üçtür. Çabucak biten sebze ve meyve alış verişlerinde üzerinde markası olduğu için kolaylıkla alabildiğimiz mantar bizi biraz rahatlatıyor herhalde. Pazardan almaya tek korktuğumuz oydu. Çünkü yerleşik tezgalarda nadir bulunur. Baharlarda getirirler ve getireni tanızmazdık. Hani olur da bilmeyen biri toplamıştır, zehirlidir korkusundan nadir aldığımız mantar geldi bizim mutfağın baş köşesine yerleşti.
    Malzemeler;

    • 300 gr. mantar
    • 2 havuç
    • 3 kırmızı biber
    • 3 yeşil biber
    • 2 kabak
    • 5-6 domates
    • 6-7 diş sarımsak
    • 1 tatlı kaşığı toz şeker
    • 300 gr. yoğurt
    • 1 su bardağı sıvı yağ
    • 3 kaşık zeytinyağ
    • 1 çay kaşığı fesleğen
    • Tuz, karabiber, pul biber
    • Yarım demet maydanoz

    Hazırlanışı;

    1. Mantar yıkanır ve ince kıyılır. Domates küçük küpler halinde doğranır. Diğer sebzeler jülyen doğranır.
    2. Bir tavaya iki kaşık yağ koyulur ve her birinde yağ değiştirilerek sebzeler ayrı ayrı kızartılır.
    3. Başka bir tavaya zeytinyağ koyulur vedomates ilave edilir. 5 dakika kısık ateşte pişer ve ince kıyılmış üç diş sarımsak, toz şeker, tuz, baharatlar ilave edilir. İki dakika sonra ocaktan alınır.
    4. Yoğurt çırpılır, rendelenmiş sarımsak ilave edilir. Maydanozlar ince kıyılır.
    5. Bütün malzemeler geniş bir kasede harmanlanır. Servis tabağına alınır ve sarımsaklı yoğurtla servis yapılır.

    LinkWithin

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...